Uygulamalarımız appstore googleplay

#Türkiye

TTN TÜRK - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı Haber

Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı

Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından karşılandı. Gazze’ye insani yardım götürmek için Global Sumud Filosu ile çıktığı yolculuğunda İsrail saldırısıyl alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, diplomatik girişimler sonucunda Türkiye’ye getirildi. HAK-İŞ’e bağlı sendika başkanları ve üyeleri tarafından karşılanan Arslan, yaptığı konuşmada, dünyanın Sumud Filosu’nda yaşananları bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Arslan, "Bunu teşkilatlarımızın dünyanın bilmesi gerekiyor. Gerçekten Sumud için Siyonist devletinin yapmış olduğu hazırlıklar bir plan dahilinde yapılmış. Gemilere müdahaleden başlayarak sınır dışı edildiğimiz saate kadar her şey planlanmıştı. Bir dakikası bile boş geçmeyen işkenceler, hakaretler, aşağılanmalar, bir insana yapılmaması gereken ne varsa hepimize uygulandığı bir süreç yaşadık. Bunların böyle olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Geçen yıl Sumud 1’de yaşananların on katı değil yüz katını yaşattılar. Neden? Sumud onlar için büyük bir baş belası. Sumud bir ateşkesin kısmen de olsa sağlanmasını gerçekleştirmişti. Yardımların kısmen de olsa gitmesini sağlamıştı. Uluslararası toplumun Filistin konusunda inanılmaz duyarlılık oluşturmuştu. Ve bütün dünya ayağa kalkmıştı" dedi. "Amacımız, bir duruş ortaya koymak ve bunun karşılığında onurumuzu, yerlere süründürmeden dik durabilmekti" Sumud’un İsrail güçlerine karşı olan duruşuna değinen Arslan, "Ama Sumud’un ilkesi şu; ‘asla karşılık vermeyeceğiz, asla şiddete eğilim göstermeyeceğiz, asla gözlerine bakmayacağız, asla onlarla bir münakaşaya girmeyeceğiz’. Çünkü bunları yaparsanız Fatma gibi daha çok dayak yiyorsunuz. Daha fazla hakaret görüyorsunuz. Daha fazla işkence görüyorsunuz. Bizim oradaki amacımız, bir duruş ortaya koymak, o duruşumuzun karşılığında onurumuzu, haysiyetimizi, kişiliğimizi asla yerlere süründürmeden dik durabilmekti" ifadelerine yer verdi. Sumud 2 misyonunun daha Gazze’ye ulaşamadan uluslararası kamuoyunda büyük etki oluşturduğunu ifade eden Arslan, dünyanın birçok ülkesinde halkların Filistin için meydanlara çıktığını söyledi. Arslan, Batılı halkların hükümetlerinin baskılarına rağmen Filistin için ses yükselttiğini belirterek, Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığına dikkati çekti. "Şov yapmak için değil, Filistin için gittik" Arslan, Sumud yolculuğunun herhangi bir gösteri amacı taşımadığını ve kamuoyuyla önceden paylaşmadığını söyleyerek, "Amacımız Filistinli kardeşlerimizin acılarını dindirmek. Onların yaşadığı zorlukları görüp bunu sizinle paylaşıp daha fazlasını yapmayı istemek. Derdimiz bu, şov yapmak değil. Şov yapmak istesek bir ay önceden propaganda yapardık. Ailemin dışında kimseye paylaşmadık. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza son gün söyledim. Neden? Çünkü bu istismar edilsin istemedik" diye konuştu. "Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" Filistin halkının yaşadığı zulmün tüm insanlığın ortak meselesi olduğunun altını çizen Arslan, "Filistin için kim bir tuğla koymuşsa kendimizi ondan ayrı görmüyoruz. Ama HAK-İŞ herkesten daha fazlasını yapmak zorunda. Herkesten daha fazla fedakarlık, herkesten daha fazla mücadele etmek zorunda. Çünkü konfederasyonumuzun bu konuda kararları var. Bulunduğumuz illerde, il başkanlıklarımızda, şube başkanlıklarımızda, sendikalarımızda Filistin’i ve Gazze’yi girinti gündeminiz yapın. Gazze tamamen düşerse biliniz İstanbul düşer arkadaşlar. Bu siyonist katillerin esas hedefi Türkiye. O yüzden Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramının yalnızca konuşularak geçiştirilemeyeceğini belirterek, herkesin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananların yerinde görüldüğünde çok daha derinden hissedilebildiğini söyleyen Arslan, "Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları yerinde görünce daha fazlasını yapmamız gerektiğini anladık. Lafla değil, bizzat mücadele ederek Filistin davasının yanında olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Filistin konusunda dünyanın birçok ülkesinde büyük bir vicdani uyanış yaşandığını kaydeden Arslan, özellikle Batı toplumlarında Filistin’e destek gösterilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Arslan, Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığını ve Batılı halkların kendi hükümetlerinin baskılarına rağmen Gazze halkının yanında durduğunu söyledi. Ayrıca Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığını ifade eden Arslan, farklı inanç ve kültürlerden insanların Gazze için ortak vicdanda buluştuğunu belirtti. Arslan, Gazze halkının Türkiye’ye büyük umut bağladığını belirterek, "Türkiye bu sorumluluğunun farkında olmak zorunda. Biz farkındayız çok şükür. Devletimiz farkında, milletimiz farkında daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Onun için biz Sumud’a katılarak bu hainlerin, bu katillerin Gazzeli, Filistinli kardeşlerimize 80 yıldır neler yaptıklarını deneyimledik. Bizi iki gün dayanamayan arkadaşlarımız iki üç gün sabredemeyen arkadaşlarımızın yerinde 80 yıllık Gazze’de yaşayan biri olsanız nasıl olur?" dedi. Arslan, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu diplomatik irade ve dayanışmanın uluslararası aktivistler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Ketziot Hapishanesi’nden çıkarıldıktan sonra havalimanında ilk olarak Türk Hava Yolları uçaklarını gördüklerini ifade eden Arslan, bu tablonun kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. Türk Hava Yolları’nın yalnızca Türkiye vatandaşlarını değil yüzlerce aktivisti ülkelerine ulaştırdığını belirten Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türk Hava Yolları’na bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Filistin meselesindeki tarihi sorumluluğuna dikkat çeken Arslan, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani anlamda daha güçlü olması gerektiğini ifade etti. HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin ise, yaklaşık 40 gün önce İtalya’dan yola çıktığını belirterek, Sumud misyonunun sabır, direniş ve kararlılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce aktivistle birlikte Filistin halkına destek olmak için mücadele ettiklerini söyleyen Zengin, bu süreçte vicdan sahibi insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak bir dayanışma ortaya koyduğunu belirtti. Zengin, süreç boyunca uluslararası aktivistlerin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun dünya kamuoyunda büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerden aktivistlerin, "Ne olursa olsun Türkiye bizi kurtarır" diyerek Türkiye’ye duydukları güveni dile getirdiklerini ifade etti. Türk Hava Yolları uçaklarını gördükleri an büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Zengin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet yetkililerine ve Türk milletine teşekkür etti.

