Uygulamalarımız appstore googleplay

#Koleksiyon

TTN TÜRK - Koleksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koleksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MODA ŞOVU MODANIN KALBİ ANTALYA’DA ATACAK! Haber

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MODA ŞOVU MODANIN KALBİ ANTALYA’DA ATACAK!

Arso Group ana sponsorluğunda gerçekleşecek AFW 2026, Türkiye’nin en büyük moda etkinliği olarak yurt içinden ve yurt dışından pek çok ünlü modacıyı ağırlayacak. AFW 2026, Anadolu’nun zengin motifleriyle dokunmuş halı ve kilimlerden hazırlanan Belma Özdemir kreasyonunun sergileneceği defile ile Hotel Su’da başlayacak. Gökhan Yavaş, Murat Aytulum, Tuğçe Özkurt, Cihan Nacar, Kristina Kibovskaya (Rusya), Chinara Yelmuratovna (Kazakistan), Snim (Dubai) ve Alla Zhelaretti (Rusya) defileleriyle devam edecek etkinlik, modanın kalbinin Antalya’da atmasını sağlayacak. ANTALYA-MOSKOVA MODA KÖPRÜSÜ Türkiye’nin en ünlü tasarımcılarının yeni koleksiyonlarının sergileneceği Antalya, bu yıl Moskova ile moda köprüsü kuruyor. Şimdiye kadar Rusya’dan pek çok tasarımcıyı ağırlayan etkinlik bu yıl Moskova Fashion Week ile önemli bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında ülkenin en önemli tasarımcılarından Olesya Zhuravleva, Antalya’ya gelecek. Zhurevleya’nın kurucusu olduğu Big Brooch’un yeni kreasyonu ilk kez Antalya’da sergilenecek. ROMA KULESİNDE UNUTULMAZ DEFİLE Defilelerin yanı sıra pek çok atölye çalışmasıyla da kentin farklı noktalarında Antalyalılar ile buluşacak olan AFW 2026, uzun süre konuşulacak bir defile ile kapanış yapacak. Tasarımlarındaki sanatsal vizyonuyla tanınan Cihan Nacar’ın özel olarak hazırladığı koleksiyon, Antalya'nın Kaleiçi bölgesinde bulunan ve şehrin en önemli simgelerinden biri olan Roma dönemi anıtı Hıdırlık Kulesi’nde sergilenecek. MS 2. yüzyıla ait antik kulede kurulacak özel podyumda, görsel bir şölen eşliğinde düzenlenecek defileye Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı Oda Orkestrası, Sonat Çoşkuner şefliğinde eşlik edecek. “MODA DÜNYASININ GÖZÜ ANTALYA’DA OLACAK” “Turizm başkenti” Antalya’nın moda ile de anılması adına önemli başarılara imza atan Emy Organizasyon Kurucusu Eda Meltem Yılmaz, “Antalya Fashion Week olarak, dünya moda haftaları arasında önemli bir yer edindik. Geçtiğimiz yılki Londra’nın ardından, bu yıl Moskova moda haftasıyla iş birliği yapıyoruz. Turizmin yanı sıra moda dünyasının da gözü Antalya’da olacak. Antalya’yı moda ile anılan bir dünya şehrine dönüştürmek için aralıksız çalışıyoruz. Bu yolculuğumuzda bizlerden desteğini esirgemeyen değerli sponsorlarımıza, her zaman yanımızda olan Antalya Valiliği, TGA, Antalya İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve tüm kurumlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Levi’s® “A Levi’s® Summer” Kampanyasıyla Y2K Yazlarının Ruhunu Geri Getiriyor Haber

