Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yatırım

TTN TÜRK - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VAHAP KÜÇÜK: İNSANI MERKEZE ALARAK YATIRIMLARA DEVAM EDİYORUZ Haber

VAHAP KÜÇÜK: İNSANI MERKEZE ALARAK YATIRIMLARA DEVAM EDİYORUZ

Özyeğin Üniversitesi’nin akademik desteğiyle 12 yıldır sektöre yenilikçi ve girişimci liderler kazandıran Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi (AAPGM), 20 Ekim 2026 Salı günü Swissotel the Bosphorus İstanbul’da düzenlenen etkinlikle 13. Perakende ve Gayrimenkul Yönetimi Sertifika Programı’nı 29 yeni öğrencisiyle başlattı. Bu yıl aynı zamanda Alp Alkaş’ın aramızdan ayrılışının 14. ve merkezin kuruluşunun 13. yılı olması nedeniyle etkinlik anlamlı ve duygusal bir atmosferde gerçekleşti. Akademik Destek ve Güçlü İçerik Akademik Direktörlüğünü Prof. Dr. Işıl Erol, Yönetici Direktörlüğünü Tuğba Güraslan’ın yürüttüğü merkez; sektörde kalıcı değer yaratmayı, araştırma, eğitim ve yaşam boyu öğrenme ekseninde yeni liderler yetiştirmeyi sürdürüyor. Sektörün değişen ihtiyaçları ve güncel gelişmeler doğrultusunda her dönem yenilenen programda, bu yıl “Dijital Dönüşüm, E-Ticaret ve Yapay Zekâ” modülünün güncellenen ders içerikleri öne çıkıyor. Modülde, dijitalleşme, e-ticaret ve yapay zekânın perakende ve gayrimenkul sektörleri üzerindeki etkileri, sektörel dönüşüm ve geleceğe yönelik yeni yaklaşımlar kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınacak. Her biri 3 gün sürecek modüllerle program 27 Mayıs 2027 tarihinde tamamlanacak. Toplam 24 akademisyen ve 80 sektör profesyonelinin katkı sağlayacağı eğitimlerde; perakende yönetiminden finansal stratejilere, gayrimenkul geliştirmeden sürdürülebilirlik ve inovasyona kadar geniş bir yelpazede içerik sunulacak. Açılış töreninde Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, Prof. Dr. Işıl Erol, Avi Alkaş ve Tuğba Güraslan, Alp Alkaş’ın sektöre kazandırdığı değerleri anarak yeni dönemin hedeflerini paylaştı. Sektörden birçok ismin katıldığı 13. dönem açılış törenine, perakende sektörünün duayen isimlerinden Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı ve Park Bravo’nun kurucusu Kamil Özçoban da katılım sağladı. Etkinliğin onur konuğu, LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, Avi Alkaşmoderatörlüğünde gerçekleştirdiği söyleşide, perakende markası LC Waikiki ve yeni AVM yatırımları ForumOne üzerinden liderlik yolculuğu, iş yaşamına dair deneyimleri ve ilham veren hikâyelerini aktardı. Her şey bir hayalle başladı, hayal vizyona dönüştü LC Waikiki’nin dünya markasına dönüşümünün bir hayalle başladığını belirten LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, “Bu topraklardan bir dünya markası çıkarma hayaliyle yola çıktık. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek için kendimize bir anlam ve misyon belirledik: ‘İyi giyinmek herkesin hakkı!’ Üretim kökenli bir şirket olarak başladığımız yolculukta yalnızca üretim yapmanın sürdürülebilir büyüme için yeterli olmadığını gördük. Kalıcı başarı için marka olmak ve markaya yatırım yapmak gerekiyordu. 2001 krizine kadar bayilik modeliyle ilerlerken, müşterilerimize daha yakın olmak amacıyla perakendeciliğe yöneldik. 2001 yılında bayilikten perakendeye geçişimiz, Türkiye’de alışveriş merkezi yatırımlarının hız kazandığı bir döneme denk geldi. Bu fırsatı değerlendirip AVM’lerde yeni mağazalar açarak LC Waikiki’nin perakendede büyümesinde önemli bir adım attık. 2009 yılında ilk yurt dışı mağazamızı Romanya’da açtık. Ardından Irak, Kazakistan, Bulgaristan ve Bosna Hersek’te ilk mağazalarımızı açarak yurt dışı pazarlarında atağa geçtik” diye konuştu. Söyleşide, ForumOne yatırımına da değinen Küçük, bu yatırımla uzun yıllara dayanan perakendecilik deneyimini farklı bir alana taşımayı planladıklarını belirterek, “Yaklaşık iki yıl önce Forum’a ait sekiz AVM’nin yüzde 40’ını satın alarak alışveriş merkezi işletmeciliğinde de önemli bir sorumluluk üstlendik. Bizim için bu sektör yeni değil. Uzun yıllar kiracı olarak yer aldığımız bu merkezleri, mağazacılık açısından olduğu kadar, tüketici davranışları ve perakendenin değişen ihtiyaçları açısından da yakından tanıyoruz. Dolayısıyla yatırım kararımızı verirken yalnızca mevcut finansal performansa değil, bu merkezlerin sahip olduğu potansiyele ve gelecekte yaratabilecekleri değere de baktık. Forum portföyünde oturmuş bir işletme yapısı, güçlü lokasyonlar, yüksek ziyaretçi potansiyeli ve geniş bir marka ekosistemi var. Bunlar, doğru strateji ve etkin yönetimle daha ileri taşınabilecek önemli avantajlar. Biz de perakendeden gelen bilgi birikimimizi, yatırımcı bakış açısıyla birleştirerek bu potansiyeli büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. “İnsanı merkeze alarak yatırımlara devam ediyoruz” ForumOne’ın gelecek vizyonunu da anlatan Küçük, şöyle devam etti: “ForumOne olarak Türkiye’nin yedi ilinde bulunan sekiz alışveriş merkezimizle geniş ve farklı dinamiklere sahip bir portföyü yönetiyoruz. Bu merkezlerimiz yılda yaklaşık 65 milyon ziyaretçiye ulaşıyor. Bizim hedefimiz, bu güçlü ölçeği yalnızca korumak değil, her bir AVM’nin kendi potansiyelini daha ileri taşıyarak portföyümüzün toplam değerini artırmak. Bu doğrultuda her AVM’yi bulunduğu şehrin ekonomik yapısı, ziyaretçi profili, rekabet koşulları ve perakende potansiyeli çerçevesinde ayrı ayrı ele alıyoruz. Merkeze insanı koyuyoruz. Perakendeden gelen deneyimimiz bize şunu gösteriyor: Bir alışveriş merkezinin başarısı yalnızca içinde hangi markaların bulunduğuyla değil, ziyaretçiye nasıl bir deneyim sunduğuyla da belirleniyor. Tüketicinin beklentileri değişiyor; alışverişin yanında sosyalleşmek, vakit geçirmek, eğlenmek ve ihtiyaçlarını bir arada karşılamak istiyor. Biz de marka karmamızı bu değişimi dikkate alarak geliştiriyor, güçlü ulusal ve uluslararası markaları doğru lokasyonlarla buluşturmayı hedefliyoruz.” Aynı modülde, Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nane, Boyner Holding YK Üyesi Serdar Sunay ve Vakko Gayrimenkul ve Satıştan Sorumlu Grup Başkanı Emrah İnel tarafından verilen “Perakendenin Temelleri” dersiyle yeni dönem dersleri resmen başladı. Geleceğe Yatırım AAPGM, kurulduğu 2013 yılından bu yana 560’ı aşkın mezunu sektöre kazandırdı. Merkez, yalnızca mesleki bilgi değil, etik değerlere sahip, yenilikçi ve vizyoner liderler yetiştirerek Türkiye’nin en dinamik sektörlerinden biri olan perakende ve gayrimenkul alanında fark yaratmaya devam ediyor.

