Uygulamalarımız appstore googleplay

#Tahliye

TTN TÜRK - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC’de gemi faciası soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı Haber

KKTC’de gemi faciası soruşturmasında 9 şüpheli tutuklandı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında dün yaşanan gemi faciasına ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeye çıkarılan 9 şüpheli hakkında 3 gün tutukluluk kararı verildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında dün yaşanan ve 8 kişinin hayatını kaybettiği gemi faciasına ilişkin soruşturma sürerken, olayla ilgili adli süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Girne Mahkemesi, soruşturmanın devam ettiğini dikkate alarak 9 şüphelinin 3 gün süreyle tutuklu kalmasına karar verdi. Yürütülen soruşturma kapsamında geminin sefer belgeleri, teknik durumu, mürettebatın tahliye sırasındaki tutumu ve şirket hissedarlarının muhtemel sorumluluklarına ilişkin araştırmaların sürdüğü belirtildi. "Deniz şartlarının sefere engel teşkil etmediği tespit edildi" Mahkemede aktarılan bilgilere göre, geminin kapasitesinin üzerinde yolcu taşıdığına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bulguya ulaşılamadı. Geminin limandan ayrıldığı sırada hava ve deniz şartlarının sefere engel teşkil etmediği, 3 metreye kadar olan dalgalarda geminin limandan çıkışına engel bulunmadığı tespit edildi. Geminin izin ve sefer belgelerinin tam olduğu, uluslararası sularda sefere uygun bulunduğu ve son denetiminin 2 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirildiği mahkemeye aktarıldı. Geminin yaklaşık 12 yıl önce bir kazada hasar gördüğü, daha sonra onarıldığı ve 2024 yılında yeniden sefer izni aldığı yönündeki bilgiler de soruşturma dosyasına girdi. Geminin hasar aldıktan sonra yola devam ettiği iddiası araştırılıyor Polis tarafından alınan bazı ifadelerde, geminin hasar almasına rağmen yoluna devam ettiği yönünde iddialar ortaya atıldı. Geminin Türkiye’de gerçekleştirilen bir işlem sırasında zarar gördüğüne yönelik iddiaların da soruşturma kapsamında araştırılacağı kaydedildi. Yolcular tarafından çekilen görüntülerin de polis tarafından inceleneceği bildirildi. Soruşturma kapsamında geminin teknik durumu ve kazanın meydana gelmesinde kasıt bulunup bulunmadığı da araştırılıyor. Mürettebatın tahliyedeki tutumu mercek altında Mahkemeye verilen bazı ifadelerde mürettebatın can yelekleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı ve tahliye edilmesi gereken yolculara yardım edilmediği ileri sürüldü. Savunma tarafı, mürettebatın can yelekleri ve can sallarıyla yolculara yardım ettiğini öne sürdü. Polis, alınan bazı ifadelerde ise yolculara yardım edilmediğinin belirtildiğini mahkemeye aktardı. Gemide yeterli sayıda can salının bulunduğu yönündeki bilgi de duruşmada gündeme geldi. İkinci kaptanın yardım çağrısı yaptığı belirtildi Soruşturma kapsamında ikinci kaptanın yardım çağrısında bulunduğu da mahkemeye aktarıldı. Şüphelilerden Serkan Erol’un gemi kaptanına geminin uç kısmının kırıldığını söylediği belirtildi. Erol’un söz konusu bölümü görüp göremeyeceği ve verdiği ifadenin doğruluğunun polis tarafından araştırıldığı kaydedildi. Kaptanın resmi kaptanlık belgesine ilişkin araştırmanın da devam ettiği bildirildi. Şirket hissedarlarının sorumluluğu araştırılacak Soruşturmanın yalnızca gemi kaptanı ve mürettebatıyla sınırlı kalmayacağı, gemi şirketinin hissedarlarının kazada herhangi bir sorumluluklarının bulunup bulunmadığının da araştırılacağı mahkemede belirtildi. Duruşmada, şirket hissedarları olarak Sadık Akyüz, Ramazan Akyüz, Harun Erhun, Bekir Hürdeniz ve Metin Osmancıoğlu’nun isimleri de gündeme geldi.

