Uygulamalarımız appstore googleplay

#E-Ticaret

TTN TÜRK - E-Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, E-Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sektörün Nabzı “Perakende Günleri 2026”da Attı:  Kapanış, Özcan Deniz ve Senfoni Orkestrası ile Yapıldı Haber

Sektörün Nabzı “Perakende Günleri 2026”da Attı: Kapanış, Özcan Deniz ve Senfoni Orkestrası ile Yapıldı

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Perakende Günleri 2026, 3-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. 25’incisi düzenlenen organizasyon bu yıl “Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak” ana temasıyla yapıldı. Etkinlik; yapay zekâ, dijital dönüşüm, ödeme sistemleri ve yeni nesil müşteri deneyimi gibi başlıklarda sektörün dönüşümüne ışık tuttu. İki gün boyunca 10 bin 800’ü aşkın katılımcı ve 4 bin 500’ü aşkın firma etkinlikteydi. Konferans fuar alanı, B2B görüşmeler ve özel etkinlikler sayesinde perakende ve e-ticaret dünyasının farklı bileşenleri aynı çatı altında buluştu; sektörün gündemindeki konular çeşitli oturumlarda ele alındı. Etkinlik kapsamında konuşan sektör profesyonelleri çeşitli oturumlarda görüşlerini aktardı. Fersan Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürhan Güven görüşlerini şöyle paylaştı: “Markaları asıl farklılaştıran unsurun değer yaratmak olduğuna inanıyorum. Bu değer anlayışının ise yalnızca ürünlerle değil, insanların yaşamlarına bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmakla mümkün. Teknolojinin ve bilginin hiç olmadığı kadar erişilebilir olduğu bir çağda yaşıyoruz; ancak fark yaratan şey bilgiye sahip olmak değil, onu hayatımıza yansıtabilmek.” Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş ise fiziksel mağazaların artık sadece ürün satılan noktalar olmaktan çıktığını ifade ederek sözlerine devam etti: "Mağazalar artık müşterilerin markayla bağ kurduğu, yeni trendleri keşfettiği ve ilham aldığı deneyim alanları haline geliyor. Perakendeciler için müşteri deneyimini zenginleştiren bir unsur olabilmek önemli. Geleceğin başarılı markaları, dijital dünyanın sunduğu hız ve erişilebilirliği fiziksel mağazaların sunduğu deneyim ve insan dokunuşuyla bir araya getirebilen markalar olacak.” Fiba Perakende Grubu Türkiye Genel Müdürü Batur Can ise görüşlerini şöyle aktardı: "Perakendenin geleceğinde başarı; dijital ve fiziksel dünyayı birbirinin alternatifi olarak görmekten değil, bu iki yapıyı müşterinin beklentileri doğrultusunda uyumlu ve kesintisiz bir deneyime dönüştürebilmekten geçiyor." Deloitte Türkiye Teknoloji ve Dönüşüm İş Birimi Lideri Hakan Göl, perakende sektöründe büyümenin sınırlı, rekabetin ise yoğun olduğu bir döneme girildiğine dikkati çekerek, “Yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, perakendenin iş yapış biçimlerini dönüştüren temel bir unsur haline geliyor. Kişiselleştirilmiş kampanyalar ve müşteri deneyimi uygulamaları, yapay zekâ sayesinde daha hızlı ve daha etkili hale gelecek” dedi. ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz ise şunları ifade etti: “ebebek’in hikâyesi ‘yeni ebeveyn olmuş biri ne arar; ürün mü, fiyat mı, yoksa bilgi ve güven mi?' sorusuna verdiğimiz cevapla başladı. Bizim cevabımız her zaman bilgi ve güven oldu. Dünya değişiyor, aile yapıları farklılaşıyor, ancak ebeveynlerin güven arayışı değişmiyor. Biz de tüm çalışmalarımızı bu güven ilişkisini güçlendirmek üzerine kuruyoruz” FutureBright Kurucu Ortağı Başak Abdula güvenilirliğe vurgu yaparken sözlerine şöyle devam etti: “Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı ancak