Uygulamalarımız appstore googleplay

#Sürdürülebilirlik

TTN TÜRK - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

VAHAP KÜÇÜK: İNSANI MERKEZE ALARAK YATIRIMLARA DEVAM EDİYORUZ Haber

VAHAP KÜÇÜK: İNSANI MERKEZE ALARAK YATIRIMLARA DEVAM EDİYORUZ

Özyeğin Üniversitesi’nin akademik desteğiyle 12 yıldır sektöre yenilikçi ve girişimci liderler kazandıran Alp Alkaş Perakende ve Gayrimenkul Merkezi (AAPGM), 20 Ekim 2026 Salı günü Swissotel the Bosphorus İstanbul’da düzenlenen etkinlikle 13. Perakende ve Gayrimenkul Yönetimi Sertifika Programı’nı 29 yeni öğrencisiyle başlattı. Bu yıl aynı zamanda Alp Alkaş’ın aramızdan ayrılışının 14. ve merkezin kuruluşunun 13. yılı olması nedeniyle etkinlik anlamlı ve duygusal bir atmosferde gerçekleşti. Akademik Destek ve Güçlü İçerik Akademik Direktörlüğünü Prof. Dr. Işıl Erol, Yönetici Direktörlüğünü Tuğba Güraslan’ın yürüttüğü merkez; sektörde kalıcı değer yaratmayı, araştırma, eğitim ve yaşam boyu öğrenme ekseninde yeni liderler yetiştirmeyi sürdürüyor. Sektörün değişen ihtiyaçları ve güncel gelişmeler doğrultusunda her dönem yenilenen programda, bu yıl “Dijital Dönüşüm, E-Ticaret ve Yapay Zekâ” modülünün güncellenen ders içerikleri öne çıkıyor. Modülde, dijitalleşme, e-ticaret ve yapay zekânın perakende ve gayrimenkul sektörleri üzerindeki etkileri, sektörel dönüşüm ve geleceğe yönelik yeni yaklaşımlar kapsamlı bir bakış açısıyla ele alınacak. Her biri 3 gün sürecek modüllerle program 27 Mayıs 2027 tarihinde tamamlanacak. Toplam 24 akademisyen ve 80 sektör profesyonelinin katkı sağlayacağı eğitimlerde; perakende yönetiminden finansal stratejilere, gayrimenkul geliştirmeden sürdürülebilirlik ve inovasyona kadar geniş bir yelpazede içerik sunulacak. Açılış töreninde Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, Prof. Dr. Işıl Erol, Avi Alkaş ve Tuğba Güraslan, Alp Alkaş’ın sektöre kazandırdığı değerleri anarak yeni dönemin hedeflerini paylaştı. Sektörden birçok ismin katıldığı 13. dönem açılış törenine, perakende sektörünün duayen isimlerinden Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı ve Park Bravo’nun kurucusu Kamil Özçoban da katılım sağladı. Etkinliğin onur konuğu, LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, Avi Alkaşmoderatörlüğünde gerçekleştirdiği söyleşide, perakende markası LC Waikiki ve yeni AVM yatırımları ForumOne üzerinden liderlik yolculuğu, iş yaşamına dair deneyimleri ve ilham veren hikâyelerini aktardı. Her şey bir hayalle başladı, hayal vizyona dönüştü LC Waikiki’nin dünya markasına dönüşümünün bir hayalle başladığını belirten LC Waikiki Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük, “Bu topraklardan bir dünya markası çıkarma hayaliyle yola çıktık. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek için kendimize bir anlam ve misyon belirledik: ‘İyi giyinmek herkesin hakkı!’ Üretim kökenli bir şirket olarak başladığımız yolculukta yalnızca üretim yapmanın sürdürülebilir büyüme için yeterli olmadığını gördük. Kalıcı başarı için marka olmak ve markaya yatırım yapmak gerekiyordu. 2001 krizine kadar bayilik modeliyle ilerlerken, müşterilerimize daha yakın olmak amacıyla perakendeciliğe yöneldik. 2001 yılında bayilikten perakendeye geçişimiz, Türkiye’de alışveriş merkezi yatırımlarının hız kazandığı bir döneme denk geldi. Bu fırsatı değerlendirip AVM’lerde yeni mağazalar açarak LC Waikiki’nin perakendede büyümesinde önemli bir adım attık. 2009 yılında ilk yurt dışı mağazamızı Romanya’da açtık. Ardından Irak, Kazakistan, Bulgaristan ve Bosna Hersek’te ilk mağazalarımızı açarak yurt dışı pazarlarında atağa geçtik” diye konuştu. Söyleşide, ForumOne yatırımına da değinen Küçük, bu yatırımla uzun yıllara dayanan perakendecilik deneyimini farklı bir alana taşımayı planladıklarını belirterek, “Yaklaşık iki yıl önce Forum’a ait sekiz AVM’nin yüzde 40’ını satın alarak alışveriş merkezi işletmeciliğinde de önemli bir sorumluluk üstlendik. Bizim için bu sektör yeni değil. Uzun yıllar kiracı olarak yer aldığımız bu merkezleri, mağazacılık açısından olduğu kadar, tüketici davranışları ve perakendenin değişen ihtiyaçları açısından da yakından tanıyoruz. Dolayısıyla yatırım kararımızı verirken yalnızca mevcut finansal performansa değil, bu merkezlerin sahip olduğu potansiyele ve gelecekte yaratabilecekleri değere de baktık. Forum portföyünde oturmuş bir işletme yapısı, güçlü lokasyonlar, yüksek ziyaretçi potansiyeli ve geniş bir marka ekosistemi var. Bunlar, doğru strateji ve etkin yönetimle daha ileri taşınabilecek önemli avantajlar. Biz de perakendeden gelen bilgi birikimimizi, yatırımcı bakış açısıyla birleştirerek bu potansiyeli büyütmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. “İnsanı merkeze alarak yatırımlara devam ediyoruz” ForumOne’ın gelecek vizyonunu da anlatan Küçük, şöyle devam etti: “ForumOne olarak Türkiye’nin yedi ilinde bulunan sekiz alışveriş merkezimizle geniş ve farklı dinamiklere sahip bir portföyü yönetiyoruz. Bu merkezlerimiz yılda yaklaşık 65 milyon ziyaretçiye ulaşıyor. Bizim hedefimiz, bu güçlü ölçeği yalnızca korumak değil, her bir AVM’nin kendi potansiyelini daha ileri taşıyarak portföyümüzün toplam değerini artırmak. Bu doğrultuda her AVM’yi bulunduğu şehrin ekonomik yapısı, ziyaretçi profili, rekabet koşulları ve perakende potansiyeli çerçevesinde ayrı ayrı ele alıyoruz. Merkeze insanı koyuyoruz. Perakendeden gelen deneyimimiz bize şunu gösteriyor: Bir alışveriş merkezinin başarısı yalnızca içinde hangi markaların bulunduğuyla değil, ziyaretçiye nasıl bir deneyim sunduğuyla da belirleniyor. Tüketicinin beklentileri değişiyor; alışverişin yanında sosyalleşmek, vakit geçirmek, eğlenmek ve ihtiyaçlarını bir arada karşılamak istiyor. Biz de marka karmamızı bu değişimi dikkate alarak geliştiriyor, güçlü ulusal ve uluslararası markaları doğru lokasyonlarla buluşturmayı hedefliyoruz.” Aynı modülde, Pegasus Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nane, Boyner Holding YK Üyesi Serdar Sunay ve Vakko Gayrimenkul ve Satıştan Sorumlu Grup Başkanı Emrah İnel tarafından verilen “Perakendenin Temelleri” dersiyle yeni dönem dersleri resmen başladı. Geleceğe Yatırım AAPGM, kurulduğu 2013 yılından bu yana 560’ı aşkın mezunu sektöre kazandırdı. Merkez, yalnızca mesleki bilgi değil, etik değerlere sahip, yenilikçi ve vizyoner liderler yetiştirerek Türkiye’nin en dinamik sektörlerinden biri olan perakende ve gayrimenkul alanında fark yaratmaya devam ediyor.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul katıldı Haber