Film gerçek oldu, isim benzerliğiyle cezaevine girdi: "Pardon" denilerek tahliye edildi Haber

Film gerçek oldu, isim benzerliğiyle cezaevine girdi: "Pardon" denilerek tahliye edildi

Antalya’da bir kişi, kesinleşmiş hapis cezası olduğu gerekçesi ile cezaevine gönderildi. Gerçek ise 10 gün sonra ortaya çıktı. İsim benzerliği nedeniyle 10 gün boyunca suçsuz yere cezaevinde kalan vatandaş ’Pardon’ denilerek tahliye edildi. Yönetmenliğini Mert Baykal’ın yaptığı başrollerde ise Ferhan Şensoy, Rasim Öztekin ve Bülent Kayabaş’ın oynadığı ’Pardon’ filmi Antalya’da gerçek oldu. Konyaaltı ilçesinde emlak işi ile uğraşan Ali Süslü’nün hayatı polis merkezinden gelen telefonla değişti. 26 Temmuz tarihinde kendisini arayan polis memuru, ’Bir imza işiniz var, polis merkezine gelin’ diyerek kendisini davet ettikten sonra Süslü, kısa süre önce geçirdiği ameliyat nedeniyle istirahatte olmasına rağmen polis merkezine gitti. Burada gözaltına alınan Süslü, adliyeye sevk edildi. Süslü’nün neden cezaevine girdiği yönündeki sorusuna ’Bilmiyoruz’ karşılığı verilirken, ertesi gün 10 günlük kesinleşmiş hapis cezası olduğu gerekçesiyle Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Cezaevinde zor günler geçiren ve iki kez hastaneye sevk edilen Süslü, defalarca suçsuz olduğunu ve bir yanlışlık yapıldığını söylemesine rağmen kimseyi inandıramadı. Gerçek ise cezaevindeki 9’uncu günde cezaevi psikoloğu ile yaptığı rutin görüşme sırasında ortaya çıktı. Bilgisayarından kayıtları inceleyen psikolog, tutuklu Ali Süslü ile Adana’da yaşayan ve kendisi ile aynı isimdeki 23 yaşındaki bir şahsın yerine cezaevine girdiğini fark etti. İsimlerinin aynı olmasına rağmen, T.C. kimlik numaralarının ve ikamet adreslerinin farklı olduğu anlaşılan Süslü’ye ’Özür dileriz, bir hata oldu’ denildi. Gerçeğin ortaya çıkması ile tahliye olmak isteyen Süslü’ye iddiaya göre 10 günlük cezayı tamamlaması gerektiği söylenerek, ertesi gün tahliye edildi. Suç duyurusunda bulundu Cezaevine girmesinin ardından hakkındaki iddialar nedeniyle işini de kaybettiğini ve psikolojisi bozulan Süslü, avukatı Abdullah İlkkahraman aracılığıyla ilgililer hakkında ’görevi kötüye kullanma’, ’görevi ihmal’ ve ’hürriyeti tahdit’ suçlarından suç duyurusunda bulundu. Yaşadığı trajikomik durumu anlatan Süslü, "Geçen ayın 26’sında bir polis memuru beni aradı ve ’Bir imzan var, karakola kadar gelebilir misin’ dedi. Birkaç gün önce ameliyat olduğum halde karakola gittim. Karakola gittiğimde ’Ali Süslü sen misin. Kimliğini ver’ dediler. Suçumun ne olduğunu sorduğumda ’İçeriğini göremiyoruz’ dediler. Bilgisayarda benim TC numaramı ve fotoğrafımı gösterdiler, fakat içeriğini göremediklerini söylediler. Beni adliyeye götüreceklerini ve savcıya çıkacağımı söylediler. Adliyeye geldiğimizde ise beni direkt nezarete attılar" dedi. "’Pardon özür dileriz’" dediler" Nezaretteyken savcıya çıkacağını düşündüğünü söyleyen Süslü, "Pazar günü, ben hala savcı ile görüşeceğimi suçum ne olacağını öğreneceğimi düşünüyorum. O akşam orada kaldıktan sonra ikinci gün gardiyan ve polis arkadaşlara suçum nedir hala bilmiyorum dedim. ’Sen suçunu kendin bilirsin’ dediler ve beni L Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürdüler. Orada ameliyatlı halde 9 gün kaldım. 9’uncu günde beni psikiyatri çağırdı. Psikolog bana sorular sordu ve ’Suçunu biliyorsun’ dedi. Ben de ’Hayır, lütfen siz söyleyin. Suçumun ne olduğunu hala bilmiyorum. Ben de bileyim ki en azından ne yaptığımı öğrenmiş olayım’ dedim. Psikolog da bilgisayarı açtığında Ali Süslü evet, isim benimde Ali Süslü, fakat T.C. kimlik numaraları doğru değil, artı adres doğru değil. Ayrıca yapılan suç bana ait değil" ifadelerini kullandı. Kendisinin hakim ve savcı karşısına çıkmadığını da söyleyen Ali Süslü, "Psikolog bana kayıtları okudu ve ayrıca hakime karşı geldiğimi söyledi. Ben de mahkemeye çıkmadığımı, hiçbir hakim ve savcı ile görüşmediğimi, nasıl karşı gelebileceğimi söyledim. ’Pardon, özür dileriz. Galiba yanlışlık oldu. Bu gerçekten sen değilmişsin. Bu sana ait olan bir suç değil, özür dileriz’ dediler. 9 gündür yattığımı ve 1 gün daha olduğunu beni serbest bırakmalarını söylediğimde ise ’Kesinleşmiş cezan var, 10 gün yatacaksın’ dediler. Madem ben değilim, nasıl kesinleşmiş cezam oluyor. Beni nasıl tutuyorsunuz. Beni 10 gün sonra hastane nezaretinde tahliye ettiler" şeklinde konuştu. "Pardon filmi galiba gerçek oldu" Derdini ve masum olduğunu kimseye anlatamadığını söyleyen Süslü, "Geriye iş yerime geldiğimde ben cezaevine girince bazı dedikodular çıkmış. Böyle olunca iş hayatımda bitti. Birilerini dolandırdığım iddiası ile cezaevine girdiğim söylenmiş. Büyük bir maddi zarar yaşadım, sözleşmelerim bozuldu. Psikolojim alt üst oldu, işsiz kaldım. Ben de avukatım aracılığı ile gerekenin yapılmasını istedim. Pardon filmi galiba gerçek oldu. O da benim başıma geldi. Allah’a şükür 10 gün ile kurtuldum. Ya 5-6 yıl olsaydı derdimi kime anlatırdım" dedi. Ali Süslü’nün avukatı Abdullah İlkkahraman ise "Müvekkilim, haksız bir şekilde cezaevinde kaldığını öğrendik. Müvekkilimi arayan kolluk görevlileri imzası olduğunu belirtmesi üzerine Ali Süslü hasta ve ameliyatlı olmasına rağmen polis merkezine gittiğinde olayın içeriğinin bilinmediği, cumhuriyet savcılığına gidildiğinde öğrenileceği söylenmesi sonrasında, ilk önce Antalya Adliyesi’ne götürülerek nezarethaneye konuldu. Nezarette cumhuriyet savcısına çıkmayı beklerken kendisine gelen görevlilerden cezaevine gideceğini öğrenmesi üzerine onlara da herhangi bir mahkemesi olmadığını ve yanlışlık olabileceğini söylemesine rağmen cezaevine müvekkilim teslim edildi" şeklinde konuştu. "Psikolog 9’uncu gün fark etmiş" Avukat İlkkahraman, "Haksız bir şekilde cezaevinde bulunduğu süreçte 9’uncu gün psikoloğa çıkmış, ona da aynı durumu ilettiğinde psikoloğun evrakları kontrol etmesi sonucu TC Kimlik numarasının farklı olduğu ve haksız bir şekilde tutulduğu anlaşılmıştır. Buna rağmen müvekkilim 1 gün daha ceza tamamlatılarak cezaevinde tutulmuştur. Müvekkilim cezaevinde bulunduğu süreçte işleri bozulmuş, 2 sefer acil servise kaldırılmıştır. Ameliyatlı olan müvekkilim maddi ve manevi anlamda yaşanan hukuki yanılgıdan ve ilgili görevlilerin hatalı işlemlerinden dolayı cezaevinde yatması nedeniyle tüm idari ve hukuki işlemleri başlattık. Pardon filmi gerçek olmuştur. Bunun bir daha gerçek olmaması için biz de hukuki mücadelemizi devam ettirmekteyiz" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel: CHP sokakta, meydanda, yoldadır... Geri gelmek üzere çıkıyorum! Haber

