Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sürdürülebilirlik

TTN TÜRK - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DERİMOD, 10 YIL SONRA DEV FLAGSHIP MAĞAZASIYLA  BAĞDAT CADDESİ’NE GERİ DÖNDÜ Haber

DERİMOD, 10 YIL SONRA DEV FLAGSHIP MAĞAZASIYLA BAĞDAT CADDESİ’NE GERİ DÖNDÜ

Deri ayakkabı ve ceket kategorilerinin öncü markalarından Derimod, Vizyon 2030 stratejisi kapsamında mağazacılık ve müşteri deneyimi yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Perakende ağını nicelikten çok nitelikle büyütmeyi hedefleyen marka, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden birini yeni Bağdat Caddesi mağazasıyla hayata geçirdi. Daha geniş, daha konforlu ve ilham veren alanlarla bütünsel bir müşteri deneyimi sunmayı amaçlayan flagship mağaza, Derimod’un dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. “Cadde’ye Yeni Gelmedik, Geri Geldik!” Yaklaşık 10 yıl önce Bağdat Caddesi’nde daha küçük bir mağazayla yer alan Derimod, aynı caddeye bu kez çok daha güçlü döndü. Erenköy, Bağdat Caddesi, No:337 adresinde, üç kata yayılan 800 metrekarelik yeni flagship mağaza, markanın ölçek, deneyim ve tasarım anlayışındaki dönüşümü somutlaştırıyor. Derimod’un yeni nesil mağaza konseptinin ilk kez hayata geçirildiği bu lokasyon, yalnızca bir satış noktası değil; müşteri deneyimini merkezine alan, ilham veren bir yaşam ve moda alanı olarak kurgulandı. Kadın koleksiyonları giriş ve üst katta, erkek koleksiyonları ise alt katta konumlanıyor; üst kat, alışveriş deneyimini zenginleştiren çok amaçlı bir alan olarak tasarlandı. Verimli, Akıllı ve Sürdürülebilir Bir Mağaza Deneyimi Bağdat Caddesi mağazasında yalnızca mimari ve müşteri deneyimi değil, teknik altyapı da sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik odağıyla dikkat çekiyor. Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemi, düşük tüketimli yeni nesil LED aydınlatma altyapısı ve uzaktan yönetilebilen bina otomasyon sistemi sayesinde mağaza, çevresel etkisini azaltırken operasyonel süreçlerini de daha verimli hale getiriyor. Dönüşüm sürecinde geri kazanıma uygun malzemelerin ayrıştırılarak yeniden değerlendirilmesi, projenin döngüsel ekonomi yaklaşımını yansıtan önemli uygulamalardan biri oldu. İç mekân ve cephelere yerleştirilen büyük dijital ekranlar aracılığıyla koleksiyonlar, sürdürülebilirlik projeleri ve tasarım hikâyeleri ziyaretçilerle buluşuyor. “Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” “Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” yaklaşımıyla şehir yaşamının ritmine güçlü biçimde dahil olan Derimod, Bağdat Caddesi yatırımıyla müşterileriyle bağını daha da derinleştirmeyi hedefliyor.

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu Haber

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu

Sürdürülebilirlik alanındaki öncü ve vizyoner çalışmalarıyla Türkiye’de sektörüne liderlik eden Migros, uluslararası alanda önemli bir başarıya daha imza attı. TIME Dergisi’nin Statista iş birliğiyle hazırladığı ve dünya çapında sürdürülebilirlik performansı en yüksek şirketlerin belirlendiği “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesine giren tek Türk gıda perakendecisi oldu. Böylece, gıda perakendesi sektöründen tüm dünyadan yalnızda 5 şirketin yer aldığı listede, Türkiye'den sektörünün tek temsilcisi oldu. Dünya genelinde 40’tan fazla ülkeden 5 bini aşkın şirketin değerlendirildiği araştırmada, global endekslerdeki başarılar, verilen taahhütler, uluslararası raporlama standartlarına uyum, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik alanındaki performans kriterleri çok aşamalı bir metodolojiyle incelendi. 20’den fazla veri noktasına dayanan değerlendirme sonucunda yalnızca 750 şirket listeye girmeye hak kazandı. Migros, “İyi Gelecek Planı” kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, gıda israfının önlenmesi, plastik kullanımının azaltılması, sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, eğitim ve fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda gerçekleştirdiği somut projelerle listede yer aldı. “İyi gelecek için etkimizi büyütmeye; toplumumuz için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın hedeflerini etki yaratan, ölçülebilir ve yaygınlaşabilir projelerle gerçekleştiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleden gıda israfının önlenmesine, sürdürülebilir tarım uygulamalarından toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar pek çok alanda dönüşüm yaratıyoruz. Statista ve TIME Dergisi tarafından hazırlanan ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde gıda perakende sektöründe dünya genelinde yalnızca 5 şirket arasında yer almak ve Türkiye’yi bu alanda tek başımıza temsil etmek bizim için güçlü bir motivasyon. SBTi onayımız, CDP ‘Global A Liderleri’ arasında ve S&P Global Sürdürülebilir Yıllığı’ndaki yerimiz, BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ndeki kesintisiz varlığımız, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alan kararlı yaklaşımımızın en güçlü göstergeleri. 2030 ve 2050 hedeflerimize de emin adımlarla ilerliyoruz. Yarattığımız somut etki ile sürdürülebilirlikte global liderler arasındaki yerimiz perçinleniyor” dedi.