Levi’s® “A Levi’s® Summer” Kampanyasıyla Y2K Yazlarının Ruhunu Geri Getiriyor

Bazı yazlar hatırlanır. Levi’s® yazları ise unutulmaz. Levi’s® markası, bu ay itibariyle “A Levi’s® Summer” kampanyasını hayata geçiriyor. Basit ama güçlü bir fikirden yola çıkan kampanya, Levi’s® şortlarının yaz mevsiminin vazgeçilmez parçalarından biri olduğunu vurguluyor. Telefonu bir kenara bırakıp gerçek anlarla yeniden bağ kurma isteğinden ilham alan kampanya, Levi’s® denim şortlarını her stilin ve her ruh halinin o unutulmayan yaz hissine dönüş yolu olarak konumlandırıyor. Kampanyanın görsel dünyası, Levi’s®’ın bugüne kadar yaptığı işlerden farklı bir yaklaşım sunuyor. Tamamen şortlara odaklanan çekimlerde; Red Tab™, kesik paçalar, jort’lar, düğmeler ve ikonik arka cep dikişi gibi Levi’s® detayları, internet öncesi yazları hatırlatan duyusal anlarla bir araya geliyor: Sosisli sandviçler, yıpranmış paçalar, pembe saçlar, püsküllü denimler, açılan bir kutu içeceğin sesi ve düğmeli jean’lerin ikonik hissi… Yakın kadrajlar, flaş renkler, grenli görüntüler ve düşük çözünürlüklü dijital efektlerle Y2K estetiğinden beslenen kampanya; nostaljik, eğlenceli ve anında tanınabilir bir görsel dil yaratıyor. Telefonu bırak. Şortunu giy. Kontrol etmen gereken tek şey hava durumu olsun. “A Levi’s® Summer” kampanyasının merkezinde, farklı kesim, boy ve renk seçeneklerini buluşturan, markanın bugüne kadarki en kapsamlı şort koleksiyonu yer alıyor. Kadın koleksiyonunda 501® Original Şort, beli vurgulayan ve vücuda tam oturan yapısıyla ikonik bir parça olarak öne çıkıyor. Ribcage Şort Zip, yüksek bel formunu kesik paça silüetiyle bir araya getirirken; Baggy Dad Jort, oversize görünümü sevenler için daha uzun ve rahat bir fit sunuyor. Her model, farklı yıkama seçenekleriyle ve geniş beden aralığında sunuluyor. Erkek koleksiyonunda ise 478™ Baggy Şort, geniş ve rahat silüetiyle yaz stilinin öne çıkan parçalarından biri olurken; denim dışındaki seçenekler arasında XX Authentic Relaxed Şort ve Baggy Pleated Şort modelleri yer alıyor. Baştan aşağı yaz stilini tamamlayan koleksiyonda; Short Sleeve Boxy Western gömlek, Red Tab Vintage Tee, Sunset Camp gömlek, Helen Mini Boucle yelek ve daha birçok dikkat çekici üst giyim parçası yer alıyor. Geniş koleksiyon, unutulmaz bir yaz stilini oluşturmak için ihtiyaç duyulan tüm parçaları bir araya getiriyor. “A Levi’s® Summer”, diğer yazların yakalamaya çalıştığı o unutulmaz yaz hissini yansıtıyor. 2026 İlkbahar/Yaz koleksiyonu, levis.com.tr ve seçili Levi’s® mağazalarında satışta.

Boyner Art Pieces Projesi 5. Koleksiyonu ile Büyüyor   Sanat, Tote Bag’lerle Yaşamın Her Yerinde! Haber

Boyner Art Pieces Projesi 5. Koleksiyonu ile Büyüyor Sanat, Tote Bag’lerle Yaşamın Her Yerinde!