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel ! Haber

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel !

Günün Özeti ÖZEL HABER PROGRAMI Hafta içi her gün TTN TÜRK Youtube Kanalında ! Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu:"Hazar Geçişli Orta Koridor’un ihyası için çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu Kapanış Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Hazar Geçişli Orta Koridor’un ihyası için çalışıyoruz" dedi. Haberin devamı için tıkla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana ziyareti çerçevesinde Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in huzurunda iki ülke arasında savunmadan enerjiye, eğitimden yatırımlara kadar birçok alanda 13 anlaşmaya imza atıldı. Haberin devamı için tıkla Okul saldırılarını araştıran TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt: "Bu acı sadece Maraş’ın değil tüm milletimizin acısı" Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırıya ilişkin Kahramanmaraş’ta incelemelerde bulunan TBMM Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, "Milletimizin başı sağ olsun. Sadece bu ailelerimiz, Maraş’ımız, Urfa’mız değil, tüm milletimizin başı sağ olsun. Bu çok büyük bir hadisedir. Bunların önüne geçeceğiz" dedi. Haberin devamı için tıkla Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Enflasyonun 2027’de yüzde 15 ve 2028’de yüzde 9 olacağı tahmin edilmektedir" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9'a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz" dedi. Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıktı İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmak amacıyla oluşturulan Global Sumud Filosu, Muğla’nın Marmaris ilçesinden Gazze’ye hareket etti. Haberin devamı için tıkla Demet Özdemir Cannes kırmızı halısında Online moda platformlarından Trendyolmilla’nın marka yüzü olan ünlü oyuncu Demet Özdemir, markanın kendisi için hazırladığı özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında yürüdü. Haberin devamı için tıkla ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile resmi devlet yemeğine katıldı. Xi, buradaki konuşmasında Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiğini ifade etti.