Perakende sektörünün önemli oyuncuları, sektörün geleceğini şekillendiren başlıkları tartıştı. Haber

Perakende sektörünün önemli oyuncuları, sektörün geleceğini şekillendiren başlıkları tartıştı.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Sustainable Business Network tarafından, Zincir Mağazalar Derneği ve Gıda Perakendecileri Derneği iş birliğiyle Sürdürülebilir Perakende Konferansı düzenlendi. Konferansta, perakende sektörünün dönüşümüne yön veren başlıklar ve rekabet avantajı sağlayan çözüm önerileri ele alındı. Değişen tüketici beklentileri, iklim riskleri, kaynak baskıları, yeni regülasyonlar, dijitalleşme, tedarik zinciri kırılganlıkları ve artan maliyetlerin etkisiyle hızla dönüşen perakende sektöründe, sürdürülebilir ve dayanıklı iş modellerinin önemi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Bu dönüşüm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk ya da uyum konusu olmaktan çıkararak; CEO’lardan finans, operasyon, teknoloji, pazarlama, tedarik zinciri ve mağaza yönetimine kadar tüm iş birimlerinin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. Konferansta, sürdürülebilir perakendenin artık sektör için yeni bir büyüme, dayanıklılık ve rekabet zemini oluşturduğu vurgulanırken, geleceğe hazır iş modellerine yönelik uygulamalar ve dönüşüm stratejileri farklı oturumlarda ele alındı. Konferans, 8 oturumda 28 konuşmacıyı bir araya getirerek perakende sektörünün sürdürülebilirlik odağındaki dönüşüm gündemini çok boyutlu bir yaklaşımla ele aldı. FİLE CEO’su Haluk Dortluoğlu, Watsons Türkiye ve GCC Geliştirme Genel Müdürü Mete Yurddaş, Caffè Nero Türkiye CEO’su ve TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yanıkoğlu gibi sektörün üst düzey temsilcileri de etkinlikte yer aldı. Sürdürülebilir perakende dönüşümünün hiçbir kurumun tek başına gerçekleştirebileceği bir süreç olmadığına dikkat çekilen konferansta; markalar, perakendeciler, üreticiler, teknoloji sağlayıcıları, tedarik zinciri oyuncuları, dernekler ve tüketiciler arasındaki iş birliklerinin dönüşümün hızlanmasında kritik rol oynadığı vurgulandı. Konferans boyunca sürdürülebilir perakende dönüşümü; yalnızca iyi uygulamalar ya da kurumların tekil çalışmaları üzerinden değil, sektörün gelecekte nasıl rekabet edeceği sorusu etrafında ele alındı. Perakendenin geleceğini artık yalnızca satış rakamları, mağaza sayısı ya da ürün çeşitliliği değil; kaynakların ne kadar verimli kullanıldığı, tedarik zincirlerinin ne kadar dayanıklı hale getirildiği, tüketiciyle nasıl bir güven ilişkisi kurulduğu, ürün bilgisinin ne kadar şeffaf sunulduğu ve yaratılan değerin nasıl yeniden tanımlandığı belirliyor. Konferansta; büyüme ve dönüşüm dengesi, rafın ötesinde değer ve güven yaratma, dijitalleşme ve izlenebilirlik, depozito iade sistemi, satış alanlarının dönüşümü, tüketici davranışlarındaki değişim ve gıda israfı gibi başlıklar üzerinden perakende sektörünün karşı karşıya olduğu yeni gerçeklik tartışıldı. Tüketicilerin markaları daha fazla şeffaflık, güvenilirlik, izlenebilirlik ve sorumluluk yönünde zorladığı; buna karşılık markaların da bu beklentilere yanıt verebilmek için daha çevik, daha veriye dayalı ve daha iş birliğine açık yapılar kurması gerektiği ifade edildi. Güçlü sponsor desteğiyle gerçekleşti Sürdürülebilir Perakende Konferansı, perakende ekosisteminin farklı alanlarında faaliyet gösteren güçlü kurumların desteğiyle gerçekleşti. Konferansa AyaTech, Boyner Grup, CHEP, L’Oréal, Revego ve xPlace sponsor olarak katkı sağladı. Konferansın basın iş birliği ise perakende.org ile gerçekleştirildi. Bu destek, sürdürülebilir perakende dönüşümünün yalnızca perakendecilerin değil; teknoloji, marka, tedarik zinciri, döngüsel ekonomi ve iletişim ekosisteminin de ortak gündemi olduğunu ortaya koydu. Sürdürülebilir Perakende Konferansı büyüyerek devam edecek Online olarak ilk kez düzenlenen Sürdürülebilir Perakende Konferansı, gördüğü ilgiyle Türkiye’de sürdürülebilir perakende alanında güçlü bir ortak platform ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Sustainable Business Network, konferansı önümüzdeki dönemde fiziki buluşmalarla daha da büyüterek sektör için kalıcı bir paylaşım, iş birliği ve dönüşüm platformuna dönüştürmeyi hedefliyor.

Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev Değişimi Haber

Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev Değişimi

Enerjisa Enerji’de CEO’luk görevini yürüten Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla görevini Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci’ye devredecek. Oğuzhan Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Enerjisa Enerji CEO’luğu görevini üstlenirken, Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevini ikinci bir duyuruya kadar vekâleten yürütmeye devam edecektir. Murat Pınar ise, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanlığı görevine atanmış olup; topluluktaki çeşitli görevlerinin yanı sıra Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim şirketlerinin Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini de yürütecektir. Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erbil Bayçöl, görev değişikliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“Murat Pınar, uzun yıllardır Enerjisa Enerji bünyesinde üstlendiği farklı görevlerde özelleştirme sürecinden bu yana şirketimizin büyümesine, dönüşümüne ve bugün ulaştığı güçlü konuma önemli katkılar sağladı. Liderliğiyle sadece şirketimizin operasyonel başarısına değil; kurumsal kültürüne, sürdürülebilirlik vizyonuna ve paydaşlarımızla kurduğu güven ilişkisine de değer kattı. Aynı zamanda elektrik dağıtım sektörünün dönüşümüne, hizmet kalitesinin gelişimine ve sektörün geleceğine yön veren pek çok çalışmaya öncülük ederek ülkemiz enerji sektörüne önemli katkılar sundu. Kendisine bugüne kadar ortaya koyduğu liderlik ve katkıları için teşekkür ediyor, Sabancı Topluluğu bünyesindeki yeni görevinde başarılar diliyorum. Oğuzhan Özsürekci de Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde farklı sorumluluklar üstlenmiş, şirketimizi, kültürümüzü ve stratejik önceliklerimizi yakından tanıyan güçlü bir lider. Bu görevi şirket içinden yetişen deneyimli bir ismin devralması, Enerjisa Enerji’nin güçlü kurumsal yapısının ve liderlik anlayışının önemli bir göstergesidir. Şirketimiz, güçlü yönetim ekibi ve çalışanlarıyla stratejik hedefleri doğrultusunda müşterileri, yatırımcıları ve tüm paydaşları için değer üretmeye aynı kararlılıkla devam edecektir.” Oğuzhan Özsürekci Özgeçmişi: Oğuzhan Özsürekci Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde lisans, Gazi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Çalışma hayatına 2002 yılında Barmek Holding’te başlayan Oğuzhan Özsürekci, 2003 senesinde mühendis olarak Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye katılmıştır. 2003 – 2013 yılları arasında Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’de birçok yöneticilik pozisyonlarında görev almıştır. 2013-2019 yılları arasında sırasıyla Müşteri Operasyonları Direktörlüğü ve Saha Operasyonları Direktörlüğü görevini üstlenmiş olup, Kasım 2019 tarihinden itibaren Enerjisa Dağıtım Şirketleri Saha Operasyonları Grup Direktörü olarak görev almıştır. Özsürekci, 2022 yılından itibaren üstlendiği Enerjisa Enerji Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevinde; 14 farklı ilde, 21 Milyondan fazla kişiye kaliteli ve kesintisiz enerji sunmayı hedefleyen 11 bin kişiden oluşan ekibe liderlik etmiştir. Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibariyle Enerjisa Enerji CEO’luk görevini devralacaktır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dimes'te Üst Düzey Atama Haber

