Uygulamalarımız appstore googleplay

#Moda

TTN TÜRK - Moda haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Moda haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İtalyan Erkek Giyim Markası Pini Parma, Türkiye’deki İlk Mağazasını İstanbul Alışveriş Merkezi’nde Açtı Haber

İtalyan Erkek Giyim Markası Pini Parma, Türkiye’deki İlk Mağazasını İstanbul Alışveriş Merkezi’nde Açtı

İtalyan erkek giyim stilinin zamansız kodlarını modern bir bakış açısıyla yorumlayan Pini Parma, Türkiye’deki ilk mağazasını 1 Ekim’de İstanbul Alışveriş Merkezi’ndeki kendi mağazasında düzenlediği özel bir açılış etkinliğiyle açtı. Markanın Türkiye yolculuğunun ilk adımını kutlayan geceye, iş dünyasından ve cemiyet hayatından seçkin isimler katıldı. Kaliteli kumaşları, güçlü işçiliği, kusursuz kesimleri ve detaylara verdiği önemle öne çıkan Pini Parma, açılışla birlikte İtalyan terzilik geleneğini Türkiye’deki stil sahibi erkeklerle buluşturmaya başladı. Açılışa özel düzenlenen Trunk Show’da konuklar, koleksiyonu farklı kombinler üzerinden yakından inceleme fırsatı buldu. Kumaş seçiminden kesime, renk kullanımından terzilik detaylarına uzanan sunum, Pini Parma’nın erkek gardırobuna yaklaşımını yansıttı. Pini Parma’nın Türkiye’deki ilk mağazasının açılışı, markanın uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir adım olurken, İstanbul’un moda ve lüks perakende alanındaki güçlü potansiyelini de markanın global vizyonuyla bir araya getirdi. İtalyan terziliğine güncel bir bakış 2017 yılında Thomas Pini ve Claudia Cannetto tarafından kurulan Pini Parma, adını kurucusunun soyadından ve İtalya’nın Parma kentinden alıyor. Markanın çıkış noktasını, İtalyan terziliğinin kesim ve işçilik özelliklerini hazır giyimde daha geniş bir kitleye ulaştırma fikri oluşturuyor. İtalyan terziliğinden beslenen ceketler ve markanın karakteristik pantolonları, bu yaklaşımın öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor. Geniş yakalar, hafif ceket yapıları ve vücut oranlarını gözeten kesimler, Pini Parma’nın siluetini belirliyor. Pini Parma, İtalyan stilini zarafet ile cesaret arasında kurulan bir denge olarak yorumluyor. Klasik kesimlere eşlik eden renkler ve farklı kumaş seçenekleri, koleksiyonlara kişisel tercihlerle şekillenebilen bir çeşitlilik kazandırıyor. Pantolondan trikoya uzanan bir gardırop Pini Parma’nın koleksiyonlarında pantolonlar, ceketler kadar belirleyici bir yere sahip. Gömlekler, trikolar, polo yaka üstler ve dış giyim parçaları da bu gardırobu tamamlıyor. Takım elbiselerin yanında tek başına kullanılabilen ceketlere ve daha rahat parçalara yer veren marka, terzilik anlayışını günlük giyime de taşıyor. Koleksiyonlarda parçaların birlikte kullanılabilmesine, renk uyumuna ve hareket rahatlığına önem veriliyor. Böylece iş hayatı, günlük yaşam ve özel davetler için farklı seçenekler aynı giyim anlayışı etrafında buluşuyor. Üretimin merkezinde İtalya var Pini Parma, koleksiyonlarının tamamını İtalya’da üretiyor. Emilia-Romagna, Piemonte, Lombardiya, Campania ve Toskana bölgelerindeki uzman atölyelerle çalışan marka, farklı bölgelerin üretim birikiminden yararlanıyor. Kumaş seçimi kadar giysinin yapısına ve bitişlerine de odaklanan bu yaklaşımda, geleneksel terzilik teknikleri belirleyici bir rol üstleniyor. Pini Parma, sezonluk eğilimlerden bağımsız olarak uzun süre giyilebilecek parçalar tasarlamayı ve İtalyan zanaatkârlığını koleksiyonlarında sürdürmeyi önemsiyor. Thomas Pini açılış gecesinde İstanbul’da Pini Parma’nın Türkiye’deki ilk mağazasının açılış gecesinde, markanın kurucu ortağı Thomas Pini de davetlilerle bir araya geldi. Açılış konuşmasında Pini Parma’nın İtalyan stiline, erkek giyimine ve zanaatkarlığa duyduğu tutkudan söz eden Thomas Pini, markanın trendlerin ötesinde; zamansız stil, güçlü karakter ve kalıcı kalite anlayışıyla hareket ettiğini vurguladı. İstanbul’daki ilk mağazanın Pini Parma için önemli bir adım olduğunu belirten Pini, İstanbul’un güçlü kültürel kimliği, kendine özgü stil anlayışı ve zanaatkârlığa verdiği değerle markanın dünyasını Türkiye’ye taşımak için anlamlı bir şehir olduğunu ifade etti. Milano, Paris, Londra, Brüksel, Belgrad, Kazablanka ve Bakü’nün ardından İstanbul’un Pini Parma’nın global yolculuğunda yeni bir durak olmasından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi. Pini Parma’nın Türkiye’deki ilk adresi Alysar Grup’un Türkiye yatırımıyla İstanbul Alışveriş Merkezi’nde açılan mağaza, Pini Parma’nın uluslararası mağaza ağına İstanbul’u ekledi. Şehrin moda ve lüks perakende alanındaki potansiyeli doğrultusunda hayata geçen yatırım, markanın uzun vadeli büyüme stratejisinin Türkiye’deki ilk adımını oluşturdu. İstanbul Alışveriş Merkezi’ndeki Pini Parma mağazası, ADZ Mimarlık ve Arissa Mimarlık tarafından gerçekleştirilen mimari proje ile markanın İtalyan estetiğini ve zamansız tasarım anlayışını yansıtan bir atmosfer sunuyor.

ŞEHRİN YENİ YAŞAM MERKEZİ İSTANBUL ALIŞVERİŞ MERKEZİ KAPILARINI AÇIYOR Haber

ŞEHRİN YENİ YAŞAM MERKEZİ İSTANBUL ALIŞVERİŞ MERKEZİ KAPILARINI AÇIYOR

Perakende, gastronomi ve sosyal yaşamı İstanbul’un yeni “merkezi”nde buluşturan İstanbul Alışveriş Merkezi, 24 Eylül itibariyle kapılarını ziyaretçilerine açıyor. İstanbul Finans Merkezi içindeki konumuyla şehrin yeni çekim merkezi olmaya hazırlanan İstanbul Alışveriş Merkezi; moda, perakende, gastronomi, kültür-sanat ve eğlence sektörünün küresel ve yerel oyuncularını tek bir ekosistemde buluşturuyor. Yarı açık mimarisiyle farklı ihtiyaçlara yönelik alışveriş ve yaşam deneyimi sunan İstanbul Alışveriş Merkezi, fiziki büyüklüğü, teknolojik altyapısı ve sosyal imkânlarıyla İstanbul’un yeni yaşam standardına ayna tutuyor. 100 bin m² kiralanabilir alana sahip İstanbul Alışveriş Merkezi, 300’ün üzerindeki ticari ünite ile moda, perakende, yeme-içme ve hizmet markalarına ev sahipliği yapıyor. 1,2 kilometrelik ana alışveriş caddesi ile 2,5 kilometrelik yaya aksının yanı sıra açık havada sosyal yaşam üniteleriyle global çapta “yeni nesil şehir yaşamı” projeleri arasında yerini alıyor. AVM içinde yer alan 4 bin araçlık otopark alanı ise yüksek ziyaretçi trafiğini rahatlatmayı amaçlıyor. 30 Milyon Ziyaretçi Hedefi Açılışla birlikte bölgedeki yaklaşık 70 bin kişilik aktif çalışan nüfusunun günlük yaşam ritmine entegre olan İstanbul Alışveriş Merkezi, yılda yaklaşık 30 milyon ziyaretçiyi ağırlamayı hedefliyor. Marka karmasıyla dikkat çeken merkez, bazı markaların “en büyük” ve “en modern” mağazalarına ev sahipliği yaparak bölgede perakende çekim merkezi görevi üstleniyor. “Sosyal Yaşamı ve Sanatı Gündelik Hayatın Merkezine Konumlandırdık” Projenin alışveriş ve sosyal imkânlarıyla İstanbul’un yaşam deneyiminde yeni bir görev üstlendiğine dikkat çeken İstanbul Alışveriş Merkezi Müdürü Muammer Çene, “İstanbul Alışveriş Merkezi; konsepti, konumu ve büyüklüğü itibariyle sadece bulunduğu bölgeye değil İstanbul’un alışveriş ve yaşam ekosistemine yeni bir canlılık kazandıracak bir merkez olarak konumlanıyor. Alışveriş, gastronomi, kültür-sanat ve açık hava yaşamını odağına alarak şehrin güçlü bir parçası olarak tasarlandı. Bünyemizdeki moda, gastronomi markaları, sanat merkezi ve açık hava etkinlik alanlarımızla sosyal yaşamın farklı alanlarını aynı çatı altında buluşturarak bölgedeki yoğun iş ve şehir temposuna dengeli, yaşayan bir alternatif sunuyoruz. 100 bin metrekarelik kiralanabilir alanımızla İstanbul'un perakende ve sosyal hayatına güçlü bir katkı sağlamaktan mutluluk duyuyoruz.” dedi. “Merkezine Yeni Bir Yaşam Deneyimi Geliyor” İstanbul Alışveriş Merkezi’nin 1,2 kilometre uzunluğundaki ana caddesi, ziyaretçilerine özgün bir alışveriş ve yaşam imkanı sunuyor. Sadece bir alışveriş alanı olmanın ötesinde, gündelik hayatın akışına, sanatı da dâhil eden İstanbul AVM içindeki sanat merkezi; sergiler, performanslar ve deneyim odaklı projelerle ziyaretçilerine sürekli dönüşen, yaşayan ve ilham veren bir atmosfer sunmaya hazırlanıyor. Açık hava etkinlik alanları ve gastronomi noktalarıyla kentin sosyal hayatına yeni bir enerji katıyor.Sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda LEED standartlarına uygun olarak geliştirilen İstanbul Alışveriş Merkezi, teknolojik altyapısı ve akıllı bina teknolojileriyle de dikkat çekiyor. Merkezi ulaşım akslarına yakın mesafede bulunan konumunun yanı sıra yakında ulaşıma açılacak metro bağlantılarıyla da ziyaretçilerine kolay bir ulaşım imkanı sunuyor.

DERİMOD, 10 YIL SONRA DEV FLAGSHIP MAĞAZASIYLA  BAĞDAT CADDESİ’NE GERİ DÖNDÜ Haber

DERİMOD, 10 YIL SONRA DEV FLAGSHIP MAĞAZASIYLA BAĞDAT CADDESİ’NE GERİ DÖNDÜ

Deri ayakkabı ve ceket kategorilerinin öncü markalarından Derimod, Vizyon 2030 stratejisi kapsamında mağazacılık ve müşteri deneyimi yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Perakende ağını nicelikten çok nitelikle büyütmeyi hedefleyen marka, bu yaklaşımın en güçlü örneklerinden birini yeni Bağdat Caddesi mağazasıyla hayata geçirdi. Daha geniş, daha konforlu ve ilham veren alanlarla bütünsel bir müşteri deneyimi sunmayı amaçlayan flagship mağaza, Derimod’un dönüşüm sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. “Cadde’ye Yeni Gelmedik, Geri Geldik!” Yaklaşık 10 yıl önce Bağdat Caddesi’nde daha küçük bir mağazayla yer alan Derimod, aynı caddeye bu kez çok daha güçlü döndü. Erenköy, Bağdat Caddesi, No:337 adresinde, üç kata yayılan 800 metrekarelik yeni flagship mağaza, markanın ölçek, deneyim ve tasarım anlayışındaki dönüşümü somutlaştırıyor. Derimod’un yeni nesil mağaza konseptinin ilk kez hayata geçirildiği bu lokasyon, yalnızca bir satış noktası değil; müşteri deneyimini merkezine alan, ilham veren bir yaşam ve moda alanı olarak kurgulandı. Kadın koleksiyonları giriş ve üst katta, erkek koleksiyonları ise alt katta konumlanıyor; üst kat, alışveriş deneyimini zenginleştiren çok amaçlı bir alan olarak tasarlandı. Verimli, Akıllı ve Sürdürülebilir Bir Mağaza Deneyimi Bağdat Caddesi mağazasında yalnızca mimari ve müşteri deneyimi değil, teknik altyapı da sürdürülebilirlik ve operasyonel verimlilik odağıyla dikkat çekiyor. Enerji verimliliği yüksek iklimlendirme sistemi, düşük tüketimli yeni nesil LED aydınlatma altyapısı ve uzaktan yönetilebilen bina otomasyon sistemi sayesinde mağaza, çevresel etkisini azaltırken operasyonel süreçlerini de daha verimli hale getiriyor. Dönüşüm sürecinde geri kazanıma uygun malzemelerin ayrıştırılarak yeniden değerlendirilmesi, projenin döngüsel ekonomi yaklaşımını yansıtan önemli uygulamalardan biri oldu. İç mekân ve cephelere yerleştirilen büyük dijital ekranlar aracılığıyla koleksiyonlar, sürdürülebilirlik projeleri ve tasarım hikâyeleri ziyaretçilerle buluşuyor. “Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” “Hayat Sokakta, Sokağın Modası Derimod’da” yaklaşımıyla şehir yaşamının ritmine güçlü biçimde dahil olan Derimod, Bağdat Caddesi yatırımıyla müşterileriyle bağını daha da derinleştirmeyi hedefliyor.

COLIN’S’e Global Moda Dünyası’ndan Üst Düzey Transfer Haber

COLIN’S’e Global Moda Dünyası’ndan Üst Düzey Transfer

Global moda ve perakende dünyasının deneyimli isimlerinden John Pien, COLIN’S’in ürün stratejisi, kategori yönetimi ve ticari performans süreçlerine liderlik edecek. Pien’in uluslararası birikimi, koleksiyonların tüketici beklentileriyle daha güçlü buluşmasını destekleyecek. Yeni yapılanma, markanın mevcut pazarlardaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Jean odaklı moda anlayışını genç, dinamik ve ulaşılabilir bir marka diliyle buluşturan ve yönetim kadrosunu uluslararası atamalarla güçlendiren COLIN’S, bu defa yeni oluşturulan Global Merchandising Direktörlüğü görevine, global moda ve perakende sektöründe 25 yılı aşkın deneyime sahip John Pien’i atadı. Son olarak Tommy Hilfiger’da Global Erkek Giyim kategorisinin Merchandising liderliğini yürüten Pien, kariyeri boyunca Gap ve Nike gibi önde gelen global markalarda görev aldı. Erkek, kadın ve çocuk giyim kategorilerinde küresel ve bölgesel sorumluluklar üstlenen Pien, COLIN’S’in tüketici farkındalığını artırmayı ve markayı mevcut pazarlarda daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlayan dönüşüm sürecinde önemli bir rol oynayacak. Merchandising fonksiyonunun şirket yapılanmasına dahil edilmesiyle birlikte Pien, ürün yaşam döngüsü boyunca farklı ekipler arasındaki uyumun sağlanmasına liderlik edecek. Tasarım, planlama, satın alma ve ilgili diğer ekiplerle yakın iş birliği içinde çalışacak olan Pien, tüketici odaklı yaklaşımın hayata geçirilmesine, koleksiyonların güçlendirilmesine ve marka ile tüketici arasındaki bağın derinleştirilmesine katkı sağlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

The Business of Fashion ve COMMUNITÉ, Perakendenin Geleceğini İstanbul’da Konuştu Haber

The Business of Fashion ve COMMUNITÉ, Perakendenin Geleceğini İstanbul’da Konuştu

Boyner Grup’un yeni nesil yaşam ve perakende platformu COMMUNITÉ ile global moda endüstrisinin önde gelen platformlarından The Business of Fashion (BoF), İstanbul Modern Seyir Terası’nda gerçekleşen özel bir etkinlikte moda ve perakende dünyasının temsilcilerini bir araya getirdi. İstinyePark’ın ardından Galataport İstanbul’da ikinci mağazasını açan COMMUNITÉ’nin ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada, perakendenin dönüşümü, değişen tüketici beklentileri ve sektörün geleceği ele alındı. COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal’ın açılış ve hoş geldiniz konuşmasıyla başlayan etkinlikte, sektörün geleceğine yön veren isimler perakendenin dönüşümüne dair görüşlerini paylaştı. Lüks perakende değişen tüketici beklentileriyle yeniden şekilleniyor Küresel lüks sektörü, değişen tüketici beklentileri ve alışkanlıklarının etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bain & Company'nin tahminlerine göre lüks pazarı 2022 ile 2024 yılları arasında 50 milyon müşteri kaybetti. Küresel müşteri sayısı 400 milyondan 350 milyona geriledi. Talepte yaşanan yavaşlama karşısında markaların yaratıcılık, inovasyon ve değer algısını güçlendirmeye yönelik yeni adımlar attığına dikkat çekilirken, tüketicilerin daha özgün ve samimi deneyimler sunan bağımsız markalara yöneldiği vurgulandı. The Business of Fashion Başkanı Nick Blunden, moda dünyasında yaratıcılığın ve marka yaratma süreçlerinin her zamankinden daha erişilebilir hale geldiğine dikkat çekti. Yeni tasarımcıların, markaların ve yaratıcı seslerin küresel ölçekte hızla çoğalmasına rağmen perakende altyapısının aynı hızda dönüşemediğini belirtti. Dünyanın birçok büyük şehrinde tüketicilerin aynı markalarla, aynı mağazalarla ve benzer ürün seçkileriyle karşılaştığını ifade ederken, lüks perakendenin bu nedenle değişime son derece açık bir alan haline geldiğini vurgulayan Nick Blunden, “Lüks mağazalar yalnızca satış noktaları olmaktan çıkıp kendi başlarına birer destinasyona dönüşmek zorunda. Mağazaların, tüketicilere eğitim, uzmanlık ve en önemlisi deneyim sunmaları gerekiyor.” dedi. Perakendede güç dengesi değişiyor, kararı artık müşteri veriyor Perakendenin dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cem Boyner, tüketicilerin artık yalnızca ürün değil, anlamlı deneyimler ve aidiyet duygusu aradığını belirtti. Müşteri sadakati kavramının yerini markaların müşterilerine karşı duyduğu sorumluluğun almaya başladığını belirterek, perakendenin müşterilere yenilikleri keşfetme fırsatı sunması gerektiğini vurguladı. Karar alma süreçlerindeki değişime de dikkat çekerek, “Artık güç müşteriye hizmet eden küratörlerin elinde olacak. Çünkü bugün gücü elinde tutan müşteri. Bize gelecek sezonun nasıl olması gerektiğini müşteri söyleyecek ve biz onların ne kadar yeniliğe hazır olduklarını dinleyeceğiz.” dedi. COMMUNITÉ’nin hayata geçiş sürecine de değinen Cem Boyner, geleneksel perakendenin kalıplarından bağımsız olarak geliştirilen yapının farklı yaratıcı disiplinleri bir araya getiren yeni nesil bir yaşam alanı olarak tasarlandığını belirterek, “Yeni bir şey yapmanın yolu mevcut sistemi iyileştirmek değil, temiz bir sayfayla başlamaktır. Biz de beyaz bir kağıtla yola çıktık. COMMUNITÉ’yi müşterilerimiz, vaatlerimiz ya da yüklerimiz olmadan tasarladık”ifadelerinde bulundu. COMMUNITÉ, Türk markalarını dünyaya taşımayı hedefliyor COMMUNITÉ’nin uluslararası büyüme planlarına da değinen Cem Boyner, konseptin evrensel bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Farklı şehirlerde yerel kürasyon anlayışıyla büyümeyi hedeflediklerini ifade ederek “Bu yüzden yurt dışına açılırken yanımızda Türk markalarını da götüreceğiz. Bir markaya yatırım yapıp o markayı ihraç etmek yerine, bütün perakende konseptini taşıyacağız ve başarılı markaları da beraberimizde götüreceğiz.” dedi. Etkinlikte ayrıca dijitalleşmenin perakende deneyimi üzerindeki etkileri ve fiziksel mağazaların gelecekteki rolü de ele alındı. Cem Boyner, fiziksel mağazaların tüketicilere online ortamda sunulamayacak deneyimler yaşatabildiğini vurgulayarak, “İnsanların gitmek istediği ve ayrılmak istemediği üçüncü mekanları yaratmamız gerekiyor. Ev ve iş dışında, insanların kendilerini iyi hissettikleri ve tekrar tekrar gelmek istedikleri alanlar oluşturmak perakendenin geleceğinde belirleyici olacak.” dedi. Buluşmada, yeni nesil tasarımcıların ve yaratıcı yeteneklerin görünürlüğü, keşif duygusunu yeniden güçlendiren perakende modelleri ve önümüzdeki dönemde perakendenin nasıl şekilleneceği gibi başlıklar da konuşuldu. Moda, kültür, tasarım ve yaşam tarzını bir araya getiren yeni nesil perakende anlayışının ele alındığı etkinlik, sektörün geleceğine dair önemli içgörülerin paylaşılmasına ve farklı disiplinlerden katılımcılar arasında yeni diyalogların kurulmasına zemin hazırladı. Lüks sektörünün değişen tüketici beklentilerine yanıt verebilmek için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyduğunu belirten Nick Blunden, COMMUNITÉ’nin ortaya koyduğu modelin sektör için ilham verici bir örnek oluşturduğunu ifade ederek, “Lüks sektörünün yeni bir modele ihtiyacı var. Eğer burada ortaya konan yaklaşım sektörün daha yaratıcı, daha heyecan verici, daha ilgi çekici ve daha müşteri odaklı bir modelin nasıl görünebileceğini anlamasına yardımcı olabilirse, bu yalnızca COMMUNITÉ için değil, hepimiz için faydalı olur.” dedi. Etkinliğin ardından davetliler, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal’ın eşliğinde COMMUNITÉ Galataport mağazasını ziyaret etti. Katılımcılar, markanın yeni nesil perakende anlayışını ve deneyim odaklı mağaza kurgusunu yakından inceleme fırsatı buldu.

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MODA ŞOVU MODANIN KALBİ ANTALYA’DA ATACAK! Haber

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK MODA ŞOVU MODANIN KALBİ ANTALYA’DA ATACAK!

Arso Group ana sponsorluğunda gerçekleşecek AFW 2026, Türkiye’nin en büyük moda etkinliği olarak yurt içinden ve yurt dışından pek çok ünlü modacıyı ağırlayacak. AFW 2026, Anadolu’nun zengin motifleriyle dokunmuş halı ve kilimlerden hazırlanan Belma Özdemir kreasyonunun sergileneceği defile ile Hotel Su’da başlayacak. Gökhan Yavaş, Murat Aytulum, Tuğçe Özkurt, Cihan Nacar, Kristina Kibovskaya (Rusya), Chinara Yelmuratovna (Kazakistan), Snim (Dubai) ve Alla Zhelaretti (Rusya) defileleriyle devam edecek etkinlik, modanın kalbinin Antalya’da atmasını sağlayacak. ANTALYA-MOSKOVA MODA KÖPRÜSÜ Türkiye’nin en ünlü tasarımcılarının yeni koleksiyonlarının sergileneceği Antalya, bu yıl Moskova ile moda köprüsü kuruyor. Şimdiye kadar Rusya’dan pek çok tasarımcıyı ağırlayan etkinlik bu yıl Moskova Fashion Week ile önemli bir iş birliğine imza attı. Anlaşma kapsamında ülkenin en önemli tasarımcılarından Olesya Zhuravleva, Antalya’ya gelecek. Zhurevleya’nın kurucusu olduğu Big Brooch’un yeni kreasyonu ilk kez Antalya’da sergilenecek. ROMA KULESİNDE UNUTULMAZ DEFİLE Defilelerin yanı sıra pek çok atölye çalışmasıyla da kentin farklı noktalarında Antalyalılar ile buluşacak olan AFW 2026, uzun süre konuşulacak bir defile ile kapanış yapacak. Tasarımlarındaki sanatsal vizyonuyla tanınan Cihan Nacar’ın özel olarak hazırladığı koleksiyon, Antalya'nın Kaleiçi bölgesinde bulunan ve şehrin en önemli simgelerinden biri olan Roma dönemi anıtı Hıdırlık Kulesi’nde sergilenecek. MS 2. yüzyıla ait antik kulede kurulacak özel podyumda, görsel bir şölen eşliğinde düzenlenecek defileye Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı Oda Orkestrası, Sonat Çoşkuner şefliğinde eşlik edecek. “MODA DÜNYASININ GÖZÜ ANTALYA’DA OLACAK” “Turizm başkenti” Antalya’nın moda ile de anılması adına önemli başarılara imza atan Emy Organizasyon Kurucusu Eda Meltem Yılmaz, “Antalya Fashion Week olarak, dünya moda haftaları arasında önemli bir yer edindik. Geçtiğimiz yılki Londra’nın ardından, bu yıl Moskova moda haftasıyla iş birliği yapıyoruz. Turizmin yanı sıra moda dünyasının da gözü Antalya’da olacak. Antalya’yı moda ile anılan bir dünya şehrine dönüştürmek için aralıksız çalışıyoruz. Bu yolculuğumuzda bizlerden desteğini esirgemeyen değerli sponsorlarımıza, her zaman yanımızda olan Antalya Valiliği, TGA, Antalya İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve tüm kurumlara teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Yargıcı, SS26 Koleksiyonunu Gerçekleştirdiği İlk Etkinliğiyle Kutladı Haber

Yargıcı, SS26 Koleksiyonunu Gerçekleştirdiği İlk Etkinliğiyle Kutladı

Influencer’lar, basın mensupları ve sektörün yaratıcı isimlerinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte davetliler, Yargıcı SS26 koleksiyonunu özel olarak kurgulanan bir atmosfer içerisinde yakından keşfetme fırsatı buldu. Koleksiyonun 60’lar ve 70’lerin yaz estetiğinden ilham alan dünyası doğal materyaller, sıcak renk paletleri, çizgisel desenler ve rafine detaylarla etkinlik alanına taşınarak markanın sezon hikâyesini tamamlayan bütünsel bir deneyime dönüştü. Yargıcı SS26 koleksiyonu gündüzden geceye uzanan yalın ama güçlü siluetleri, modern yorumlanan feminen çizgileri ve özgür yaz ruhunu yansıtan detaylarıyla dikkat çekti. Koleksiyonda pastel tonlardan canlı renklere uzanan dengeli renk paleti geometrik desenler, ince çizgiler ve doğal dokularla buluşurken, yazın sosyal ritmine eşlik eden sofistike bir stil anlayışı sundu. Etkinlikte Yargıcı’nın moda koleksiyonunun yanı sıra, markanın yaşam alanlarına uzanan estetik anlayışını yansıtan Yargıcı Homeworks SS26 koleksiyonu da davetlilerle buluştu. Doğal materyaller, dokusal zenginlik, sedef detaylar, renkli camlar ve sezonun öne çıkan çizgi desenleriyle şekillenen Homeworks seçkisi Yargıcı’nın yalnızca giyime değil, bütünsel bir yaşam stiline dokunan marka dünyasını güçlendirdi. Davetliler, koleksiyonun sıcak, dengeli ve zamansız dekorasyon yaklaşımını etkinlik atmosferi içerisinde deneyimlerken, Yargıcı’nın SS26 sezonunda moda ve yaşam alanları arasında kurduğu zarif bütünlüğü yakından keşfetme fırsatı buldu. Yargıcı SS26 koleksiyonu, Yargıcı mağazalarında ve yargici.com’da keşfedilebilir.

Yeni nesil perakende modelini büyüten COMMUNITÉ,  ikinci mağazasıyla Galataport İstanbul’da Haber

Yeni nesil perakende modelini büyüten COMMUNITÉ, ikinci mağazasıyla Galataport İstanbul’da

COMMUNITÉ, Galataport İstanbul’daki yeni mağazasıyla birlikte moda, güzellik, yaşam ve tasarım dünyalarını bir araya getiren yeni bir deneyim alanı sunuyor. Alışverişin ötesine geçen, keşif ve deneyimi merkeze alan bu kurgu, markanın fiziksel deneyim dünyasını bir üst seviyeye taşıyor. Galataport İstanbul G Blok’ta yer alan, 4.300 m² alana sahip dört katlı mağaza, ziyaretçilere farklı kategoriler arasında ilerlerken tek bir mağaza içinde değil, birbirine bağlanan farklı deneyim alanları arasında dolaşıyormuş hissi veriyor. Burada her kategori, kendi içinde bir destinasyon olarak ele alınıyor. Bu yaklaşım, COMMUNITÉ’yi klasik perakende anlayışından uzaklaştırarak yaşayan bir keşif alanına dönüştürüyor. Moda: Kendi dünyasını kuran exclusive markalar COMMUNITÉ Galataport’ta kadın ve erkek moda alanlarında global ölçekte güçlü bir marka seçkisi sunuluyor. Farklı disiplinlerden ve coğrafyalardan markaları bir araya getiren seçki, keşif odaklı bir moda deneyimi oluşturuyor. Kadın kategorisinde; Dries Van Noten, JW Anderson, Simone Rocha ve Ann Demeulemeester gibi markalar kendi estetik evrenlerini yansıtabildikleri alanlarda deneyimlenirken, farklı coğrafyalardan gelen tasarımcılar da bu seçkiye güçlü bir kültürel katman ekliyor. Böylece ürünler yalnızca sergilenmiyor; markaların yaşam tarzı anlatısının bir parçası haline geliyor. Kadın kategorisindeki hazır giyim seçkisine ek olarak, üçüncü katta yalnızca kadın ayakkabı ve çanta kategorilerine odaklanan özel bir alan yer alıyor Mach & Mach, The Jude, Francesco Russo, Neous, Paris Texas ve Repetto; çanta kategorisinde ise Aesther Ekme, Liffner, Mettier, By Far ve Mansur Gavriel gibi markalar öne çıkıyor. Designer bölümünde Yohji Yamamoto, Undercover ve Carven, Simone Rocha, Comme Des Garçons, Dusan, Lanvin, Alberta Faretti gibi markalar tasarım dilini ve zanaatı ön plana çıkıyor. Contemporary alanda Paloma Wool, Soeur ve Gimaguas gibi markalar güncel ve dinamik bir stil dili sunuyor. Yazlık giyim alanında ise Dôen, Posse, Farm Rio ve Ulla Johnson ile gündüzden yaz akşamlarına uzanan renkli bir gardırop deneyimi sağlanıyor. İç giyim ve ev giyimi kategorilerinde, COMMUNITÉ’nin moda yaklaşımını yaşam stiline taşıyan Magniberg, Tekla, Sleeper, Kiki De Montparnasse, Love Stories, Elsa Lingerie ve Tekla gibi markalar seçki arasında yer alıyor. Mücevher alanında ise Sophie Bille Brahe, Spinelli Kilcollin, Yvonne Léon, Seb Brown ve Persee gibi markalar bir arada sunuluyor. Erkek kategorisinde ise Rubinacci, Giuliva Heritage, Saman Amel ve Husbands gibi markalar klasik giyim anlayışını farklı yorumlarla bir araya getirirken; köklü mirası, zanaati ve kaliteyi merkezine alan Purdey, Filson, Mackintosh, Baracuta, Valstar, Finamore, Merz B. Schwanen ve Sunspel gibi markalar da seçkinin karakterini güçlendiriyor. Otantik yaşam tarzını yansıtan Drake's, Fortela, Tela Genova ve Velasca ise bu alanın güçlü yapı taşları arasında yer alıyor. Dries Van Noten, Yohji Yamamoto, Setchu ve Khoki gibi markalar daha avant-garde ve artisanal bir çizgi sunarken; urban ve active alanda Maison Kitsuné, Samsoe Samsoe, Satisfy, ROA, Nanga, 66°North, Hiking Patrol, Norda ve Goldwin gibi markalar dinamik bir yaşam stiline alan açıyor. Güzellik ve wellness: Deneyim odaklı bir yaklaşım COMMUNITÉ’de kozmetik, yalnızca ürün sunumunun ötesine geçerek bir keşif alanına dönüşüyor. Koklamak, denemek ve hissetmek üzerine kurulu bu yapı; niş parfümler, skincare, güneş ürünleri ve clean beauty odaklı markaları kapsayan geniş seçki; bakım odaları, wellness alanı, red light therapy uygulamaları ve masterclass içerikleriyle destekleniyor. Özel parfüm barı ise bağımsız ve niş markaları keşfetmeye alan açarak alışverişi keyifli bir ritüele dönüştürüyor. Türkiye’de ilk kez sunulan Dries Van Noten Beauty, Goop, Holidermie, Eredi Zucca, Susanne Kaufmann ve Skin Design London gibi markalar, modern bakım anlayışını estetik ve bilimle buluştururken; Vyrao ile birlikte bu seçkiye yeni ve özgün bir soluk katıyor. Bu dünyaya eşlik eden Creed, Maison Francis Kurkdjian, La Prairie, La Mer, Loewe Perfumes ve Clive Christian gibi sektörün güçlü referans markaları ise seçkiyi tamamlayarak ayrıcalıklı bir güzellik deneyimi sunuyor. Ev ve yaşam: Tasarım ile sanat arasında Ev ve yaşam alanında ürünler, dekor objesinden çok koleksiyon değeri taşıyan tasarım parçaları olarak konumlanıyor. Lokal ve uluslararası sanatçıların cam, seramik ve obje üretimleri; kitaplar ve tasarım nesneleriyle birlikte daha ilham veren bir yaşam alanı oluşturuyor. Nilufar Gallery, Atelier Crestani, Natalia Criado, LRNC, Gem Alf, Lalique ve Daum gibi markalar bu seçkiye güçlü bir tasarım katmanı eklerken, Communité’ye özel Anim iş birlikleri ise bu dünyayı daha keşif odaklı ve özgün kılıyor. Mimari: Sanatla kurulan bağ Mağazanın mimari kurgusu, yalın ama güçlü bir tasarım diliyle şekilleniyor. Sanatçı Ekrem Yalçındağ iş birliğiyle geliştirilen detaylar ve farklı disiplinlerden beslenen yaklaşım, mekana estetik olduğu kadar sanatsal bir derinlik de katıyor. Mağazanın genel tasarım dili ve mekansal kurgusu ise Toner Mimarlık tarafından şekillendirilerek bütünsel bir deneyim anlayışıyla ele alınıyor. Gastronomi Deneyimi COMMUNITÉ’nin önemli bir parçasını gastronomi ve sosyal etkileşim oluşturuyor. Londra ve Dubai’nin ardından Il Gattopardo, çok yakında İstanbul’daki ilk lokasyonuyla Galataport İstanbul’da yer almaya hazırlanıyor. İtalya’nın zengin mutfak mirasını zarafet ve modern yaşamın enerjisiyle bir araya getiren restoran, COMMUNITÉ deneyimine sofistike bir gastronomi katmanı ekleyecek. COMMUNITÉ Galataport İstanbul, yalnızca alışveriş yapılan bir yer değil; stil, kültür ve yaşam arasında dolaşılan çok katmanlı bir deneyim alanı olarak konumlanıyor. Her kat, her alan ve her detay ziyaretçiyi keşfetmeye, ilham almaya ve yeniden gelmeye davet ediyor. COMMUNITÉ Şimdi Online’da! COMMUNITÉ’nin online alışveriş platformu da 13 Mayıs itibarıyla Galataport İstanbul mağazasıyla eş zamanlı olarak açıldı. COMMUNITÉ dünyasını keşfetmek için www.communitestore.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.