Uygulamalarımız appstore googleplay

#Rusya

TTN TÜRK - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yunanistan girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yunanistan girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" dedi. Kırgız Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde icra edilen Şanghay İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’ne katılmak üzere Bişkek’e giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye dönüş yolunda uçakta bulunan gazetecilere zirveye dair değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bundan 30 yıl önce ‘Şanghay Beşlisi’ ismiyle temeli atılan Şanghay İşbirliği Teşkilatı’nın zaman içerisinde yaklaşık 30 ülke ve uluslararası kuruluşu bünyesinde toplayan en büyük bölgesel teşkilat haline geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asya Pasifik bölgesi ile Orta Doğu’yu bünyesinde buluşturan yegane yapı olan bu teşkilat, toplam 35 trilyon doları bulan bir ekonomik yapıyı ve 4 milyarın üzerinde nüfusu temsil ediyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Türkiye olarak gelişen ekonomimiz ve Doğu ile Batı arasındaki stratejik konumumuz gereği bu büyük ekonomik ve beşerî coğrafyayla ilişkilerimizi artırmanın gayretindeyiz. Esasen 2019 yılında ilan ettiğimiz ‘Yeniden Asya’ girişimimiz de bu düşüncemizin yansımasıdır. Şanghay İşbirliği Teşkilatı’yla bizi birbirimize yaklaştıran bir diğer önemli husus, paylaştığımız bölgesel sahiplenme kültürüdür. Zirvede yaptığım hitapta bu hususa dikkat çekerken aynı zamanda çok taraflılığı ve iş birliğini esas alan diplomatik yaklaşımımızı anlatma fırsatı buldum. Küresel adalet, istikrar ve sürdürülebilir kalkınmadan ayrı düşünülemeyecek olan iklim değişikliği ile mücadele ve enerji gibi konulardaki çalışmalarımız hakkında bilgi verdim" ifadelerini kullandı. "Bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz" Zirve kapsamında mevkidaşlarıyla da görüşmelerinin olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycan, Kırgızistan ve Rusya Federasyonu liderleriyle gündemimizdeki konuları ayrıntılı şekilde ele aldık. Ayrıca aralarında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin de yer aldığı muhataplarımla fikir teatisinde bulunduk. Kıymetli basın mensupları, hep söylediğimiz üzere en batıdaki Asyalı ve en doğudaki Avrupalı ülke olarak bizimle aynı değerlere sahip her girişimin doğal parçası olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizde vuku bulan çeşitli çatışma ve krizlerin uluslararası hukuk temelinde diyalog ve diplomasiyle çözümüne yönelik ilkeli tutumumuzu devam ettireceğiz. Bu düşüncelerle ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz, bölgemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" açıklamasında bulundu. "Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke" Bişkek Zirvesi’nde alınan kararların, Türkiye ile Şanghay İşbirliği Teşkilatı arasındaki ekonomik ilişkileri nasıl etkileyeceği ve Türkiye’nin, Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile iş birliğini tam bir üyeliğe taşıma ihtimalinin sorulması üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle Bişkek Zirvesi, ülkemizin ekonomik, siyasi ve stratejik seçeneklerini çeşitlendirme iradesinin somut bir göstergesi olmuştur. Türkiye olarak, Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na üye ülkelerle ikili düzeyde ticari ve ekonomik ilişkilere sahibiz. Çin’den Orta Asya’ya, Rusya’dan Güney Asya’ya uzanan geniş coğrafyada, Türkiye’nin ticari ve ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını artık herkes görüyor. Teşkilatla ilişkilerimizde çok yönlü dış politika anlayışımızın yansıması olarak son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildi. Türkiye, hem Batı hem de Doğu ile dengeli ilişkiler geliştirebilen, bağlarını da bu ölçüde derinleştirebilen bir ülke. Türkiye’nin bu yaklaşımı, küresel sorunlara iş birliği ve etkin çok taraflılık temelinde çözüm bulma amacını da kuvvetlendiriyor. Şanghay İşbirliği Teşkilatı ile önümüzdeki süreçte ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınması da bizim açımızdan mümkün. Şunun da altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin teşkilata üyelik perspektifi, bir bloktan bir kopuş, Batı’ya sırt çevirme anlamına asla gelmez. Hedefimiz; 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı artırmaktır" dedi. "Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de Sayın Putin’in de beklentisidir" Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarının sorulmasına cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu görüşmede özellikle Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri ele alma imkanımız oldu ve çok verimliydi. Çok çok samimi bir havada geçti. Enerjiden ticarete, turizmden yatırımlara kadar birçok alanda Rusya ile önemli bir iş birliğimiz var. Hepsinden öte, milyonlarca Rus turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Başka herhangi bir ülkeden böyle bir turist Türkiye’ye gelmiyor. Önceleri biliyorsunuz Almanya da iyi bir konumdaydı. Ama Rusya sonra onları aştı. Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların barışçıl noktadaki çözümünde roller üstleniyor. Özellikle Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın bir an önce barışla neticelenmesi bizim de sayın Putin’in de beklentisidir. Bir an önce istiyoruz ki; bu bölgede Rusya-Ukrayna arasında bir barış süreci de gerçekleşsin, bölgeye barış egemen olsun. Bu savaşın hem bölgemiz hem dünyamız, hem de taraflar için hayırlı bir sonuç doğurmadığı ortada. Peki bundan Putin memnun mu? Memnun değil. Bir an önce bu işin hayırlısıyla sonuçlanmasını o da bekliyor. Biz barış için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu Putin’e ifade ettik. Savaşın değil, barışın kazanacağı bir gerçek. Bunun için de her türlü gayreti göstermeye hazırız" diye konuştu. "(Mekke İttifakı) Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor" İstanbul’da gerçekleştirilen Mekke İttifakı’nın ilk toplantısı hakkında sorulan bir soruya dair değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’da gerçekleştirilen toplantı çok çok önemli. Bu ittifakın ilk ve somut adımını atmak üzere Strateji, Siyaset ve Askeri Komitesi toplandı. Üç ülkeden Dışişleri Bakanları, Milli Savunma Bakanları ve Genelkurmay Başkanları bir araya geldiler. Burada, bir an önce somut adımlar atılması yönündeki yaklaşımımıza binaen, teknik olarak yapılması gereken konuları ortaya koyduk. Bunların başında sekreteryanın kurulması ve işlerlik kazandırılması gerekiyor. Burada askeri ve siyasi konuların ele alınması lazım. Savunma sanayii, önemli bir iş birliği alanı. Bir de askeri operasyonel iş birliği alanı kapsamında askeri eğitimler, askeri standardizasyon, askeri tehdit, imkan ve kabiliyetlerin paylaşılması bunun gibi teknik konular ele alındı. Bunlar hangi zamanlamayla nasıl hayata geçecek, onun kararları alındı. Bu ittifaka açıktan tepki koyan çok az ülke var, ama gizliden tepki koyan ülkeler de mevcut. Özellikle Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye dengesi birçok aktörün açıktan bu ittifakı eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu ittifak, bölgemizde istikrar ve güvenlik için kurulmuştur. Biz yolumuza kardeşlerimizle birlikte, güçlenerek devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz" ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin nihayete ermesinin ne kadar zaman alacağı yönündeki bir soru hakkında değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tür olaylarda zaman vermek, yani bir takvim ortaya koymak, bu işi zamanlamak mümkün değil. ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir takvim meselesinden öte bir hedef meselesi olarak görüyoruz. Olaya böyle bakacağız. Elbette devlet olarak bizim bir yol haritamız var, bir planımız, bir takvimlendirmemiz var. Sürece dair ilgili kurumlarımız şu anda eş güdüm içinde çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktada Meclis’imizin ortaya koyduğu güçlü mutabakat önemlidir, çok kıymetlidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulu atılacak adımları, yasada tanımlanan görevler çerçevesinde planlamaya başlamıştır. Yasanın uygulanmaya başlanması için ise örgütün fiilen silah bırakması ve tasfiye olması gerekir. Bu konuda tespit ve teyitlerin nasıl yapılacağı ise bellidir. Süreç adım adım ilerlemektedir. Süreç, bütün her şeyiyle dar kalıplara hapsedilmemiştir. Bu yönde de bir rahatlık söz konusudur. Meseleye devlet ciddiyetiyle yaklaşıyor ve adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Milletimiz de Terörsüz Türkiye’ye desteğini ortaya koymuştur. Böylesi provokasyona açık süreçlerin çok uzamaması gerekir. Bu noktada Meclis Başkanımız da dahil olmak üzere Grup Başkanlarımız her türlü hassasiyeti gösteriyor ve yola da bu kararlılık içerisinde devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz" İç cephenin güçlendirilmesi konusunda bazı söylemlerin sürece zarar verme ihtimalinin bulunmasına dair sorulan soruya cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz meseleye dar çerçeveden bakamayız. Samimi olacağız. Sorumlu olacağız. Sağduyulu olacağız. Kardeşliğimizi koruyacağız. En geniş perspektiften konuya yaklaşıyor ve hedefe de böylece odaklanıyoruz. Milletin kardeşliğini zedeleyen, toplumsal bütünleşmeyi yaralayan, terörün geçmişte oluşturduğu fay hatlarını yeniden harekete geçirme riski olan yaklaşımları hoş göremeyiz. Siyasi kimlik taşıyan bazı kimselerin birtakım ölçüsüz söylemleri olabilir. Bunu, süreci enfekte etmek için yapanlar da çıkabilir. Bilinsin ki; toplumsal bütünleşmeye hizmet etmeyen her söylem, kaosa katkı sağlar, başka herhangi bir işe yaramaz. Açıkçası, milletimizin bu tür tahriklere karşı ben bir direnç geliştirdiğini düşünüyorum. Bu süreci millet mayalamıştır ve maya da tutmuştur. İç cepheyi güçlendirmek, farklılıkları yok etmek değildir. Bunu boşuna söylemedik. İç cepheyi güçlendireceğiz. Farklılıklarımızla birlikte Türkiye paydasında kenetleneceğiz. Biz buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Bunu unutmayalım. Biz menzile ulaşmak için ne yaptığımızı bilerek bu yolda ilerliyoruz" dedi. "Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" PKK’nın Suriye’deki yapılanması YPG-PYD’nin fesih kararıyla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine konuşan Erdoğan, "Açıklanan karardan kardeş Suriye halkı adına