Dimes'te Üst Düzey Atama

30 yıla yaklaşan çalışma hayatında, farklı sektörlerde dönüşüm ve itibar yönetimi projelerinde liderlik deneyimine sahip Funda Küçükosmanoğlu, Türkiye’nin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü olarak göreve başladı. Türkiye’nin yerli sermayeli ilk meyve suyu markası ve ülkemizin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, “tarıma dayalı, katma değerli içecek şirketi” vizyonuyla belirlediği stratejileri ve küresel marka genişlemesi hedefleri kapsamında organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Hedefler ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenebilen esnek bir organizasyon yapısına sahip olan DİMES bünyesinde, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü görevine, deneyimli isim Funda Küçükosmanoğlu atandı. Bugüne dek farklı sektörlerde stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarına üst düzey iletişim yöneticisi olarak liderlik eden Funda Küçükosmanoğlu, DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim, Pazarlama İletişimi, Regülasyon ve Sürdürülebilirlik gibi konularda sorumluluk üstlenecek. Çalışma hayatına 1997 yılında Turkcell İletişim AŞ’de başlayan Küçükosmanoğlu, Turkcell ve grup şirketlerinde müşteri ilişkileri yönetimi alanında farklı görevler üstlendi. Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim ve İlişkiler Departmanı’nın farklı alanlarında edindiği yöneticilik deneyiminin ardından 2019 yılında Nestlé Waters Türkiye’ye Kurumsal İletişim Müdürü olarak katıldı. 2021-2022 yılları arasında Zorlu Enerji’de Kurumsal İletişim Grup Müdürü olarak görev yapan Küçükosmanoğlu, Temmuz 2022 itibarıyla Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Zorlu Enerji ve Grup Şirketlerinin kurumsal ve pazarlama iletişiminin sorumluğunu yürüttükten sonra, şirketin elektrikli araç şarj networkü kolunun Avrupa pazarına açılması ile pozisyonunu uluslararası alana taşıyarak Global Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü rolünü üstlendi. Lisans derecesini Uludağ Üniversitesi Fizik Bölümü’nden alan Küçükosmanoğlu, sonrasında Yeditepe Üniversitesi İngilizce MBA programını başarıyla bitirdi. İlgi alanı olan kültürel miras alanında eğitimini ise ikinci üniversite kapsamında İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümünde tamamladı Profesyonel görevlerinin yanında Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği (TKSD), Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) gibi derneklerde de bugüne kadar çalıştığı şirketleri temsil eden Funda Küçükosmanoğlu, 2025 yılından bu yana gönüllü profesyonel koç olarak gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmalarına destek olmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi Haber