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul katıldı

Yıldız Holding’in sürdürülebilir büyüme hedefleri ve kurumsal yönetim yaklaşımı doğrultusunda Yönetim Kurulu’na iki yeni üye katıldı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımları alanlarındaki birikimiyle Dr. R. Erdem Erkul; uluslararası finans, kurumsal yönetim ve aile şirketleri alanlarındaki deneyimiyle Neslihan Tonbul, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yeni Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yıldız Holding’de farklı alanlardan gelen bilgi ve uzmanlığın Yönetim Kurulumuzun çalışmalarına katkısını önemsiyoruz. Erdem Bey ve Neslihan Hanım’ın farklı sektör ve coğrafyalarda edindikleri birikimin Yönetim Kurulumuza farklı bakış açıları kazandıracağına inanıyorum. Kendilerine aramıza hoş geldiniz diyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum." Dr. R. Erdem Erkul hakkında Dr. R. Erdem Erkul, lisans eğitimini işletme, yüksek lisans eğitimini Kamu Yönetimi ve Yönetim Bilimleri alanında tamamladı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Yönetim Bilimi ve e-Devlet alanında yaptı. Akademik çalışmaları kapsamında University of Massachusetts bünyesindeki National Center for Digital Government’da doktora araştırmacısı olarak bulundu; Harvard Kennedy School’da kamu politikaları, inovasyon ve girişimcilik alanlarında eğitimlere katıldı. London School of Economics’te (LSE) Technological Disruption programını tamamladı. Profesyonel kariyerinde Microsoft Türkiye ve Microsoft Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde çeşitli üst düzey görevler üstlenen Erkul, 2014-2018 yılları arasında Samsung Electronics Türkiye’de Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü ve şirket sözcüsü olarak görev yaptı. Kariyeri boyunca teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, inovasyon, kamu-özel sektör iş birlikleri ve uluslararası teknoloji ekosistemleri üzerine çalışmalar yürüttü. 2021 yılında yapay zekâ ve yeni nesil teknolojiler alanında faaliyet gösteren Cerebrum Tech’i kuran Erkul, şirketin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Yataş Grup’ta Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olan Erkul, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor ve DEİK Yönetim Kurulu’nda yer alıyor. Türkiye Bilişim Vakfı’nda yönetim görevleri bulunan Erkul, Forbes Technology Council üyesi. Mayıs 2024’ten bu yana Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapan Erkul, DIGITALEUROPE’da Türkiye’nin teknoloji ekosistemini temsil ediyor. Neslihan Tonbul hakkında Neslihan Tonbul, Rutgers Üniversitesi’nden Ekonomi ve Siyasal Bilgiler alanında en yüksek dereceyle mezun oldu. Yüksek lisansını The Fletcher School of Law and Diplomacy - Tufts Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Kalkınma Ekonomisi alanlarında tamamladı. 1983-2008 yılları arasında The Irving Trust Company, The Bank of New York ve BNY Mellon gibi uluslararası finans kuruluşlarında New York ve İstanbul’da üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Tonbul, son olarak Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’ni kapsayan Bölge Müdürü olarak görev yaptı. 2008 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen holding ve kurumlarında yönetim kurulu üyelikleri üstlenen Tonbul, kurumsal yönetim ve finans alanlarındaki çalışmalarını sürdürüyor. Yeni Zelanda Kalkınma Ajansı’na (NZTE) danışmanlık yapan Tonbul, Harvard Business School’da eğitim aldı ve Boston merkezli CFEG ile aile şirketleri yönetimi konusunda uzmanlaştı. 2017 yılından bu yana Koç Üniversitesi Ekonomi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi olarak aile şirketleri yönetimi ile etki yatırımcılığı ve sürdürülebilirlik konularında ders veriyor. Tonbul ayrıca EBRD bünyesinde kadın girişimcilere mentorluk yapıyor ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği kapsamında genç kadınların şirket yönetim kurullarına hazırlanmasına destek veriyor.

ŞEHRİN YENİ YAŞAM MERKEZİ İSTANBUL ALIŞVERİŞ MERKEZİ KAPILARINI AÇIYOR Haber

ŞEHRİN YENİ YAŞAM MERKEZİ İSTANBUL ALIŞVERİŞ MERKEZİ KAPILARINI AÇIYOR

Perakende, gastronomi ve sosyal yaşamı İstanbul’un yeni “merkezi”nde buluşturan İstanbul Alışveriş Merkezi, 24 Eylül itibariyle kapılarını ziyaretçilerine açıyor. İstanbul Finans Merkezi içindeki konumuyla şehrin yeni çekim merkezi olmaya hazırlanan İstanbul Alışveriş Merkezi; moda, perakende, gastronomi, kültür-sanat ve eğlence sektörünün küresel ve yerel oyuncularını tek bir ekosistemde buluşturuyor. Yarı açık mimarisiyle farklı ihtiyaçlara yönelik alışveriş ve yaşam deneyimi sunan İstanbul Alışveriş Merkezi, fiziki büyüklüğü, teknolojik altyapısı ve sosyal imkânlarıyla İstanbul’un yeni yaşam standardına ayna tutuyor. 100 bin m² kiralanabilir alana sahip İstanbul Alışveriş Merkezi, 300’ün üzerindeki ticari ünite ile moda, perakende, yeme-içme ve hizmet markalarına ev sahipliği yapıyor. 1,2 kilometrelik ana alışveriş caddesi ile 2,5 kilometrelik yaya aksının yanı sıra açık havada sosyal yaşam üniteleriyle global çapta “yeni nesil şehir yaşamı” projeleri arasında yerini alıyor. AVM içinde yer alan 4 bin araçlık otopark alanı ise yüksek ziyaretçi trafiğini rahatlatmayı amaçlıyor. 30 Milyon Ziyaretçi Hedefi Açılışla birlikte bölgedeki yaklaşık 70 bin kişilik aktif çalışan nüfusunun günlük yaşam ritmine entegre olan İstanbul Alışveriş Merkezi, yılda yaklaşık 30 milyon ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyor. Marka karmasıyla dikkat çeken merkez, bazı markaların “en büyük” ve “en modern” mağazalarına ev sahipliği yaparak bölgede perakende çekim merkezi görevi üstleniyor. “Sosyal Yaşamı ve Sanatı Gündelik Hayatın Merkezine Konumlandırdık” Projenin alışveriş ve sosyal imkânlarıyla İstanbul’un yaşam deneyiminde yeni bir görev üstlendiğine dikkat çeken İstanbul Alışveriş Merkezi Müdürü Muammer Çene, “İstanbul Alışveriş Merkezi; konsepti, konumu ve büyüklüğü itibariyle sadece bulunduğu bölgeye değil İstanbul’un alışveriş ve yaşam ekosistemine yeni bir canlılık kazandıracak bir merkez olarak konumlanıyor. Alışveriş, gastronomi, kültür-sanat ve açık hava yaşamını odağına alarak şehrin güçlü bir parçası olarak tasarlandı. Bünyemizdeki moda, gastronomi markaları, sanat merkezi ve açık hava etkinlik alanlarımızla sosyal yaşamın farklı alanlarını aynı çatı altında buluşturarak bölgedeki yoğun iş ve şehir temposuna dengeli, yaşayan bir alternatif sunuyoruz. 100 bin metrekarelik kiralanabilir alanımızla İstanbul'un perakende ve sosyal hayatına güçlü bir katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. “Merkezine Yeni Bir Yaşam Deneyimi Geliyor” İstanbul Alışveriş Merkezi’nin 1,2 kilometre uzunluğundaki ana caddesi, ziyaretçilerine özgün bir alışveriş ve yaşam imkanı sunuyor. Sadece bir alışveriş alanı olmanın ötesinde, gündelik hayatın akışına, sanatı da dâhil eden İstanbul AVM içindeki sanat merkezi; sergiler, performanslar ve deneyim odaklı projelerle ziyaretçilerine sürekli dönüşen, yaşayan ve ilham veren bir atmosfer sunmaya hazırlanıyor. Açık hava etkinlik alanları ve gastronomi noktalarıyla kentin sosyal hayatına yeni bir enerji katıyor.Sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda LEED standartlarına uygun olarak geliştirilen İstanbul Alışveriş Merkezi, teknolojik altyapısı ve akıllı bina teknolojileriyle de dikkat çekiyor. Merkezi ulaşım akslarına yakın mesafede bulunan konumunun yanı sıra yakında ulaşıma açılacak metro bağlantılarıyla da ziyaretçilerine kolay bir ulaşım imkanı sunuyor.

