Uygulamalarımız appstore googleplay

#Yaratıcılık

TTN TÜRK - Yaratıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaratıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

The Business of Fashion ve COMMUNITÉ, Perakendenin Geleceğini İstanbul’da Konuştu Haber

The Business of Fashion ve COMMUNITÉ, Perakendenin Geleceğini İstanbul’da Konuştu

Boyner Grup’un yeni nesil yaşam ve perakende platformu COMMUNITÉ ile global moda endüstrisinin önde gelen platformlarından The Business of Fashion (BoF), İstanbul Modern Seyir Terası’nda gerçekleşen özel bir etkinlikte moda ve perakende dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. İstinyePark’ın ardından Galataport İstanbul’da ikinci mağazasını açan COMMUNITÉ’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, perakendenin dönüşümü, değişen tüketici beklentileri ve sektörün geleceği ele alındı. COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal’ın açılış ve hoş geldiniz konuşmasıyla başlayan etkinlikte, sektörün geleceğine yön veren isimler perakendenin dönüşümüne dair görüşlerini paylaştı. Lüks perakende değişen tüketici beklentileriyle yeniden şekilleniyor Küresel lüks sektörü, değişen tüketici beklentileri ve alışkanlıklarının etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bain & Company'nin tahminlerine göre lüks pazarı 2022 ile 2024 yılları arasında 50 milyon müşteri kaybetti. Küresel müşteri sayısı 400 milyondan 350 milyona geriledi. Talepte yaşanan yavaşlama karşısında markaların yaratıcılık, inovasyon ve değer algısını güçlendirmeye yönelik yeni adımlar attığına dikkat çekilirken, tüketicilerin daha özgün ve samimi deneyimler sunan bağımsız markalara yöneldiği vurgulandı. The Business of Fashion Başkanı Nick Blunden, moda dünyasında yaratıcılığın ve marka yaratma süreçlerinin her zamankinden daha erişilebilir hale geldiğine dikkat çekti. Yeni tasarımcıların, markaların ve yaratıcı seslerin küresel ölçekte hızla çoğalmasına rağmen perakende altyapısının aynı hızda dönüşemediğini belirtti. Dünyanın birçok büyük şehrinde tüketicilerin aynı markalarla, aynı mağazalarla ve benzer ürün seçkileriyle karşılaştığını ifade ederken, lüks perakendenin bu nedenle değişime son derece açık bir alan haline geldiğini vurgulayan Nick Blunden, “Lüks mağazalar yalnızca satış noktaları olmaktan çıkıp kendi başlarına birer destinasyona dönüşmek zorunda. Mağazaların, tüketicilere eğitim, uzmanlık ve en önemlisi deneyim sunmaları gerekiyor.” dedi. Perakendede güç dengesi değişiyor, kararı artık müşteri veriyor Perakendenin dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cem Boyner, tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlamlı deneyimler ve aidiyet duygusu aradığını belirtti. Müşteri sadakati kavramının yerini markaların müşterilerine karşı duyduğu sorumluluğun almaya başladığını belirterek, perakendenin müşterilere yenilikleri keşfetme fırsatı sunması gerektiğini vurguladı. Karar alma süreçlerindeki değişime de dikkat çekerek, “Artık güç müşteriye hizmet