karar vermek de bir o kadar zor hale geldi. Ebeveynlerin ortak bir noktası var: Çocukları için doğru kararı almak istiyorlar. Bu nedenle bilgi kirliliğinin arttığı bir ortamda güvenilir, sadeleştirilmiş ve yol gösterici içeriklerin önemi her geçen gün artıyor.” Landor Global Müşteri Hizmetleri Direktörü Andrew Welch deneyimin önemine dair görüşlerini şöyle aktardı: “Şirketlerin yüzde 80’i çok iyi bir deneyim sunduklarını düşünüyorlar ama gerçekte müşterilerin küçük bir yüzdesi bu iddiaya katılıyor. Markalar kendi yankı odalarının içinde yaşıyorlar ve müşteriyle bağı, müşterinin kendilerini tavsiye etmesini sağlayan temelleri kuramıyorlar. Diyelim ki bir giyim markasısınız. Eğer pürüzsüz bir deneyimin yeterli olduğunu düşünüyorsanız bu etkili değil, zira diğer markalar da bunu yapıyor. Müşteri ihtiyaç duyduğu kıyafetleri ararken markayla kurduğu bağın ne olduğuna bakmak gerekiyor. Çünkü marka sempatisinin yüzde 75’i o müşteri bağıyla kuruluyor. İşte yapay zekâ tüm bu pürüzleri ortadan kaldırıyor. Geriye kalan müşteriyi şaşırttığınız, onunla etkileşime girdiğiniz, zirve deneyimler oluyor.” Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, görüşlerini şöyle aktardı: “Koton’un dünyasını tek bir kavramla anlatamayız. Ama gitmek istediği yer daha özgür bir alan, zaten tasarımda fark yaratıyoruz.” Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo ise, “Penti’de bizim için en önemli odaklarımız kitlesellik, kalite ve inovasyon. Son dönemlerde konu fiyat odaklı ilerliyor. Ama biz inovasyonu eksik etmeden kalitemizden de vazgeçmiyoruz” dedi. Kumsmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya da şöyle konuştu: “Dünyada yaklaşık 300 milyar dolarlık bir mobilya pazarı var, Türkiye’nin payı ise yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde. Bu payı artırabileceğimizi düşündük. 2020’de mobilya alışveriş merkezimizi açtık. Aylık 400 binin üzerinde ziyaretçi ağırlıyoruz. Mobilyayla klasik AVM’yi birleştiren dünyadaki tek örneğiz.” Encore Genel Müdürü Ercan Caymaz moderatörlüğünde geçen oturumda ise “Perakendede Self-Checkout Hizmeti” konuşuldu. LC Waikiki Süreç Geliştirme Direktörü Cengiz Dörtoluk, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “LC Waikiki olarak self-checkout hizmetini veren öncü şirketlerden biriyiz. Müşterimizin memnuniyet skorlarına baktığımızda en yüksek payı self-checkout kasaların aldığını görüyoruz. Çünkü müşterinin peşinde olduğu şey, teknolojinin kendisinden ziyade hayatını kolaylaştıran ürün ve servislere ulaşabilmek aslında. 2027 yılı yaz mevsimine doğru globaldeki 1500’e yakın mağazamızda self-checkout sistemlerimizi daha fazla konuşmaya devam edeceğiz.” Migros BT Operasyonları ve Ödeme Sistemleri Direktörü Atilla Övündür ise konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “Migros olarak kasiyersiz kasayı Avrupa’da ilk kuran şirketiz. Bu inovasyona 1998 yılında başladık. Müşterimiz başlarda alışmadıkları için hiç memnun değildi ama biz ısrarla bu dijital dönüşüme devam ederek kullanıcıların hayatını kolaylaştırdık. Self servis uygulamalar perakendenin bir gerçeği. Şirketimizdeki tüm departmanın katkısıyla bugünlere geldik. Yapılan araştırmalara göre bu gibi sistemlerdeki suistimallerin ise yüzde 0,42 gibi çok az yüzdelerde olduğunu görüyoruz.” Human Design ve BG5 İş Kariyer Analiz Uzmanı Ceyda Latrous Hibardiyan ise özgün olmanın gücüne şöyle değindi: “Bir şirketi güçlü yapan şey, insanların birbirine benzemesi değil, birbirinden farklı olmasıdır. Hatta bana göre bir şirket sadece kurucularına ya da yöneticilerine ait