ŞA-RA ENERJİ’DE ÜST DÜZEY ATAMA CFO GÖREVİNE ALİ AR GETİRİLDİ Haber

ŞA-RA ENERJİ’DE ÜST DÜZEY ATAMA CFO GÖREVİNE ALİ AR GETİRİLDİ

Türkiye’nin sanayi ve enerji sektöründeki öne çıkan şirketlerinden ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin üst yönetim organizasyonunda önemli bir atama gerçekleştirildi. Son olarak ŞA-RA Şirketler Grubu’nda Grup Finans Direktörü olarak görev yapan sektörünün tecrübeli isimlerinden Ali Ar, ŞA-RA Enerji’de CFO görevini üstlendi. ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., üst yönetim organizasyonundaki değişikliğe ilişkin bu önemli atamayı, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yaptığı şu açıklama ile duyurdu: “Şirketimizin yeni organizasyonel yapılanması kapsamında, daha önce Grup Finans Direktörü olarak görev yapmakta olan Sayın Ali Ar, 17.09.2026 tarihi itibarıyla Şirketimiz CFO görevine atanmıştır.” ALİ AR HAKKINDA TED Ankara Koleji Lise Kısmından 1992 yılında, Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden 1997 yılında mezun olan Ali Ar, çalışma hayatına DenizBank’ın ilk dönem Yönetici Adayı programı ile kurumsal bankacılık alanında başladı. Profesyonel kariyeri boyunca finans, strateji ve kurumsal yönetim alanlarında çeşitli sorumluluklar üstlenen Ali Ar, aralarında Leonardo ve Thales’in de bulunduğu çok uluslu teknoloji ve savunma sanayi şirketlerinde üst düzey görevler üstlendi. Avrupa’nın ilk tam dikey entegre güneş enerjisi paneli üreticisi Kalyon PV’de Finans Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Ar, 2023–2026 yılları arasında şirketin büyüme, yatırım, Turquality ve halka arz süreçlerinde aktif rol aldı. Mart 2026 itibarıyla enerji iletim hatları ve altyapı projeleri alanında faaliyet gösteren ŞA-RA Şirketler Grubu’nda Grup Finans Direktörü olarak görev yapan Ali Ar, ŞA-RA Enerji’nin halka arz sürecinde de aktif rol oynamıştı. Ali Ar, 17 Eylül 2026 itibari ile de ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’de CFO görevini üstlendi. İyi derecede İngilizce, orta derecede İspanyolca bilen Ali Ar, evli ve iki çocuk babasıdır.