eden küratörlerin elinde olacak. Çünkü bugün gücü elinde tutan müşteri. Bize gelecek sezonun nasıl olması gerektiğini müşteri söyleyecek ve biz onların ne kadar yeniliğe hazır olduklarını dinleyeceğiz.” dedi. COMMUNITÉ’nin hayata geçiş sürecine de değinen Cem Boyner, geleneksel perakendenin kalıplarından bağımsız olarak geliştirilen yapının farklı yaratıcı disiplinleri bir araya getiren yeni nesil bir yaşam alanı olarak tasarlandığını belirterek, “Yeni bir şey yapmanın yolu mevcut sistemi iyileştirmek değil, temiz bir sayfayla başlamaktır. Biz de beyaz bir kağıtla yola çıktık. COMMUNITÉ’yi müşterilerimiz, vaatlerimiz ya da yüklerimiz olmadan tasarladık”ifadelerinde bulundu. COMMUNITÉ, Türk markalarını dünyaya taşımayı hedefliyor COMMUNITÉ’nin uluslararası büyüme planlarına da değinen Cem Boyner, konseptin evrensel bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Farklı şehirlerde yerel kürasyon anlayışıyla büyümeyi hedeflediklerini ifade ederek “Bu yüzden yurt dışına açılırken yanımızda Türk markalarını da götüreceğiz. Bir markaya yatırım yapıp o markayı ihraç etmek yerine, bütün perakende konseptini taşıyacağız ve başarılı markaları da beraberimizde götüreceğiz.” dedi. Etkinlikte ayrıca dijitalleşmenin perakende deneyimi üzerindeki etkileri ve fiziksel mağazaların gelecekteki rolü de ele alındı. Cem Boyner, fiziksel mağazaların tüketicilere online ortamda sunulamayacak deneyimler yaşatabildiğini vurgulayarak, “İnsanların gitmek istediği ve ayrılmak istemediği üçüncü mekanları yaratmamız gerekiyor. Ev ve iş dışında, insanların kendilerini iyi hissettikleri ve tekrar tekrar gelmek istedikleri alanlar oluşturmak perakendenin geleceğinde belirleyici olacak.” dedi. Buluşmada, yeni nesil tasarımcıların ve yaratıcı yeteneklerin görünürlüğü, keşif duygusunu yeniden güçlendiren perakende modelleri ve önümüzdeki dönemde perakendenin nasıl şekilleneceği gibi başlıklar da konuşuldu. Moda, kültür, tasarım ve yaşam tarzını bir araya getiren yeni nesil perakende anlayışının ele alındığı etkinlik, sektörün geleceğine dair önemli içgörülerin paylaşılmasına ve farklı disiplinlerden katılımcılar arasında yeni diyalogların kurulmasına zemin hazırladı. Lüks sektörünün değişen tüketici beklentilerine yanıt verebilmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu belirten Nick Blunden, COMMUNITÉ’nin ortaya koyduğu modelin sektör için ilham verici bir örnek oluşturduğunu ifade ederek, “Lüks sektörünün yeni bir modele ihtiyacı var. Eğer burada ortaya konan yaklaşım sektörün daha yaratıcı, daha heyecan verici, daha ilgi çekici ve daha müşteri odaklı bir modelin nasıl görünebileceğini anlamasına yardımcı olabilirse, bu yalnızca COMMUNITÉ için değil, hepimiz için faydalı olur.” dedi. Etkinliğin ardından davetliler, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal’ın eşliğinde COMMUNITÉ Galataport mağazasını ziyaret etti. Katılımcılar, markanın yeni nesil perakende anlayışını ve deneyim odaklı mağaza kurgusunu yakından inceleme fırsatı buldu.