Üç yıldır sanatçıların özgün yorumlarını sneaker, tote bag ve denim ceket gibi ürünlerle buluşturan koleksiyon, beşinci serisinde bir kez daha tote bag’leri sanat eserine dönüştürüyor. Altı farklı sanatçının hayal gücüyle şekillenen sınırlı sayıdaki tote bag’ler, Boyner Kanyon’da ve Boyner Online’da sanat ve moda tutkunlarını bekliyor. Sanatın modaya verdiği ilhamı deneyim tutkusuyla buluşturan Boyner Art Pieces projesi, yeni serisiyle büyümeye devam ediyor. Bugüne kadar 24 sanatçının yaratıcılığıyla şekillenen koleksiyon, yaşamın enerjisini, canlı renkleri ve desenleri bir araya getiren sanatın evrensel diliyle anlatıyor. Projenin beşinci serisine Bawer Doğanay, Deniz Salaçin Erciyas, Gamze Yalçın, Gökçe İrten, Güneş Çağlarcan, Mehmet Sinan Kuran hayat verirken, sanatçıların özgün dokunuşları edding kalemleriyle Fabrika tote bag’lere yansıyor. Canlı renkler ve özgün tasarımlar Sınırlı sayıda üretilen, her biri sanat eseri niteliği taşıyan 48 parçadan oluşan Tote Bag Art Pieces koleksiyonunda, sanatçıların özgün çizimleri öne çıkıyor. Kanvastan üretilen ve özel taşıma askılarına sahip bu özel çantalar, sanatın yaşamla kurduğu bağı görünür kılıyor. Canlı renkleri ve özgün desenleriyle şehir stiline enerjik bir dokunuş katıyor. “Yaşamlara Anlam ve İlham Katmaya Devam Edeceğiz” Boyner Art Pieces projesinin yeni serisiyle sanatı gündelik yaşama taşımaya devam ettiğini belirten Boyner Büyük Mağazacılık Pazarlama ve Marka Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Aslı Demir Gönül, şunları söyledi: “Bundan üç yıl önce başlayan Boyner Art Pieces projemizde bugüne kadar 24 sanatçı aracılığı ile 299 farklı parçayı sanatla ve bu parçaları müşterilerimizle buluşturduk. Projemizin beşinci serisinde; Fabrika tote bag’lerle yeniden moda ve sanatı bir araya getirmenin heyecanını yaşıyoruz. Bu koleksiyonda yer alan her bir parça, sanatçıların hayal gücüyle şekillendi. Toplam 48 adet ile sınırlı bu özel tasarımların her biri kendi hikâyesini taşıyan benzersiz parçalar. Sanatın dönüştürücü gücüyle yaratıcılığın sınırlarını keşfetmeye, yaşamlara anlam ve ilham katmaya devam edeceğiz.” edding Genel Müdürü Yüce Tümer, Boyner ile uzun zamana yayılan bu iş birliğinin her geçen gün yeni sanat projelerine ilham verdiğini belirterek şunları söyledi: “edding olarak bu özel projede beşinci kez yer almak ve sanatçıların hayallerine ortak olmak bizim için büyük bir mutluluk. Sneaker, tote bag, denim ceket ve şimdi de Fabrika tote bag’ler, sanatın benzersiz diliyle tasarlanırken bize yepyeni hikâyeler anlatıyor. Bu hikâyelerin bir parçası olmak ve Boyner’le birlikte bu projeyi yeniden hayata geçirmekten dolayı çok mutluyuz.” dedi. Tote Bag Art Pieces’ın sınırlı sayıdaki koleksiyonunu keşfetmek isteyenler, Boyner Kanyon’u ve Boyner Online’ı ziyaret edebilir.

LACOSTE İlkbahar-Yaz 2026 DEFİLESİ | “THE LOCKER ROOM” Haber

LACOSTE İlkbahar-Yaz 2026 DEFİLESİ | “THE LOCKER ROOM”