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel ! Haber

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel !

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan CHP tepkisi: "Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler" dedi. Haberin devamı için tıkla Bakan Bolat: "İstikrarına gıptayla bakılan ve rol model alınan bir ülke konumundayız" İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen "Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi", Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirildi. İş dünyası temsilcileri, ekonomistler ve sektör uzmanlarını bir araya getiren zirvede, Türkiye’nin ihracattaki büyüme hedefleri, küresel ticaretteki yeni stratejileri ve bölgesel ekonomik gelişmeler ele alındı. Haberin devamı için tıkla Bakan Memişoğlu: "Sağlıkta insan gücümüz en büyük şansımız" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Türkiye’nin bölgesindeki barış ve gelişme rolüne dikkat çekerek, sağlık camiasının ve gençlerin daha çok çalışıp üreterek dünyada söz sahibi olması gerektiğini ifade etti. Haberin devamı için tıkla Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "YILDIRIMHAN’ı dünya konuşuyor, bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ziyareti sırasında Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN’a ilişkin, "Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumundayız" dedi. Haberin devamı için tıkla Bakan Kurum: "Üretim hızımızı saatte 23, günde 550 konuta ulaştırdık" Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler Hatay programında konuşan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 6 Şubat depremlerinin 110 bin kilometrekarelik alana yayıldığını ifade ederek saatte 23, günde 550 konut üreterek 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilde toplam 455 bin konut ve iş yerini tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. Haberin devamı için tıkla Profesör açıkladı: "Hantavirüs, kemirgenlerden bulaşıyor" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hantavirüsün kemirgenlerden bulaştığını belirterek, sokak hayvanlarının özellikle fare ve sıçan popülasyonunun kontrolünde önemli rol oynadığını söyledi. Haberin devamı için tıkla CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de bir araya geldi. Haberin devamı için tıkla Canice katledilen Mihriban Yılmaz’ın katili ve suç ortaklarına ağırlaştırılmış müebbet talebi İzmir’in Bornova ilçesinde kaybolduktan 14 gün sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Mihriban Yılmaz cinayetine ilişkin hazırlanan 36 sayfalık iddianame, İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede; cinayeti tasarlayarak işlediğini itiraf eden katil zanlısı Fatih İ. ile ona yardım ve iştirak eden 4 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Haberin devamı için tıkla İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen "change oto’’ operasyonunda gözaltına alınan 16 şüpheli adliyeye sevk edildi Hasarlı araçların şasilerini yurt dışından kaçak yollarla getiren veya yurt içinden çalınan araçlara monte ederek trafiğe süren şebekeye yönelik İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 16 şüpheli adliyeye sevk edildi. Haberin devamı için tıkla

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Üst Yönetimde Stratejik Yeniden Yapılanma Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nda Üst Yönetimde Stratejik Yeniden Yapılanma