Özgür Özel: CHP sokakta, meydanda, yoldadır... Geri gelmek üzere çıkıyorum!

Mutlak butlan kararı ardından polis zoruyla tahliye edilen CHP Genel Merkezi'nden beraberindekilerle birlikte çıkış yapan Özgür Özel, CHP Genel Merkezi önünde yaptığı açıklamada “Teslim olmayacağız. Geri gelmek üzere çıkıyorum” mesajı verdi. Özel, açıklamasının ardından TBMM’ye yürüyüş başlattı. ANKARA (İGFA) - Özgür Özel, CHP Genel Merkezi önünde yaşanan gelişmeler sırasında kalabalığa seslenerek sert açıklamalarda bulundu. Yoğun duman altında konuşan Özgür Özel, partinin mücadelesine vurgu yaparak, yaşanan süreçlerde kendilerine yakışanı yaptıklarını söyledi. “Bize yenilgi, Atatürk’ün partisine teslim olmak yakışmıyor” diyen Özel, CHP’nin tarihine ve siyasi çizgisine sahip çıktıklarını belirterek, “CHP bundan sonra yoldadır, meydandadır, sokaktadır” dedi. Devletin imkanlarının parti binası önünde kullanıldığını savunan Özel, yaşanan sürece tepki göstererek, “Devletin polisini, milletin evlatlarını baba ocağına yığanlara yazıklar olsun” ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında mücadelenin süreceğini vurgulayan Özgür Özel, partililere “iktidar koltuğuna yürüyüş” çağrısı yaptı. Açıklamasının ardından Özgür Özel, beraberindekilerle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne doğru yürüyüşe geçti. https://twitter.com/eczozgurozel/status/2058528392006488546