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama Haber

FLO GROUP’ta Üst Düzey Atama

Çok kanallı ve çok markalı perakende yapısıyla büyümesini sürdüren FLO GROUP, organizasyon yapısını güçlendirmeye yönelik yeni bir adım attı. Finans, strateji, yatırım ve organizasyonel yönetim alanlarında 30 yılı aşkın deneyime sahip Ahmet Okçular, FLO GROUP’ta Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak göreve başladı. Yeni yapılanmayla birlikte şirketin destek fonksiyonlarının daha entegre bir liderlik yapısı altında yönetilmesi ve FLO GROUP’un kurumsal dönüşüm, operasyonel mükemmeliyet ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Ahmet Okçular, yeni görevinde mali işler, insan kaynakları, lojistik ve iç denetimfonksiyonlarına liderlik edecek. Destek fonksiyonları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, süreçlerin daha verimli ve çevik bir yapıya kavuşturulması ve şirketin büyüme hedeflerini destekleyecek organizasyonel yapının geliştirilmesi Okçular’ın öncelikli sorumlulukları arasında yer alacak. Kariyerine 1996 yılında QNB FinansInvest’te başlayan Ahmet Okçular, 2005 yılında HSBC Türkiye’ye katıldı. HSBC’de Kurumsal Finansman Başkanlığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenen Okçular; birleşme ve satın alma danışmanlığı ile sermaye piyasaları alanlarında çeşitli çalışmalara liderlik etti. 2016 yılında Tekfen Holding’e Grup CFO’su olarak katılan Okçular, 2019 yılında Strateji, İş Geliştirme ve Yatırımlardan Sorumlu Grup Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Bu dönemde grup genelindeki stratejik planlama, yatırım, iş geliştirme ve birleşme ve satın alma süreçlerinin yönetiminde görev aldı. 2022 yılında AIM Finance’i kurarak finansal ve stratejik danışmanlık alanındaki çalışmalarını sürdüren Okçular, 2024 yılında Toros Tarım ve Mondi Oluklu Mukavva’da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlendi. 2025 yılında ise CCN Yatırım Holding’te Finans, Strateji ve İş Geliştirme Başkanı olarak görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümlerinden mezun olan Ahmet Okçular, International University of Japan’da Uluslararası Yönetim alanında MBA programını tamamladı. Finans, yatırım, strateji ve organizasyonel yönetim alanlarındaki kapsamlı deneyimiyle Okçular, Destek Operasyonlarından Sorumlu CEO Yardımcısı olarak FLO GROUP’un kurumsal dönüşümünün hızlandırılmasına, destek fonksiyonları arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sunacak.

Trump: "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı" Haber

Trump: "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı"