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, üst yönetim ve teknik liderlik yapısını güçlendiren yeni bir kurumsal yapılanmaya giriyor. Yapılanma kapsamında Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden etkinleştirilirken, Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu oluşturuldu. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, Türkiye’nin en yoğun ikinci havalimanı ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olarak güçlü operasyonel performansını yeni bir kurumsal yapılanmayla destekliyor. 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya ulaşarak tarihi bir eşiği geride bırakan ISG, yeni büyüme fazına daha güçlü bir yönetişim ve teknik liderlik yapısıyla giriyor. Malezya Havalimanları Grubu (Malaysia Airports Holdings Berhad - MAHB) bünyesinde stratejik öneme sahip uluslararası bir havalimanı olarak faaliyet gösteren ISG’de, bir yıldır sürekliliği ve operasyonel dayanıklılığı sağlamakta önemli görev üstlenen Yönetim Komitesi yapısı sona erdi. Daha net tanımlanmış yönetim sorumlulukları, sadeleştirilmiş karar alma süreçleri ve güçlendirilmiş kurumsal uyumu esas alan yeni liderlik modeli hayata geçirildi. Bu kapsamda Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden devreye alınırken, Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu oluşturuldu. Yönetici Direktör pozisyonu yeniden etkinleştirildi Yeni yapılanma kapsamında Yönetici Direktör (Executive Director) pozisyonu yeniden etkinleştirildi. Bu doğrultuda Hanita Ahmad, Yönetici Direktör ve ISG Yönetim Kurulu Üyesi olarak atanırken aynı zamanda Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı (CFO) görevini de sürdürmeye devam edecek. Haziran 2025’te Malezya Havalimanları’ndan görevlendirme ile ISG’ye katılan Hanita Ahmad; görevi süresince yönetişim entegrasyonunun güçlendirilmesi, hissedar uyumunun artırılması ve MAHB ile ISG arasındaki kurumsal koordinasyonun geliştirilmesinde kritik rol üstlendi. Finans dönüşümü, stratejik liderlik, yönetişim ve uluslararası iş ortaklığı alanlarında uzun yıllara dayanan deneyime sahip olan Ahmad, yeni görevinde kurumsal performans yönetimi, paydaş ilişkileri, yönetişim etkinliği ve stratejik hedeflerin hayata geçirilmesine liderlik edecek. Ahmad aynı zamanda, ISG ile MAHB arasındaki entegrasyon sürecinin daha da güçlendirilmesinde aktif rol üstlenmeye devam edecek. CTPO pozisyonu ile teknik kapasite ve altyapı yönetimi güçleniyor ISG’nin büyüyen operasyonel yapısı ve uzun vadeli altyapı hedefleri doğrultusunda Teknik Hizmetler ve Projeler Genel Müdür Yardımcılığı (CTPO) pozisyonu da oluşturuldu. Bu göreve Levent Çelik atanırken yeni yapı kapsamında mühendislik, teknik hizmetler, altyapı yönetimi, sermaye projeleri, iş sağlığı-güvenliği ve kalite güvence süreçlerinin kurumsal düzeyde daha entegre şekilde yönetilmesi hedefleniyor. Teknik operasyonlar, altyapı yönetimi, varlık yaşam döngüsü yönetimi, iş sağlığı-güvenliği ve proje yürütme alanlarında kapsamlı deneyime sahip olan Levent Çelik’in liderliğinde ISG’nin gelecekteki kapasite artışı, operasyonel dayanıklılığı ve stratejik altyapı hazırlıklarının daha da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yeni yapılanmanın terminal genişletme çalışmaları ve büyük ölçekli altyapı projeleri başta olmak üzere, ISG’nin gelecekteki büyüme fırsatlarına ivme kazandırması bekleniyor. ISG yeni büyüme fazına hazırlanıyor Son yıllarda Avrupa havacılık sektörünün en güçlü büyüme performanslarından birini sergileyen İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, yeni yönetim yapılanmasıyla birlikte sürdürülebilir büyüme, operasyonel mükemmeliyet, teknik kapasite gelişimi ve kurumsal yönetişim alanlarındaki dönüşümünü daha ileri taşımayı hedefliyor. “Şehrin Havalimanı” kimliğini küresel bir bağlantı merkezi vizyonuyla güçlendiren ISG, yeni liderlik yapısıyla birlikte İstanbul’un ve Türkiye’nin uluslararası hava ulaşımındaki stratejik konumuna katkı sağlamayı sürdürmeyi amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Opella AMET, Marka ve İnovasyon Bölge Direktörü olarak Murali Rao’yu Atadı Haber

