YKS geride kaldı, gözler tercih maratonunda: Stratejik ipuçları ve tercih rehberi
YKS geride kaldı, gözler tercih maratonunda: Stratejik ipuçları ve tercih rehberi
Haber Giriş Tarihi: 23.06.2026 11:02
Haber Güncellenme Tarihi: 23.06.2026 11:32
Kaynak:
İHA
Yaklaşık 2,5 milyon adayın büyük bir emek ve heyecanla geride bıraktığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ardından, şimdi tüm dikkatler geleceği şekillendirecek olan büyük tercih maratonuna çevrildi. Uzmanlar tercih dönemiyle ilgili önemli tavsiyelerde bulundu. 22 Temmuz tarihinde açıklanması planlanan YKS sonuçlarıyla birlikte, öğrenciler için eğitim hayatlarının en kritik karar dönemi başlıyor.
"En önemli viraj: Sınav sonrası tercih süreci"
Sınav oturumlarının tamamlanmasıyla birlikte adaylara rehberlik eden İstanbul Arel Üniversitesi Aday İlişkileri ve Tanıtım Direktörü Gonca Kırpıkoğlu, tercih döneminin en az sınav hazırlığı kadar stratejik ve belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Kırpıkoğlu, süreçle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "YKS oturumlarının tamamlanmasıyla adaylarımız rahat bir nefes aldı ancak asıl önemli süreç sonuçlar ilan edildikten sonra başlayacak. Adaylarımızın düştüğü en büyük hata, sadece elde edecekleri puanlara odaklanmaktır. Tercih döneminde dikkate alınması gereken ve yanılma payını en aza indiren ölçüt, başarı sıralamalarıdır. Ancak önemli olan, elde edilen sonucun doğru analiz edilmesi ve buna uygun bir tercih stratejisinin oluşturulmasıdır.
Doğru tercih, güçlü bir geleceğin anahtarı
Üniversite seçiminin yalnızca bir bölüme yerleşmekten ibaret olmadığını vurgulayan Kırpıkoğlu, "Adayların tercih sürecinde üniversitelerin sunduğu akademik ve kariyer imkanlarını detaylı şekilde araştırmaları gerektiğini belirtti.
Doğru bir tercih listesi oluşturulurken öğrencinin ilgi ve yeteneklerine uygun, aynı zamanda kültürel ve kişisel gelişimine katkı sağlayacak bir alanda eğitim alması birinci öncelik olmalıdır.
Üniversitelerin akademik kadrosu, teknolojik altyapısı, uluslararası iş birlikleri ve öğrencilerine sunduğu imkanlar göz ardı edilmemelidir. Sektörel anlamda uzmanlarla buluşturma, iş dünyasının güncel eğitimlerine ulaşabilme, staj ve kariyer imkânları son derece önemlidir.
Üniversite yılları bireyin kendini keşfettiği, yeni beceriler kazandığı ve geleceğe hazırlandığı özel bir dönemdir. Bu nedenle adaylar tercih yaparken kampüs yaşamını, öğrenci kulüplerini, sosyal etkinlikleri ve kişisel gelişim fırsatlarını da değerlendirmelidir. Doğru tercih, sadece bir üniversiteye yerleşmek değil, gelecekteki kariyer yolculuğunun temelini sağlam atmaktır."
"24 tercih hakkı stratejik bir avantaja dönüştürülmeli"
Adayların sahip olduğu 24 tercih hakkının doğru bir planla yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Gonca Kırpıkoğlu, dengeli bir listenin altın kurallarını anlattı: "Öğrencilerimiz tercih listelerini hazırlarken; hayalini kurdukları yeteneklerine uygun ve kendilerini güvende hissedecekleri programları dengeli bir şekilde sıralamalı. Bölümlerin geçmiş yıllardaki başarı sıralaması eğilimlerini analiz etmek ve üniversitelerin sunduğu sosyal/akademik ekosistemi iyi araştırmak en doğru kararı vermeyi kolaylaştıracaktır. Tercih süreci, bir anlamda adayın kendisini ve gelecekteki hedeflerini en iyi analiz ettiği dönemdir."