ABD Başkanı Donald Trump, "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı. Irak’a zorbalık yaptılar. Her ülkeye zorbalık yaptılar. Orta Doğu’nun her yerinde korku hakimdi. Artık korku yok" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Irak Başbakanı Ali Zeydi ile bir araya geldiği görüşmede basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Görüşmede, Irak’ın muazzam petrol rezervleri olduğunu ve büyük bir zenginlik potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Trump, "Başbakan, kısa süre içinde ülkeyi büyük ölçüde değiştirdi. Özellikle de ABD’ye bakış açısını değiştirdi. Aramızda ortaklıklar oluşuyor" dedi. ABD askerlerinin, 30 Eylül itibarıyla Irak’tan ayrılacağına değinen Trump, "Artık orada askeri varlığımıza ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı. Irak’taki ABD varlığını "çok büyük bir operasyon" olarak tanımlayan Trump, "Şimdi petrol şirketlerinin tamamı, Irak’a gidiyor ve Irak’la ortaklıklar kuruyor. Gayet iyi anlaşıyorlar. Aramızdaki ilişki, artık orada askeri varlığa ihtiyaç duymayacağımız kadar kapsamlı bir ilişkiye dönüşüyor" dedi. "İran, Irak’ın üzerinde büyük bir yük oluşturuyordu" Gerektiğinde Irak’ı korumak için orada olacaklarını fakat buna gerek olacağını düşünmediğini ifade eden Trump, "Onların başlıca rakibi İran’dı. Belki onlar dost olarak görmüş olabilir ama ben rakip olarak değerlendiriyorum. İran, Irak’ın üzerinde büyük bir yük oluşturuyordu" dedi. ABD Başkanı Trump, "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı. Irak’a zorbalık yaptılar. Her ülkeye zorbalık yaptılar. Orta Doğu’nun her yerinde korku hakimdi. Artık korku yok" ifadelerini kullandı. Trump, "İran’ın askeri gücü, sadece dört ay içinde önceki seviyesinin çok küçük bir bölümüne indirgendi. Dolayısıyla, artık bu sorunla karşılaşmayacaklar" dedi. Trump, Amerikalı petrol şirketlerinin daha önce hiç görülmemiş düzeyde oraya gitmesinin nedenlerinden birinin de bu olduğunu düşündüğünü söyledi. "Bence hiç kimse boğazdan geçiş ücreti talep etmemeli" Basın toplantısında Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere yüzde 20 ücret uygulanması konusundaki fikrinin neden değiştiği yönünde bir soru alan Trump, "Dün bu açıklamayı yaptığımda, Hürmüz Boğazı’nı koruyan taraf biziz ama aslında bu petrolden hiçbir çıkarımız yok diye düşünmüştüm. Petrole ihtiyacımız da yok. Bu bizim için önemli değildi ama müttefiklerimiz için önemliydi. Körfez ülkeleri dahil, çok iyi ilişkiler içinde olduğumuz ülkeler için önemliydi. Bu yüzden böyle bir teklifi ortaya atmıştım ve bence iyi bir fikirdi" dedi. Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti ile ilgili birçok ülkenin kendisini aradığını belirten Trump, "Farklı kişiler ve ülkelerden telefonlar aldım. Bana, ‘Bunu farklı bir şekilde yapmak isteriz. ABD’ye milyarlarca dolar yatırım yapmak isteriz’ dediler. Aslında bu hoşuma gitti, çünkü bence hiç kimse boğazdan geçiş ücreti talep etmemeli" dedi. Trump, "Biz bunu sadece yaptığımız hizmetin karşılığını almak amacıyla gündeme getirmiştik. Körfez ülkeleri, ABD’ye çok büyük miktarda yatırım yapacak. Bu benim için son derece tatmin edici oldu. Hatta bunun çok daha iyi olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı’ndan ücret alınması fikri tamamen rafa mı kalktı?" şeklindeki bir soruya ise Trump, "Evet, bu konu artık tamamen kapanmıştır" cevabını verdi. Trump, "Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve diğer ülkelerle konuştum. Hepsi, ABD’ye rekor düzeyde daha fazla yatırım yapmak istediklerini söyledi. Bu benim için fazlasıyla yeterli. Herhangi bir ücret söz konusu olmayacak. Zaten ücret alma fikrini sevmiyorum. Ama aynı zamanda bütün dünyanın ticaretini, Çin’i ve diğer herkesi biz korurken bunun hiçbir karşılığı olmaması adil değil. Çin için koruma sağlamaktan rahatsız olmam. Hiç kimse için koruma sağlamaktan rahatsız olmam. Ama bunun telafi edilmemesi, adil olmazdı" ifadelerini kullandı. "Anlaşma tamamlanmıştı ama sonra birden bire vazgeçtiler" İran’a deniz ablukasının kaldırılması ya da yaptırım muafiyetleri verilmesi ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, "Hayır, onlara bir şans verdim. Bir anlaşma yapmaları için fırsat tanımak istedim. Aslında iki gün önce bir anlaşmamız vardı. Anlaşma tamamlanmıştı ama sonra birden bire vazgeçtiler. Anlaşmanın bir kısmını beğenmediler ve devam edemediler. İlk ateş açan onlar oldu, ilk ateşi açmaları büyük bir hataydı" ifadelerini kullandı. O günden beri İran’ın ağır bir şekilde vurulduğunu söyleyen Trump, ABD’nin İran’ın askeri kapasitesinin neredeyse tamamını ortadan kaldırdığını savundu. "Irak’la çok büyük işler başaracağız" Irak’ın özellikle petrolü nedeniyle muazzam bir potansiyele sahip olduğu ifadelerini tekrarlayan Trump, "Irak’la çok büyük işler başaracağız" dedi. Trump, "Birçok anlaşma yapacağız. Her iki ülke için de çok sayıda istihdam oluşturacağız. Çok büyük miktarda petrol çıkaracağız. Bunu Amerikan şirketleri yapacak. Başka ülkelerle değil, Amerika ile iş yapmak istiyorlar. Bu da çok iyi bir şey" dedi. Rusya’ya yaptırım tasarısının geçme ihtimali yüksek ABD Kongresi’nde Rusya’ya yönelik yaptırım tasarısının önümüzdeki birkaç hafta içinde kabul edilmesini bekleyip beklemediği sorusuna Trump, vefat eden Amerikalı Senatör Lindsey Graham’ın bunu çok istediği ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Sanırım tasarıya İran’ı da eklemek istiyorlar. İran’ı da ekleyecekler. Bu gerçekleşirse çok büyük bir adım olur. Hatta Hizbullah’ı da ekleyebilirler" dedi. Bunun Lindsey Graham adına yapıldığını ifade eden Trump, "Bu onun en çok üzerinde durduğu meseleydi. Bundan daha fazla istediği başka bir konu yoktu. Tasarının geçme ihtimali yüksek" dedi. Böyle bir durumda Çin ve Hindistan’a yönelik dolaylı yaptırımlar uygulanması ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Buna bakılması gerekir. Bu konu henüz görüşülmedi" ifadelerini kullandı. Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’ni "olağanüstü" olarak nitelendirdi ABD’nin birçok ülkeyle mükemmel ilişkilere sahip olduğundan bahsederken NATO Zirvesi’nden yeni döndüğünü ifade eden Trump, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi hakkında, "Olağanüstüydü. Dürüst olmak gerekirse, tam bir sevgi şöleniydi. İnanılmazdı" dedi.