Opella AMET, Marka ve İnovasyon Bölge Direktörü olarak Murali Rao’yu Atadı

Opella, Afrika, Ortadoğu ve Türkiye bölgesinde marka ve inovasyon liderliğini güçlendirmek üzere Murali Rao’yu AMET Marka ve İnovasyon Direktörü olarak atadı. Küresel ölçekte reçetesiz ürünler (OTC) ve vitamin, mineral ve takviyeler (VMS) pazarında en geniş üçüncü portföye sahip öz bakım odaklı şirket Opella, Murali Rao’nun Afrika, Orta Doğu ve Türkiye (AMET) Bölgesi Marka ve İnovasyon Başkanı olarak atandığını duyurdu. Yeni görevinde İstanbul’da bulunan Opella AMET merkez ofisinde görev yapacak olan Murali Rao, bölgenin marka ve inovasyon stratejilerine liderlik edecek. Rao, özellikle amaca yönelik inovasyonla büyümeyi hızlandırmaya ve Opella'nın kişisel bakım vizyonunu bölge genelinde ilerletmeye odaklanacak. Rao’nun atanması, Opella AMET’in organizasyon içinden yetenek yetiştirme ve geliştirme konusundaki kararlılığının bir yansıması olarak öne çıkıyor. 2024 yılında Opella’ya katılan Murali Rao, AMET bölgesinde sindirim sağlığı kategorisinin büyümesini ölçeklendirmede kritik bir rol üstlendi. Pazarlama ve büyüme alanında 22 yılı aşkın deneyime sahip olan Rao, kariyeri boyunca Reckitt ve FrieslandCampina gibi global şirketlerde üst düzey görevler üstlenerek Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye (MENAT) bölgesi ile Güney Asya’da markaların sürdürülebilir ve kârlı büyümesine liderlik etti. Opella AMET Marka ve İnovasyon Başkanı Murali Rao, yeni göreviyle ilgili şunları söyledi: “Opella’da bu görevi üstlenmekten büyük gurur duyuyorum. Türkiye’nin de içinde bulunduğu AMET bölgesinde güçlü markalarımızı ve anlamlı inovasyonlarımızı daha da büyütürken, ekiplerimiz ve iş ortaklarımızla birlikte öz bakımı milyonlarca tüketici için daha erişilebilir hale getirmeye devam edeceğiz.” Yeni görevinde Rao, Opella’nın marka portföyü ve inovasyon yol haritasına liderlik ederek şirketin AMET bölgesindeki öz bakım misyonunu hızlandırmaktan sorumlu olacak. Liderlik yaklaşımıyla ekipleri güçlendiren, yetenek gelişimini destekleyen ve ortak bir büyüme vizyonu etrafında yüksek performans kültürü oluşturan Rao, bu alandaki güçlü geçmişiyle dikkat çekiyor. Opella, sunduğu güvenilir öz bakım çözümleriyle her yıl milyonlarca tüketiciye ulaşmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CHP lideri Özel: "CHP'nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Haber

CHP lideri Özel: "CHP'nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil"

"Türkiye'nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez" Özel, İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu'nun ‘mutlak butlan' yorumu hakkında ise şöyle konuştu: "Biz bulunduğumuz komisyona girerken de söyledik. ‘Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korksun herkes' dedik. Bütün süreç bitti. Komisyon başlarken de şehit aileleriyle, gazilerle beraberdik. Onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. Cumhuriyet Halk Partisi'ne şantaj yapılamaz. Şantaj, öyle tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır. Taşı alır, atarsınız. Ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye'nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık. Bu durumda olmazdık. Hep birlikte ayakta olmazdık. Bu kadar net meydan okuyor olmazdık. O yüzden ‘Cumhuriyet Halk Partisi'ne efendim birileri şantaj mı yapıyor, bilmem ne mi?' Cumhuriyet Halk Partisi tarihin doğru tarafında durmak, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türkler ile Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye'yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil; bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten." "CHP'nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Özel, CHP kurultayı hakkındaki ceza davasında yaşanan gelişmeler hakkında ise şunları kaydetti: "O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayı, öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine Cumhuriyet Halk Partisi'nde o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet'te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişmemiş olacaktı hala daha. Bu kurultay, delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. İsmet Paşa'nın nasıl 1950'de kaybettiğinde bunu kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için bir kazanç saydıysa, siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla kaybedeniyle onur kurultayıdır. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben. Her ‘Duydum' diyenin çağrılıp ‘Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle' denmesine. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum."