değildir. O şirket, içinde bulunan herkesin kendine özgü bakış açısının, deneyiminin ve genetik imzasının toplamıdır. Liderliğin görünmez gücü de tam burada başlıyor. Çünkü insanlar kendi güçlü yanlarıyla katkı verebildiklerinde hem daha yaratıcı hem de daha üretken oluyorlar. Bu yüzden geleceğin başarılı şirketleri, farklılıkları bastıran değil; onları görünür kılan ve ortak bir amaç etrafında buluşturabilen liderler tarafından inşa edilecek.” Perakende Güneşi Ödülleri de Sahiplerini Buldu Program kapsamında gelenekselleşen Perakende Güneşi Ödülleri de sahiplerini buldu. Dijital pazarlama ve yenilikçi uygulamalar alanında öne çıkan şirketler, 14 derneğin temsilcilerinden oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Perakende Günleri’nin 25’inci yılına özel olarak, daha önce Yaşam Boyu Başarı Ödülü almış sektörün önde gelen isimleri için “25. Yıl Onur Ödülü” töreni de Beyazıt Öztürk’ün sunumuyla düzenlendi. Perakende Günleri 2026, her yıl olduğu gibi bu yıl da coşkulu bir finalle tamamlandı; Türkiye’nin en güçlü seslerinden Özcan Deniz, senfoni orkestrası eşliğindeki kapanış konseriyle unutulmaz anlara imza attı. Güçlü yorumu ve sahne performansıyla katılımcılara unutulmaz bir müzik ziyafeti sunan Özcan Deniz, uzun süre alkışlandı.

Perakende Günleri 25. Yılında Sektöre Yön Veriyor Haber

Perakende Günleri 25. Yılında Sektöre Yön Veriyor

Perakende Günleri 2026, bu yıl 25’inci kez kapılarını açtı. 3-4 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinlik; gıda dışı ve gıda perakendesinden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektörün farklı alanlarından katılımcıları buluşturdu. “Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak” ana temasıyla düzenlenen Perakende Günleri’nin açılış oturumunda perakende dünyasının önde gelen isimleri; perakendenin dönüşümü, değişen tüketici davranışları, teknolojinin etkisi ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Soysal Eğitim ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Suat Soysal, Perakende Günleri’nin 25 yıldır sektörün bir araya geldiği önemli platformlardan biri olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “25 yıllık bir öykü bu. 2001 yılında bin 43 kişinin katılımı ile başlayan fuarımız; konferans, ödüller ve eğlence ile 10 bin 800’ü aşkın sektör yöneticisinin katıldığı Türkiye’nin en büyük platformuna dönüştü. Perakende Günleri’nde başlangıçta AVM’ler ve fiziksel mağaza hizmetleri stantları ağırlıktayken bugün fuarın yüzde 72’sini teknoloji stantları oluşturuyor. Perakende Günleri’nde hep geleceği sergiledik ve yol gösterdik. Şu anda büyük bir gelişme gösteren RFID (Radyo Frekansı ile Tanımlama) teknolojisi, akıllı aynalar bundan tam 21 yıl önce 2005’te Perakende Günleri’nin içindeki fuarda “Future Store” olarak yer aldı. Yurt dışından 35 ülkeden perakendecilerin ve hizmet sağlayıcıların katıldığı Perakende Günleri ülkemiz perakendesinin yurt dışına açılımında büyük rol oynadı.” MediaMarkt Türkiye CEO'su Hulusi Acar ise konuşmasında şunları söyledi; “Teknolojinin hayatımıza getirdiklerine uyum sağlayamayanlar maalesef ortada kalacak. Teknolojiye her zaman yatırım yapan kazanıyor da denemez. Teknoloji müşterinin ihtiyaçlarına uygun kullanılmıyorsa sadece bir maliyetten ibarettir. Müşteriye fayda sağlamayan teknoloji yatırımları çöp oluyor.” Acar, yıllar önce dijital mağazaların fiziki mağazaların yerini alacağının da söylendiğini hatırlatarak, “Mağazacılık yok olmuyor, evrim geçiriyor. Deneyim mağazacılığı önem kazanıyor. Fiziksel mağaza ihtiyacı devam ediyor. Buraya yatırım yapan kazanmaya devam edecek. Bizim için uzun vadede değer yaratmak önemli. Ucuz olmak kolay, vazgeçilmez olmak zor. Doğru ihtiyacı doğru zaman da anlayanlar, müşterinin ihtiyaç duyduğu anda orada olmayı başaranlar, insan ile teknoloji karşı karşıla getirmeyip teknolojiyi en iyi şekilde kullananlar, güven veren, deneyimi stratejinin merkezine alan tüm markalar yaşayacak.” Esas Gayrimenkul COO’su Nevzat Yavan ise oturumda şunları aktardı: “Müşterilerin önemli bir kısmı satın almadan önce yapay zekâya soruyor. Dolayısıyla artık işimizi dikiz aynasından yönetemeyeceğimiz bir döneme girdik. Onun yerine veriyi işleyen, ileriyi tahmin eden bir yol daha önemli hale geliyor. Yapay zekâya yalnızca maliyet azaltmak ya da gelir yaratmak açısından bakmamak gerekiyor; aynı zamanda tüm işleri ölçüp öngörebildiğimiz bir faydası var.” Çin ve Silikon Vadisi Uzmanı, Teknoloji Girişimcisi, Yazar Pascal Coppens ise konuşmasında şunları söyledi: “Biz Batılılar, marka sadakatine, pazarlamaya, değer yaratmaya odaklandık. Fikri içeriden dışarıya olarak yürüttük. Çin’de ise fikir dışarıdan içeriye oldu, müşterilerin kendisi inovasyonu istedi. Çin’deki markalar, müşteriyle birlikte tasarım yaptılar, müşterinin fikirlerini müşteri deneyimine dahil ettiler. Bu da perakende dünyasını epey değiştirdi. Dünyanın geri kalanı Çin için tasarım yapmaya başladı. Şimdi Çin, müşterinin cüzdanına ve davranışına bakmadan müşteriyi eğlendirmeye çalışıyor. Bütün bunlar son 17 yılın sonuçları. Bence bunun sebebi Çin’in kolektif ve dayanışma kültürüyle en yukarıdaki lige ulaşmak istemesinden ileri geliyor. Çin, bu pragmatizmle yükseldi. Biz ise Avrupa’da akıllıca, daha az çalışmak istedik. Fakat fark ettik ki daha fazla çalışmaya başlamazsak Çin’e bağımlı hale geleceğiz. 35 yıl boyunca Çin’e uzaktan baktık, onlarda Facebook yok, Whatsapp yok, ne var ki dedik ama son dönemde süper app’ler oluşturdular. Çin, Silikon vadisine değil özellikle Almanya’ya ve Avrupa’ya baktı. 2030 yılına gelindiğinde dünya inovasyonunun lideri olma hedefiyle ilerledi. Çin’de şu an kurumların yüzde 95’i yapay zekâ kullanıyor. Dünyanın neresinde olursak olalım her şey bir fikirle başlar, sonraki fizibilite süreçleriyle ilerler. Ama Çinliler bunu tersine çevirdi. Rekabetin olduğu alana bakıyorlar, kırmızı okyanusa odaklanıyorlar. Döngünün sonunda inovasyona başlıyorlar. Ama inovasyona geldiklerinde zaten o süre zarfına kadar para kazanmış oluyorlar ve o parayı inovasyon yatırımına kullanabiliyor. Geleneksel endüstrileri dijitalleştirip, yeni endüstrileri de eklemeyi hedefliyorlar.” Gökçelik Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras ise konuşmasında şunları aktardı: “Perakende sektöründe de ister konvansiyonel olun ister e-ticaret yapın, iş dünyasında 5 dk sonra ne olacağını bilmiyorsunuz hem sosyolojik hem ekonomik hem ekolojik. Yapay zekâ ise bunları çözümleyecek.” FİBA CP CEO & Yönetim Kurulu Üyesi Yurdaer Kahraman ise, şunları söyledi; “Dünyanın krizlerden teknolojik dönüşümlere kadar birçok önemli gelişim yaşadığını görüyoruz. Önemli olan burada fırsatları görebilmek ve doğru zamanda harekete geçebilmek. Bugün fuar alanlarında teknoloji şirketlerinin, yapay zekâ çözümlerinin ve dijitalleşme uygulamalarının ağırlık kazandığını görüyoruz. Bu değişim bize şunu gösteriyor: Geleceğin iş dünyasında teknoloji artık bir seçenek değil, iş yapış biçimlerinin ayrılmaz bir parçası. Ancak dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarını yalnızca teknoloji satın almak olarak değerlendirmemek gerekiyor. Başarı, sahayı yakından takip