Watsons Türkiye 500’üncü Mağazasını Galataport İstanbul’da Açtı Haber

Watsons Türkiye 500’üncü Mağazasını Galataport İstanbul’da Açtı

185 yıllık global deneyimi ve 31 pazardaki 17 bini aşkın mağazasıyla dünyanın en büyük sağlık ve güzellik perakendecisi olan AS Watson Group, Türkiye’deki büyüme yolculuğunda önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Watsons Türkiye, Galataport İstanbul’da açtığı 500’üncü mağazasıyla pazara olan güvenini bir kez daha ortaya koydu. Hong Kong merkezli AS Watson Group bünyesinde faaliyet gösteren Watsons, bugün Asya, Avrupa ve Orta Doğu’da yer alan 16 ülkede milyonlarca müşteriye ulaşıyor. Asya’nın lider O+O (Online + Offline) sağlık ve güzellik perakendecisi olan Watsons, sahip olduğu global bilgi birikimini Türkiye’deki yatırımlarıyla birleştirerek büyümesini sürdürüyor. Türkiye’de 21’inci yılını kutlayan Watsons, bugün 500 mağazası, yaklaşık 4 bin çalışanı ve 13 milyonu aşkın Watsons Club üyesiyle sektörün en yaygın ve güçlü oyuncularından biri konumunda bulunuyor. Şirket, güçlü mağaza yatırımlarıyla önümüzdeki dönemde tüm şehirler ve büyük ilçelerde olmayı hedefliyor. 21 yıl önce Türkiye’de güzellik ve kişisel bakım perakendeciliğinin öncüsü olarak yola çıktıklarını belirten Watsons Türkiye ve GCC (Körfez Ülkeleri) Geliştirme Genel Müdürü Mete Yurddaş, 500’üncü mağaza açılışına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Türkiye’de 500 mağazaya ulaşmamızı, müşterilerimizin bize duyduğu güvenin ve markamıza gösterdiği ilginin önemli bir göstergesi olarak görüyoruz. Türkiye; genç nüfusu, dinamik yapısı ve değişen tüketim alışkanlıklarıyla büyük potansiyel taşıyan bir pazar. Biz de bu potansiyele inanarak yatırımlarımıza devam ediyor, yeni mağazalar açıyor ve istihdam yaratmayı sürdürüyoruz.” Türkiye'deki büyüme stratejilerinin yalnızca mağaza sayısını artırmakla sınırlı olmadığını belirten Yurddaş, Watsons'ın tüketicilere sunduğu deneyimi sürekli geliştirmeye odaklandığını ifade ederek şöyle devam etti: "Bugün mağazalarımızı yalnızca alışveriş yapılan noktalar olarak değil, tüketicilerin yeni trendleri keşfedebildiği, ürünleri deneyimleyebildiği ve kendilerine en uygun çözümleri bulabildiği yaşam alanları olarak konumlandırıyoruz. O+O yaklaşımımız sayesinde fiziksel ve dijital kanallarımızı entegre ederek müşterilerimize kesintisiz bir deneyim sunuyoruz." 15 yılı aşkın süredir Kore’nin sevilen markalarını Türk tüketicisiyle buluşturduklarını, aynı zamanda farklılaşan ürün kategorileriyle büyümelerini sürdürdüklerini belirten Yurddaş sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’de K-Beauty kategorisinin gelişimine önemli katkı sağladık. Global gücümüz ve uluslararası tedarik ağımız sayesinde dünyadaki yenilikleri hızlı bir şekilde tüketicilerimizle buluşturuyoruz. Bugün Watsons müşterisine 30’a yakın K-Beauty markası sunuyoruz. Frudia, Pure Beauty gibi çok satan markalarımızın yanı sıra Round Lab gibi yeni markalarımız da yoğun ilgi görüyor. Bu kategorideki güçlü konumumuzun yanı sıra güzellik, kişisel bakım ve iyi yaşam kategorilerindeki ürün çeşitliliğimizi de sürekli geliştiriyoruz. Yıl içinde yeni marka yatırımlarımız devam edecek." Galataport İstanbul’da açılan mağaza, Watsons’ın Türkiye’deki uzun vadeli yatırım vizyonunun güçlü bir göstergesi olurken, markanın yeni mağaza yatırımları ve istihdam odaklı büyüme stratejisinin de önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.

Çocuk Modasında Yeni Dönem: Premium Çocuk Moda Markası Kids around Artık Türkiye'de Haber