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi

UN Global Compact Türkiye tarafından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu iş birliğiyle hazırlanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin bulguları, “Belém’den Antalya’ya: Verilerle İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu” etkinliğinde paylaşıldı. Türkiye’de sürdürülebilirlik verisi alanında bir ilk olma niteliği taşıyan analiz, UN Global Compact katılımcısı şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini Avrupa ve küresel verilerle karşılaştırmalı olarak ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye tarafından 17 Haziran’da Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen etkinlik; iş dünyası, kamu, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin sonuçları paylaşıldı. Analiz; dünya, Avrupa ve Türkiye ortalamalarının yanı sıra Türkiye’deki büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Ardından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı. Türkiye İş Dünyası Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı Açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan Güliz Öztürk, şunları söyledi: “Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği artık isteğe bağlı bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, stratejik bir risk ve fırsat yönetimi alanı olarak konumlandırıyor. Yönetişimden çevreye, insan haklarından yolsuzlukla mücadeleye kadar birçok göstergede küresel ve Avrupa ortalamalarına yaklaşan, hatta bazı alanlarda öne geçen bir performans görüyoruz.” Öztürk, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtirken, uygulama ve değer zinciri odaklı dönüşümün önemine de dikkat çekti: “Veriler bize politika sahipliğinde güçlü olduğumuzu ancak uygulama derinliği ve değer zinciri genelinde hesap verebilirlik alanlarında gelişim fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek unsur, bu yapıların operasyonel süreçlere ve değer zincirlerine ne ölçüde yansıtılacağı olacak.” Raporda KOBİ'lerin sürdürülebilirlik dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı.” COP31’e Giden Yolda İş Dünyasının Rolü COP31’e giden süreçte iş dünyasının rolüne de değinen Öztürk, şöyle konuştu: “COP31’e yalnızca birkaç ay kalmışken, iş dünyasının iklim eylemindeki rolü her zamankinden daha kritik. Üretim kararları, yatırım tercihleri, teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle özel sektör dönüşümün merkezinde yer alıyor.” UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ise video mesajında, UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu verilerin stratejilere yön vermek, dayanıklılığı güçlendirmek ve uygulamayı hızlandırmak için kullanılması gerekiyor. COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “COP31; Türkiye ve Avustralya arasında iş dünyasını, hükümetleri ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturacak önemli bir iş birliği platformu sunuyor. İhtiyacımız olan şey, şirketlerin tek başlarına değil, COP taahhütlerinin hayata geçirilmesini destekleyen güvenilir bir ağın parçası olarak birlikte hareket etmesidir.” Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, raporun ortaya koyduğu veri temelli içgörüler doğrultusunda şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri, düzenleyici uyum süreçleri ve rekabet avantajı yaratma alanları ele alındı. HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğündeki oturuma TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er ve UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı. Günün ikinci oturumunda ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ve Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi; yönetişim, insan hakları ve çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde odaklanılması gereken alanlara ilişkin önemli içgörüler sundu. RAPORUN ORTAYA KOYDUĞU 8 ÖNCELİKLİ EYLEM ALANI Analiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansını daha ileri taşımak amacıyla sekiz öncelikli eylem alanı öneriyor: 1. Ölçülebilir hedefler ve yıllık ilerleme göstergeleri belirlemek Sürdürülebilirlik alanlarında politika ve taahhütlerinin olması önemli bir başlangıç olmakla birlikte, taahhütlerin zamana bağlı, sorumluları tanımlanmış ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmiş biçimde kurgulanması gerekmektedir. Çevre, insan hakları, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ve yönetişim alanlarındaki taahhütlerin kamuya açık paylaşılması ve yıllık ilerlemenin raporlanması hesap verebilirlik kültürünü güçlendirecektir. 2. Sürdürülebilirlik yönetişimini operasyonel karar alma süreçlerine derinleştirmek Üst yönetim düzeyindeki sahiplik; sürdürülebilirlik performansının iş stratejisi, yatırım kararları, risk yönetimi, tedarikçi seçim kriterleri, insan kaynakları ve ücretlendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesiyle güçlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik hedeflerinin üst düzey yöneticilerin performans göstergelerine entegre edilmesi bu alanın kurumsal öncelik olarak kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlayacaktır. 3. Değer zinciri yaklaşımını güçlendirmek Şirketlerin kendi operasyonlarındaki uygulama kapasitesi görece güçlüdür; ancak tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmaları sınırlı kalmaktadır. Yönetişim çerçevesi içinde insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında tedarikçi davranış kuralları, risk bazlı ön değerlendirme süreçleri, sürdürülebilir satın alma kriterleri ve izleme-denetim mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. Şirketler değer zincirindeki dönüşümü uyum beklentileriyle değil; kapasite geliştirme, finansal destek ve ortak öğrenme mekanizmalarıyla desteklemelidir. 4. İnsan hakları ve çalışma standartlarında durum tespiti süreçlerini kurumsallaştırmak Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, ayrımcılıkla mücadele, iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında politika beyanlarıyla yetinilmemeli; riskleri proaktif biçimde tespit eden, önleyen, azaltan ve telafi eden mekanizmalar kurulmalıdır. Şikâyet mekanizmaları, erişilebilir, misilleme riskini önleyen ve etkili önleme ve telafi sağlayan yapılar olarak tasarlanmalıdır. 5. Çevre alanında taahhütlerden sistematik uygulamaya geçmek Enerji, atık, iklim ve su başlıklarındaki güçlü politika zemini; bilim temelli hedefler, net sıfır geçiş planları, fiziksel iklim riski ve senaryo analizleri, su stresi ve havza bazlı risk değerlendirmeleri, biyoçeşitlilik etkilerinin ölçülmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla güçlendirilmelidir. 6. İklim eyleminden dayanıklı dönüşüme geçmek İklim eylemi yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı şekilde değil; uyum, dayanıklılık, doğa ve değer zinciri dönüşümüyle birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, şirketlerin artan iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı uzun vadeli rekabetçiliklerini korumalarını ve değişen piyasa beklentilerine daha etkin uyum sağlamalarını destekleyecektir. 7. Yolsuzlukla mücadelede iç mekanizmaları dış denetimle desteklemek İş etiği, şirket içi uyum konusu olmanın ötesinde; adil rekabet ve sürdürülebilir değer zincirleri için kolektif bir sorumluluk alanı olarak ele alınmalıdır. 8. Veri kalitesi, doğrulama ve şeffaflığı güçlendirmek Veri toplama altyapılarının geliştirilmesi, ölçülen verilerin tutarlı biçimde raporlanması ve mümkün olan alanlarda bağımsız doğrulama süreçlerinin devreye alınması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkı, iş kazaları, değer zinciri insan hakları riskleri, su ve biyoçeşitlilik göstergeleri, sera gazı emisyonları gibi alanlardaki veri eksikliklerinin giderilmesi hesap verebilirliği artıracaktır. Verinin mevcudiyeti ve kalitesi artık sürdürülebilir finansmana erişimin de ön koşullarından biri haline gelmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Petrol City AVM’den 7 MW’lık yeşil dönüşüm yatırımı Haber