Tercih listesinin şu kriterlere göre hazırlanmasının doğru olacağını ifade etti;
İlk aşamada, adayın başarı sıralamasından yaklaşık yüzde 20 daha yüksek sıralamalı bölümler,
İkinci aşama sıralamalarına denk olan
Üçüncü aşamada ise başarı sıralamalarının altında kalan bölümlere yer verilerek yerleşme ihtimalini artıran dengeli bir tercih listesi hazırlanabilir.
Adaylara kritik uyarı: Kılavuzu mutlaka inceleyin
Tercih işlemlerine başlamadan önce ÖSYM tarafından yayımlanacak olan güncel Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nun dikkatle incelenmesi gerektiğinin önemine dikkat çekiyor. Kılavuzda yer alan bölümlere ait özel şartlar, burs imkânları, kontenjanlar ve başarı sıralamaları yerleştirme sürecinde doğrudan belirleyici role sahip.
Muhtemel sistem yoğunluklarının önüne geçmek adına tercihlerin son anlara bırakılmaması, uzman rehberler eşliğinde yapılması ve yalnızca resmi kanallardan gelen açıklamaların dikkate alınması öneriliyor.
Üniversite adaylarının, tercih listelerini hazırlarken mutlaka uzman desteğine başvurması gerektiğini ifade eden Gonca Kırpıkoğlu açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
Adayların tercih etmeyi düşündükleri üniversitelerin tanıtım günlerini ziyaret etmeleri, ilgilendikleri bölümlerin öğretim kadrolarıyla tanışarak kariyer imkanları hakkında bilgi almaları ve üniversitenin sunduğu imkanları yakından incelemeleri karar süreçlerini kolaylaştırabilir.
"Bu süreç bir son değil, yeni bir başlangıç"
Sürecin bir bitiş değil, aslında yepyeni bir başlangıç olduğunu hatırlatan Gonca Kırpıkoğlu, son olarak şunları söyledi: "Üniversite seçimi, yalnızca 4 yıllık bir eğitim sürecini değil, hayatınızın geri kalanındaki vizyonunuzu ve kariyer yolculuğunuzu belirler. Tüm üniversite adaylarına, hayal ettikleri noktada başarılı bir eğitim hayatı diliyorum."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YKS geride kaldı, gözler tercih maratonunda: Stratejik ipuçları ve tercih rehberi
"En önemli viraj: Sınav sonrası tercih süreci"
Sınav oturumlarının tamamlanmasıyla birlikte adaylara rehberlik eden İstanbul Arel Üniversitesi Aday İlişkileri ve Tanıtım Direktörü Gonca Kırpıkoğlu, tercih döneminin en az sınav hazırlığı kadar stratejik ve belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Kırpıkoğlu, süreçle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "YKS oturumlarının tamamlanmasıyla adaylarımız rahat bir nefes aldı ancak asıl önemli süreç sonuçlar ilan edildikten sonra başlayacak. Adaylarımızın düştüğü en büyük hata, sadece elde edecekleri puanlara odaklanmaktır. Tercih döneminde dikkate alınması gereken ve yanılma payını en aza indiren ölçüt, başarı sıralamalarıdır. Ancak önemli olan, elde edilen sonucun doğru analiz edilmesi ve buna uygun bir tercih stratejisinin oluşturulmasıdır.
Doğru tercih, güçlü bir geleceğin anahtarı
Üniversite seçiminin yalnızca bir bölüme yerleşmekten ibaret olmadığını vurgulayan Kırpıkoğlu, "Adayların tercih sürecinde üniversitelerin sunduğu akademik ve kariyer imkanlarını detaylı şekilde araştırmaları gerektiğini belirtti.
Doğru bir tercih listesi oluşturulurken öğrencinin ilgi ve yeteneklerine uygun, aynı zamanda kültürel ve kişisel gelişimine katkı sağlayacak bir alanda eğitim alması birinci öncelik olmalıdır.