Rektör Durman: “Eğitim Bir Başlangıç, Farkı Sizin Yaptıklarınız Yaratır” Haber

Rektör Durman: “Eğitim Bir Başlangıç, Farkı Sizin Yaptıklarınız Yaratır”

Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, hızla değişen iş dünyasında gençlerin nasıl öne çıkabileceğini anlattı. Bilgiye erişimin her zamankinden daha kolay olduğunu belirten Durman, “Bugün herkes aynı bilgiye ulaşabiliyor ama herkes aynı hayatı kuramıyor. Öne çıkanlar, öğrendiklerini hayata geçirebilenler oluyor” diye konuştu. Durman’a göre yeni dönemde başarı; yalnızca akademik bilgiyle değil, karar alma becerisi, sorumluluk duygusu ve değişime uyum sağlayabilme kapasitesiyle şekilleniyor. “İş dünyası artık sadece ne bildiğinize değil, o bilgiyi nasıl kullandığınıza bakıyor” dedi. “YAPAY ZEKADAN KORKMAYIN, ONU DOĞRU KULLANIN” Yapay zekanın iş hayatındaki etkisine de değinen Durman, gençler arasında yaygın olan “Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı?” sorusuna net bir yanıt verdi. “Evet, bazı işleri makineler yapacak. Bu kaçınılmaz. Ama karar vermek, sorumluluk almak ve yön göstermek hala insana ait. Yapay zekadan korkmak yerine onu doğru kullanmayı öğrenmek gerekiyor” ifadelerini kullandı. Durman, özellikle tekrarlayan işlerin giderek otomatikleştiğini, buna karşılık insanın yaratıcılık, liderlik ve problem çözme gibi alanlarda daha fazla öne çıkacağını vurguladı. “ÜNİVERSİTE HAYATIN PROVASIDIR” Üniversite eğitiminin sadece derslerden ibaret olmadığını belirten Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, öğrencilerin eğitim sürecinde aktif rol almaları gerektiğini söyledi. “Üniversite hayatın provasıdır. Staj yapın, proje üretin, kulüplerde yer alın, kendinizi deneyin. Çünkü gerçek fark, deneyimle ortaya çıkar” dedi. Başarının sadece bilgiyle değil, karakterle de ilgili olduğuna dikkat çeken Durman, “Güvenilir olmak, sorumluluk almak ve etik davranmak uzun vadede fark yaratır” diye konuştu. “HATA YAPMAKTAN KORKMAYIN” Gençlere önemli bir çağrıda bulunan Durman, “Hata yapmaktan korkmayın. Hata yapmayan insan, denemeyen insandır. Önemli olan, o hatadan ne öğrendiğinizdir” dedi. Başarının zaman içinde oluştuğunu vurgulayan Durman, “Disiplin, süreklilik ve sabır olmadan kalıcı başarı mümkün değildir” ifadelerini kullandı. “POPÜLER OLANI DEĞİL, SİZE DOĞRU OLANI SEÇİN” Üniversite tercih sürecine de değinen Durman, gençlere şu tavsiyede bulundu: “Herkesin gittiği yolu seçmek zorunda değilsiniz. Önce kendinize ‘Ben nasıl bir iş yapmak istiyorum?’ diye sorun. Doğru tercih, kişinin kendini tanımasıyla başlar.” Yanlış tercihlerle zaman kaybedilebileceğini belirten Durman, bilinçli kararların uzun vadede hayatı şekillendirdiğini söyledi. “YURT DIŞI EĞİTİM BİR ARAÇTIR” Yurt dışı eğitimin son yıllarda daha fazla tercih edildiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, bu sürecin doğru planlanması gerektiğini söyledi. “Yurt dışına gitmek tek başına başarı değildir. Önemli olan, bu süreci nasıl değerlendirdiğiniz ve sonrasında nasıl bir yol çizdiğinizdir” dedi. Durman, uluslararası bakış açısının önemine de dikkat çekerek, farklı kültürleri tanımanın ve yabancı dil bilmenin gençlere önemli avantajlar sağladığını ifade etti. SANAT VE ZANAAT YENİDEN YÜKSELİŞTE Sadece büyük şirketlerin değil, farklı alanların da giderek daha fazla önem kazandığını belirten Durman, “Gastronomi, sanat ve zanaat gibi alanlar yeniden değer kazanıyor. Bu alanlarda yetişen insanlar her zaman kendine yer bulabiliyor” dedi. “SÜREKLİ ÖĞRENMEK ARTIK ZORUNLULUK” Değişimin hızına dikkat çeken Durman, “Dün doğru olan, bugün yeterli olmayabilir. Bu yüzden sürekli öğrenmek artık bir tercih değil, zorunluluk” ifadelerini kullandı. “AYAKTA KALAN DEĞİŞİME UYUM SAĞLAYAN OLACAK” Geleceğin rekabetçi ama fırsatlarla dolu olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu dünyada öne çıkanlar en zeki olanlar değil, değişime en hızlı uyum sağlayanlar olacak. Kendinize yatırım yapın, merak edin, öğrenin ve vazgeçmeyin.”

Beykoz Kundura’da Mayıs: Doğa, Müzik ve Yaratıcılıkla Şekillenen Çok Katmanlı Bir Program Haber

Beykoz Kundura’da Mayıs: Doğa, Müzik ve Yaratıcılıkla Şekillenen Çok Katmanlı Bir Program