DERİMOD, 10 YIL SONRA DEV FLAGSHIP MAĞAZASIYLA  BAĞDAT CADDESİ’NE GERİ DÖNDÜ Haber

DERİMOD, 10 YIL SONRA DEV FLAGSHIP MAĞAZASIYLA BAĞDAT CADDESİ’NE GERİ DÖNDÜ

Deri ayakkabı ve ceket kategorilerinin öncü markalarından Derimod, Vizyon 2030 stratejisi kapsamında mağazacılık ve müşteri deneyimi yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Perakende ağını nicelikten çok nitelikle büyütmeyi hedefleyen marka, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden birini yeni Bağdat Caddesi mağazasıyla hayata geçirdi. Daha geniş, daha konforlu ve ilham veren alanlarla bütünsel bir müşteri deneyimi sunmayı amaçlayan flagship mağaza, Derimod’un dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. “Cadde’ye Yeni Gelmedik, Geri Geldik!” Yaklaşık 10 yıl önce Bağdat Caddesi’nde daha küçük bir mağazayla yer alan Derimod, aynı caddeye bu kez çok daha güçlü döndü. Erenköy, Bağdat Caddesi, No:337 adresinde, üç kata yayılan 800 metrekarelik yeni flagship mağaza, markanın ölçek, deneyim ve tasarım anlayışındaki dönüşümü somutlaştırıyor. Derimod’un yeni nesil mağaza konseptinin ilk kez hayata geçirildiği bu lokasyon, yalnızca bir satış noktası değil; müşteri deneyimini merkezine alan, ilham veren bir yaşam ve moda alanı olarak kurgulandı. Kadın koleksiyonları giriş ve üst katta, erkek koleksiyonları ise alt katta konumlanıyor; üst kat, alışveriş deneyimini zenginleştiren çok amaçlı bir alan olarak tasarlandı. Verimli, Akıllı ve Sürdürülebilir Bir Mağaza Deneyimi Bağdat Caddesi mağazasında yalnızca mimari ve müşteri deneyimi değil, teknik altyapı da sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik odağıyla dikkat çekiyor. Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemi, düşük tüketimli yeni nesil LED aydınlatma altyapısı ve uzaktan yönetilebilen bina otomasyon sistemi sayesinde mağaza, çevresel etkisini azaltırken operasyonel süreçlerini de daha verimli hale getiriyor. Dönüşüm sürecinde geri kazanıma uygun malzemelerin ayrıştırılarak yeniden değerlendirilmesi, projenin döngüsel ekonomi yaklaşımını yansıtan önemli uygulamalardan biri oldu. İç mekân ve cephelere yerleştirilen büyük dijital ekranlar aracılığıyla koleksiyonlar, sürdürülebilirlik projeleri ve tasarım hikâyeleri ziyaretçilerle buluşuyor. “Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” “Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” yaklaşımıyla şehir yaşamının ritmine güçlü biçimde dahil olan Derimod, Bağdat Caddesi yatırımıyla müşterileriyle bağını daha da derinleştirmeyi hedefliyor.

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu Haber

Migros, “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri Listesi”ne Giren Tek Türk Gıda Perakendeci Oldu