Üniversitelerin akademik kadrosu, teknolojik altyapısı, uluslararası iş birlikleri ve öğrencilerine sunduğu imkanlar göz ardı edilmemelidir. Sektörel anlamda uzmanlarla buluşturma, iş dünyasının güncel eğitimlerine ulaşabilme, staj ve kariyer imkânları son derece önemlidir.
Üniversite yılları bireyin kendini keşfettiği, yeni beceriler kazandığı ve geleceğe hazırlandığı özel bir dönemdir. Bu nedenle adaylar tercih yaparken kampüs yaşamını, öğrenci kulüplerini, sosyal etkinlikleri ve kişisel gelişim fırsatlarını da değerlendirmelidir. Doğru tercih, sadece bir üniversiteye yerleşmek değil, gelecekteki kariyer yolculuğunun temelini sağlam atmaktır."
"24 tercih hakkı stratejik bir avantaja dönüştürülmeli"
Adayların sahip olduğu 24 tercih hakkının doğru bir planla yönetilmesi gerektiğinin altını çizen Gonca Kırpıkoğlu, dengeli bir listenin altın kurallarını anlattı: "Öğrencilerimiz tercih listelerini hazırlarken; hayalini kurdukları yeteneklerine uygun ve kendilerini güvende hissedecekleri programları dengeli bir şekilde sıralamalı. Bölümlerin geçmiş yıllardaki başarı sıralaması eğilimlerini analiz etmek ve üniversitelerin sunduğu sosyal/akademik ekosistemi iyi araştırmak en doğru kararı vermeyi kolaylaştıracaktır. Tercih süreci, bir anlamda adayın kendisini ve gelecekteki hedeflerini en iyi analiz ettiği dönemdir."
Tercih listesinin şu kriterlere göre hazırlanmasının doğru olacağını ifade etti;
İlk aşamada, adayın başarı sıralamasından yaklaşık yüzde 20 daha yüksek sıralamalı bölümler,
İkinci aşama sıralamalarına denk olan
Üçüncü aşamada ise başarı sıralamalarının altında kalan bölümlere yer verilerek yerleşme ihtimalini artıran dengeli bir tercih listesi hazırlanabilir.
Adaylara kritik uyarı: Kılavuzu mutlaka inceleyin
Tercih işlemlerine başlamadan önce ÖSYM tarafından yayımlanacak olan güncel Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nun dikkatle incelenmesi gerektiğinin önemine dikkat çekiyor. Kılavuzda yer alan bölümlere ait özel şartlar, burs imkânları, kontenjanlar ve başarı sıralamaları yerleştirme sürecinde doğrudan belirleyici role sahip.
Muhtemel sistem yoğunluklarının önüne geçmek adına tercihlerin son anlara bırakılmaması, uzman rehberler eşliğinde yapılması ve yalnızca resmi kanallardan gelen açıklamaların dikkate alınması öneriliyor.
Üniversite adaylarının, tercih listelerini hazırlarken mutlaka uzman desteğine başvurması gerektiğini ifade eden Gonca Kırpıkoğlu açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;
Adayların tercih etmeyi düşündükleri üniversitelerin tanıtım günlerini ziyaret etmeleri, ilgilendikleri bölümlerin öğretim kadrolarıyla tanışarak kariyer imkanları hakkında bilgi almaları ve üniversitenin sunduğu imkanları yakından incelemeleri karar süreçlerini kolaylaştırabilir.
"Bu süreç bir son değil, yeni bir başlangıç"
Sürecin bir bitiş değil, aslında yepyeni bir başlangıç olduğunu hatırlatan Gonca Kırpıkoğlu, son olarak şunları söyledi: "Üniversite seçimi, yalnızca 4 yıllık bir eğitim sürecini değil, hayatınızın geri kalanındaki vizyonunuzu ve kariyer yolculuğunuzu belirler. Tüm üniversite adaylarına, hayal ettikleri noktada başarılı bir eğitim hayatı diliyorum."
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler