Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yapay Zeka

TTN TÜRK - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

QNB Türkiye'den Yapay Zekâ ve Ödeme Sistemleri Alanlarında Üst Düzey Atamalar Haber

QNB Türkiye'den Yapay Zekâ ve Ödeme Sistemleri Alanlarında Üst Düzey Atamalar

QNB Türkiye, yapay zekâ, kurumsal dönüşüm ve ödeme sistemleri alanlarındaki çalışmalarını daha da güçlendirmek amacıyla üst düzey yönetim kadrosunda yeni görevlendirmeler gerçekleştirdi. Bu kapsamda Murat Koraş, Yapay Zekâ ve Kurumsal Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olurken, Alp Baydar Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. 2015 yılından bu yana QNB Türkiye’de Ödeme Sistemleri ve Analitik Ar-Ge Merkezi Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Murat Koraş, Yapay Zekâ ve Kurumsal Dönüşümden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görevine devam edecek. 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Koraş, yeni görevinde banka bünyesinde yürütülen yapay zekâ ve kurumsal dönüşüm çalışmalarının ortak bir vizyon ve strateji doğrultusunda yönetilmesine liderlik edecek. QNB Türkiye bünyesindeki 25 yılı aşkın kariyeri boyunca stratejik iş geliştirme ofisi, ödeme sistemleri ve analitik alanlarında çok sayıda yenilikçi projeye liderlik eden Koraş, sektörde öncü uygulamaların geliştirilmesine önemli katkılar sundu. Uzun yıllardır üstlendiği yöneticilik sorumluluklarıyla bankanın stratejik dönüşümünde ve yenilikçi uygulamalarının hayata geçirilmesinde önemli rol üstlendi. QNB Türkiye ödeme sistemleri alanındaki yapılanmasını güçlendiriyor Gerçekleştirilen organizasyonel değişiklik kapsamında, QNBpay Genel Müdürü Alp Baydar ise Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Baydar, yeni görevinde QNB Türkiye'nin ödeme sistemleri alanındaki stratejilerine, yenilikçi ürün ve hizmetlerin geliştirilmesine ve dijital ödeme ekosisteminin büyümesine liderlik edecek. 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Alp Baydar, 2011 yılında Özyeğin Üniversitesi’nde İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında başlayan Baydar, 2007 yılında QNB Türkiye’ye katıldı. İş Geliştirme ve Strateji Ofisi’ndeki görevinin ardından İşletme ve KOBİ Bankacılığı ile Kurumsal ve Ticari Bankacılık ekiplerinde yöneticilik görevleri üstlendi. Son olarak Tüzel Ödeme Sistemleri ve Direkt Saha Bankacılığı Direktörü olarak görev yapan Baydar, QNBpay’in kuruluş ve yapılanma sürecinde önemli rol oynadı. Ödeme sistemleri alanında hayata geçirilen stratejik projelere ve yenilikçi çözümlerin geliştirilmesine liderlik eden Baydar, dijital ödeme ekosisteminin büyümesine ve dönüşümüne önemli katkılar sundu. 2022 yılından bu yana QNBpay Genel Müdürü olarak şirketin büyümesine ve ödeme teknolojileri alanındaki faaliyetlerinin gelişimine liderlik etti. QNB Türkiye, gerçekleştirilen bu görevlendirmelerle birlikte yapay zekâ, dijital dönüşüm ve ödeme sistemleri alanlarındaki yetkinliklerini daha da güçlendirerek müşterilerine sunduğu yenilikçi çözümleri geliştirmeyi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini desteklemeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden 22 bin ziyaretçiyi ağırladı Haber

WORLDEF ISTANBUL 2026, 82 ülkeden 22 bin ziyaretçiyi ağırladı

E-ticaret, perakende ve yapay zeka ekosistemlerini odağına alan WORLDEF ISTANBUL 2026, yoğun katılım ve güçlü uluslararası temsil ile sona erdi. Etkinlik; 82 ülkeden ziyaretçiyi İstanbul'da buluşturdu. Dijital ticarete yön veren markalar, teknoloji şirketleri, perakende liderleri, lojistik oyuncuları, girişimciler, yatırımcılar ve karar vericiler aynı çatı altında bir araya geldi. WORLDEF CEO'su Ömer Nart, "WORLDEF ISTANBUL 2026 yalnızca bir fuar ya da konferans değil; e-ticaret, perakende, yapay zeka ve dijital ticaret ekosistemlerinin birlikte büyümesini sağlayan güçlü bir platform oldu." dedi. WORLDEF ISTANBUL 2026, 11-13 Haziran 2026 tarihleri arasında üç gün boyunca 22 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Etkinlikte farklı sektörlerden 187 marka stant açarken, 250 konuşmacı sahne programlarında yer aldı. Katılımcıların yüzde 35'ini yabancı ziyaretçiler oluşturdu. Böylece WORLDEF ISTANBUL, bölgesel ve global e-ticaret ve perakende ekosistemi açısından güçlü bir buluşma noktası haline geldi. E-ticaret, perakende, yapay zeka, teknoloji, lojistik, fintech, SaaS, dijital pazarlama ve sınır ötesi e-ticaret alanlarında faaliyet gösteren şirketlerin yer aldığı etkinlikte; yeni iş birlikleri, stratejik görüşmeler, marka buluşmaları ve networking fırsatları öne çıktı. WORLDEF ISTANBUL 2026, yalnızca Türkiye'deki markaları değil, küresel pazarlara açılmak isteyen şirketleri de uluslararası paydaşlarla buluşturdu. Ömer Nart: Dijital ticaret ekosistemlerinin birlikte büyümesini sağlayan güçlü bir platform oldu WORLDEF CEO'su Ömer Nart, WORLDEF ISTANBUL 2026'nın e-ticaret, perakende ve yapay zeka ekosistemi için önemli bir başarıya imza attığını belirterek şunları söyledi: "WORLDEF ISTANBUL 2026 yalnızca bir fuar ya da konferans değil; e-ticaret, perakende, yapay zeka ve dijital ticaret ekosistemlerinin birlikte büyümesini sağlayan güçlü bir platform oldu. 82 ülkeden 22 bin ziyaretçiyi İstanbul'da ağırlamak, Türkiye'nin bölgesel ticaret merkezi olma potansiyelini bir kez daha gösterdi. Etkinlik boyunca gerçekleşen iş birlikleri ve bağlantılar, markaların global pazarlara açılması adına çok değerli ve verimli sonuçlar doğurdu." Ömer Nart, WORLDEF'in global vizyonuna dikkat çekerek şunları kaydetti: "Dijital ticaret artık sınırları aşan, teknolojiyle güçlenen ve iş birliğiyle büyüyen bir ekosistem haline geldi. WORLDEF olarak hedefimiz; MENA bölgesi ve Türkiye'den çıkan markaları dünyaya taşımak, global markaları bölgenin güçlü oyuncularıyla buluşturmak ve e-ticaret ile perakendenin geleceğine yön veren sürdürülebilir bir iş ağı oluşturmak. WORLDEF ISTANBUL 2026'da gördüğümüz yoğun ilgi, bu vizyonun sektör tarafından güçlü şekilde benimsendiğini gösteriyor." E-ticaret, perakende ve yapay zeka sektörlerine yeni fırsatlar sundu Etkinlik kapsamında düzenlenen sahne oturumları, paneller ve özel buluşmalarda; yapay zekâ, dijital dönüşüm, yeni nesil perakende, sınır ötesi e-ticaret, lojistik teknolojileri, pazaryeri stratejileri, müşteri deneyimi ve global büyüme modelleri ele alındı. Sektörün önde gelen konuşmacıları, dijital ticaretin dönüşümüne dair deneyimlerini ve gelecek vizyonlarını katılımcılarla paylaştı. WORLDEF ISTANBUL 2026, fuar alanındaki stantları, sahne programları, özel networking etkinlikleri ve global katılımcı profiliyle e-ticaret ve perakende sektörlerine yeni fırsatlar sundu. Etkinlik, dijital ticaretin geleceğini şekillendiren trendlerin tartışıldığı, markaların yeni pazarlara açılma stratejilerini değerlendirdiği ve uluslararası iş birliklerinin geliştiği önemli bir platform olarak öne çıktı. WORLDEF'in bir sonraki etkinliği Antalya'da WORLDEF, önümüzdeki dönemde de e-ticaret ve perakende ekosistemlerini global ölçekte bir araya getiren etkinlikleriyle markaların büyüme yolculuğuna katkı sunmayı sürdürecek. WORLDEF'in bir sonraki etkinliği 8-10 Aralık 2026 tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek "WORLDEF PRIME Matchmaking Summit" etkinliği olacak. Dünyanın dört bir yanından e-ticaret ve perakende profesyonellerini bir araya getirecek zirve; karar vericiler, marka yöneticileri, yatırımcılar, teknoloji sağlayıcıları ve sektör liderleri arasında önemli bağlantılar kurulmasını amaçlayan özel bir eşleştirme platformu olarak konumlanıyor. Antalya Kremlin Palace'ta gerçekleştirilecek organizasyon, 50'den fazla ülkeden sektör temsilcisinin buluşmasına sahne olacak. Etkinlik boyunca gerçekleştirilecek birebir görüşmeler ve stratejik toplantılar, küresel e-ticaret ağlarının genişlemesine katkı sağlayacak.

Monster, yenilikçi ürünleriyle Computex 2026’da yerini aldı Haber

Monster, yenilikçi ürünleriyle Computex 2026’da yerini aldı

Teknoloji sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Computex, bu yıl da dünyanın dört bir yanından teknoloji şirketlerini, yatırımcıları ve sektör profesyonellerini bir araya getirirken, Monster için de global büyüme vizyonunu uluslararası arenada güçlendiren önemli bir platform oldu. Global büyüme stratejisinin güçlü bir yansıması Son yıllarda Avrupa’dan Orta Doğu’ya, KKTC’den Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada operasyonlarını büyüten Monster, her bölgenin kullanıcı beklentilerine göre şekillenen çevik ve yerelleşmiş bir büyüme modeli benimsiyor. Almanya, İngiltere, Dubai, KKTC, Tayvan ve Amerika’da sürdürülen faaliyetler, markanın uluslararası ölçekteki büyüme stratejisinin temel yapı taşlarını oluşturuyor. Computex 2026’da gerçekleştirilen iş geliştirme görüşmeleri ve yeni iş birliği fırsatları da Monster’ın küresel teknoloji ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Kullanıcı deneyimini merkeze alan global bir teknoloji ekosistemi Monster Bilgisayar Co-CEO’su İlhan Yılmaz, fuar katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Monster olarak yalnızca yüksek performanslı ürünler geliştiren bir marka değil, kullanıcı deneyimini merkeze alan global bir teknoloji ekosistemi inşa ediyoruz. Computex 2026’da yer almak, Türkiye’den çıkan bir teknoloji markasının dünya sahnesindeki yolculuğunun önemli kilometre taşlarından biri. Fuarda sergilediğimiz yeni nesil ürünlerimiz ve gerçekleştirdiğimiz görüşmeler, global ölçekte büyüme hedeflerimizi daha da ileri taşımamıza katkı sağlayacak." Yapay zekâ ve yeni nesil teknolojiler odakta Monster, fuar boyunca yapay zekâ destekli teknolojiler, yüksek performanslı oyun sistemleri, yeni nesil masaüstü çözümleri ve kullanıcı deneyimini geliştiren ürünlerini ziyaretçilerle buluşturdu. Intel, AMD, NVIDIA ve Microsoft gibi global teknoloji liderleriyle yürütülen iş birliklerinin katkısıyla geliştirilen ürünler, markanın inovasyon odaklı yaklaşımını uluslararası ziyaretçilere yakından deneyimleme fırsatı sundu. Yapay zekânın dönüştürdüğü yeni teknoloji çağında Monster, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını karşılayan ürünler geliştirirken performans, verimlilik ve kişiselleştirme odaklı yaklaşımını da sürdürmeye devam ediyor. Türkiye’den çıkan global bir teknoloji markası Monster, ürün geliştirmeden kullanıcı deneyimine, satış sonrası hizmetlerden teknoloji iş birliklerine kadar uzanan bütünsel yaklaşımıyla Türkiye’den çıkan global bir teknoloji markası olma hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Computex 2026’da sergilenen ürünler ve gerçekleştirilen temaslar, markanın uluslararası pazarlardaki büyümesini desteklerken; Monster’ın global teknoloji sahnesindeki görünürlüğünü ve etki alanını da artırıyor. Türkiye’de doğan ve bugün dünyanın farklı bölgelerinde kullanıcılarla buluşan Monster, teknoloji üretme, inovasyon geliştirme ve global ölçekte değer yaratma vizyonunu kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.

Sektörün Nabzı “Perakende Günleri 2026”da Attı:  Kapanış, Özcan Deniz ve Senfoni Orkestrası ile Yapıldı Haber

Sektörün Nabzı “Perakende Günleri 2026”da Attı: Kapanış, Özcan Deniz ve Senfoni Orkestrası ile Yapıldı

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Perakende Günleri 2026, 3-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. 25’incisi düzenlenen organizasyon bu yıl “Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak” ana temasıyla yapıldı. Etkinlik; yapay zekâ, dijital dönüşüm, ödeme sistemleri ve yeni nesil müşteri deneyimi gibi başlıklarda sektörün dönüşümüne ışık tuttu. İki gün boyunca 10 bin 800’ü aşkın katılımcı ve 4 bin 500’ü aşkın firma etkinlikteydi. Konferans fuar alanı, B2B görüşmeler ve özel etkinlikler sayesinde perakende ve e-ticaret dünyasının farklı bileşenleri aynı çatı altında buluştu; sektörün gündemindeki konular çeşitli oturumlarda ele alındı. Etkinlik kapsamında konuşan sektör profesyonelleri çeşitli oturumlarda görüşlerini aktardı. Fersan Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürhan Güven görüşlerini şöyle paylaştı: “Markaları asıl farklılaştıran unsurun değer yaratmak olduğuna inanıyorum. Bu değer anlayışının ise yalnızca ürünlerle değil, insanların yaşamlarına bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmakla mümkün. Teknolojinin ve bilginin hiç olmadığı kadar erişilebilir olduğu bir çağda yaşıyoruz; ancak fark yaratan şey bilgiye sahip olmak değil, onu hayatımıza yansıtabilmek.” Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş ise fiziksel mağazaların artık sadece ürün satılan noktalar olmaktan çıktığını ifade ederek sözlerine devam etti: "Mağazalar artık müşterilerin markayla bağ kurduğu, yeni trendleri keşfettiği ve ilham aldığı deneyim alanları haline geliyor. Perakendeciler için müşteri deneyimini zenginleştiren bir unsur olabilmek önemli. Geleceğin başarılı markaları, dijital dünyanın sunduğu hız ve erişilebilirliği fiziksel mağazaların sunduğu deneyim ve insan dokunuşuyla bir araya getirebilen markalar olacak.” Fiba Perakende Grubu Türkiye Genel Müdürü Batur Can ise görüşlerini şöyle aktardı: "Perakendenin geleceğinde başarı; dijital ve fiziksel dünyayı birbirinin alternatifi olarak görmekten değil, bu iki yapıyı müşterinin beklentileri doğrultusunda uyumlu ve kesintisiz bir deneyime dönüştürebilmekten geçiyor." Deloitte Türkiye Teknoloji ve Dönüşüm İş Birimi Lideri Hakan Göl, perakende sektöründe büyümenin sınırlı, rekabetin ise yoğun olduğu bir döneme girildiğine dikkati çekerek, “Yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, perakendenin iş yapış biçimlerini dönüştüren temel bir unsur haline geliyor. Kişiselleştirilmiş kampanyalar ve müşteri deneyimi uygulamaları, yapay zekâ sayesinde daha hızlı ve daha etkili hale gelecek” dedi. ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz ise şunları ifade etti: “ebebek’in hikâyesi ‘yeni ebeveyn olmuş biri ne arar; ürün mü, fiyat mı, yoksa bilgi ve güven mi?' sorusuna verdiğimiz cevapla başladı. Bizim cevabımız her zaman bilgi ve güven oldu. Dünya değişiyor, aile yapıları farklılaşıyor, ancak ebeveynlerin güven arayışı değişmiyor. Biz de tüm çalışmalarımızı bu güven ilişkisini güçlendirmek üzerine kuruyoruz” FutureBright Kurucu Ortağı Başak Abdula güvenilirliğe vurgu yaparken sözlerine şöyle devam etti: “Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı ancak karar vermek de bir o kadar zor hale geldi. Ebeveynlerin ortak bir noktası var: Çocukları için doğru kararı almak istiyorlar. Bu nedenle bilgi kirliliğinin arttığı bir ortamda güvenilir, sadeleştirilmiş ve yol gösterici içeriklerin önemi her geçen gün artıyor.” Landor Global Müşteri Hizmetleri Direktörü Andrew Welch deneyimin önemine dair görüşlerini şöyle aktardı: “Şirketlerin yüzde 80’i çok iyi bir deneyim sunduklarını düşünüyorlar ama gerçekte müşterilerin küçük bir yüzdesi bu iddiaya katılıyor. Markalar kendi yankı odalarının içinde yaşıyorlar ve müşteriyle bağı, müşterinin kendilerini tavsiye etmesini sağlayan temelleri kuramıyorlar. Diyelim ki bir giyim markasısınız. Eğer pürüzsüz bir deneyimin yeterli olduğunu düşünüyorsanız bu etkili değil, zira diğer markalar da bunu yapıyor. Müşteri ihtiyaç duyduğu kıyafetleri ararken markayla kurduğu bağın ne olduğuna bakmak gerekiyor. Çünkü marka sempatisinin yüzde 75’i o müşteri bağıyla kuruluyor. İşte yapay zekâ tüm bu pürüzleri ortadan kaldırıyor. Geriye kalan müşteriyi şaşırttığınız, onunla etkileşime girdiğiniz, zirve deneyimler oluyor.” Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, görüşlerini şöyle aktardı: “Koton’un dünyasını tek bir kavramla anlatamayız. Ama gitmek istediği yer daha özgür bir alan, zaten tasarımda fark yaratıyoruz.” Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo ise, “Penti’de bizim için en önemli odaklarımız kitlesellik, kalite ve inovasyon. Son dönemlerde konu fiyat odaklı ilerliyor. Ama biz inovasyonu eksik etmeden kalitemizden de vazgeçmiyoruz” dedi. Kumsmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya da şöyle konuştu: “Dünyada yaklaşık 300 milyar dolarlık bir mobilya pazarı var, Türkiye’nin payı ise yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde. Bu payı artırabileceğimizi düşündük. 2020’de mobilya alışveriş merkezimizi açtık. Aylık 400 binin üzerinde ziyaretçi ağırlıyoruz. Mobilyayla klasik AVM’yi birleştiren dünyadaki tek örneğiz.” Encore Genel Müdürü Ercan Caymaz moderatörlüğünde geçen oturumda ise “Perakendede Self-Checkout Hizmeti” konuşuldu. LC Waikiki Süreç Geliştirme Direktörü Cengiz Dörtoluk, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “LC Waikiki olarak self-checkout hizmetini veren öncü şirketlerden biriyiz. Müşterimizin memnuniyet skorlarına baktığımızda en yüksek payı self-checkout kasaların aldığını görüyoruz. Çünkü müşterinin peşinde olduğu şey, teknolojinin kendisinden ziyade hayatını kolaylaştıran ürün ve servislere ulaşabilmek aslında. 2027 yılı yaz mevsimine doğru globaldeki 1500’e yakın mağazamızda self-checkout sistemlerimizi daha fazla konuşmaya devam edeceğiz.” Migros BT Operasyonları ve Ödeme Sistemleri Direktörü Atilla Övündür ise konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “Migros olarak kasiyersiz kasayı Avrupa’da ilk kuran şirketiz. Bu inovasyona 1998 yılında başladık. Müşterimiz başlarda alışmadıkları için hiç memnun değildi ama biz ısrarla bu dijital dönüşüme devam ederek kullanıcıların hayatını kolaylaştırdık. Self servis uygulamalar perakendenin bir gerçeği. Şirketimizdeki tüm departmanın katkısıyla bugünlere geldik. Yapılan araştırmalara göre bu gibi sistemlerdeki suistimallerin ise yüzde 0,42 gibi çok az yüzdelerde olduğunu görüyoruz.” Human Design ve BG5 İş Kariyer Analiz Uzmanı Ceyda Latrous Hibardiyan ise özgün olmanın gücüne şöyle değindi: “Bir şirketi güçlü yapan şey, insanların birbirine benzemesi değil, birbirinden farklı olmasıdır. Hatta bana göre bir şirket sadece kurucularına ya da yöneticilerine ait değildir. O şirket, içinde bulunan herkesin kendine özgü bakış açısının, deneyiminin ve genetik imzasının toplamıdır. Liderliğin görünmez gücü de tam burada başlıyor. Çünkü insanlar kendi güçlü yanlarıyla katkı verebildiklerinde hem daha yaratıcı hem de daha üretken oluyorlar. Bu yüzden geleceğin başarılı şirketleri, farklılıkları bastıran değil; onları görünür kılan ve ortak bir amaç etrafında buluşturabilen liderler tarafından inşa edilecek.” Perakende Güneşi Ödülleri de Sahiplerini Buldu Program kapsamında gelenekselleşen Perakende Güneşi Ödülleri de sahiplerini buldu. Dijital pazarlama ve yenilikçi uygulamalar alanında öne çıkan şirketler, 14 derneğin temsilcilerinden oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Perakende Günleri’nin 25’inci yılına özel olarak, daha önce Yaşam Boyu Başarı Ödülü almış sektörün önde gelen isimleri için “25. Yıl Onur Ödülü” töreni de Beyazıt Öztürk’ün sunumuyla düzenlendi. Perakende Günleri 2026, her yıl olduğu gibi bu yıl da coşkulu bir finalle tamamlandı; Türkiye’nin en güçlü seslerinden Özcan Deniz, senfoni orkestrası eşliğindeki kapanış konseriyle unutulmaz anlara imza attı. Güçlü yorumu ve sahne performansıyla katılımcılara unutulmaz bir müzik ziyafeti sunan Özcan Deniz, uzun süre alkışlandı.