Sürdürülebilirlik alanındaki öncü ve vizyoner çalışmalarıyla Türkiye’de sektörüne liderlik eden Migros, uluslararası alanda önemli bir başarıya daha imza attı. TIME Dergisi’nin Statista iş birliğiyle hazırladığı ve dünya çapında sürdürülebilirlik performansı en yüksek şirketlerin belirlendiği “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2026” listesine giren tek Türk gıda perakendecisi oldu. Böylece, gıda perakendesi sektöründen tüm dünyadan yalnızda 5 şirketin yer aldığı listede, Türkiye'den sektörünün tek temsilcisi oldu. Dünya genelinde 40’tan fazla ülkeden 5 bini aşkın şirketin değerlendirildiği araştırmada, global endekslerdeki başarılar, verilen taahhütler, uluslararası raporlama standartlarına uyum, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik alanındaki performans kriterleri çok aşamalı bir metodolojiyle incelendi. 20’den fazla veri noktasına dayanan değerlendirme sonucunda yalnızca 750 şirket listeye girmeye hak kazandı. Migros, “İyi Gelecek Planı” kapsamında iklim değişikliğiyle mücadele, gıda israfının önlenmesi, plastik kullanımının azaltılması, sürdürülebilir tarımın desteklenmesi, eğitim ve fırsat eşitliği, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda gerçekleştirdiği somut projelerle listede yer aldı. “İyi gelecek için etkimizi büyütmeye; toplumumuz için kalıcı değer üretmeye devam edeceğiz.” Migros Grubu İcra Başkanı Özgür Tort, “Sürdürülebilirlik çalışmalarımızın hedeflerini etki yaratan, ölçülebilir ve yaygınlaşabilir projelerle gerçekleştiriyoruz. İklim kriziyle mücadeleden gıda israfının önlenmesine, sürdürülebilir tarım uygulamalarından toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar pek çok alanda dönüşüm yaratıyoruz. Statista ve TIME Dergisi tarafından hazırlanan ‘Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri’ listesinde gıda perakende sektöründe dünya genelinde yalnızca 5 şirket arasında yer almak ve Türkiye’yi bu alanda tek başımıza temsil etmek bizim için güçlü bir motivasyon. SBTi onayımız, CDP ‘Global A Liderleri’ arasında ve S&P Global Sürdürülebilir Yıllığı’ndaki yerimiz, BIST Sürdürülebilirlik 25 Endeksi’ndeki kesintisiz varlığımız, sürdürülebilirliği işimizin merkezine alan kararlı yaklaşımımızın en güçlü göstergeleri. 2030 ve 2050 hedeflerimize de emin adımlarla ilerliyoruz. Yarattığımız somut etki ile sürdürülebilirlikte global liderler arasındaki yerimiz perçinleniyor” dedi.

Perakende sektörünün önemli oyuncuları, sektörün geleceğini şekillendiren başlıkları tartıştı. Haber

Perakende sektörünün önemli oyuncuları, sektörün geleceğini şekillendiren başlıkları tartıştı.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Sustainable Business Network tarafından, Zincir Mağazalar Derneği ve Gıda Perakendecileri Derneği iş birliğiyle Sürdürülebilir Perakende Konferansı düzenlendi. Konferansta, perakende sektörünün dönüşümüne yön veren başlıklar ve rekabet avantajı sağlayan çözüm önerileri ele alındı. Değişen tüketici beklentileri, iklim riskleri, kaynak baskıları, yeni regülasyonlar, dijitalleşme, tedarik zinciri kırılganlıkları ve artan maliyetlerin etkisiyle hızla dönüşen perakende sektöründe, sürdürülebilir ve dayanıklı iş modellerinin önemi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Bu dönüşüm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk ya da uyum konusu olmaktan çıkararak; CEO’lardan finans, operasyon, teknoloji, pazarlama, tedarik zinciri ve mağaza yönetimine kadar tüm iş birimlerinin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. Konferansta, sürdürülebilir perakendenin artık sektör için yeni bir büyüme, dayanıklılık ve rekabet zemini oluşturduğu vurgulanırken, geleceğe hazır iş modellerine yönelik uygulamalar ve dönüşüm stratejileri farklı oturumlarda ele alındı. Konferans, 8 oturumda 28 konuşmacıyı bir araya getirerek perakende sektörünün sürdürülebilirlik odağındaki dönüşüm gündemini çok boyutlu bir yaklaşımla ele aldı. FİLE CEO’su Haluk Dortluoğlu, Watsons Türkiye ve GCC Geliştirme Genel Müdürü Mete Yurddaş, Caffè Nero Türkiye CEO’su ve TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yanıkoğlu gibi sektörün üst düzey temsilcileri de etkinlikte yer aldı. Sürdürülebilir perakende dönüşümünün hiçbir kurumun tek başına gerçekleştirebileceği bir süreç olmadığına dikkat çekilen konferansta; markalar, perakendeciler, üreticiler, teknoloji sağlayıcıları, tedarik zinciri oyuncuları, dernekler ve tüketiciler arasındaki iş birliklerinin dönüşümün hızlanmasında kritik rol oynadığı vurgulandı. Konferans boyunca sürdürülebilir perakende dönüşümü; yalnızca iyi uygulamalar ya da kurumların tekil çalışmaları üzerinden değil, sektörün gelecekte nasıl rekabet edeceği sorusu etrafında ele alındı. Perakendenin geleceğini artık yalnızca satış rakamları, mağaza sayısı ya da ürün çeşitliliği değil; kaynakların ne kadar verimli kullanıldığı, tedarik zincirlerinin ne kadar dayanıklı hale getirildiği, tüketiciyle nasıl bir güven ilişkisi kurulduğu, ürün bilgisinin ne kadar şeffaf sunulduğu ve yaratılan değerin nasıl yeniden tanımlandığı belirliyor. Konferansta; büyüme ve dönüşüm dengesi, rafın ötesinde değer ve güven yaratma, dijitalleşme ve izlenebilirlik, depozito iade sistemi, satış alanlarının dönüşümü, tüketici davranışlarındaki değişim ve gıda israfı gibi başlıklar üzerinden perakende sektörünün karşı karşıya olduğu yeni gerçeklik tartışıldı. Tüketicilerin markaları daha fazla şeffaflık, güvenilirlik, izlenebilirlik ve sorumluluk yönünde zorladığı; buna karşılık markaların da bu beklentilere yanıt verebilmek için daha çevik, daha veriye dayalı ve daha iş birliğine açık yapılar kurması gerektiği ifade edildi. Güçlü sponsor desteğiyle gerçekleşti Sürdürülebilir Perakende Konferansı, perakende ekosisteminin farklı alanlarında faaliyet gösteren güçlü kurumların desteğiyle gerçekleşti. Konferansa AyaTech, Boyner Grup, CHEP, L’Oréal, Revego ve xPlace sponsor olarak katkı sağladı. Konferansın basın iş birliği ise perakende.org ile gerçekleştirildi. Bu destek, sürdürülebilir perakende dönüşümünün yalnızca perakendecilerin değil; teknoloji, marka, tedarik zinciri, döngüsel ekonomi ve iletişim ekosisteminin de ortak gündemi olduğunu ortaya koydu. Sürdürülebilir Perakende Konferansı büyüyerek devam edecek Online olarak ilk kez düzenlenen Sürdürülebilir Perakende Konferansı, gördüğü ilgiyle Türkiye’de sürdürülebilir perakende alanında güçlü bir ortak platform ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Sustainable Business Network, konferansı önümüzdeki dönemde fiziki buluşmalarla daha da büyüterek sektör için kalıcı bir paylaşım, iş birliği ve dönüşüm platformuna dönüştürmeyi hedefliyor.

Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev Değişimi Haber

Enerjisa Enerji Üst Yönetiminde Görev Değişimi

Enerjisa Enerji’de CEO’luk görevini yürüten Murat Pınar, 1 Ağustos 2026 itibarıyla görevini Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci’ye devredecek. Oğuzhan Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Enerjisa Enerji CEO’luğu görevini üstlenirken, Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevini ikinci bir duyuruya kadar vekâleten yürütmeye devam edecektir. Murat Pınar ise, Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar Başkanlığı görevine atanmış olup; topluluktaki çeşitli görevlerinin yanı sıra Enerjisa Enerji ve Enerjisa Üretim şirketlerinin Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini de yürütecektir. Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erbil Bayçöl, görev değişikliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:“Murat Pınar, uzun yıllardır Enerjisa Enerji bünyesinde üstlendiği farklı görevlerde özelleştirme sürecinden bu yana şirketimizin büyümesine, dönüşümüne ve bugün ulaştığı güçlü konuma önemli katkılar sağladı. Liderliğiyle sadece şirketimizin operasyonel başarısına değil; kurumsal kültürüne, sürdürülebilirlik vizyonuna ve paydaşlarımızla kurduğu güven ilişkisine de değer kattı. Aynı zamanda elektrik dağıtım sektörünün dönüşümüne, hizmet kalitesinin gelişimine ve sektörün geleceğine yön veren pek çok çalışmaya öncülük ederek ülkemiz enerji sektörüne önemli katkılar sundu. Kendisine bugüne kadar ortaya koyduğu liderlik ve katkıları için teşekkür ediyor, Sabancı Topluluğu bünyesindeki yeni görevinde başarılar diliyorum. Oğuzhan Özsürekci de Enerjisa Dağıtım Şirketleri bünyesinde farklı sorumluluklar üstlenmiş, şirketimizi, kültürümüzü ve stratejik önceliklerimizi yakından tanıyan güçlü bir lider. Bu görevi şirket içinden yetişen deneyimli bir ismin devralması, Enerjisa Enerji’nin güçlü kurumsal yapısının ve liderlik anlayışının önemli bir göstergesidir. Şirketimiz, güçlü yönetim ekibi ve çalışanlarıyla stratejik hedefleri doğrultusunda müşterileri, yatırımcıları ve tüm paydaşları için değer üretmeye aynı kararlılıkla devam edecektir.” Oğuzhan Özsürekci Özgeçmişi: Oğuzhan Özsürekci Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde lisans, Gazi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği bölümünde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Çalışma hayatına 2002 yılında Barmek Holding’te başlayan Oğuzhan Özsürekci, 2003 senesinde mühendis olarak Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye katılmıştır. 2003 – 2013 yılları arasında Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.’de birçok yöneticilik pozisyonlarında görev almıştır. 2013-2019 yılları arasında sırasıyla Müşteri Operasyonları Direktörlüğü ve Saha Operasyonları Direktörlüğü görevini üstlenmiş olup, Kasım 2019 tarihinden itibaren Enerjisa Dağıtım Şirketleri Saha Operasyonları Grup Direktörü olarak görev almıştır. Özsürekci, 2022 yılından itibaren üstlendiği Enerjisa Enerji Dağıtım Şirketleri Genel Müdürlüğü görevinde; 14 farklı ilde, 21 Milyondan fazla kişiye kaliteli ve kesintisiz enerji sunmayı hedefleyen 11 bin kişiden oluşan ekibe liderlik etmiştir. Özsürekci, 1 Ağustos 2026 itibariyle Enerjisa Enerji CEO’luk görevini devralacaktır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dimes'te Üst Düzey Atama Haber