Çocuk Modasında Yeni Dönem: Premium Çocuk Moda Markası Kids around Artık Türkiye'de

Lüks perakende sektöründe dünyanın önde gelen premium çocuk moda konseptlerinden biri olan Kids around, Türkiye pazarına giriş yaptı. Dünyanın en prestijli moda devlerinin çocuk koleksiyonlarını aynı çatı altında buluşturan marka, ilk mağazasını Bodrum Yalıkavak Marina'da açarken, İstanbul ve Ankara'da planlanan yeni yatırımlarla Türkiye'deki büyümesini sürdürmeye hazırlanıyor. Premium çocuk modasının dünyadaki güçlü oyuncusu Fransa merkezli Children Worldwide Fashion (CWF) bünyesinde faaliyet gösteren Kids around, bugün premium çocuk modasının en güçlü çok markalı perakende konseptlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yeni doğandan 16 yaşa kadar geniş bir yaş grubuna hitap eden Kids around, BOSS, Givenchy, Chloé, Lanvin, Kenzo Kids, Marc Jacobs, Karl Lagerfeld Kids, DKNY, Michael Kors, Zadig&Voltaire ve Billieblush başta olmak üzere dünyanın önde gelen moda devlerinin çocuk koleksiyonlarını tek çatı altında bir araya getiriyor. Deneyim odaklı yeni nesil mağazacılık anlayışı Sadece çok markalı bir mağaza zinciri olmanın ötesine geçen Kids around, marka seçkisi, mağaza tasarımı ve müşteri deneyimiyle çocuk modasında “premium lifestyle retail” anlayışının temsilcileri arasında gösteriliyor. Ebeveynler çocuk modasındaki global koleksiyonlara tek mağazada ulaşabilirken, kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı ve premium mağaza deneyimi de markanın öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. İlk mağaza Bodrum Yalıkavak Marina’da açıldı Dünyanın en prestijli lüks alışveriş destinasyonlarından Bodrum Yalıkavak Marina'da açılan ilk mağaza, markanın Türkiye’deki büyüme planının ilk adımını oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde İstanbul ve Ankara'da hayata geçirilmesi planlanan yeni mağazaların yanı sıra online satış platformuyla Kids around'un Türkiye'deki satış ağının genişletilmesi hedefleniyor. Premium çocuk modasından dikkat çeken dev yatırım Türkiye operasyonu Hobb Tekstil tarafından yürütülecek olan Kids around'un pazara girişi, premium çocuk modası ve lüks perakende segmentinin son yıllardaki en dikkat çeken dev yatırımları arasında gösteriliyor. Marka, Türkiye'yi bölgesel büyüme stratejisinin önemli merkezlerinden biri olarak konumlandırıyor. “Türkiye, premium çocuk modasında güçlü bir büyüme potansiyeli taşıyor” Kids around Türkiye kurucu ortağı Burcu Hergül Aydoğan, markanın Türkiye operasyonlarıyla ilgili olarak, “Kids around gibi dev bir yatırımı Türkiye pazarına kazandırmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Türkiye, genç nüfusu, güçlü perakende altyapısı, turizm potansiyeli ve premium tüketim segmentindeki gelişimiyle uluslararası markalar için son derece stratejik bir pazar konumunda. Kids around ile dünyaca ünlü moda markalarının çocuk koleksiyonlarını Türkiye'deki ailelerle buluştururken, aynı zamanda yeni bir deneyim standardı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Aydoğan, markanın Türkiye'deki büyüme hedeflerine ilişkin ise “Türkiye yolculuğumuzun başlangıç noktasını, dünyanın en prestijli lüks alışveriş destinasyonlarından biri olan Bodrum Yalıkavak Marina'dan başlattık. Önümüzdeki dönemde İstanbul ve Ankara'da hayata geçirmeyi planladığımız yeni mağaza yatırımları ve online satış platformumuzla Kids around'un Türkiye'deki erişimini genişletmeyi hedefliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