Ayın programı, 3 Mayıs Pazar günü gastronomi ve müziği bir araya getiren ‘Beykoz Kundura’da Zarif Bir Brunch Deneyimi’ ile başlıyor. Doğayla iç içe bir ortamda sunulacak bu etkinlikte, Kundura Bostan’dan toplanan organik ürünler şeflerin yorumuyla sofralara taşınırken, caz sahnesinde aktif olarak yer alan bir piyanist ve tuşlu çalgılar icracısı İlayda Hatipoğlu’nun canlı performansı brunch’a eşlik edecek. Etkinlik, katılımcılara şehirden uzaklaşarak sakin ve rafine bir deneyim sunmayı hedefliyor. Mayıs ayı program kapsamında 16 Mayıs Cumartesi günü sürdürülebilir üretim pratiklerine odaklanan ‘El Yapımı Kağıt Atölyesi’ katılımcılarını Beykoz Kundura’da ağırlayacak. Nebahat Kavak yürütücülüğünde gerçekleştirilecek atölyede katılımcılar geri dönüştürülmüş malzemelerle geleneksel kağıt üretim süreçlerini deneyimleme fırsatı bulabilecek. Malzeme bilgisi ve el üretimi tekniklerini bir araya getiren ‘El Yapımı Kağıt Atölyesi’ aynı zamanda ekolojik farkındalığı da merkezine alıyor. Müzeler Haftası kapsamında 23 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirilecek çocuk atölyeleri ise yaratıcılık ve hikâye anlatımını odağına alıyor. Figen Tokgöz yürütücülüğünde gerçekleştirilecek ‘Kendi Müzemi Kuruyorum’ atölyesinde 9-12 yaş grubundaki çocuklar, kendi koleksiyonlarını oluşturarak müze kavramını deneyimleme fırsatı yakalayacak. Aynı gün Sevecen Şule’nin yürütücüsü olacağı ‘Kendi Oyuncak Müzemi Kuruyorum’ atölyesi ise 6-8 yaş grubuna yönelik olarak, çocukların oyuncaklar üzerinden sınıflandırma, koruma ve hikâye kurma becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Beykoz Kundura’nın Mayıs ayı müzik programında “Müşterek Taksim Konser Serisi” kapsamında Meshk Quartet serinin kapanış performansı ile 23 Mayıs Cumartesi akşamı sahnede olmaya hazırlanıyor. Anadolu’nun kadim müzik mirasını modern cazla buluşturan grup, doğaçlamaya dayalı performansıyla izleyicilere özgün bir konser deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Altuğ Öncü tarafından hayata geçirilen topluluk; ud, bas gitar, piyano ve davulun bir araya geldiği zengin bir enstrümantasyon üzerinden, makamsal yapılardan ilham alan özgün bestelerini sahneye taşıyor. Geleneksel formları yeniden üretmek yerine onları çağdaş bir ifade alanına dönüştüren grup, her performansında anlık etkileşimlerle şekillenen, tekrar etmeyen bir müzikal akış yaratıyor. Serinin son konseri olma özelliği taşıyan bu performans, sezon boyunca farklı müzikal anlatıları bir araya getiren Müşterek Taksim’in finalinde güçlü bir kapanış niteliği taşıyor. Program kapsamında ayrıca ‘Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya’ sergisi yıl boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor. Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası’nın üretim tarihi ile çalışanları arasındaki güçlü bağdan ilham alan sergi, Kundura’nın endüstriyel mirasını ve sosyal yaşamını bir araya getirerek ziyaretçilere mekânın çok katmanlı geçmişine dair kapsamlı bir perspektif sunuyor. ‘Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya’ sergisi her hafta Çarşamba’dan Pazar gününe kadar 13.00–20.00 saatleri arasında katılımcıların ziyaretine açık. Beykoz Kundura; üretim, paylaşım ve deneyim ekseninde şekillenen içeriğiyle, farklı yaş gruplarından katılımcıları bir araya getiren çok yönlü bir kültür-sanat takvimi sunmaya Mayıs programında da devam ediyor. İzleyicilere hem bireysel hem de kolektif katılım imkânı tanıyan bir buluşma alanı yaratmaya devam eden Beykoz Kundura’nın Mayıs ayı programında yer alan etkinliklerin biletlerine passo.com.tr üzerinden, detaylı program bilgilerine ise beykozkundura.com adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

Loewe İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde Haber

Loewe İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde

LOEWE 2026 İLKBAHAR/YAZ LOEWE dünyasına adım atmak, 180 yılı aşkın bir tarihin şekillendirdiği kodları sahiplenmek anlamına gelir. Bu kodların merkezinde, her şeyden önce zanaate duyulan sarsılmaz bağlılık ve markanın güçlü İspanyol kimliği yer alır. Bugün LOEWE için mesele, bu mirası yalnızca korumak değil; onu çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumlayarak geleceğe taşımaktır. Zanaat bugün nasıl yeniden tanımlanabilir? El işçiliğinin ifadesi, üretim sürecinin izleri neredeyse görünmez hale gelene dek ne kadar rafine edilebilir? Ve 2025 yılında “İspanyol” kimliği neyi ifade eder - tarihin ağırlığını taşırken aynı zamanda ondan özgürleşebilen bir estetik nasıl kurulur? LOEWE’de ilerlemenin tek yolu yaratıcılıktır. Bu yaklaşım; sorulara titizlikle, cesaretle ve güçlü bir kişisel bakış açısıyla yaklaşma pratiğidir. Yaratıcılık samimi kalmalı, ancak aynı zamanda daha geniş bir kültürel anlatıyla da bağ kurmalıdır. Markanın üretim kültürü ve malzeme ustalığından beslenen bu yaratıcı ortam; sanata ve kültüre duyulan derin bağlılıkla birlikte keşfetme ve deney yapma özgürlüğünü destekler. Koleksiyon; indirgenmiş, zaman zaman heykelsi bir etki yaratan formlar ve saf renklerden oluşan güçlü bir görsel dil öneriyor. Sportswear arketiplerinden ilham alan silüetler, çoğunlukla deri işçiliği aracılığıyla hayat buluyor. Duygusallık ve yoğun bir enerjiyle hareket kazanan bu formlar, LOEWE’nin zanaat mirasını çağdaş bir perspektifle yeniden yorumluyor. — Jack ve Lazaro Loewe İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonu ile Beymen’lerde ve Beymen.com’da.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.