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Tepe Kurumsal, Perakende Günleri'nde Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Türkiye’nin entegre hizmet yönetimi alanındaki öncü markalarından Tepe Kurumsal, 3-4 Haziran tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Perakende Günleri Fuarı’nda sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Şirket, etkinlik boyunca entegre hizmet yaklaşımını ve teknoloji destekli operasyon yönetimi çözümlerini ziyaretçilerle paylaşırken, perakende sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Perakende Günleri süresince güvenlik, tesis yönetimi, profesyonel temizlik, yemek hizmetleri ve iş sağlığı ve güvenliği alanlarındaki çözümlerini sektör temsilcilerine aktaran Tepe Kurumsal, sektör profesyonelleriyle gerçekleştirdiği temaslarda perakendenin değişen operasyonel ihtiyaçlarını ve entegre hizmet yönetimine yönelik beklentileri ele aldı. İki gün boyunca yoğun ziyaretçi trafiğine sahne olan stantta iş ortakları, müşteriler ve sektör paydaşlarını ağırlayan Tepe Kurumsal, perakende sektörünün geleceğine ilişkin fikir alışverişlerinde bulunurken yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirme imkanı buldu. Fuarın dinamik atmosferi içerisinde gerçekleşen görüşmeler, sektörün dönüşen beklentilerine yönelik önemli içgörüler sunarken, Tepe Kurumsal’ın entegre hizmet yaklaşımına duyulan ilgiyi de ortaya koydu. Perakendede yeni dönem akıllı operasyonlarla şekilleniyor Fuarı değerlendiren Tepe Kurumsal İcra Kurulu Başkanı Murat Altıkardeşler, perakende sektöründe yaşanan dönüşümün artık yalnızca müşteri deneyimiyle sınırlı olmadığını belirterek şunları söyledi: “Perakende sektöründe rekabet artık yalnızca ürün ve fiyat üzerinden şekillenmiyor. Operasyonların ne kadar verimli, sürdürülebilir ve öngörülebilir yönetildiği de kurumların başarısında belirleyici hale geliyor. Perakende Günleri boyunca gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde, özellikle yapay zeka destekli operasyon yönetimi, güvenlik teknolojileri ve veri odaklı karar mekanizmalarına yönelik ilginin önemli ölçüde arttığını gördük” dedi. "Entegre hizmet yönetimi artık bir tercih değil, ihtiyaç" Altıkardeşler, entegre hizmet yönetiminin kurumlar için stratejik bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti: “Kurumlar bugün farklı hizmetleri ayrı ayrı yönetmek yerine, tüm operasyonlarını ortak standartlarla ve tek merkezden yönetebilecekleri çözümlere yöneliyor. Tepe Kurumsal olarak güvenlikten tesis yönetimine, profesyonel temizlikten iş sağlığı ve güvenliğine kadar geniş hizmet ekosistemimizi teknolojiyle destekliyoruz. Perakende Günleri’nde gördüğümüz yoğun ilgi de bu yaklaşımın sektörde giderek daha fazla karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Tepe Kurumsal, önümüzdeki dönemde de teknoloji destekli entegre hizmet yaklaşımıyla perakende sektörünün operasyonel dönüşümüne katkı sunmaya ve kurumların değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Perakende Günleri 25. Yılında Sektöre Yön Veriyor Haber

Perakende Günleri 25. Yılında Sektöre Yön Veriyor

Perakende Günleri 2026, bu yıl 25’inci kez kapılarını açtı. 3-4 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlik; gıda dışı ve gıda perakendesinden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektörün farklı alanlarından katılımcıları buluşturdu. “Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak” ana temasıyla düzenlenen Perakende Günleri’nin açılış oturumunda perakende dünyasının önde gelen isimleri; perakendenin dönüşümü, değişen tüketici davranışları, teknolojinin etkisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Soysal Eğitim ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Suat Soysal, Perakende Günleri’nin 25 yıldır sektörün bir araya geldiği önemli platformlardan biri olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “25 yıllık bir öykü bu. 2001 yılında bin 43 kişinin katılımı ile başlayan fuarımız; konferans, ödüller ve eğlence ile 10 bin 800’ü aşkın sektör yöneticisinin katıldığı Türkiye’nin en büyük platformuna dönüştü. Perakende Günleri’nde başlangıçta AVM’ler ve fiziksel mağaza hizmetleri stantları ağırlıktayken bugün fuarın yüzde 72’sini teknoloji stantları oluşturuyor. Perakende Günleri’nde hep geleceği sergiledik ve yol gösterdik. Şu anda büyük bir gelişme gösteren RFID (Radyo Frekansı ile Tanımlama) teknolojisi, akıllı aynalar bundan tam 21 yıl önce 2005’te Perakende Günleri’nin içindeki fuarda “Future Store” olarak yer aldı. Yurt dışından 35 ülkeden perakendecilerin ve hizmet sağlayıcıların katıldığı Perakende Günleri ülkemiz perakendesinin yurt dışına açılımında büyük rol oynadı.” MediaMarkt Türkiye CEO'su Hulusi Acar ise konuşmasında şunları söyledi; “Teknolojinin hayatımıza getirdiklerine uyum sağlayamayanlar maalesef ortada kalacak. Teknolojiye her zaman yatırım yapan kazanıyor da denemez. Teknoloji müşterinin ihtiyaçlarına uygun kullanılmıyorsa sadece bir maliyetten ibarettir. Müşteriye fayda sağlamayan teknoloji yatırımları çöp oluyor.” Acar, yıllar önce dijital mağazaların fiziki mağazaların yerini alacağının da söylendiğini hatırlatarak, “Mağazacılık yok olmuyor, evrim geçiriyor. Deneyim mağazacılığı önem kazanıyor. Fiziksel mağaza ihtiyacı devam ediyor. Buraya yatırım yapan kazanmaya devam edecek. Bizim için uzun vadede değer yaratmak önemli. Ucuz olmak kolay, vazgeçilmez olmak zor. Doğru ihtiyacı doğru zaman da anlayanlar, müşterinin ihtiyaç duyduğu anda orada olmayı başaranlar, insan ile teknoloji karşı karşıla getirmeyip teknolojiyi en iyi şekilde kullananlar, güven veren, deneyimi stratejinin merkezine alan tüm markalar yaşayacak.” Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan ise oturumda şunları aktardı: “Müşterilerin önemli bir kısmı satın almadan önce yapay zekâya soruyor. Dolayısıyla artık işimizi dikiz aynasından yönetemeyeceğimiz bir döneme girdik. Onun yerine veriyi işleyen, ileriyi tahmin eden bir yol daha önemli hale geliyor. Yapay zekâya yalnızca maliyet azaltmak ya da gelir yaratmak açısından bakmamak gerekiyor; aynı zamanda tüm işleri ölçüp öngörebildiğimiz bir faydası var.” Çin ve Silikon Vadisi Uzmanı, Teknoloji Girişimcisi, Yazar Pascal Coppens ise konuşmasında şunları söyledi: “Biz Batılılar, marka sadakatine, pazarlamaya, değer yaratmaya odaklandık. Fikri içeriden dışarıya olarak yürüttük. Çin’de ise fikir dışarıdan içeriye oldu, müşterilerin kendisi inovasyonu istedi. Çin’deki markalar, müşteriyle birlikte tasarım yaptılar, müşterinin fikirlerini müşteri deneyimine dahil ettiler. Bu da perakende dünyasını epey değiştirdi. Dünyanın geri kalanı Çin için tasarım yapmaya başladı. Şimdi Çin, müşterinin cüzdanına ve davranışına bakmadan müşteriyi eğlendirmeye çalışıyor. Bütün bunlar son 17 yılın sonuçları. Bence bunun sebebi Çin’in kolektif ve dayanışma kültürüyle en yukarıdaki lige ulaşmak istemesinden ileri geliyor. Çin, bu pragmatizmle yükseldi. Biz ise Avrupa’da akıllıca, daha az çalışmak istedik. Fakat fark ettik ki daha fazla çalışmaya başlamazsak Çin’e bağımlı hale geleceğiz. 35 yıl boyunca Çin’e uzaktan baktık, onlarda Facebook yok, Whatsapp yok, ne var ki dedik ama son dönemde süper app’ler oluşturdular. Çin, Silikon vadisine değil özellikle Almanya’ya ve Avrupa’ya baktı. 2030 yılına gelindiğinde dünya inovasyonunun lideri olma hedefiyle ilerledi. Çin’de şu an kurumların yüzde 95’i yapay zekâ kullanıyor. Dünyanın neresinde olursak olalım her şey bir fikirle başlar, sonraki fizibilite süreçleriyle ilerler. Ama Çinliler bunu tersine çevirdi. Rekabetin olduğu alana bakıyorlar, kırmızı okyanusa odaklanıyorlar. Döngünün sonunda inovasyona başlıyorlar. Ama inovasyona geldiklerinde zaten o süre zarfına kadar para kazanmış oluyorlar ve o parayı inovasyon yatırımına kullanabiliyor. Geleneksel endüstrileri dijitalleştirip, yeni endüstrileri de eklemeyi hedefliyorlar.” Gökçelik Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras ise konuşmasında şunları aktardı: “Perakende sektöründe de ister konvansiyonel olun ister e-ticaret yapın, iş dünyasında 5 dk sonra ne olacağını bilmiyorsunuz hem sosyolojik hem ekonomik hem ekolojik. Yapay zekâ ise bunları çözümleyecek.” FİBA CP CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman ise, şunları söyledi; “Dünyanın krizlerden teknolojik dönüşümlere kadar birçok önemli gelişim yaşadığını görüyoruz. Önemli olan burada fırsatları görebilmek ve doğru zamanda harekete geçebilmek. Bugün fuar alanlarında teknoloji şirketlerinin, yapay zekâ çözümlerinin ve dijitalleşme uygulamalarının ağırlık kazandığını görüyoruz. Bu değişim bize şunu gösteriyor: Geleceğin iş dünyasında teknoloji artık bir seçenek değil, iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası. Ancak dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarını yalnızca teknoloji satın almak olarak değerlendirmemek gerekiyor. Başarı, sahayı yakından takip etmekten, müşteriyi anlamaktan ve doğru kararları yerinde gözlemleyerek verebilmekten geçiyor. Teknoloji, tecrübe ve insan dokunuşuyla birleştiğinde gerçek değer yaratıyor. Fırsatları erken görmek, hızlı karar almak ve uygulamaya geçirmek şirketlerin sürdürülebilir başarısında belirleyici rol oynuyor.” İŞBİR Yatak Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Çavdar ise, şunları söyledi; “Bilimsel araştırmalar bugün bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Toplum olarak hâlâ uykuya hak ettiği önemi vermiyoruz. Yatak sektörü artık yalnızca mobilya veya ev tekstili kategorisinde değerlendirilemez. Bugün konuştuğumuz konu aslında bir sağlık ve yaşam kalitesi meselesidir.” Bu bakış açısıyla hareket ederek kendilerini yalnızca yatak üreten bir marka olarak değil, insanların daha kaliteli bir yaşam sürmesine katkı sağlayan bir yaşam markası olarak konumlandırdıklarını belirten Çavdar, şöyle devam etti; “İnsanlar artık yalnızca bir ürün satın almak istemiyor; kendi yaşam tarzlarına, değerlerine ve ihtiyaçlarına karşılık veren markalar arıyor. Artık mesele sadece kaliteli yatak üretmek değil, insanların daha sağlıklı, daha mutlu ve daha verimli bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacak çözümler sunabilmek. Mağazalarımızın bizim için bir sahne. Müşterilerimizle ilişki ve duygusal bağ kurduğumuz alan.”

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu Haber

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından Perakende Günleri, 25. yılında sektörü değerlendirmek üzere 8 dernek başkanını bir araya getirdi. Markalardan AVM'lere, gıda perakendecilerinden e-ticarete uzanan sektör temsilcisi başkanlar, perakendenin dönüşümüne ve geleceğine dair öngörülerini paylaştı, birlik mesajı verdi. Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen ve perakendeden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektöre yön veren tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Günleri yoğun katılımla başladı. Etkinliğin ilk gününde, Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Arın Saydam moderatörlüğünde düzenlenen ortak basın toplantısı, sektörün önde gelen 8 sivil toplum kuruluşu temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Toplantıda, son iki yılda hazır giyimin kan kaybettiğini, üretim gücünün zayıfladığını, yurt dışından gelen turistlerin harcamalarının azaldığını belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel sözlerine şöyle devam etti: “Üyelerimizin büyük problemi kira artış oranları. Yapılan cironun içindeki indirimli satış oranı her ankette artıyor. Satışların yüzde 70-80'inin indirimli dönemde yapılmaya başlanması tedirgin edici bir durum. Maliyet kalemleri neden artıyor, buna ayrıca bakmak gerekiyor. Hazır giyim son iki yıllık periyotta kan kaybetti. Üretim gücümüz zayıfladı. Yurt dışı turist harcamalarında da sürekli bir azalış var; bu da tedirgin edici. Bu durum dövize karşı gelir kaybı olduğunu gösteriyor. Perakendeci TL üzerinden satış yaptığı için etkileniyor. Öte yandan perakende sektöründe yaşanan daralmanın alınacak kararlarla ve coğrafyamız sayesinde hızlı bir şekilde değişeceğine inanıyorum.” Öncel, 25 yıldır bu başarıyı aynı heyecanla tutkuyla sürdüren Suat Soysal’ın perakende vizyonuna katkıda bulunmasını sektör için büyük bir şans olarak adlandırıp, tüm Soysal Danışmanlık ekibine teşekkürlerini iletti. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise, sektördeki durumu anlamak için perakendecilere, yatırımcılara ve tüketicilere ayrı ayrı bakmak gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Sene başında beklediğimiz toparlanma beklentisi maalesef 2027’ye kaydı. AYD olarak bizim bakış açımız çok net: Perakendeci ile AVM yatırımcısı birbirinin rakibi değil, iş ortağıdır. Perakende güçlü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü yönetmek için ihtiyacımız olan şey ortak akıldır. Sektörümüz önümüzdeki dönemde daha seçici bir büyüme sürecine girecek. Perakendeci ve yatırımcılar için sınırlı ancak doğru segmentlere odaklanan yatırımlar ve operasyonel disiplin ön plana çıkacak. Tüketici tarafında ise bir süre daha satın alma gücünün belirleyici olduğu bir dönem devam edecek. Bu süreçte başarılı olacak yapılar; müşteri deneyimini, veriyi ve dijital ile fiziksel dünyayı birlikte yönetebilen markalar ve alışveriş merkezleri olacak. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi, ancak adil ve dengeli bir sektör yapısıyla mümkündür.” Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe yaşanan uluslararası ve ulusal gelişmelerin iç talebi engellediğinden bahsetti ve sözlerine şöyle devam etti: “Sektörün gelir bacağı engellendi. Gider tarafında ise yaşanan yüksek enflasyon, kiralar, çalışan giderleri vb. para kazanmamızı olanaksız hale getiriyor. E-ticaret gelişmeye devam ediyor, ivmesi pandemi sonrasında da düşmedi, yüzde 20’leri geçen bir yükselişi var. Bunun sebebi perakende mağazacılığının gelişemiyor oluşu, mağaza açılmaması… Bu döngüyü kırmamız lazım. Eğer sektör büyümezse işsizlik çözülemez, ihracat bacağı çözülemez ve yabancı yatırımcı gelmez… Son 10 yıldır Türkiye’den marka çıkmıyor, çıkıp da 40-50 mağaza açmış bir mağaza yok, bu çok üzüntü verici bir durum… Enflasyon ve faiz konusunda gelişmekte olan ülkelerle aynı seviyeye gelirsek bu mümkün olabilir.” Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, ise gıda perakendesinin ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen gıda perakendesi kaliteli, güvenilir, erişilir fiyatla hizmet sunmaya devam ediyor. GPD olarak tüketici refahını artırma amacı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak gerek belediyeler gerekse mevzuat kaynaklı ek maliyetlere katlanıyoruz. Diğer yandan BM verilerine göre gıdanın 3’te biri kaybediliyor. Bu da 23 milyon tona denk geliyor. Bu önemli ve büyük bir sorun. Tüm zinciri veriye dayalı ve şeffaf yönetmenin gerekliliğine inanıyor; gıda güvenliği ve kaybı için izlenebilirliğin şart olduğunu düşünüyoruz. Tüm sektör için yapıcı diyalogla birlikte hareket etmenin altını çiziyoruz.” Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehbi Kahveci, Türkiye’de taklit markalar pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Bu pazarın yüzde 5’i ancak yakalanabiliyor. İthalata konulan vergiler taklidi en çok artıran unsur. Gümrük, polis ve jandarmanın katkısıyla bunu önlemeye çalışıyoruz. Uluslararası platformlarda Kapalı Çarşı en çok bilinen değerimiz. Kapalı Çarşı’nın itibarını düzeltip, ‘Türk Malı’nın orijinal olduğunu vurgulamamız lazım. Öte yandan ülkemizde yaşayıp daha sonra kendi ülkelerine dönenler, ‘Türk Malı’ ürünleri deneyimledikleri için oralarda bizim markalarımızın mağazalarını açıyorlar. Dünya’nın pek çok yerinde de ‘Türk Malı’ tescil yapar hale geldi…” Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, 25 yıldır Perakende Günleri’ni sürdürülebilir kıldığı için Soysal Danışmanlık’a teşekkürlerini ileterek sözlerine şöyle devam etti: “Susuzluk geliyor, alternatif gıdalar bulmak lazım, küresel değişimler mevcut. Ülkenin kendi kendine yetmesi bir güvenlik meselesi ve savunma sanayii kadar önemli. Öncelikli yatırımların bu alanda yapılmasına olanak tanınması lazım. Öte yandan büyük bir gıda enflasyonu da var ama ülkemizin potansiyeli yüksek, ilişkilerimizi doğru kullanarak, güzel gelişmeler yaşanabilir.” Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer ise yeme içme sektörünün boynu bükük diyerek, görüşlerini şöyle ifade etti: “2 milyon istihdamımız var. Turizm içinde gastronominin payı yüzde 20. 200 marka, 3 bin 500 işletme ve 1 trilyon lira ile varlığımızı sürdürüyoruz. Ancak 2-3 yıldır artan hammadde maliyetleri, tarihi rekorla artan çalışan maliyetleri ile mücadele ediyoruz. Kısa süreli yurt dışına tatile giden vatandaşlarımızın sayısı da harcadığı para da yüksek. Ülkemize gelen ziyaretçilerin kalma süresi ise daha uzun ama sağladığı gelir daha az. Bu denklem oldukça üzücü. Asıl önemli olan yaz mevsimi geldi. En azından vergisel avantajlar sağlanmasına ve körfez ülkelerinden, BAE’den gelecek firmalarla yeni fırsatlar yaratmanın önemine dikkat çekmek istiyoruz.” Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek de Dünyanın bir denge problemi yaşadığından bahsetti ve şunları ifade etti: “Ciro - kira dengesi, işçilik, kiralar vb. sorunları yönetmekte zorlanıyoruz. Vasıflı eleman bulmak sıkıntılı bir durum oldu. Ayrıca sektörümüzün bahşiş sıkıntısı var. Kredi kartı ile ödemeler çoğunlukta olduğu için bahşiş alamıyoruz. 2000’lerden sonra yaşanan zorlukların, krizlerin, salgınların ve teknolojik gelişmelerin değiştirdiği dönemin geçiş sancılarını yaşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koton Sanal Deneme Kabini Uygulamasını Hayata Geçirdi Haber

Koton Sanal Deneme Kabini Uygulamasını Hayata Geçirdi

Koton, Sanal Deneme Kabini uygulamasını hayata geçiren ilk Türk moda perakende markası oldu. Koton.com ve mobil uygulamada kullanıma sunulan teknoloji sayesinde müşteriler, beğendikleri ürünleri satın almadan önce kendi üzerlerinde deneyimleyebiliyor. Müşteri memnuniyetini artırmak ve dijital alışveriş deneyimini geliştirmek amacıyla yenilikçi uygulamalar hayata geçiren Koton, sektörde ilk ve tek olma özelliği taşıyan Yapay Zeka Destekli Sanal Deneme Kabini uygulamasını Koton.com ve mobil uygulamasında kullanıma sundu. Yeni teknoloji sayesinde müşteriler, satın alma kararı vermeden önce beğendikleri ürünlerin üzerlerinde nasıl görüneceğini deneyimleyebiliyor. Koton’un Sanal Deneme Kabini uygulamasında kullanıcılar kendi fotoğraflarını sisteme yükleyerek seçtikleri ürünleri üzerlerinde görebiliyor. Bu teknoloji sayesinde ürünler kullanıcıların üzerinde gerçekçi şekilde modellenirken, beden, kalıp ve stil açısından nasıl durduğu satın alma öncesinde görülebiliyor. Sanal Deneme Kabini, müşterilerin daha bilinçli ve güvenli satın alma kararları vermelerine destek olurken dijital alışveriş sürecindeki memnuniyet ve güven algısının güçlenmesine katkı sağlıyor. Aynı zamanda beden ve stil uyumsuzluğundan kaynaklanabilecek iade oranlarının azaltılmasına destek olan uygulama, müşterilere yenilikçi ve ileri teknolojiye dayalı bir alışveriş deneyimi sunuyor. Dijital Alışveriş Deneyimini Konforlu Hale Getiriyor Kullanıcıların kendi tarz ve stil tercihlerine en uygun parçaları daha kolay keşfetmelerine yardımcı olan uygulama, dijital alışveriş deneyimini daha pratik ve konforlu hale getiriyor. Trendleri yakından takip eden müşterilerine yenilikçi alışveriş deneyimleri sunan Koton, bu uygulamayla dijital alandaki öncü ve fark yaratan marka konumunu da güçlendiriyor. Sanal Deneme Kabini uygulaması, şu anda Koton.com üyelerine özel olarak Koton.com ve mobil uygulamada seçili yeni sezon ürünlerinde kullanılabiliyor. Geliştirme çalışmaları devam eden uygulamanın kapsamı ürün bazında da değişiklik gösterebiliyor. Koton, müşteri memnuniyetini merkeze alan yenilikçi uygulamalarıyla alışveriş deneyimini geliştirmeye devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’na dans eden insansı robot damga vurdu Haber

‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’na dans eden insansı robot damga vurdu

Perakende sektörünün dijital dönüşüm, yapay zekâ, müşteri deneyimi ve omnichannel vizyonuyla geçirdiği büyük değişim, MediaMarkt Türkiye’nin düzenlediği gelenekselleşen ‘MediaMarkt Türkiye İş Ortakları Buluşması’nda sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirildi. Raffles İstanbul’da gerçekleşen buluşmaya MediaMarkt Türkiye’nin ülkenin dört bir yanından gelen iş ortakları yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte şirketin vizyonu ve geleceğe yönelik hedefleri paylaşıldı. Geleceğin teknolojileri sahneye çıktı Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Unitree markasının G1 modeli insansı robotunun sahne performansı oldu. Erik Dalı eşliğinde dans eden robot, katılımcılarla etkileşime girerek etkinliğin en çok konuşulan anlarından birine imza attı. MediaMarkt Türkiye’nin haziran ayında seçili mağazalarında müşterileriyle buluşturmayı hedeflediği Unitree G1 modeli; yapay zekâ destekli yapısıyla kullanıcılarla sohbet edebiliyor, komutları anlayabiliyor ve günlük hayatta ev işlerine yardımcı olabilecek görevleri yerine getirebiliyor. Türkçe ses desteğine de sahip olan robotun ilk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir’deki seçili mağazalarında tüketicilerle buluşturulması planlanıyor. MediaMarkt Türkiye “Deneyim Şampiyonluğu” vizyonunu paylaştı İnsanı robotun ardından sahneye çıkan MediaMarkt Türkiye Ticari Operasyonlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Uslukılınç (CCO), yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Perakende sektörü bugün yapay zekâ, omnichannel vizyonu ve değişen müşteri beklentileriyle birlikte büyük bir evrim geçiriyor. Artık mağazalar yalnızca ürün satılan alanlar değil; deneyimin, güvenin ve teknolojiyle birebir etkileşimin merkezine dönüşüyor. MediaMarkt Türkiye olarak biz de mağazacılığı bir ‘deneyim sahnesi’ olarak görüyor ve “Deneyim Şampiyonluğu” vizyonumuzla müşterilerimize fiziksel ve dijital dünyayı kesintisiz bir şekilde bir araya getiren bir deneyim sunuyoruz. 4 bini aşkın çalışanımız, 250’den fazla iş ortağımız ve 10 milyon üyeye ulaşan MediaMarkt CLUB ekosistemimizle, Türkiye’de teknoloji perakendesinin geleceğine yön veren markalardan biri olmayı sürdürüyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.