DAPEK’te yatırım 3 milyar doları aştı, uluslararası yatırımcı ilgisi arttı Haber

DAPEK’te yatırım 3 milyar doları aştı, uluslararası yatırımcı ilgisi arttı

Rönesans Holding tarafından Adana Ceyhan’da geliştirilen Doğu Akdeniz Petrokimya Endüstri Bölgesi ve Limanı (DAPEK), yeni yatırımlar, altyapı çalışmaları ve artan uluslararası yatırımcı ilgisiyle yeni bir gelişim evresine girdi. Yatırım büyüklüğü; polipropilen üretim tesisi, sıvı yük terminali, liman yatırımları, altyapı projeleri ve yeni yatırım alanlarının geliştirilmesiyle birlikte 3 milyar doları aştı. Doğu Akdeniz’in en kapsamlı sanayi, enerji ve lojistik projelerinden biri olarak öne çıkan DAPEK, petrokimya üretiminden liman işletmeciliğine, enerji altyapısından lojistik hizmetlere kadar geniş bir ekosistemi aynı çatı altında buluşturuyor. Türkiye’nin sanayi dönüşümüne katkı sağlayacak stratejik yatırımlar arasında gösterilen yaklaşık 1300 hektarlık alan üzerinde geliştirilen DAPEK’in merkezinde, Rönesans Holding ve uluslararası ortakları tarafından hayata geçirilen yaklaşık 2 milyar dolarlık Polipropilen Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Terminali yer alırken, Rönesans tarafından inşaatına başlanan konteyner limanı ve altyapı yatırımlarıyla birlikte bölgeye yapılan toplam yatırım 3 milyar doları aştı. Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak, DAPEK’i yalnızca bir sanayi yatırımı olarak değerlendirmediklerini belirterek, "DAPEK’te bugün 3 milyar dolara ulaşan yatırım programımızla yalnızca tesisler değil, yeni nesil bir sanayi ekosistemi inşa ediyoruz. Burada amacımız; üretimden lojistiğe, enerjiden liman altyapısına kadar yatırımcıların ihtiyaç duyduğu tüm unsurları aynı merkezde buluşturan, Türkiye’nin en rekabetçi sanayi bölgesini oluşturmak. DAPEK’i yalnızca bugünün değil, Türkiye’nin önümüzdeki 50 yıllık sanayi altyapısının önemli bir parçası olarak görüyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonundaki DAPEK’in, üretim, enerji, lojistik ve liman altyapısını bir araya getiren entegre yapısıyla Türkiye’nin küresel ölçekte rekabetçi sanayi merkezlerinden biri olmayı hedeflediğini belirten Ilıcak, "Rönesans Holding ve Sonatrach ortaklığında hayata geçirilen yaklaşık 1,8 milyar dolarlık Polipropilen Üretim Tesisi bu ekosistemin en önemli yapı taşlarından biri olacak. Bu tesise ek olarak sıvı yük terminali, konteyner limanı, kuru yük terminali, enerji altyapıları, demiryolu bağlantıları ve ortak kullanım tesislerine yönelik yatırımlar da eş zamanlı olarak devam ediyor. Bunlarla birlikte yatırım tutarımız 3 milyar doları aşacak" diye konuştu. Ceyhan’ın stratejik önemi güçleniyor Son dönemde Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ve küresel enerji arz güvenliğine ilişkin tartışmaların alternatif enerji ve ticaret koridorlarının önemini yeniden gündeme taşıdığını hatırlatan Erman Ilıcak, şunları kaydetti: "Enerji ve ticaret koridorlarının yeniden şekillendiği bir dönemde Ceyhan’ın stratejik önemi her geçen gün artıyor. Şirketler üretim, tedarik zinciri ve yatırım stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarının kesişim noktasında bulunan DAPEK; liman, enerji, lojistik ve sanayi altyapısını aynı ekosistem içerisinde sunarak uluslararası yatırımcılar için giderek daha cazip bir merkez haline geliyor." Surbana Jurong ortaklığı uluslararası yatırımcıların radarında DAPEK’in ulaştığı ölçek, sahip olduğu altyapı ve sunduğu stratejik avantajlar uluslararası yatırımcıların daha fazla ilgisini çekiyor. Erman Ilıcak, "Şirketler artık yalnızca üretim yapacakları alanı değil, lojistik imkanları, enerji altyapısını ve pazarlara erişim kabiliyetini de birlikte değerlendiriyor" dedi. DAPEK’in Rotterdam ve Singapur’daki Jurong Adası gibi liman, enerji ve sanayi entegrasyonuna dayalı kümelenme modelleri örnek alınarak geliştirildiğini ifade eden Ilıcak, ayrıca şunları ekledi: "Dünyanın önde gelen sanayi bölgesi geliştiricilerinden Surbana Jurong Group projeye yönetim ortağı olarak dahil oldu. 2026 yılında başlayan iş birliği kapsamında birlikte yatırımcı geliştirme, uluslararası pazarlama, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli büyüme stratejileri alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Surbana Jurong ortaklığıyla beraber DAPEK’in uluslararası yatırımcılar nezdindeki görünürlüğü artarken, farklı sektörlerdeki potansiyel yatırımcı sayısı da artmaya devam ediyor." DAPEK yeni yatırımcılar için hazırlanıyor Altyapı yatırımlarının ilerlemesi ve projelerin inşaat aşamasında büyük ve önemli adımların atılmasıyla birlikte DAPEK’te yeni yatırımcıların bölgeye kazandırılmasına yönelik çalışmalar da hız kazandı. Önümüzdeki dönemde orta ve yüksek teknoloji odaklı yeni sanayi yatırımlarına ev sahipliği yapması hedeflenen DAPEK’te petrokimya, kimya, enerji ekipmanları, kompozit malzemeler, biyoyakıt ve katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren şirketlerle temaslar devam ediyor. Büyük ölçekli yatırım alanlarına sahip olan DAPEK; karayolu, demiryolu ve denizyolunu aynı noktada buluşturan çok modlu lojistik altyapısıyla ön plana çıkıyor. Endüstri bölgesi statüsü kapsamında sunulan uzun vadeli kullanım modeliyle yatırımcılara önemli maliyet ve finansman avantajı sağlayan bölgenin, yalnızca tekil yatırımların bulunduğu bir alan değil, birbirini besleyen üretim, enerji ve lojistik yatırımlarından oluşan güçlü bir sanayi ekosistemi haline gelmesi amaçlanıyor. Karayolu, demiryolu ve denizyolunu aynı noktada buluşturan yapısı, büyük ölçekli yatırım alanları ve gelişmiş altyapısıyla DAPEK, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki üretim ve ticaret merkezi olma hedefini destekleyen stratejik bir platform olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin petrokimya açığının azaltılmasına katkı sağlayacak Türkiye’de petrokimya ürünlerinde ithalat oranının çok yüksek olduğu bir dönemde hayata geçirilen projenin, sanayi üretimini güçlendirmeyi ve dış ticaret dengesine katkı sağlamayı hedeflediğine dikkat çeken Erman Ilıcak, sözlerini şöyle sürdürdü: "DAPEK’in merkezinde yer alan Polipropilen Üretim Tesisi tamamlandığında yıllık 472 bin 500 tonluk üretim kapasitesiyle Türkiye’nin yıllık polipropilen ihtiyacının yaklaşık yüzde 17’sini karşılayacak. Bu da Türkiye’nin cari dengesine yıllık yaklaşık 300 milyon dolar katkı sağlaması ve petrokimya alanındaki dışa bağımlılığımızın azalması anlamına geliyor." DAPEK’te devam eden yatırımlar sanayi ve lojistik altyapısının gelişmesinin yanı sıra bölgesel istihdamı da destekliyor. Mevcut durumda proje sahasında yüzde 70’i yerel istihdam olmak üzere 4 bin kişinin görev yaptığı DAPEK’te, yatırımların ilerlemesiyle birlikte bu sayının yıl sonuna doğru 4 bin 500 kişiyi aşması bekleniyor.

Forum Erzurum cadde konsepti yeni gastronomi alanıyla  şehre yeni bir buluşma noktası kazandırıyor Haber

Forum Erzurum cadde konsepti yeni gastronomi alanıyla şehre yeni bir buluşma noktası kazandırıyor