Mattel’de Üst Düzey Atamalar Haber

Mattel’de Üst Düzey Atamalar

Dünyanın önde gelen oyuncak ve aile eğlence şirketlerinden Mattel, EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) ticari organizasyonunu güçlendirmek ve operasyonel çevikliğini artırmak amacıyla üst düzey yönetimde kritik atamalar yapıldığını duyurdu. Bu stratejik değişiklikler, Başkan ve Ticari Faaliyetler Başkanı (CCO) Steve Totzke’nin görevini 1 Mayıs 2026 itibarıyla, halen EMEA ve Küresel Doğrudan Tüketiciye Satış Genel Müdürü olan Sanjay Luthra’ya devredeceğinin açıklanmasının ardından geldi. Core Europe Yönetimi Apostolis Karampatzakis’e Emanet Halihazırda Mattel Pan EMEA Pazarları (PEM) Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü olarak görev yapan Apostolis Karampatzakis, yeni oluşturulan SVP ve Core Europe Başkanı rolüne atandı. Karampatzakis, doğrudan Sanjay Luthra’ya raporlayacak. Karampatzakis, yeni görevinde Birleşik Krallık ve İrlanda, Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa, İtalya, İberya, Benelüks ve Nordik ülkeleri kapsayan Core Europe pazarlarında ticari strateji, perakende dağıtım kanallarının geliştirilmesi ve operasyonel süreçlerin yürütülmesinden sorumlu olacak. Ayrıca Avrupa Amazon ekibi de kendisine bağlı olarak çalışacak. Mattel bünyesinde 25 yılı aşkın deneyime sahip olan Karampatzakis, Avrupa operasyonlarında sürdürülebilir ve kârlı büyüme sağlamadaki güçlü geçmişiyle dikkat çekiyor. Daha önce Avrupa e-ticaret Satış Kıdemli Direktörlüğü ile Almanya, Avusturya ve İsviçre Bölgesel Satış Direktörlüğü görevlerini üstlenen Karampatzakis, son olarak PEM bölgesinin iş hacmini beş yıl içinde iki katına çıkardı. 2024 yılında ise Mattel’in her yıl yalnızca bir kişiye verilen prestijli Chairman’s Award ödülünün sahibi oldu. PEM Bölgesi’nin Yönetim Koltuğuna Sebastian Trischler Oturuyor Öte yandan, DACH Bölgesi Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü ile EMEA E-ticaret Başkanı olarak görev yapan Sebastian Trischler, PEM Başkan Yardımcısı ve Ülke Müdürü olarak atandı. Trischler de doğrudan Sanjay Luthra’ya bağlı olarak çalışacak. Sebastian Trischler, Orta ve Doğu Avrupa, Balkanlar, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan geniş bir coğrafyada ticari performansın ve günlük operasyonların yönetiminden sorumlu olacak. Bu kapsamda Türkiye dahil olmak üzere şirketin en önemli büyüme pazarlarında ticari strateji, pazar geliştirme ve operasyonel uygulamaları yönetecek. Mattel’de 10 yılı aşkın süredir görev yapan Trischler, Avrupa genelinde yüksek performanslı ekipleri yönetme ve sürdürülebilir büyüme sağlama konusundaki deneyimiyle öne çıkıyor. Şirkete katıldığından bu yana DACH ve Avrupa genelinde artan sorumluluklar üstlenen Trischler, mevcut görevinde EMEA’nın en önemli pazarlarından birini yönetirken Avrupa e-ticaret yapılanmasının dönüşümüne liderlik etti. EMEA’nın Geleceğine Yön Verecek İki Lider Sanjay Luthra konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Küresel Ticari İşler Direktörü rolünü üstlenirken, EMEA’da birlikte inşa ettiğimiz yapıdan büyük gurur duyuyorum ve geleceğe dair güçlü bir güven taşıyorum. Apostolis ve Sebastian, operasyonlarımızı daha da modernize edecek ve bu önemli bölgede iş ortaklarımızla birlikte büyük fırsatları hayata geçirecek liderlik, deneyim ve vizyona sahip” ifadelerini kullandı. Apostolis Karampatzakis ise, “Mattel’de 25 yılı aşkın sürenin ardından, Core Europe pazarlarını yöneteceğim bu yeni rolü üstlenmekten onur duyuyorum. Daha odaklı ve yalın stratejilerle Mattel ve iş ortaklarımız için büyümeyi hızlandırmayı hedefliyorum” dedi. Sebastian Trischler de, “PEM bölgesindeki dinamik ve çeşitli ülkelerden oluşan portföyü yönetme fırsatı beni heyecanlandırıyor. Şirketimizin en önemli büyüme pazarlarının potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyorum” açıklamasında bulundu.

GİV’de görevlerinden ayrılan isimler yeni girişimcilik platformu kuracaklarını duyurdu Haber

GİV’de görevlerinden ayrılan isimler yeni girişimcilik platformu kuracaklarını duyurdu