Dimes'te Üst Düzey Atama

30 yıla yaklaşan çalışma hayatında, farklı sektörlerde dönüşüm ve itibar yönetimi projelerinde liderlik deneyimine sahip Funda Küçükosmanoğlu, Türkiye’nin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü olarak göreve başladı. Türkiye’nin yerli sermayeli ilk meyve suyu markası ve ülkemizin önde gelen içecek şirketlerinden DİMES, “tarıma dayalı, katma değerli içecek şirketi” vizyonuyla belirlediği stratejileri ve küresel marka genişlemesi hedefleri kapsamında organizasyon yapısını güçlendirmeye devam ediyor. Hedefler ve ihtiyaçlar doğrultusunda şekillenebilen esnek bir organizasyon yapısına sahip olan DİMES bünyesinde, Kurumsal İlişkiler ve İletişim Direktörü görevine, deneyimli isim Funda Küçükosmanoğlu atandı. Bugüne dek farklı sektörlerde stratejik iletişim, itibar ve kriz yönetimi ile medya ilişkileri alanlarına üst düzey iletişim yöneticisi olarak liderlik eden Funda Küçükosmanoğlu, DİMES bünyesinde Kurumsal İlişkiler ve İletişim, Pazarlama İletişimi, Regülasyon ve Sürdürülebilirlik gibi konularda sorumluluk üstlenecek. Çalışma hayatına 1997 yılında Turkcell İletişim AŞ’de başlayan Küçükosmanoğlu, Turkcell ve grup şirketlerinde müşteri ilişkileri yönetimi alanında farklı görevler üstlendi. Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim ve İlişkiler Departmanı’nın farklı alanlarında edindiği yöneticilik deneyiminin ardından 2019 yılında Nestlé Waters Türkiye’ye Kurumsal İletişim Müdürü olarak katıldı. 2021-2022 yılları arasında Zorlu Enerji’de Kurumsal İletişim Grup Müdürü olarak görev yapan Küçükosmanoğlu, Temmuz 2022 itibarıyla Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak atandı. Zorlu Enerji ve Grup Şirketlerinin kurumsal ve pazarlama iletişiminin sorumluğunu yürüttükten sonra, şirketin elektrikli araç şarj networkü kolunun Avrupa pazarına açılması ile pozisyonunu uluslararası alana taşıyarak Global Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü rolünü üstlendi. Lisans derecesini Uludağ Üniversitesi Fizik Bölümü’nden alan Küçükosmanoğlu, sonrasında Yeditepe Üniversitesi İngilizce MBA programını başarıyla bitirdi. İlgi alanı olan kültürel miras alanında eğitimini ise ikinci üniversite kapsamında İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm Bölümünde tamamladı Profesyonel görevlerinin yanında Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD), İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye), Türkiye Kurumsal Sorumluluk Derneği (TKSD), Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) ve Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) gibi derneklerde de bugüne kadar çalıştığı şirketleri temsil eden Funda Küçükosmanoğlu, 2025 yılından bu yana gönüllü profesyonel koç olarak gençlerin kariyer hedeflerine ulaşmalarına destek olmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi Haber