Geçtiğimiz Ekim ayında Paris Moda Haftası kapsamında gerçekleşen defilede, Lacoste İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonunu Lycée Carnot’nun simgesel mekanı Hall Eiffel’de sahneleyerek, Hector Degeorge’un 1895 tarihli cam ve demirden şaheserini “The Locker Room”a (giyinme odası) dönüştürdü. Fayans kaplı yüzeyler, René Lacoste gibi tenis yıldızlarının ve tüm sporcuların aşina olduğu giyinme odası atmosferini çağrıştırırken, buğulu kavisli cam paneller ve süzülen duş perdeleri, izleyiciye açılan sahne arasındaki sınırları bulanıklaştıran, samimi bir atmosfer yarattı. Lacoste İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu için markanın Kreatif Direktörü Pelagia Kolotouros, Lacoste’un atletik DNA’sını taze bir bakışla ele alıyor, rekabetin ötesine geçerek markanın kurucusu René Lacoste’un erken antrenman yıllarına odaklanıyor. Bu sezon, spora adanmış duyusal bir övgü olarak açılıyor; sınırları aşma tutkusu hem oyuncuların hem de izleyicilerin paylaştığı ortak bir heyecan görülüyor. Koleksiyon, adeta giyinmenin tamamlanmamış hâllerinin çekiciliğini keşfediyor: maçın yorgunluğunu taşıyan bir tenis polosunun çözülmekte olan düğmeleri, gevşetilen bir eşofman gibi detaylarla mükemmelliğin hakimiyetine karşı duran anları yakalıyor. Lacoste’un köklü spor mirası koleksiyonun temelini oluştururken, saf özgünlük zarafete evrilerek, şeffaflıkla opaklık, konforla akışkanlık, atletik ruhla zahmetsiz şıklık arasında taze karşıtlıklar doğuruyor. Duyusallık, tamamlanmamış siluetler ve vintage spor giyim esintileriyle yeniden harmanlanan atletik miras, bu sezonun zarif ama dinamik gardırobunun temelini oluşturuyor: transparan pololar; parlak deriden iddialı parçalar; üzerinde “Tennis for Everyone” yazılı sabahlığı andıran trençkotlar; yüksek teknoloji ipeksi dokulardan yapılmış hafif ve akışkan naylon parçalar – işlevsel estetiğe sahip kauçuk kaplamalı pamuk ve ıslak görünümlü naylonla buluşarak güçlü bir karşıtlık yaratıyor. Formlar ile dokular, çok yönlülüğü ve atletik enerjiyi öne çıkarıyor. Performans kumaşları, markanın modernize edilmiş köklü dokularıyla ve giyinme odası atmosferinden ilham alan duş perdelerini çağrıştıran transparan organza, beklenmedik ayrıntılar sunan parlak havlu kumaşlar ve parlak deri dokular gibi alışılmadık unsurlarla buluşuyor. Bu koleksiyondaki her parça, Lacoste’un kalıcı başarısının temelinde yer alan gündelik giyinme yaratıcılığından besleniyor. Markadaki ilk koleksiyonunda terziliği tanıtan Pelagia Kolotouros, bu kez İlkbahar için bu yaklaşımı duyusal, bol silüetler ve yeniden yorumlanan pololarla sürdürüyor – artık oversize, transparan naylon, hafif yapılarla ya da vintage spor giyim dokunuşları taşıyan akışkan, geniş paça pantolonlarla eşleştiriliyor. Lacoste’un ikonik polo üstü, bu sezon poplin ve havlu kumaşlardan tasarlanarak, üzerine işlenmiş “Tennis for Everyone” ile “Only for Tennis” ifadeleriyle yeni bir soluk kazanıyor. Tropikal yünler ve zengin dokulu moher kumaş, özel renklendirilmiş naylon ve deriyle birleşerek hem konforu hem de tamamlanmamışlığın çekiciliğini öne çıkarıyor. Bu sezon ikonik timsah, çim tenis kortlarından ilham alarak Fransız savoir-faire’ini yücelten işlemelerle markanın mirasına saygı duruşunda bulunuyor ve logosuna taze bir yorum kazandırıyor. Lenglen çantası ise bu sezon yeniden sahneye çıkıyor; vintage pileli tenis pile eteklerinden esinlenen kontrast şerit detayları ve tenis raketi saplarını anımsatan kulplarıyla öne çıkıyor. İlkbahar/Yaz renk paleti, canlı turuncu ve arşivlerden gelen güçlü bir maviyle sofistike turuncu, taupe ve zeytin yeşilini buluşturarak vintage spor giyime duyulan nostaljiyi çağrıştırıyor. Bu dinamik birliktelik, atletik bir enerji yaratırken zarif bir dengeyi koruyor; zarif çiçek işlemeleri ise markanın kurucusunun bir asır önce, 1920’lerde sporda yaşadığı sevinç ve zaferleri kutluyor. Giyimde yeni bir samimiyet standardı belirleyen İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu, zaferin kırılganlıkla buluştuğu, mirasın ise tamamlanmamış bir zarafetin baştan çıkarıcı güzelliğini kucakladığı o hassas anı yakalıyor. Koleksiyonu, Lacoste Zorlu Center ve Lacoste Bağdat Caddesi mağazalarında keşfedebilirsiniz.