Girişimci İşadamları Vakfı’nda (GİV) görev yapan icra kurulu üyeleri ile bazı mütevelli heyeti üyeleri, vakıf içinde vizyon, misyon ve hedeflere ilişkin görüş ayrılıkları nedeniyle görevlerinden istifa ettiklerini, girişimcilik ve kalkınma odaklı çalışmalarını yeni bir platform altında sürdüreceklerini duyurdu. Açıklamada, 2009 yılında yönetimi devralınan ve o dönemde “Genç İşadamları Vakfı” adıyla faaliyet gösteren yapının, mütevelli heyetinin onayıyla girişimcilik odağında yeniden konumlandırıldığı ve adının “Girişimci İşadamları Vakfı (GİV)” olarak değiştirildiği belirtildi. Vakfın faaliyetlerine uygun bir merkez oluşturulması amacıyla Bahariye Mevlevihanesi’nin vakfa kazandırıldığı, Türkiye genelinde açılan şubelerle de çalışmaların yaygınlaştırıldığı ifade edilen açıklamada, girişimciliğin üniversiteler, kamu, iş dünyası ve gençler nezdinde daha görünür hale gelmesinde vakfın çalışmalarının, işbirliklerinin ve yetkili mercilere sunulan raporlarının etkili olduğu kaydedildi. Açıklamada, GİV’in ulusal ölçekte bilinen bir yapıya dönüştüğü, Türkiye genelinden projelerin gönderildiği, binlerce kişinin eğitim aldığı ve çeşitli faaliyetlerle üyelerine ve ülkeye katkı sunduğu aktarıldı. Vakfın öne çıkan çalışmaları arasında, yüzlerce iş insanı, bürokrat, akademisyen ve siyasetçinin konuşmacı olarak katıldığı “Girişimci Buluşmaları”, ülkenin ilk akredite melek yatırımcı ağlarından biri olduğu belirtilen “Bahariye Melek Yatırım Ağı”, KOSGEB iş birliğiyle düzenlenen ve 5 bini aşkın kişinin katıldığı “Girişimcilik Eğitimleri”, iş insanları ve profesyonel yöneticilere yönelik 60’tan fazla başlıkta gerçekleştirilen eğitim programları yer aldı. Ayrıca, yaklaşık 4 binden fazla projenin değerlendirildiği ve 12 yıldır düzenlendiği belirtilen “GİV Girişimcilik Ödülleri”, firmaların girişimcilik performansını ölçmeye yönelik “Gendeks Projesi”, “Girişimci-Yatırımcı Buluşmaları”, deprem bölgesindeki konteyner kent çalışmaları ile yurt içi ve yurt dışı geziler ve strateji çalıştayları da vakfın faaliyetleri arasında sayıldı. Açıklamada, son dönemde bazı mütevelli heyeti üyeleriyle yaşanan temel yaklaşım farklılıklarının vizyon, misyon ve hedefler konusunda derin görüş ayrılıklarına yol açtığı belirtilerek, bu nedenle icra kurulu üyeleri ile destek veren bazı mütevelli heyeti üyelerinin GİV çatısı altında fayda üretmenin mümkün olmaktan çıktığı kanaatiyle tüm görevlerinden istifa kararı aldığı bildirildi. Açıklamada, girişimcilik ve kalkınma odaklı çalışmaların yeni bir girişimcilik platformu altında sürdürüleceği kaydedildi. Duyuru, Numan Tekin, Osman Dur, Sefa Koç, Yılmaz Tok, Şerif Coşkun, Necdet Meşe, İbrahim Karagöz, İsrafil Çetin, Bülent Şafak, Sait Çağlı, Ömer Doğan, Hüseyin Ceyhan, Yusuf Korkusuz, Cüneyt Fırat, Mehmet Horasan, Rıza Özer, Erdal Kılıç, Mehmet Koç ve Kadir Gurbetci imzasıyla paylaşıldı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan ara seçim açıklaması Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan ara seçim açıklaması