Petrol City AVM’den 7 MW’lık yeşil dönüşüm yatırımı

Batman’ın önemli alışveriş ve yaşam merkezlerinden biri olan Petrol City AVM, yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarına bir yenisini ekledi. AVM tarafından hayata geçirilen ve 2 Haziran 2026 tarihinde devreye alınan 6,995 MWp kurulu güce sahip Arazi Tipi Güneş Enerjisi Santrali (GES), Batman’da çevreci dönüşüm adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Yaklaşık 9 ila 9,5 milyon kilovatsaat yıllık enerji üretim kapasitesine sahip santral sayesinde Petrol City AVM’nin elektrik ihtiyacının tamamının yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanacağı belirtildi. Söz konusu yatırımın hem çevresel sürdürülebilirliğe hem de enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sunacağı ifade edildi. Toplam 7 MW kurulu güce sahip GES projesiyle yılda yaklaşık 6 bin 500 ton karbon dioksit emisyonunun azaltılması hedefleniyor. Proje kapsamında milyonlarca kilovatsaat temiz enerji üretilecek, fosil yakıt kullanımının azaltılmasına katkı sağlanacak ve çevresel etkilerin en aza indirilmesi amaçlanacak. "Geleceğe karşı sorumluluğumuzun bilinciyle hareket ediyoruz" Petrol City AVM Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Keleş, yatırımla ilgili yaptığı açıklamada, sürdürülebilir geleceğe katkı sunmayı amaçladıklarını belirterek şunları söyledi: "Petrol City AVM olarak yalnızca alışveriş ve sosyal yaşamın merkezi olmayı değil, bulunduğumuz şehre ve ülkemize değer katan projeler üretmeyi de görev biliyoruz. Devreye aldığımız Güneş Enerjisi Santrali yatırımımız, sürdürülebilir gelecek hedeflerimizin en önemli adımlarından biridir. Enerjimizi güneşten sağlayarak doğal kaynakların korunmasına katkıda bulunuyor, karbon ayak izimizi azaltıyor ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için çalışıyoruz." Batman’ın geleceğine temiz enerji katkısı Dünyada ve Türkiye’de hızla yaygınlaşan yenilenebilir enerji yatırımlarının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri haline geldiğine dikkat çekilirken, Petrol City AVM’nin bu yatırımla Batman’da çevreci dönüşümün öncü temsilcilerinden biri olmayı hedeflediği vurgulandı. Alışveriş, gastronomi, eğlence ve sosyal yaşam alanlarıyla bölgenin önemli merkezlerinden biri olan Petrol City AVM’nin, çevresel sorumluluk anlayışıyla hareket ederek enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı projelere ağırlık verdiği belirtildi. Yetkililer, Güneş Enerjisi Santrali yatırımının Petrol City AVM’nin sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olduğunu ifade ederek, çevre dostu uygulamalarla Batman’ın geleceğine değer katmaya devam edeceklerini kaydetti. Gerçekleştirilen yatırımın yalnızca bir enerji projesi olmadığına dikkat çekilirken, çevreye duyarlılık, ekonomik sürdürülebilirlik ve toplumsal sorumluluk anlayışının güçlü bir göstergesi olduğu vurgulandı. Enerjisini güneşten sağlayacak olan Petrol City AVM’nin, sürdürülebilir gelecek hedefleri doğrultusunda bölgeye örnek olmaya devam edeceği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.