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi

UN Global Compact Türkiye tarafından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu iş birliğiyle hazırlanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin bulguları, “Belém’den Antalya’ya: Verilerle İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu” etkinliğinde paylaşıldı. Türkiye’de sürdürülebilirlik verisi alanında bir ilk olma niteliği taşıyan analiz, UN Global Compact katılımcısı şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini Avrupa ve küresel verilerle karşılaştırmalı olarak ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye tarafından 17 Haziran’da Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen etkinlik; iş dünyası, kamu, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin sonuçları paylaşıldı. Analiz; dünya, Avrupa ve Türkiye ortalamalarının yanı sıra Türkiye’deki büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Ardından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı. Türkiye İş Dünyası Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı Açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan Güliz Öztürk, şunları söyledi: “Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği artık isteğe bağlı bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, stratejik bir risk ve fırsat yönetimi alanı olarak konumlandırıyor. Yönetişimden çevreye, insan haklarından yolsuzlukla mücadeleye kadar birçok göstergede küresel ve Avrupa ortalamalarına yaklaşan, hatta bazı alanlarda öne geçen bir performans görüyoruz.” Öztürk, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtirken, uygulama ve değer zinciri odaklı dönüşümün önemine de dikkat çekti: “Veriler bize politika sahipliğinde güçlü olduğumuzu ancak uygulama derinliği ve değer zinciri genelinde hesap verebilirlik alanlarında gelişim fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek unsur, bu yapıların operasyonel süreçlere ve değer zincirlerine ne ölçüde yansıtılacağı olacak.” Raporda KOBİ'lerin sürdürülebilirlik dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı.” COP31’e Giden Yolda İş Dünyasının Rolü COP31’e giden süreçte iş dünyasının rolüne de değinen Öztürk, şöyle konuştu: “COP31’e yalnızca birkaç ay kalmışken, iş dünyasının iklim eylemindeki rolü her zamankinden daha kritik. Üretim kararları, yatırım tercihleri, teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle özel sektör dönüşümün merkezinde yer alıyor.” UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ise video mesajında, UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu verilerin stratejilere yön vermek, dayanıklılığı güçlendirmek ve uygulamayı hızlandırmak için kullanılması gerekiyor. COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “COP31; Türkiye ve Avustralya arasında iş dünyasını, hükümetleri ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturacak önemli bir iş birliği platformu sunuyor. İhtiyacımız olan şey, şirketlerin tek başlarına değil, COP taahhütlerinin hayata geçirilmesini destekleyen güvenilir bir ağın parçası olarak birlikte hareket etmesidir.” Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, raporun ortaya koyduğu veri temelli içgörüler doğrultusunda şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri, düzenleyici uyum süreçleri ve rekabet avantajı yaratma alanları ele alındı. HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğündeki oturuma TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er ve UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı. Günün ikinci oturumunda ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ve Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi; yönetişim, insan hakları ve çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde odaklanılması gereken alanlara ilişkin önemli içgörüler sundu. RAPORUN ORTAYA KOYDUĞU 8 ÖNCELİKLİ EYLEM ALANI Analiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansını daha ileri taşımak amacıyla sekiz öncelikli eylem alanı öneriyor: 1. Ölçülebilir hedefler ve yıllık ilerleme göstergeleri belirlemek Sürdürülebilirlik alanlarında politika ve taahhütlerinin olması önemli bir başlangıç olmakla birlikte, taahhütlerin zamana bağlı, sorumluları tanımlanmış ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmiş biçimde kurgulanması gerekmektedir. Çevre, insan hakları, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ve yönetişim alanlarındaki taahhütlerin kamuya açık paylaşılması ve yıllık ilerlemenin raporlanması hesap verebilirlik kültürünü güçlendirecektir. 2. Sürdürülebilirlik yönetişimini operasyonel karar alma süreçlerine derinleştirmek Üst yönetim düzeyindeki sahiplik; sürdürülebilirlik performansının iş stratejisi, yatırım kararları, risk yönetimi, tedarikçi seçim kriterleri, insan kaynakları ve ücretlendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesiyle güçlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik hedeflerinin üst düzey yöneticilerin performans göstergelerine entegre edilmesi bu alanın kurumsal öncelik olarak kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlayacaktır. 3. Değer zinciri yaklaşımını güçlendirmek Şirketlerin kendi operasyonlarındaki uygulama kapasitesi görece güçlüdür; ancak tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmaları sınırlı kalmaktadır. Yönetişim çerçevesi içinde insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında tedarikçi davranış kuralları, risk bazlı ön değerlendirme süreçleri, sürdürülebilir satın alma kriterleri ve izleme-denetim mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. Şirketler değer zincirindeki dönüşümü uyum beklentileriyle değil; kapasite geliştirme, finansal destek ve ortak öğrenme mekanizmalarıyla desteklemelidir. 4. İnsan hakları ve çalışma standartlarında durum tespiti süreçlerini kurumsallaştırmak Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, ayrımcılıkla mücadele, iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında politika beyanlarıyla yetinilmemeli; riskleri proaktif biçimde tespit eden, önleyen, azaltan ve telafi eden mekanizmalar kurulmalıdır. Şikâyet mekanizmaları, erişilebilir, misilleme riskini önleyen ve etkili önleme ve telafi sağlayan yapılar olarak tasarlanmalıdır. 5. Çevre alanında taahhütlerden sistematik uygulamaya geçmek Enerji, atık, iklim ve su başlıklarındaki güçlü politika zemini; bilim temelli hedefler, net sıfır geçiş planları, fiziksel iklim riski ve senaryo analizleri, su stresi ve havza bazlı risk değerlendirmeleri, biyoçeşitlilik etkilerinin ölçülmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla güçlendirilmelidir. 6. İklim eyleminden dayanıklı dönüşüme geçmek İklim eylemi yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı şekilde değil; uyum, dayanıklılık, doğa ve değer zinciri dönüşümüyle birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, şirketlerin artan iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı uzun vadeli rekabetçiliklerini korumalarını ve değişen piyasa beklentilerine daha etkin uyum sağlamalarını destekleyecektir. 7. Yolsuzlukla mücadelede iç mekanizmaları dış denetimle desteklemek İş etiği, şirket içi uyum konusu olmanın ötesinde; adil rekabet ve sürdürülebilir değer zincirleri için kolektif bir sorumluluk alanı olarak ele alınmalıdır. 8. Veri kalitesi, doğrulama ve şeffaflığı güçlendirmek Veri toplama altyapılarının geliştirilmesi, ölçülen verilerin tutarlı biçimde raporlanması ve mümkün olan alanlarda bağımsız doğrulama süreçlerinin devreye alınması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkı, iş kazaları, değer zinciri insan hakları riskleri, su ve biyoçeşitlilik göstergeleri, sera gazı emisyonları gibi alanlardaki veri eksikliklerinin giderilmesi hesap verebilirliği artıracaktır. Verinin mevcudiyeti ve kalitesi artık sürdürülebilir finansmana erişimin de ön koşullarından biri haline gelmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.