Ahmet Umur Öztürk ANKARA (İHA) - TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır" dedi. Parlamento muhabirleri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, 152. Parlamentolar Arası Birlik toplantısı hakkında bilgi verdi. Kurtulmuş, toplantının İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyleyerek, "Dünyanın bu kadar önemli türlü hastalardan geçtiği, büyük değişimlerin yaşandığı, büyük gelişimlerin, büyük çalışmaların ortaya konulduğu bir noktada, dünyanın bundan sonraki dönemde ihtiyacı olan konuların altını çizilmesi ve bunu da ev sahipliği yapmak bakımında İstanbul'un en uygun lokasyonlardan birisi olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda İstanbul'daki bu toplantılar çerçevesinde, dünyanın geleceği için önemli bir parlamenter bir yolun ortaya çıkmasını da ümit ediyoruz. İstanbul bildiğimiz gibi bütün dünya biliyor ve takdirle karşılıyor, bir dünya markasıdır. Sadece büyük bir metropol değil, aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşadığı, büyük bir medeniyet birikimine, köklü bir medeniyet tecrübesine sahip olan bir şehirdir. Dolayısıyla tarih boyunca diyalogu, etkileşimi ve birlikte yaşamayı mümkün kılan bu şehirde, bu katip şehrimizde toplantının yapılmış olması, aynı zamanda geleceğe de anlamlı bir ev sahipliği yaptığımız anlamına gelir diye düşünüyorum. Gerçekleşecek bu büyük buluşma İstanbul'un sahip olduğu tarihi birikimin, günümüz dünyasında güçlü bir yansıması olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Nasip olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ev sahipliğinde 28-29 Haziran 2026 tarihinde, hemen bu toplantının bitiminde NATO Parlamento Başkanları zirvesini İstanbul'da gerçekleştireceğiz. Bu ev sahipliğinde Türkiye'nin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine büyük katkı sağlayacağını belirliyorum. PAB Genel Kurulu parlamenter diplomasi açısından özellikle son yıllarda en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi de İstanbul'da şahit olacak. PAB Sekreteryası'ndan aldığımız son bilgilere göre İstanbul'daki genel kurulu milletvekili ve parlamento başkanı düzeyinde rekor bir katılım beklenmektedir. Allah biliyor savaşın devam etmesi şartında özellikle Asya'daki parlamenterlerin Türkiye gelişine zorluk çekilebileceği gibi bir endişemiz vardır. Ama çok şükür büyük bir katılım bildirildi. 157 ülkeden 857 milletvekili, 86 parlamento başkanı, 56 parlamento başkan vekili, 169 farklı uluslararası kuruluşun temsilcileri, 46 farklı parlamentonun genel sekreteri, Türkiye'den katılanlar hariç 130 uluslararası basın mensubu olmak üzere toplam 2 bin 420 kişi katılımcı olarak kayıtlarını yaptırmıştır. Ben de PAB'ın toplantılarına katılmaya özellikle dikkat gösteriyorum. 2 bin 420 kişinin katılması Türkiye için de önemli bir avantajdır. Fikirlerimizi, görüşlerimizi çok daha rahat bir şekilde dünyaya yayma fırsatı bize verecektir." Toplantıda Birleşmiş Milletler Türkiye temsilciliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürütülen diyalog ve iş birliği hakkında katılımcılara bilgi vereceğini kaydeden Kurtulmuş, bu kapsamda ilgili kurumlarımızın desteğiyle Sultanbeyli'de bir göç merkezine de Birleşmiş Milletler heyetiyle ziyaret gerçekleştirileceğini ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bunun dışında PAB bünyesinde genel kurum arasında iki önemli etkinliği de düzenlemeyi planladıklarını aktararak, 2025 yılının Nisan ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Filistin'i destekleyen parlamentolar toplantısının ikincisini yapacaklarını iletti. "(Terörsüz Türkiye) Raporun gereklilerini yerine getirilmek Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir" Toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, terörsüz Türkiye konusundaki soruya, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunu olan terör meselesinin çözülebilmesi için bir komisyon oluşturuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi partilerin tamamının katılımıyla Türk siyaseti üzerine düşen sorumluluğu üstüne alarak eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirerek özellikle dünya ülkelerine de örnek olabilecek şekilde bir demokrasi dersi verdi. Kimse birbirine kalkıp saygısızlık etmedi, kavga etmedi. Herkes o mutlak fikrini ortaya koydu. Çok ayrı fikirler olmasına rağmen ortak bir zeminde buluştu. Ve bütün partiler üzerinde ittifak ettiği bir raporu ortaya çıkardı. Şimdi bu raporu gereklilerinin yerine getirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir, siyasi partilerin uhdesindedir" cevabını verdi "TBMM Başkanlığı'na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" Kurtulmuş, TBMM'nin işlevini yitirdiği iddialarına ilişkin soru üzerine ise "Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yapılmış olan büyük bir haksızlıktır. TBMM fevkalade önemli bir şekilde görevleri icra ediyor. Dolayısıyla bunun doğru olmadığı kanıtlanıyor" karşılığını verdi. Ara seçim konusunda Kurtulmuş, "Anayasamızda hangi şartlar altında ara seçime girebileceği çok net bir görev. Bu konudaki karar alma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Anayasa çerçevesinde de sadece iki kere bir ara seçim kararı alınmış. Bunlardan birisi 1986'da uygulanmış. 1994'te karar uygulanmamıştır. Çünkü o zaman Meclis'te kanunla bu iş yapılmış. Anayasa Mahkemesi de bunu iptal ettiği için 1994'teki seçim yapılamamıştır. Demokrasinin en önemli özelliği her şeyin açık olmasıdır. Kuralların açık olmasıdır. Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır. Yani burada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" değerlendirmesini yaptı. (AUÖ-BÇ-Y)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.