etmekten, müşteriyi anlamaktan ve doğru kararları yerinde gözlemleyerek verebilmekten geçiyor. Teknoloji, tecrübe ve insan dokunuşuyla birleştiğinde gerçek değer yaratıyor. Fırsatları erken görmek, hızlı karar almak ve uygulamaya geçirmek şirketlerin sürdürülebilir başarısında belirleyici rol oynuyor.” İŞBİR Yatak Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi Cihan Çavdar ise, şunları söyledi; “Bilimsel araştırmalar bugün bize çok net bir gerçeği gösteriyor: Toplum olarak hâlâ uykuya hak ettiği önemi vermiyoruz. Yatak sektörü artık yalnızca mobilya veya ev tekstili kategorisinde değerlendirilemez. Bugün konuştuğumuz konu aslında bir sağlık ve yaşam kalitesi meselesidir.” Bu bakış açısıyla hareket ederek kendilerini yalnızca yatak üreten bir marka olarak değil, insanların daha kaliteli bir yaşam sürmesine katkı sağlayan bir yaşam markası olarak konumlandırdıklarını belirten Çavdar, şöyle devam etti; “İnsanlar artık yalnızca bir ürün satın almak istemiyor; kendi yaşam tarzlarına, değerlerine ve ihtiyaçlarına karşılık veren markalar arıyor. Artık mesele sadece kaliteli yatak üretmek değil, insanların daha sağlıklı, daha mutlu ve daha verimli bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacak çözümler sunabilmek. Mağazalarımızın bizim için bir sahne. Müşterilerimizle ilişki ve duygusal bağ kurduğumuz alan.”

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu Haber

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından Perakende Günleri, 25. yılında sektörü değerlendirmek üzere 8 dernek başkanını bir araya getirdi. Markalardan AVM'lere, gıda perakendecilerinden e-ticarete uzanan sektör temsilcisi başkanlar, perakendenin dönüşümüne ve geleceğine dair öngörülerini paylaştı, birlik mesajı verdi. Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen ve perakendeden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektöre yön veren tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Günleri yoğun katılımla başladı. Etkinliğin ilk gününde, Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Arın Saydam moderatörlüğünde düzenlenen ortak basın toplantısı, sektörün önde gelen 8 sivil toplum kuruluşu temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Toplantıda, son iki yılda hazır giyimin kan kaybettiğini, üretim gücünün zayıfladığını, yurt dışından gelen turistlerin harcamalarının azaldığını belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel sözlerine şöyle devam etti: “Üyelerimizin büyük problemi kira artış oranları. Yapılan cironun içindeki indirimli satış oranı her ankette artıyor. Satışların yüzde 70-80'inin indirimli dönemde yapılmaya başlanması tedirgin edici bir durum. Maliyet kalemleri neden artıyor, buna ayrıca bakmak gerekiyor. Hazır giyim son iki yıllık periyotta kan kaybetti. Üretim gücümüz zayıfladı. Yurt dışı turist harcamalarında da sürekli bir azalış var; bu da tedirgin edici. Bu durum dövize karşı gelir kaybı olduğunu gösteriyor. Perakendeci TL üzerinden satış yaptığı için etkileniyor. Öte yandan perakende sektöründe yaşanan daralmanın alınacak kararlarla ve coğrafyamız sayesinde hızlı bir şekilde değişeceğine inanıyorum.” Öncel, 25 yıldır bu başarıyı aynı heyecanla tutkuyla sürdüren Suat Soysal’ın perakende vizyonuna katkıda bulunmasını sektör için büyük bir şans olarak adlandırıp, tüm Soysal Danışmanlık ekibine teşekkürlerini iletti. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise, sektördeki durumu anlamak için perakendecilere, yatırımcılara ve tüketicilere ayrı ayrı bakmak gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Sene başında beklediğimiz toparlanma beklentisi maalesef 2027’ye kaydı. AYD olarak bizim bakış açımız çok net: Perakendeci ile AVM yatırımcısı birbirinin rakibi değil, iş ortağıdır. Perakende güçlü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü yönetmek için ihtiyacımız olan şey ortak akıldır. Sektörümüz önümüzdeki dönemde daha seçici bir büyüme sürecine girecek. Perakendeci ve yatırımcılar için sınırlı ancak doğru segmentlere odaklanan yatırımlar ve operasyonel disiplin ön plana çıkacak. Tüketici tarafında ise bir süre daha satın alma gücünün belirleyici olduğu bir dönem devam edecek. Bu süreçte başarılı olacak yapılar; müşteri deneyimini, veriyi ve dijital ile fiziksel dünyayı birlikte yönetebilen markalar ve alışveriş merkezleri olacak. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi, ancak adil ve dengeli bir sektör yapısıyla mümkündür.” Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe yaşanan uluslararası ve ulusal gelişmelerin iç talebi engellediğinden bahsetti ve sözlerine şöyle devam etti: “Sektörün gelir bacağı engellendi. Gider tarafında ise yaşanan yüksek enflasyon, kiralar, çalışan giderleri vb. para kazanmamızı olanaksız hale getiriyor. E-ticaret gelişmeye devam ediyor, ivmesi pandemi sonrasında da düşmedi, yüzde 20’leri geçen bir yükselişi var. Bunun sebebi perakende mağazacılığının gelişemiyor oluşu, mağaza açılmaması… Bu döngüyü kırmamız lazım. Eğer sektör büyümezse işsizlik çözülemez, ihracat bacağı çözülemez ve yabancı yatırımcı gelmez… Son 10 yıldır Türkiye’den marka çıkmıyor, çıkıp da 40-50 mağaza açmış bir mağaza yok, bu çok üzüntü verici bir durum… Enflasyon ve faiz konusunda gelişmekte olan ülkelerle aynı seviyeye gelirsek bu mümkün olabilir.” Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, ise gıda perakendesinin ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen gıda perakendesi kaliteli, güvenilir, erişilir fiyatla hizmet sunmaya devam ediyor. GPD olarak tüketici refahını artırma amacı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak gerek belediyeler gerekse mevzuat kaynaklı ek maliyetlere katlanıyoruz. Diğer yandan BM verilerine göre gıdanın 3’te biri kaybediliyor. Bu da 23 milyon tona denk geliyor. Bu önemli ve büyük bir sorun. Tüm zinciri veriye dayalı ve şeffaf yönetmenin gerekliliğine inanıyor; gıda güvenliği ve kaybı için izlenebilirliğin şart olduğunu düşünüyoruz. Tüm sektör için yapıcı diyalogla birlikte hareket etmenin altını çiziyoruz.” Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehbi Kahveci, Türkiye’de taklit markalar pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Bu pazarın yüzde 5’i ancak yakalanabiliyor. İthalata konulan vergiler taklidi en çok artıran unsur. Gümrük, polis ve jandarmanın katkısıyla bunu önlemeye çalışıyoruz. Uluslararası platformlarda Kapalı Çarşı en çok bilinen değerimiz. Kapalı Çarşı’nın itibarını düzeltip, ‘Türk Malı’nın orijinal olduğunu vurgulamamız lazım. Öte yandan ülkemizde yaşayıp daha sonra kendi ülkelerine dönenler, ‘Türk Malı’ ürünleri deneyimledikleri için oralarda bizim markalarımızın mağazalarını açıyorlar. Dünya’nın pek çok yerinde de ‘Türk Malı’ tescil yapar hale geldi…” Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, 25 yıldır Perakende Günleri’ni sürdürülebilir kıldığı için Soysal Danışmanlık’a teşekkürlerini ileterek sözlerine şöyle devam etti: “Susuzluk geliyor, alternatif gıdalar bulmak lazım, küresel değişimler mevcut. Ülkenin kendi kendine yetmesi bir güvenlik meselesi ve savunma sanayii kadar önemli. Öncelikli yatırımların bu alanda yapılmasına olanak tanınması lazım. Öte yandan büyük bir gıda enflasyonu da var ama ülkemizin potansiyeli yüksek, ilişkilerimizi doğru kullanarak, güzel gelişmeler yaşanabilir.” Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer ise yeme içme sektörünün boynu bükük diyerek, görüşlerini şöyle ifade etti: “2 milyon istihdamımız var. Turizm içinde gastronominin payı yüzde 20. 200 marka, 3 bin 500 işletme ve 1 trilyon lira ile varlığımızı sürdürüyoruz. Ancak 2-3 yıldır artan hammadde maliyetleri, tarihi rekorla artan çalışan maliyetleri ile mücadele ediyoruz. Kısa süreli yurt dışına tatile giden vatandaşlarımızın sayısı da harcadığı para da yüksek. Ülkemize gelen ziyaretçilerin kalma süresi ise daha uzun ama sağladığı gelir daha az. Bu denklem oldukça üzücü. Asıl önemli olan yaz mevsimi geldi. En azından vergisel avantajlar sağlanmasına ve körfez ülkelerinden, BAE’den gelecek firmalarla yeni fırsatlar yaratmanın önemine dikkat çekmek istiyoruz.” Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek de Dünyanın bir denge problemi yaşadığından bahsetti ve şunları ifade etti: “Ciro - kira dengesi, işçilik, kiralar vb. sorunları yönetmekte zorlanıyoruz. Vasıflı eleman bulmak sıkıntılı bir durum oldu. Ayrıca sektörümüzün bahşiş sıkıntısı var. Kredi kartı ile ödemeler çoğunlukta olduğu için bahşiş alamıyoruz. 2000’lerden sonra yaşanan zorlukların, krizlerin, salgınların ve teknolojik gelişmelerin değiştirdiği dönemin geçiş sancılarını yaşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yataş Grup’un Yeni Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Selmin Gündoğdu Oldu Haber

Yataş Grup’un Yeni Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Selmin Gündoğdu Oldu

Yataş Grup, sürdürülebilir büyüme hedefleri ve pazar liderliği vizyonu doğrultusunda yönetim yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Eylül 2021’den bu yana Yataş Bedding Pazarlama Direktörü olarak görev yapan Selmin Gündoğdu, Yataş Grup Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı görevine atandı. 2008 yılında Reklam ve Halkla İlişkiler Yöneticisi olarak Yataş Grup bünyesine katılan Selmin Gündoğdu, Kurumsal İletişim Grup Yöneticiliği ile Kurumsal İletişim ve Tanıtım Direktörlüğü görevlerinin ardından, 2021 yılında Yataş Bedding Pazarlama Direktörlüğü görevini üstlendi. Bu süreçte markanın büyümesinde başarılı çalışmalara imza atan Gündoğdu, yeni görevinde Yataş Bedding, Enza Home, Divanev ve Puffy markalarının pazarlama departmanları ile E-Ticaret ve Pazarlama Destek departmanlarının yönetiminden sorumlu olacak. Marmara Üniversitesi İngilizce Çevre Mühendisliği ve Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme İhtisas Programı’ndan mezun olan ve Sabancı Üniversitesi Turquality Yönetici Geliştirme Programı’na katılan Gündoğdu, kariyeri boyunca Alfa Reklam Üssü, Free İletişim ve Gio Reklam gibi önde gelen reklam ajanslarında müşteri ilişkileri ve medya satın alma görevlerinde bulundu. Yataş Grup’un yeni dönemdeki dönüşüm ve dijitalleşme süreçlerine liderlik edecek olan Gündoğdu, markaların küresel ve yerel pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejik çalışmalara yön verecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mattel’de Üst Düzey Atamalar Haber

Mattel’de Üst Düzey Atamalar