Türkiye’nin önde gelen alışveriş merkezi yatırım ve yönetim şirketlerinden ForumOne, ziyaretçi deneyimini ve ticari ekosistemi güçlendirmeye yönelik dönüşüm çalışmalarını Forum Erzurum’da hız kesmeden hayata geçirmeye devam ediyor. Bu kapsamda oluşturulan yeni gastronomi ve kafe alanı, yalnızca alışveriş deneyimini değil, Erzurum’un sosyal yaşamını ve ticari potansiyelini destekleyen güçlü bir buluşma noktası olarak kapılarını açtı. Şehrin değişen yaşam alışkanlıkları, artan sosyalleşme ihtiyacı ve yükselen yeme-içme beklentilerine yanıt vermek amacıyla tasarlanan yeni alan, cadde kurgusu ile planlandı. Markalı yeme-içme konseptlerini bir araya getiren bu yeni yapı, ziyaretçilere günün her saatinde erişilebilir, akışkan ve deneyim odaklı bir sosyal yaşam alanı sunuyor. Aynı zamanda Forum Erzurum’un bulunduğu bölgenin ticari potansiyeline uygun bir marka ekosistemi oluşturma hedefinin de önemli bir parçası olarak konumlanıyor. Espresso Lab ve Luuq Forum Erzurum’da Yeni alanın ilk markalarından biri olan üçüncü nesil kahve deneyimiyle öne çıkan Espresso Lab, 212 metrekare iç alan ve 149 metrekare teras olmak üzere toplam 361 metrekarelik mağazasında hizmet vermeye başladı. Kahve deneyimini sosyal buluşma alanlarıyla bir araya getiren marka, yeni gastronomi alanının önemli çekim noktalarından biri olarak konumlanıyor. Alanının dikkat çeken diğer markası Luuq ise 161 metrekare iç alan ve 97 metrekare teras olmak üzere toplam 258 metrekarelik konseptiyle ziyaretçilerini ağırlıyor. Fas esintileri taşıyan mimari detayları, özgün dekorasyonu ve sıcak atmosferiyle öne çıkan Luuq, Erzurum’da farklı bir deneyim alanı oluşturuyor. Konsept tasarımıyla ziyaretçilerin fotoğraf çekmek ve sosyal medyada paylaşmak için tercih ettiği özel noktalardan biri haline gelen Luuq, gastronomiyi deneyim ve yaşam tarzıyla buluşturan yaklaşımıyla yeni alanın karakteristik markalarından biri olarak dikkat çekiyor. Yeni markalar açılış için gün sayıyor Forum Erzurum’un gastronomi yolculuğu bununla da sınırlı kalmayacak. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin gastronomi ve kafe sektöründe önemli yere sahip iki sürpriz marka daha bu yeni alanda ziyaretçilerle buluşacak. Böylece Forum Erzurum, cadde konseptiyle kurgulanan marka karması sayesinde, şehrin yeme-içme ve sosyalleşme deneyimini daha da zenginleştiren güçlü bir gastronomi merkezi haline gelecek. Forum Erzurum’un gastronomi marka karması genişliyor Forum Erzurum’un gastronomi yatırımları, yeni marka açılışlarıyla güçlenmeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleşen yeni açılışlarla birlikte ziyaretçilere sunulan yeme-içme alternatifleri çeşitlenirken; Bursa Kebap Evi, Pasaport Pizza, Puffıl Waffle, Biberzade ve La GelateriaForum Erzurum’daki yerlerini aldı.

Batman Petrol City AVM’den dev kampanya ve çevreci yatırım Haber

Batman Petrol City AVM’den dev kampanya ve çevreci yatırım

Batman’ın en büyük alışveriş ve yaşam merkezi olan Petrol City AVM, 5. yılını hem müşterilerine hediyeler kazandıracak dev bir çekiliş kampanyasıyla hem de bölge ekonomisine can suyu olacak dev bir güneş enerjisi yatırımıyla kutluyor. Batman Petrol City AVM Müdürü Alaattin Konuray Taşköprülü, merkezin hem bugününe hem de geleceğine değer katan yeni projelerini duyurdu. Bölgede bir ilke imza atarak tek bir kampanya kapsamında iki adet otomobil hediye edeceklerini belirten Taşköprülü, eş zamanlı olarak hayata geçirdikleri yenilenebilir enerji yatırımı hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Ziyaretçilerine sadece bir alışveriş alanı değil, heyecan dolu bir yaşam merkezi sunduklarını ifade eden Taşköprülü, büyük ses getiren araç kampanyasının detaylarını şu sözlerle aktardı: "Batman’ın en büyük AVM’si olan Petrol City’nin 5. yılını müşterilerimizle birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kapsamda misafirlerimize yönelik iki araçlık dev bir kampanya etkinliği düzenledik. Gün içerisinde yapılan bin 500 liralık alışveriş karşılığında misafirlerimiz bir çekiliş hakkı elde ediyor. Bölgede aynı anda iki araba veren tek AVM olmanın gururunu yaşıyoruz." Petrol City AVM’nin sadece bugünü değil, yarınları da düşünen bir vizyonla hareket ettiğini vurgulayan Taşköprülü, çevre dostu dev yatırımı şu sözlerle müjdeledi: ’’Batman ve bölge ekonomisine katkı sağlayan bir yaşam merkezi olarak, yalnızca alışveriş ve sosyal alanlara değil, sürdürülebilir yatırımlara da büyük önem veriyoruz. Bu bağlamda Haziran ayının başlarında yaklaşık 7 MW’lık bir Güneş Enerji Santralini (GES) başarıyla devreye soktuk.’’ Yatırımların hız kesmeden devam edeceğini belirten Taşköprülü, "Bir yandan ziyaretçilerimize araç kampanyamızla büyük bir heyecan yaşatırken, diğer yandan güneş enerjisi santralimizle çevreye ve geleceğe yatırım yapıyoruz. Şehrimize ve bölgeye değer katmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diyerek tüm Batman halkını Petrol City AVM’ye davet etti. 28 Nisanda başlayan ve 6 ay boyunca devam edecek olan kampanya, 28 Ekim’de Milli Piyango yetkililerinin katılımıyla AVM’nin ortak alanında noter huzurunda yapılacak çekilişle son bulacak ve talihliler araçlarına kavuşacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.