İstanbul’da eski kiracı dehşeti: 74 yaşındaki ev sahibini sopayla öldüresiye dövdü, o anlar kamerada Haber

İstanbul’da eski kiracı dehşeti: 74 yaşındaki ev sahibini sopayla öldüresiye dövdü, o anlar kamerada

İstanbul Sarıyer’de eski kiracısıyla yıllardır sorun yaşayan 74 yaşındaki Taner Koz, tehdit ve saldırıların hedefi olduğunu öne sürdü. İddiaya göre kira ödemediği gerekçesiyle icra yoluyla tahliye edilen eski kiracı, daha sonra Vakıflar’dan kiraladığı alan üzerinden Koz’u ölümle tehdit etmeye devam etti. Daha önce silahla eve ateş açtığı için cezaevine giren şahıs, bu kez yaşlı adamı sopayla darp etti. Güvenlik kameralarına yansıyan olayda Koz’un yere düştüğü, başına ve sırtına defalarca vurulduğu görüldü. Olay, Sarıyer Maden Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Taner Koz, 2018 yılında eşinin kanser tedavisi nedeniyle Bursa’ya gitmek zorunda kalınca iş yerini Hüseyin A. isimli şahsa kiraya verdi. Taner Koz, çok uzun süre kirasını ödemediği gerekçesiyle kiracısını mahkemeye verdi. Hüseyin A.’nın kullandığı depo mahkeme kararıyla boşaltıldı. Hüseyin A.’nın Taner Koz’a, ailesine ve avukatına yönelik tehdit etti. İddiaya göre, bir süre sonra Hüseyin A., Taner Koz’un evinin önündeki Vakıflar’a ait parseli kiraladı ve lastik tamiri yaptığı aracına ait tabelayı da husumetlisinin evinin önüne koydu. Taner Koz evinin önündeki tabelayı çekmek isteyince taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışma büyüyünce kavgaya dönüşünce Hüseyin A., Taner Koz’u sopayla öldüresiye dövdü. O anlar ise kameraya yansıdı. Hastaneye kaldırılan Koz, darp raporu alarak Hüseyin A.’dan şikayetçi oldu. Koz, kiracısının yıllarca kira ödemediğini, açılan davalar sonucunda icra yoluyla tahliye edildiğini söyledi. Tahliye sürecinin ardından tehditlerin başladığını öne süren Koz, "Beni sürekli ölümle tehdit ediyordu. Daha önce silahla evime ateş açtı. O olay nedeniyle ceza aldı ve yaklaşık iki buçuk ay cezaevinde kaldı. Çıktıktan sonra tehditlerine devam etti. Beni öldürmek için pusu kurduğunu düşünüyorum" dedi. Koz, olay günü evinin önünü kapatan tabelayı kaldırmak isterken saldırıya uğradığını anlatarak, "Tabela ağırdı, çekerken yere düştü. O sırada koşarak üzerime geldi. İlk önce tokat attı, yere düştüm. Sonra elindeki odunla defalarca vurdu. Bütün vücudum mosmor oldu. Hastaneden darp raporu aldım" diye konuştu. Güvenlik kamerası saldırıyı saniye saniye kaydetti Olay anı çevrede bulunan güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde yaşlı adamın yere düştüğü, saldırganın elindeki sopayla Koz’un başına ve sırtına defalarca vurduğu görüldü. Çevredeki vatandaşların ise olaya geç müdahale ettiği anlar dikkat çekti. Taner Koz’un avukatı İrfan Sütlüoğlu da müvekkilinin uzun süredir tehdit altında olduğunu belirterek, "Müvekkilim yıllardır sistematik şekilde baskı ve tehdide maruz kalıyor. Daha önce silahlı saldırı yaşandı. Şimdi ise kamera kayıtlarına yansıyan çok ağır bir darp olayı var. Sadece müvekkilim değil, ben de ölüm tehditleri alıyorum. Telefonla aranıp hakarete uğruyoruz" ifadelerini kullandı. Avukat Sütlüoğlu, olayla ilgili hukuki sürecin sürdüğünü belirterek saldırgan hakkında yeniden suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.