doğrusu memnuniyet duydum. Alınan kararı ve entegrasyonun sağlanmasını olumlu değerlendiriyoruz. Kararın sahada uygulamasını hem Suriye tarafı hem Suriye ile çok uzun bir sınır hattı bulunan bir komşu ülke olarak biz, elbette takip ediyoruz. Suriye’nin bütün unsurlarıyla bir ve bütün olmasını en çok biz arzu ederiz. Suriye’de sürdürülebilir kalkınma ve kapasite artışı için bu önemlidir. Bizler bunun için Suriyeli kardeşlerimizin hep yanında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, maşallah zor süreçleri başarıyla yönetmiştir ve yönetiyor. Hem entegrasyon sürecinden hem de Suriye halkının kısa sürede elde ettiği kazanımlardan ümitvarız. Ben bu sürecin sadece Türkiye ve Suriye için değil, bütün bölge için yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyorum. Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı" açıklamasında bulundu. "Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı" ABD’nin de Suriye’nin bütünlüğünü koruyacak söylemlerinin sorulması hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye olarak biz, Suriye konusunda dün ne söylediysek bugün de aynısını söylüyoruz. Suriye’nin terör örgütlerinin cirit attığı bir alan olamayacağını, buradaki istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılabileceğini söyledik ve neticede haklı çıktık. Demek ki Amerika da artık Suriye’nin gerçeklerinin farkına vardı. Suriye halkı çok ağır bedeller ödedi ama vatanlarına sahip çıktılar. Şimdi de bütün Suriye’yi inşa etmek için çalışıyorlar. Bu konuda bütün komşu ve Suriye’ye dost ülkeleri Suriye’nin yeniden inşa ve imarına yardımcı olmaya davet ediyorum. Ve bu çağrımızı yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye’deki durum bizim vizyonumuzun ne kadar doğru, Suriye politikamızın ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlaması yönüyle de önemli. Provokasyonlarla mücadele konusu da önemli. Suriye’nin iç barışına darbe vurmak isteyenlere alan açılmaması şart. Suriye’nin istikrarına giden yol, fitne tohumlarını temizlemekten geçer." "Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda görüşmelerimiz sürüyor" Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi meselesiyle bağlantılı olarak S400’lerin üçüncü bir ülkeye devrinin Putin ile görüşülüp görüşülmediği konusunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Putin’le ikili gündemimizdeki her konuyu ele aldık. Biliyorsunuz, Türkiye, F-35 programının ortaklarından biriydi. Bu program kapsamında ciddi katkılar sundu. Türkiye’nin programa tekrar dahil olması konusunda da görüşmelerimiz sürüyor. Amerika’daki süreçlerin bir an önce tamamlanmasıyla bu meselenin geride bırakılacağını düşünüyoruz. Tüm bu diplomatik çabalarımızı yürütürken de KAAN’dan vazgeçmiyoruz. Kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine Türkiye’nin seçeneklerini artırıyoruz. İşte güçlü Türkiye budur. Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur" yanıtını verdi. "Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var" Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş sürecinde Karadeniz’de zaman zaman ticari gemilerin hedef haline gelmesinin Putin ile olan görüşmede gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yalnız Türk bayraklı veya Türk işletmecilerin kullandığı gemiler değil, Karadeniz’deki bütün sivil deniz taşımacılığının güvenliği bizim için önemli. Taraftar arasındaki mücadele, sivillerin ve ticari hayatın güvenliğini ortadan kaldıracak bir noktaya taşınmamalıdır. Bu nedenlerle çok daha geniş bir perspektifle hareket ediyoruz. Bu sorunu çözmemiz lazım. Çünkü artık verdiği zarar giderek katlanıyor. Karadeniz’de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı şekilde sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç var. Şunu açıkça söylemek isterim ki, tahıl krizinin özellikle Afrika kıtasında yeniden baş gösterdiğini görüyoruz. Sorun daha da büyümeden inisiyatif alınmasında fayda var" şeklinde konuştu. "Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir" Yunanistan’ın son günlerdeki Türkiye’ye karşı adımlarının ve son olarak Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaya devam etmesi durumunda Türkiye’nin yaklaşımının nasıl olacağının sorulmasının üzerine değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Ne yapalım? Bize düşen nedir? Gereğini yapmak. Yunanistan’la biz iyi komşuluk temelinde yürüyelim diyoruz. Kara parçamızdan, şöyle Kaş’tan Yunanistan’a bir ses versek duyarlar değil mi? Ama biz her konuda samimi olduk. Yapıcı davranan taraf olduk. Fakat çoğu zaman iyi niyetimizin karşılığını göremedik. Bir defa Yunanistan’ın şunu artık anlaması lazım, Türkiye’nin, kimsenin toprağında gözü yoktur ancak kimseye de haklarını çiğnetmez. Uluslararası anlaşmaların hiçe sayılması ve bunların çiğnenmesi kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkiye’nin serinkanlı ve sağduyulu yaklaşımını her kim bir acziyet olarak okuyorsa, açık söylüyorum, vahim bir hata yapıyor demektir. Yunanistan, girdiği bu yanlış yoldan dönmeli, gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ibret alanlar için çok çok iyi bir yol göstericidir. Biz bölgemizde barış, güvenlik ve istikrar için çalışmaya devam edeceğiz."