Beymen Club’tan sanatı stilin merkezine taşıyan Anneler Günü Koleksiyonu “Art Collaboration with Çağla Ulusoy” Haber

Beymen Club’tan sanatı stilin merkezine taşıyan Anneler Günü Koleksiyonu “Art Collaboration with Çağla Ulusoy”

Baharın tazeliğini ve enerjisini yansıtan Beymen Club, sanata olan bağlılığını bu kez çok özel bir iş birliğiyle taçlandırıyor. Eserlerinde farklı kültürlerin izlerini soyut bir görsel dil aracılığıyla işleyerek bilinçaltındaki anıları ve imgeleri yeniden şekillendiren başarılı sanatçı Çağla Ulusoy ile hayata geçirilen Anneler Günü koleksiyonu, sanatın kalbinden gelen ilhamla hayat buldu. Sınırları aşan bir yaklaşımla farklılıkları harmanlayarak eserlerinde doğaçlamayı ön planda tutan sanatçı Çağla Ulusoy’un imzasını taşıyan, iki farklı desenden oluşan ipek eşarp seçkisi estetik değerini ince düşünülmüş detaylarla derinleştiriyor. Özel tasarım kutularda, iki farklı boy seçeneğiyle satışa sunulan ipek eşarp seçkisi, benzersiz tasarım dili sayesinde sadece bir aksesuar olmanın ötesine geçerek nesilden nesile aktarılacak eşsiz birer mirasa dönüşüyor. Tasarım sürecinde baharın ve çiçeklerin yarattığı enerjiden beslendiğini belirten Ulusoy, koleksiyonun ruhunu şu sözlerle özetliyor: "Çiçeklerin ve baharın yarattığı renk coşkusunu, doğurgan ama aynı zamanda dengeli biçimde yayılan bir doğa fikriyle birleştirmek istedim. Baharın etkisi, Anneler Günü teması ile birleşince, çiçekler ve bitkiler doğal olarak tasarımların merkezine yerleşti. Beymen Club’ın yalın estetiğiyle kendi görsel dilimdeki sembolik yaklaşımı harmanladığımda ortaya katmanlı, içinde küçük sürprizler barındıran modern ve zarif hediye parçalar çıktı." Stilin yalnızca görünenden ibaret olmadığını; duyguyu, fikri ve yaratıcılığı bir arada taşıyan bütüncül bir ifade biçimi olduğunu vurgulayan bu seçkin koleksiyon, estetik duyarlılığı yüksek özgünlük arayışındaki moda tutkunlarına hitap ediyor. Her bir parçanın keşfedilmeyi bekleyen zarif bir dünyaya kapı araladığı sınırlı sayıdaki bu özel seçkiyi deneyimlemek için Beymen Club mağazalarına ve beymenclub.com’a davetlisiniz.

Save The Duck'tan annelere zamansız, sürdürülebilir siluetler Haber

Save The Duck'tan annelere zamansız, sürdürülebilir siluetler

Modern annelerin çok yönlü yaşamına uyumlanan tasarımlar Save The Duck'ta Anneler Günü, ustalığı kutlamak için bir davet niteliğinde. Güçlü, zarif ve çok katmanlı kadınlara ve hayatı kendi ritminde yaşayan annelere adanmış bir koleksiyon. Her parça, yalnızca bugünün değil, yarının da stilini taşıyor. Hafiflik, teknik ustalık ve rafine tasarım diliyle şekillenen detaylar, modern annelerin çok yönlü yaşamına uyumlanıyor. Çünkü en kalıcı şıklık, anlam taşıyandır Bu sezon trençkot, yeniden yazılıyor. Keskin ama akışkan hatlar, rüzgârla hareket eden teknik yüzeyler ve doğadan ilham alan nötr paletler. Her parça, şehirli bir zarafetin sessiz ama güçlü ifadesi. Save The Duck’ta trençkot, artık yalnızca bir dış giyim parçası değil; zamansız bir şehir estetiği adeta. Sürdürülebilir lüksün yeni kodları Yelekler ise katmanlı giyimin en rafine yorumu olarak sahneye çıkıyor. Sabahın erken saatlerinden akşamın serinliğine uzanan günün kusursuz eşlikçisi olmaları ve Neredeyse yokmuş hissi veren hafiflikleriyle, günün ritmine uyum sağlıyorlar. Koleksiyonun asıl gücü ise görünmeyende saklı. Geri dönüştürülmüş lifler, hayvansız üretim süreçleri ve doğaya saygılı inovasyon. Save The Duck için lüks, artık yalnızca dokularla değil, seçimlerle tanımlanıyor. #SaveTheDuck #SS26 #AnnelerGünü www.savetheduck.com.tr

Loewe İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde Haber

Loewe İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde

LOEWE 2026 İLKBAHAR/YAZ LOEWE dünyasına adım atmak, 180 yılı aşkın bir tarihin şekillendirdiği kodları sahiplenmek anlamına gelir. Bu kodların merkezinde, her şeyden önce zanaate duyulan sarsılmaz bağlılık ve markanın güçlü İspanyol kimliği yer alır. Bugün LOEWE için mesele, bu mirası yalnızca korumak değil; onu çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumlayarak geleceğe taşımaktır. Zanaat bugün nasıl yeniden tanımlanabilir? El işçiliğinin ifadesi, üretim sürecinin izleri neredeyse görünmez hale gelene dek ne kadar rafine edilebilir? Ve 2025 yılında “İspanyol” kimliği neyi ifade eder - tarihin ağırlığını taşırken aynı zamanda ondan özgürleşebilen bir estetik nasıl kurulur? LOEWE’de ilerlemenin tek yolu yaratıcılıktır. Bu yaklaşım; sorulara titizlikle, cesaretle ve güçlü bir kişisel bakış açısıyla yaklaşma pratiğidir. Yaratıcılık samimi kalmalı, ancak aynı zamanda daha geniş bir kültürel anlatıyla da bağ kurmalıdır. Markanın üretim kültürü ve malzeme ustalığından beslenen bu yaratıcı ortam; sanata ve kültüre duyulan derin bağlılıkla birlikte keşfetme ve deney yapma özgürlüğünü destekler. Koleksiyon; indirgenmiş, zaman zaman heykelsi bir etki yaratan formlar ve saf renklerden oluşan güçlü bir görsel dil öneriyor. Sportswear arketiplerinden ilham alan silüetler, çoğunlukla deri işçiliği aracılığıyla hayat buluyor. Duygusallık ve yoğun bir enerjiyle hareket kazanan bu formlar, LOEWE’nin zanaat mirasını çağdaş bir perspektifle yeniden yorumluyor. — Jack ve Lazaro Loewe İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde ve Beymen.com’da.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.