Dünyanın önde gelen oyuncak ve aile eğlence şirketlerinden Mattel, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ticari organizasyonunu güçlendirmek ve operasyonel çevikliğini artırmak amacıyla üst düzey yönetimde kritik atamalar yapıldığını duyurdu. Bu stratejik değişiklikler, Başkan ve Ticari Faaliyetler Başkanı (CCO) Steve Totzke’nin görevini 1 Mayıs 2026 itibarıyla, halen EMEA ve Küresel Doğrudan Tüketiciye Satış Genel Müdürü olan Sanjay Luthra’ya devredeceğinin açıklanmasının ardından geldi. Core Europe Yönetimi Apostolis Karampatzakis’e Emanet Halihazırda Mattel Pan EMEA Pazarları (PEM) Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü olarak görev yapan Apostolis Karampatzakis, yeni oluşturulan SVP ve Core Europe Başkanı rolüne atandı. Karampatzakis, doğrudan Sanjay Luthra’ya raporlayacak. Karampatzakis, yeni görevinde Birleşik Krallık ve İrlanda, Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, İtalya, İberya, Benelüks ve Nordik ülkeleri kapsayan Core Europe pazarlarında ticari strateji, perakende dağıtım kanallarının geliştirilmesi ve operasyonel süreçlerin yürütülmesinden sorumlu olacak. Ayrıca Avrupa Amazon ekibi de kendisine bağlı olarak çalışacak. Mattel bünyesinde 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Karampatzakis, Avrupa operasyonlarında sürdürülebilir ve kârlı büyüme sağlamadaki güçlü geçmişiyle dikkat çekiyor. Daha önce Avrupa e-ticaret Satış Kıdemli Direktörlüğü ile Almanya, Avusturya ve İsviçre Bölgesel Satış Direktörlüğü görevlerini üstlenen Karampatzakis, son olarak PEM bölgesinin iş hacmini beş yıl içinde iki katına çıkardı. 2024 yılında ise Mattel’in her yıl yalnızca bir kişiye verilen prestijli Chairman’s Award ödülünün sahibi oldu. PEM Bölgesi’nin Yönetim Koltuğuna Sebastian Trischler Oturuyor Öte yandan, DACH Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü ile EMEA E-ticaret Başkanı olarak görev yapan Sebastian Trischler, PEM Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü olarak atandı. Trischler de doğrudan Sanjay Luthra’ya bağlı olarak çalışacak. Sebastian Trischler, Orta ve Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan geniş bir coğrafyada ticari performansın ve günlük operasyonların yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda Türkiye dahil olmak üzere şirketin en önemli büyüme pazarlarında ticari strateji, pazar geliştirme ve operasyonel uygulamaları yönetecek. Mattel’de 10 yılı aşkın süredir görev yapan Trischler, Avrupa genelinde yüksek performanslı ekipleri yönetme ve sürdürülebilir büyüme sağlama konusundaki deneyimiyle öne çıkıyor. Şirkete katıldığından bu yana DACH ve Avrupa genelinde artan sorumluluklar üstlenen Trischler, mevcut görevinde EMEA’nın en önemli pazarlarından birini yönetirken Avrupa e-ticaret yapılanmasının dönüşümüne liderlik etti. EMEA’nın Geleceğine Yön Verecek İki Lider Sanjay Luthra konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Küresel Ticari İşler Direktörü rolünü üstlenirken, EMEA’da birlikte inşa ettiğimiz yapıdan büyük gurur duyuyorum ve geleceğe dair güçlü bir güven taşıyorum. Apostolis ve Sebastian, operasyonlarımızı daha da modernize edecek ve bu önemli bölgede iş ortaklarımızla birlikte büyük fırsatları hayata geçirecek liderlik, deneyim ve vizyona sahip” ifadelerini kullandı. Apostolis Karampatzakis ise, “Mattel’de 25 yılı aşkın sürenin ardından, Core Europe pazarlarını yöneteceğim bu yeni rolü üstlenmekten onur duyuyorum. Daha odaklı ve yalın stratejilerle Mattel ve iş ortaklarımız için büyümeyi hızlandırmayı hedefliyorum” dedi. Sebastian Trischler de, “PEM bölgesindeki dinamik ve çeşitli ülkelerden oluşan portföyü yönetme fırsatı beni heyecanlandırıyor. Şirketimizin en önemli büyüme pazarlarının potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyorum” açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.