Rusya’dan Kiev’e füze ve İHA saldırısı: 12 ölü, 40 yaralı Haber

Rusya’dan Kiev’e füze ve İHA saldırısı: 12 ölü, 40 yaralı

Rusya’nın Ukrayna’nın başkenti Kiev’e düzenlediği füze ve İHA saldırısında 12 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 40 kişi de yaralandı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, hayatını kaybedenler için yarın Kiev’de yas ilan etti. Rusya, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e füze ve İHA saldırısı düzenledi. Yerel yetkililer, gece yarısından hemen sonra kentin çeşitli bölgelerinde art arda çok sayıda patlama meydana geldiğini bildirerek saldırının sabah saatlerine kadar devam ettiğini aktardı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, saldırılarda 12 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 40 kişinin de yaralandığını açıkladı. Zelenskiy, "Acil durum ekipleri, gece boyunca Rusya’nın düzenlediği saldırıların hedef aldığı bölgelerde çalışmalarını sürdürüyor. Bu, büyük çaplı bir saldırıydı. Ruslar uzun süredir hazırlık yapıyordu ve sivil altyapıya mümkün olduğunca fazla zarar vermek amacıyla farklı türlerde balistik füzeler, seyir füzeleri ve İHA’ları bir arada kullandı" dedi. Kiev ve çevresinin yanı sıra Odessa ve Çernigiv bölgelerinin de hedef alındığını aktaran Zelenskiy, "Başkentte, yüksek katlı bir bina da dahil olmak üzere çok sayıda konut, bir çocuk hastanesi ve bir okul hasar gördü. Acil müdahale ve kurtarma çalışmaları devam ediyor" dedi. Rusya’nın Odessa bölgesinde Moldova sınırındaki bir sınır kapısına İHA saldırısı düzenlediğini ifade eden Zelenskiy, Çernigiv bölgesinde ise Rusya’nın doğal gaz altyapısını hedef aldığını açıkladı. Zelenskiy, "Ukrayna yeterli balistik füze savunmasına sahip olmadığı sürece Rusya barışı ciddi şekilde düşünmeyecektir" dedi. Çocuk hastanesi hasar gördü Saldırılarda Kiev’de bulunan bir çocuk hastanesinin binası da hasar gördü. Hastanenin camları kırılırken bahçedeki bazı araçlarda yangın çıktı. Kiev Şehri Askeri İdaresi, kentin Darnitskiy, Svyatoşinskiy ve Solomyanskiy bölgelerinde en az 12 saldırı noktası tespit edildiğini açıklayarak konutların yanı sıra bir eğitim kurumunda ve bazı depolarda da hasar meydana geldiğini bildirdi. Kiev’de yas Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, hayatını kaybedenler için yarın Kiev’de yas ilan etti.

Trump: "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı" Haber

Trump: "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı"

ABD Başkanı Donald Trump, "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı. Irak’a zorbalık yaptılar. Her ülkeye zorbalık yaptılar. Orta Doğu’nun her yerinde korku hakimdi. Artık korku yok" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Irak Başbakanı Ali Zeydi ile bir araya geldiği görüşmede basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Görüşmede, Irak’ın muazzam petrol rezervleri olduğunu ve büyük bir zenginlik potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Trump, "Başbakan, kısa süre içinde ülkeyi büyük ölçüde değiştirdi. Özellikle de ABD’ye bakış açısını değiştirdi. Aramızda ortaklıklar oluşuyor" dedi. ABD askerlerinin, 30 Eylül itibarıyla Irak’tan ayrılacağına değinen Trump, "Artık orada askeri varlığımıza ihtiyaç olduğunu düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı. Irak’taki ABD varlığını "çok büyük bir operasyon" olarak tanımlayan Trump, "Şimdi petrol şirketlerinin tamamı, Irak’a gidiyor ve Irak’la ortaklıklar kuruyor. Gayet iyi anlaşıyorlar. Aramızdaki ilişki, artık orada askeri varlığa ihtiyaç duymayacağımız kadar kapsamlı bir ilişkiye dönüşüyor" dedi. "İran, Irak’ın üzerinde büyük bir yük oluşturuyordu" Gerektiğinde Irak’ı korumak için orada olacaklarını fakat buna gerek olacağını düşünmediğini ifade eden Trump, "Onların başlıca rakibi İran’dı. Belki onlar dost olarak görmüş olabilir ama ben rakip olarak değerlendiriyorum. İran, Irak’ın üzerinde büyük bir yük oluşturuyordu" dedi. ABD Başkanı Trump, "İran, Orta Doğu’nun zorbasıydı. Irak’a zorbalık yaptılar. Her ülkeye zorbalık yaptılar. Orta Doğu’nun her yerinde korku hakimdi. Artık korku yok" ifadelerini kullandı. Trump, "İran’ın askeri gücü, sadece dört ay içinde önceki seviyesinin çok küçük bir bölümüne indirgendi. Dolayısıyla, artık bu sorunla karşılaşmayacaklar" dedi. Trump, Amerikalı petrol şirketlerinin daha önce hiç görülmemiş düzeyde oraya gitmesinin nedenlerinden birinin de bu olduğunu düşündüğünü söyledi. "Bence hiç kimse boğazdan geçiş ücreti talep etmemeli" Basın toplantısında Hürmüz Boğazı’ndan geçişlere yüzde 20 ücret uygulanması konusundaki fikrinin neden değiştiği yönünde bir soru alan Trump, "Dün bu açıklamayı yaptığımda, Hürmüz Boğazı’nı koruyan taraf biziz ama aslında bu petrolden hiçbir çıkarımız yok diye düşünmüştüm. Petrole ihtiyacımız da yok. Bu bizim için önemli değildi ama müttefiklerimiz için önemliydi. Körfez ülkeleri dahil, çok iyi ilişkiler içinde olduğumuz ülkeler için önemliydi. Bu yüzden böyle bir teklifi ortaya atmıştım ve bence iyi bir fikirdi" dedi. Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti ile ilgili birçok ülkenin kendisini aradığını belirten Trump, "Farklı kişiler ve ülkelerden telefonlar aldım. Bana, ‘Bunu farklı bir şekilde yapmak isteriz. ABD’ye milyarlarca dolar yatırım yapmak isteriz’ dediler. Aslında bu hoşuma gitti, çünkü bence hiç kimse boğazdan geçiş ücreti talep etmemeli" dedi. Trump, "Biz bunu sadece yaptığımız hizmetin karşılığını almak amacıyla gündeme getirmiştik. Körfez ülkeleri, ABD’ye çok büyük miktarda yatırım yapacak. Bu benim için son derece tatmin edici oldu. Hatta bunun çok daha iyi olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı’ndan ücret alınması fikri tamamen rafa mı kalktı?" şeklindeki bir soruya ise Trump, "Evet, bu konu artık tamamen kapanmıştır" cevabını verdi. Trump, "Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve diğer ülkelerle konuştum. Hepsi, ABD’ye rekor düzeyde daha fazla yatırım yapmak istediklerini söyledi. Bu benim için fazlasıyla yeterli. Herhangi bir ücret söz konusu olmayacak. Zaten ücret alma fikrini sevmiyorum. Ama aynı zamanda bütün dünyanın ticaretini, Çin’i ve diğer herkesi biz korurken bunun hiçbir karşılığı olmaması adil değil. Çin için koruma sağlamaktan rahatsız olmam. Hiç kimse için koruma sağlamaktan rahatsız olmam. Ama bunun telafi edilmemesi, adil olmazdı" ifadelerini kullandı. "Anlaşma tamamlanmıştı ama sonra birden bire vazgeçtiler" İran’a deniz ablukasının kaldırılması ya da yaptırım muafiyetleri verilmesi ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, "Hayır, onlara bir şans verdim. Bir anlaşma yapmaları için fırsat tanımak istedim. Aslında iki gün önce bir anlaşmamız vardı. Anlaşma tamamlanmıştı ama sonra birden bire vazgeçtiler. Anlaşmanın bir kısmını beğenmediler ve devam edemediler. İlk ateş açan onlar oldu, ilk ateşi açmaları büyük bir hataydı" ifadelerini kullandı. O günden beri İran’ın ağır bir şekilde vurulduğunu söyleyen Trump, ABD’nin İran’ın askeri kapasitesinin neredeyse tamamını ortadan kaldırdığını savundu. "Irak’la çok büyük işler başaracağız" Irak’ın özellikle petrolü nedeniyle muazzam bir potansiyele sahip olduğu ifadelerini tekrarlayan Trump, "Irak’la çok büyük işler başaracağız" dedi. Trump, "Birçok anlaşma yapacağız. Her iki ülke için de çok sayıda istihdam oluşturacağız. Çok büyük miktarda petrol çıkaracağız. Bunu Amerikan şirketleri yapacak. Başka ülkelerle değil, Amerika ile iş yapmak istiyorlar. Bu da çok iyi bir şey" dedi. Rusya’ya yaptırım tasarısının geçme ihtimali yüksek ABD Kongresi’nde Rusya’ya yönelik yaptırım tasarısının önümüzdeki birkaç hafta içinde kabul edilmesini bekleyip beklemediği sorusuna Trump, vefat eden Amerikalı Senatör Lindsey Graham’ın bunu çok istediği ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Sanırım tasarıya İran’ı da eklemek istiyorlar. İran’ı da ekleyecekler. Bu gerçekleşirse çok büyük bir adım olur. Hatta Hizbullah’ı da ekleyebilirler" dedi. Bunun Lindsey Graham adına yapıldığını ifade eden Trump, "Bu onun en çok üzerinde durduğu meseleydi. Bundan daha fazla istediği başka bir konu yoktu. Tasarının geçme ihtimali yüksek" dedi. Böyle bir durumda Çin ve Hindistan’a yönelik dolaylı yaptırımlar uygulanması ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Buna bakılması gerekir. Bu konu henüz görüşülmedi" ifadelerini kullandı. Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’ni "olağanüstü" olarak nitelendirdi ABD’nin birçok ülkeyle mükemmel ilişkilere sahip olduğundan bahsederken NATO Zirvesi’nden yeni döndüğünü ifade eden Trump, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi hakkında, "Olağanüstüydü. Dürüst olmak gerekirse, tam bir sevgi şöleniydi. İnanılmazdı" dedi.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MODA ŞOVU MODANIN KALBİ ANTALYA’DA ATACAK! Haber

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MODA ŞOVU MODANIN KALBİ ANTALYA’DA ATACAK!

Arso Group ana sponsorluğunda gerçekleşecek AFW 2026, Türkiye’nin en büyük moda etkinliği olarak yurt içinden ve yurt dışından pek çok ünlü modacıyı ağırlayacak. AFW 2026, Anadolu’nun zengin motifleriyle dokunmuş halı ve kilimlerden hazırlanan Belma Özdemir kreasyonunun sergileneceği defile ile Hotel Su’da başlayacak. Gökhan Yavaş, Murat Aytulum, Tuğçe Özkurt, Cihan Nacar, Kristina Kibovskaya (Rusya), Chinara Yelmuratovna (Kazakistan), Snim (Dubai) ve Alla Zhelaretti (Rusya) defileleriyle devam edecek etkinlik, modanın kalbinin Antalya’da atmasını sağlayacak. ANTALYA-MOSKOVA MODA KÖPRÜSÜ Türkiye’nin en ünlü tasarımcılarının yeni koleksiyonlarının sergileneceği Antalya, bu yıl Moskova ile moda köprüsü kuruyor. Şimdiye kadar Rusya’dan pek çok tasarımcıyı ağırlayan etkinlik bu yıl Moskova Fashion Week ile önemli bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında ülkenin en önemli tasarımcılarından Olesya Zhuravleva, Antalya’ya gelecek. Zhurevleya’nın kurucusu olduğu Big Brooch’un yeni kreasyonu ilk kez Antalya’da sergilenecek. ROMA KULESİNDE UNUTULMAZ DEFİLE Defilelerin yanı sıra pek çok atölye çalışmasıyla da kentin farklı noktalarında Antalyalılar ile buluşacak olan AFW 2026, uzun süre konuşulacak bir defile ile kapanış yapacak. Tasarımlarındaki sanatsal vizyonuyla tanınan Cihan Nacar’ın özel olarak hazırladığı koleksiyon, Antalya'nın Kaleiçi bölgesinde bulunan ve şehrin en önemli simgelerinden biri olan Roma dönemi anıtı Hıdırlık Kulesi’nde sergilenecek. MS 2. yüzyıla ait antik kulede kurulacak özel podyumda, görsel bir şölen eşliğinde düzenlenecek defileye Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı Oda Orkestrası, Sonat Çoşkuner şefliğinde eşlik edecek. “MODA DÜNYASININ GÖZÜ ANTALYA’DA OLACAK” “Turizm başkenti” Antalya’nın moda ile de anılması adına önemli başarılara imza atan Emy Organizasyon Kurucusu Eda Meltem Yılmaz, “Antalya Fashion Week olarak, dünya moda haftaları arasında önemli bir yer edindik. Geçtiğimiz yılki Londra’nın ardından, bu yıl Moskova moda haftasıyla iş birliği yapıyoruz. Turizmin yanı sıra moda dünyasının da gözü Antalya’da olacak. Antalya’yı moda ile anılan bir dünya şehrine dönüştürmek için aralıksız çalışıyoruz. Bu yolculuğumuzda bizlerden desteğini esirgemeyen değerli sponsorlarımıza, her zaman yanımızda olan Antalya Valiliği, TGA, Antalya İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve tüm kurumlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Bu Cuma Vizyonda Yer Alacak Filmler Belli Oldu Haber

Bu Cuma Vizyonda Yer Alacak Filmler Belli Oldu

Pek çok filmi dünyayla birlikte aynı anda vizyona getiren Paribu Cineverse, 8 Mayıs Cuma günü de birbirinden farklı türde yerli ve yabancı filmleri vizyona getiriyor. Aksiyondan belgesele, korkudan drama kadar önemli yapımların gösterim yapacağı haftalık vizyon, sinemaseverlere farklı dünyaların kapılarını aralayacak. Vizyonun yeni yapımlarından Mortal Kombat II, Kill Bill: Mevzunun Tamamı (Kill Bill: The Whole Bloody Affair), Iron Maiden: Burning Ambition, Portekiz Aşkı, Arnie & Barney Şapşik Kardeşler, Kremlin'in Büyücüsü (The Wizard of the Kremlin), Fünye (Fuze) ve Babil'in Laneti filmlerinin içerisinde bulunduğu 8 Mayıs Cuma vizyon programı Paribu Cineverse’ün mobil uygulaması ve internet sitesi üzerinden takip edilebiliyor. 8 Mayıs vizyonunun öne çıkanları 1.Simon McQuoid’nin yönettiği Mortal Kombat II, Dünya Âlemi’nin kaderini belirleyecek ölümcül turnuvayı merkeze alıyor. İlk filmde hayatta kalan savaşçılar, bu kez Shao Kahn’ın acımasız ordusuna karşı resmî Mortal Kombat turnuvasında mücadele etmek zorunda kalır. Kuralların neredeyse tamamen ortadan kalktığı bu yeni karşılaşmalarda, ihanetler, beklenmedik ittifaklar ve kişisel intikamlar öne çıkar. 2.Quentin Tarantino’nun iki filmlik destanını tek bir anlatıda buluşturan Kill Bill: Mevzunun Tamamı, gelinin intikam yolculuğunu daha önce görülmemiş sahneleriyle, sansürsüz ve kronolojik bütünlüğüyle sunuyor. Bill ve Deadly Viper Assassination Squad tarafından öldürülen düğün konuklarının ardından hayata tutunan gelin, tek tek geçmişindeki herkesle yüzleşir. Doğu ve Batı arasında geçen bu kanlı yolculuk; onur, ihanet ve annelik duygusuyla derinleşirken, Tarantino’nun dövüş koreografileri ve stilize şiddeti bu özel versiyonda nihai formuna ulaşır. 3.Olivier Assayas imzalı politik dram Kremlin'in Büyücüsü, Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra Rusya’da şekillenen yeni iktidar düzeninin perde arkasını anlatıyor. Genç ve zeki bir stratejist olan Vadim Baranov, medya manipülasyonu ve algı yönetimi sayesinde hızla yükselerek Vladimir Putin’in en yakın danışmanlarından biri haline gelir. Ancak gücün merkezine yaklaştıkça gerçek ile kurgu arasındaki sınırlar bulanıklaşır. 4.David Mackenzie’nin yönettiği Fünye, Londra’nın kalbinde bulunan patlamamış bir bombayla başlayan zamana karşı bir hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Şehir tahliye edilmeye çalışılırken, bomba imha uzmanları ve siviller aynı dar alanda sıkışıp kalır. Her geçen dakika gerilimi artırırken, geçmiş travmalar ve kişisel korkular da su yüzüne çıkar. Film, tek bir mekân üzerinden ilerleyen yapısıyla nefes kesen bir gerilim atmosferi kuruyor. 5.Malcolm Venville’in yönettiği belgesel Iron Maiden: Burning Ambition, heavy metal tarihinin en etkili gruplarından Iron Maiden’ın mütevazı başlangıcından küresel bir fenomene dönüşme sürecini anlatıyor. Grup üyelerinin anlatımları, arşiv görüntüleri ve müzik dünyasından önemli isimlerin katkılarıyla film; yalnızca bir grubun değil, bir kültürün nasıl inşa edildiğine odaklanıyor. 6.İsmail Şahin’in yönettiği romantik drama Portekiz Aşkı, hayatında her şey ters giden Yasemin’in ani bir kararla Portekiz’e gitmesiyle başlıyor. Lizbon’da tanıştığı José ile yolları kesişen Yasemin, geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarını geride bırakmaya çalışırken kendini yeni bir ilişki ve yeni bir hayat ihtimaliyle yüzleşirken bulur. Film, aşkın bazen bir kaçış değil, yeniden başlamanın anahtarı olabileceğini sıcak bir anlatımla ele alıyor. 7.Animasyon tutkunlarının ve çocukların ilgisini çekecek Arnie & Barney Şapşik Kardeşler, karınca kolonilerinin en sakar iki üyesi olan Arnie ve Barney’nin beklenmedik kahramanlara dönüşme hikâyesini konu alıyor. Kolonilerini tehdit eden büyük bir tehlike karşısında, sürekli hata yapan bu iki kardeş sorumluluk almak zorunda kalır. Eğlenceli aksiyon sahneleriyle ilerleyen film, dostluk, cesaret ve takım ruhu temalarını küçük izleyiciler için anlaşılır bir dille sunuyor.

19:00 GÜNÜN ÖZETİ ÖZEL- Bu gün neler oldu? Haber

19:00 GÜNÜN ÖZETİ ÖZEL- Bu gün neler oldu?

Erdoğan: Kayıt dışı istihdam yüzde 24'e düşürüldü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, OECD Beceriler Zirvesi’nde yaptığı konuşmada yaşlanan nüfus, aile yapısı, kadın istihdamı ve kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye dikkat çekti. Erdoğan, kayıt dışı istihdamla mücadelede önemli ilerleme kaydedildiğini belirterek, oranın 2025 itibarıyla yüzde 24’e düşürüldüğünü söyledi. Haberin devamı için tıkla Bakan Kurum: "İstanbul’da 100 bin yuvamızın kuralarını çektik, sahiplerini belirledik" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Yüzyılın Konut Projesi’nde ilk aşama tamam İstanbul’da 100 bin yuvamızın kuralarını çektik, sahiplerini belirledik. Böylece İstanbul ile birlikte 81 ilimizde tüm kura süreçlerini tamamlamış olduk" dedi. Haberin devamı için tıkla İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Putin ile görüştü Petersburg’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştü. Putin görüşmede, "İran halkı bağımsızlıkları ve egemenlikleri için cesurca ve kahramanca mücadele ediyor" dedi. Haberin devamı için tıkla İletişim Başkanı Duran: Türkiye, vesayet odaklarının hizaya sokabileceği bir ülke değildir Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 27 Nisan e-muhtırasının 19. yılı için sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı. Haberin devamı için tıkla Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Wulff’a Kocaeli’de fahri doktora Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff’a, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi tarafından düzenlenen törenle fahri doktora unvanı tevdi edildi. Törende konuşan Wulff, gençlere "köprü kurma" tavsiyesinde bulunarak, "Almanya’nın en ünlü anıtlarından biri olan Lübeck’teki Holstentor isimli kapıda ’Concordia domi et foris pax’ yazar. Bunun anlamı; ülke içerisinde birlik, dışarıda da barıştır. Bu sözleri orada okuyunca hemen aklıma Atatürk geliyor. Kendisinin ’Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözlerini hatırlıyorum" dedi. Haberin devamı için tıkla Malatya'da 4.4 büyüklüğünde deprem! AFAD'ın geçtiği bilgiye göre Malatya'nın Battalgazi ilçesinde 4.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Haberin devamı için tıkla Tunceli eski Valisi Tuncay Sonel’in tutukluluğuna itirazı reddedildi Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum’da tutuklu bulunan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Gülistan Doku soruşturmasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, 21 Nisan tarihinde Erzurum’da çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Sonel için bir üst mahkemeye yapılan tutukluluğa itirazın reddedildiği öğrenildi. Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Gülistan Doku dosyası kapsamında 4 saat ifade verdi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Gülistan Doku dosyası kapsamında bilgi sahibi olduğu değerlendirilen dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak Erzurum Adliyesi’nde 4 saat ifade verdi. Haberin devamı için tıkla

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.