Uygulamalarımız appstore googleplay

#Şeffaflık

TTN TÜRK - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Perakende sektörünün önemli oyuncuları, sektörün geleceğini şekillendiren başlıkları tartıştı. Haber

Perakende sektörünün önemli oyuncuları, sektörün geleceğini şekillendiren başlıkları tartıştı.

Sürdürülebilirlik Akademisi ve Sustainable Business Network tarafından, Zincir Mağazalar Derneği ve Gıda Perakendecileri Derneği iş birliğiyle Sürdürülebilir Perakende Konferansı düzenlendi. Konferansta, perakende sektörünün dönüşümüne yön veren başlıklar ve rekabet avantajı sağlayan çözüm önerileri ele alındı. Değişen tüketici beklentileri, iklim riskleri, kaynak baskıları, yeni regülasyonlar, dijitalleşme, tedarik zinciri kırılganlıkları ve artan maliyetlerin etkisiyle hızla dönüşen perakende sektöründe, sürdürülebilir ve dayanıklı iş modellerinin önemi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Bu dönüşüm, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk ya da uyum konusu olmaktan çıkararak; CEO’lardan finans, operasyon, teknoloji, pazarlama, tedarik zinciri ve mağaza yönetimine kadar tüm iş birimlerinin stratejik gündeminin merkezine taşıyor. Konferansta, sürdürülebilir perakendenin artık sektör için yeni bir büyüme, dayanıklılık ve rekabet zemini oluşturduğu vurgulanırken, geleceğe hazır iş modellerine yönelik uygulamalar ve dönüşüm stratejileri farklı oturumlarda ele alındı. Konferans, 8 oturumda 28 konuşmacıyı bir araya getirerek perakende sektörünün sürdürülebilirlik odağındaki dönüşüm gündemini çok boyutlu bir yaklaşımla ele aldı. FİLE CEO’su Haluk Dortluoğlu, Watsons Türkiye ve GCC Geliştirme Genel Müdürü Mete Yurddaş, Caffè Nero Türkiye CEO’su ve TAMPF Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yanıkoğlu gibi sektörün üst düzey temsilcileri de etkinlikte yer aldı. Sürdürülebilir perakende dönüşümünün hiçbir kurumun tek başına gerçekleştirebileceği bir süreç olmadığına dikkat çekilen konferansta; markalar, perakendeciler, üreticiler, teknoloji sağlayıcıları, tedarik zinciri oyuncuları, dernekler ve tüketiciler arasındaki iş birliklerinin dönüşümün hızlanmasında kritik rol oynadığı vurgulandı. Konferans boyunca sürdürülebilir perakende dönüşümü; yalnızca iyi uygulamalar ya da kurumların tekil çalışmaları üzerinden değil, sektörün gelecekte nasıl rekabet edeceği sorusu etrafında ele alındı. Perakendenin geleceğini artık yalnızca satış rakamları, mağaza sayısı ya da ürün çeşitliliği değil; kaynakların ne kadar verimli kullanıldığı, tedarik zincirlerinin ne kadar dayanıklı hale getirildiği, tüketiciyle nasıl bir güven ilişkisi kurulduğu, ürün bilgisinin ne kadar şeffaf sunulduğu ve yaratılan değerin nasıl yeniden tanımlandığı belirliyor. Konferansta; büyüme ve dönüşüm dengesi, rafın ötesinde değer ve güven yaratma, dijitalleşme ve izlenebilirlik, depozito iade sistemi, satış alanlarının dönüşümü, tüketici davranışlarındaki değişim ve gıda israfı gibi başlıklar üzerinden perakende sektörünün karşı karşıya olduğu yeni gerçeklik tartışıldı. Tüketicilerin markaları daha fazla şeffaflık, güvenilirlik, izlenebilirlik ve sorumluluk yönünde zorladığı; buna karşılık markaların da bu beklentilere yanıt verebilmek için daha çevik, daha veriye dayalı ve daha iş birliğine açık yapılar kurması gerektiği ifade edildi. Güçlü sponsor desteğiyle gerçekleşti Sürdürülebilir Perakende Konferansı, perakende ekosisteminin farklı alanlarında faaliyet gösteren güçlü kurumların desteğiyle gerçekleşti. Konferansa AyaTech, Boyner Grup, CHEP, L’Oréal, Revego ve xPlace sponsor olarak katkı sağladı. Konferansın basın iş birliği ise perakende.org ile gerçekleştirildi. Bu destek, sürdürülebilir perakende dönüşümünün yalnızca perakendecilerin değil; teknoloji, marka, tedarik zinciri, döngüsel ekonomi ve iletişim ekosisteminin de ortak gündemi olduğunu ortaya koydu. Sürdürülebilir Perakende Konferansı büyüyerek devam edecek Online olarak ilk kez düzenlenen Sürdürülebilir Perakende Konferansı, gördüğü ilgiyle Türkiye’de sürdürülebilir perakende alanında güçlü bir ortak platform ihtiyacını bir kez daha ortaya koydu. Sürdürülebilirlik Akademisi ve Sustainable Business Network, konferansı önümüzdeki dönemde fiziki buluşmalarla daha da büyüterek sektör için kalıcı bir paylaşım, iş birliği ve dönüşüm platformuna dönüştürmeyi hedefliyor.

Trio Deniz, “Kolay Tekne” modeliyle tekne sahipliğine yeni bir yaklaşım getiriyor Haber

Trio Deniz, “Kolay Tekne” modeliyle tekne sahipliğine yeni bir yaklaşım getiriyor

20 yılı aşkın süredir Türkiye yatçılık sektöründe faaliyet gösteren Trio Deniz, tekne sahipliğinde maliyet ve operasyon yönetimine alternatif olarak “Kolay Tekne” modelini geliştirdi. Bu model, teknenin 1/6 payına sahip olunması prensibine dayanırken, kullanıcıların yıl içerisinde belirlenen dönemlerde teknelerini kullanabilmesine olanak tanıyor. Kolay Tekne modeli kapsamında sunulan tekneler arasında Hanse 410, Jeanneau 490 ve Excess 11 yer alıyor. Kolay Tekne kapsamında kullanıcılar, tekne maliyetlerinin yalnızca 1/6’sını üstlenirken; bakım, onarım, marina, sigorta ve temizlik gibi tüm operasyonel süreçler Trio Deniz bünyesindeki Kolay Tekne ekibi tarafından yönetiliyor. Bu yapı sayesinde kullanıcılar, tekne sahipliğine ilişkin operasyonel yükle karşılaşmadan yalnızca kullanım deneyimine odaklanabiliyor. Sistem, yıl içerisinde 8 haftalık kullanım hakkı sunarken, rezervasyon ve planlama süreçleri Kolay Tekne’ye ait panel üzerinden yönetiliyor. Aynı panel üzerinden tekneye ilişkin tüm gider kalemleri, bakım süreçleri ve sigorta poliçeleri şeffaf bir şekilde takip edilebiliyor ve onay mekanizmasına dahil ediliyor. Kolay Tekne modeli, Türkiye’de tekne sahiplerinin en önemli sorunlarından biri olan marina yeri bulma problemine de çözüm sunuyor. Sistem kapsamındaki tekneler, başta Göcek olmak üzere Marmaris gibi önde gelen yatçılık destinasyonlarında konumlandırılıyor. Marina süreçleri de dahil olmak üzere tüm operasyon, merkezi bir yapı üzerinden yürütülüyor. Tekne sahipliğinde uçtan uca yönetim modeli Kolay Tekne, yalnızca bir sahiplik modeli değil; satın alma sürecinden satış aşamasına kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan entegre bir hizmet modeli olarak konumlanıyor. Sistem kapsamında; tekne satış operasyonları, ruhsat ve bayrak işlemleri, sigorta süreçleri, bakım ve onarım hizmetleri ile marina yönetimi tek elden yürütülüyor. Trio Deniz’in uzun yıllara dayanan sektör tecrübesi doğrultusunda oluşturulan bu yapı, kullanıcıların farklı hizmet sağlayıcılarla ayrı ayrı muhatap olma ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Bakım ve servis süreçleri, Kolay Tekne bünyesindeki teknelere özel eğitim almış mühendis ve teknisyenlerden oluşan uzman ekipler tarafından, üst düzey bakım anlayışıyla yürütülürken, teknelerin değerinin korunması hedefleniyor. Sigorta süreçleri ise en uygun tekliflerin oluşturulması ve pay sahiplerinin onayına sunulması prensibiyle ilerliyor. Şeffaflık ve dijital kontrol ön planda Kolay Tekne modelinde tüm giderler ve operasyonel süreçler şeffaflık ilkesiyle yönetiliyor. Tekneye ilişkin marina giderleri, bakım ve onarım maliyetleri, sigorta poliçeleri ve diğer tüm harcamalar sistem üzerinden takip edilebiliyor pay sahibi onayına sunuluyor. Aynı zamanda kullanıcılar, kendilerine özel oluşturulan panel üzerinden kullanım haftaları başta olmak üzere her şeyi kendileri belirleyebiliyor. “Anahtar teslim” kullanım deneyimi Kolay Tekne modeli, kullanıcı deneyimini maksimum konfor üzerine kurguluyor. Kullanım haftası geldiğinde tekneler; temizlik, bakım ve tüm teknik kontrolleri tamamlanmış, seyre hazır şekilde teslim ediliyor. Kullanım sonunda ise herhangi bir operasyonel sorumluluk kullanıcıya yansıtılmadan tüm süreç ekip tarafından devralınıyor. Kullanıcılar yalnızca kişisel eşyalarını alarak tekneden ayrılırken, ekip ile birlikte teknenin kontrolünü yapıyor. Sistem aynı zamanda, talep eden kullanıcılar için kaptan ve mürettebat temini gibi ek hizmetleri de kapsıyor. Bağımsız sahiplik hissi Kolay Tekne modelinde pay sahipleri, operasyonel olarak birbirinden bağımsız bir deneyim yaşıyor. Tüm süreçler merkezi olarak yönetildiği için kullanıcılar pay sahipleriyle doğrudan bir operasyonel temas kurmadan, tekne sahibi olmanın konforunu bireysel olarak deneyimleyebiliyor. Satış süreci de sistemin bir parçası Model, teknenin satış sürecini de kapsayan bir yapı sunuyor. Düzenli bakım, doğru servis yönetimi ve kontrollü kullanım sayesinde değer kaybının minimize edilmesi hedeflenirken, belirli bir kullanım döngüsü sonunda satış süreci de Trio Deniz tarafından yürütülüyor. “Tekne sahipliğini daha erişilebilir hale getirmeyi hedefledik” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Trio Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bekiroğlu, şunları söyledi: Kolay Tekne modelini geliştirirken, tekne sahibi olmak isteyen kullanıcıların karşılaştığı yüksek maliyet ve operasyonel zorluklara çözüm sunmayı hedefledik. Tekne sahipliği çoğu zaman yüksek bütçelerle ilişkilendirilen bir alan; biz bu algıyı ‘erişilebilir lüks’ yaklaşımıyla yeniden tanımlıyoruz. Bu modelle birlikte kullanıcılar, tekne sahipliğinin finansal yükünü daha yönetilebilir hale getirirken, maliyetleri optimize eden ve tüm operasyonel süreçleri merkezi olarak yöneten bir yapıdan faydalanabiliyor. Böylece hem ekonomik açıdan daha verimli bir sahiplik modeli ortaya çıkıyor hem de kullanıcılar tüm süreci zahmetsiz bir deneyim olarak yaşıyor. Öte yandan günümüz iş dünyasında aktif çalışan bireylerin yıl içerisinde sınırlı izin sürelerine sahip olduğunu da göz önünde bulunduruyoruz. Bu doğrultuda sunduğumuz yıllık 8 haftalık kullanım hakkı, özellikle beyaz yaka profesyoneller için ideal ve dengeli bir kullanım modeli oluşturuyor. Amacımız, tekne sahipliğini daha erişilebilir, sürdürülebilir ve yeni nesil bir deneyime dönüştürmek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.