Uygulamalarımız appstore googleplay

#Milli Eğitim

TTN TÜRK - Milli Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Çiftçi: "3 çocuğun yoğun bakımda tedavileri devam ediyor, 1 çocuk taburcu oldu" Haber

Bakan Çiftçi: "3 çocuğun yoğun bakımda tedavileri devam ediyor, 1 çocuk taburcu oldu"

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 11 öğrencinin yaralandığı okul önündeki silahlı saldırının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, saldırıda yaralanan çocukları ziyaret etmek üzere Turgutlu’ya geldi. Bakan Çiftçi, "Saldırı neticesinde toplam 11 çocuğumuz yaralanmıştır. Üçünün durumu diğerlerine göre daha kritik. Durumu kritik olan bu üç çocuğumuz şu anda ameliyattan çıkmış olup yoğun bakımda tedavileri devam etmektedir. Diğer sekiz çocuğumuzdan biri taburcu olmuştur. Geriye kalan yedi çocuğumuzun üçünü az önce hastanede ziyaret ettik; durumları gayet iyi. Üç çocuğumuzun ise şu anda ameliyatları devam etmektedir" dedi. Olay, saat 08.01 sıralarında Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi’ndeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Lisesi çevresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne okul önünde elinde silah bulunan bir şahsın etrafa ateş ettiği yönünde ihbar yapıldı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda emniyet ve sağlık ekibi sevk edildi. İlk belirlemelere göre olayda 11 öğrenci yaralandı. Yaralılardan 3’ünün ise hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Olayın ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuyla ilgili incelemelerde bulunmak ve tedavileri süren yaralı çocukları ziyaret etmek üzere Turgutlu Devlet Hastanesi’ne geldi. Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, "Saldırgan, anneannesinin üzerine kayıtlı pompalı tüfekle 87 metre mesafeden, okula gitmekte olan çocukların üzerine ateş açmak suretiyle bir saldırı gerçekleştirmiştir. Saldırı neticesinde toplam 11 çocuğumuz yaralanmıştır. Üçünün durumu diğerlerine göre daha kritik. Durumu kritik olan bu üç çocuğumuz şu anda ameliyattan çıkmış olup yoğun bakımda tedavileri devam etmektedir. Diğer sekiz çocuğumuzdan biri taburcu olmuştur. Geriye kalan yedi çocuğumuzun üçünü az önce hastanede ziyaret ettik; durumları gayet iyi. Üç çocuğumuzun ise şu anda ameliyatları devam etmektedir. Yaralanan bütün çocuklarımıza acil şifalar diliyorum. Bu vesileyle çocuklarımıza, ailelerine, aziz milletimize ve milli eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah beterinden saklasın diye dua ediyoruz. Olay duyulduğunda ben Ankara’daydım, Milli Eğitim Bakanımız ise Trabzon’daydı. Kendisiyle İzmir’de buluşup hemen Turgutlu’ya intikal ettik" diye konuştu. İçişleri Bakanlığı tarafından iki mülkiye başmüfettişi ve iki polis başmüfettişinin görevlendirildiğini belirten Bakan Çiftçi, "Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından ise iki başmüfettiş görevlendirilmiştir. Olay tüm idari yönleriyle soruşturulacak, herhangi bir sorumluluğu veya ihmali olanlar tespit edilecektir. Milli Eğitim Bakanlığımız 20 kişilik bir psikososyal destek ekibi görevlendirmiş durumdadır ve bu sayı 27’ye çıkacaktır. Ekiplerimiz çalışmalarına başlamıştır. Olayın adli yönden soruşturulması ise Adalet Bakanlığımız ve Cumhuriyet Başsavcılığımız kanalıyla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı. "Okul güvenliğine yönelik özel tedbirlerimiz bulunmaktadır" "İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları başta olmak üzere toplam yedi bakanlık olarak, okullar açılmadan önce okul güvenliğiyle ilgili gerekli planlamaları yapmıştık" diyen Bakan Çiftçi, şunları söyledi: "Valilerimizle gerekli toplantıları gerçekleştirerek okullarımızda güvenlik tedbirlerini aldık. Dün Milli Eğitim Bakanımızla beraber 81 ilimizin valileri, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürlerinin katılımıyla bir okul güvenliği toplantısı gerçekleştirdik. Milli Eğitim Bakanlığımızın aldığı tedbirlerin yanı sıra, İçişleri Bakanlığı olarak bizim de okul güvenliğine yönelik özel tedbirlerimiz bulunmaktadır." "Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullarımızdan biridir" İçişleri Bakanlığı olarak okullar açılmadan önce tüm okulları güvenlik riskine göre değerlendirdiklerini aktaran Bakan Çiftçi, şunları kaydetti: "Okullarımızı birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden riskli olarak sınıflandırıyoruz. Birinci ve ikinci dereceden riskli okullarımızda sürekli görev yapan kolluk görevlilerimiz bulunuyor. Üçüncü ve dördüncü dereceden riskli okullarımızda ise ihtiyaç duyuldukça okul yönetimleriyle irtibata geçen okul irtibat görevlilerimiz mevcut. Bunların dışında bu yıl ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla görüşerek 31 bin bahçe görevlisi istihdam ettik ve dün itibarıyla bu görevlilerin 23 bini işbaşı yaptı. Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullarımızdan biridir ve orada bir bekçimiz görev yapmaktadır. Ayrıca saldırı anında okul bahçe görevlisi de yerindeydi. Bunun dışında İçişleri Bakanlığı olarak okul çevrelerinde asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla güvenlik uygulamalarımıza devam ediyoruz. Okul civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarını ve tütün ürünleri satılan yerleri düzenli aralıklarla denetliyor; okul servis araçlarını kontrol ediyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güvenle gelsin, huzur içinde eğitimlerine devam etsin ve sağ salim evlerine dönebilsin." Okul güvenliğinin sadece fiziki veya polisiye tedbirlerle sağlanabilecek bir husus olmadığına dikkat çeken Bakan Çiftçi, "Yedi bakanlık olarak bir araya geldik. Üzerinde üç aydır çalıştığımız bir protokol vardı; dün Milli Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığı olarak bu protokolü imza altına aldık. Buradaki temel amacımız; herhangi bir güvenlik sızıntısı durumunda veya çocukların eylem yapabileceğine dair bir işaret görüldüğünde sistemin hızla devreye girmesidir. Böylece okul idaresi, kolluk kuvvetleri ve Sağlık Bakanlığı görevlileri vasıtasıyla ilgili çocuğun tedavisine veya rehabilitasyonuna bir an önce başlanabilecektir. Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya gelip ortak bir sistem kurduk. Özellikle risk belirtisi gösteren çocuklara yönelik bu sistemin detayları, dün valiliklerimizle yaptığımız toplantı neticesinde kendilerine iletildi" sözlerini kullandı. "Evde silah varsa çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza edilmelidir" Devletin diğer kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve en başta da ailelere düşen önemli görevlerin bulunduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, "Aileler; çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye uğradıklarını ve evde hangi internet sitelerine girdiklerini mutlaka sürekli takip ve kontrol etmelidir. Eğer evde silah varsa, çocukların ulaşamayacağı, erişemeyeceği güvenli yerlerde muhafaza edilmelidir. Son olayda kullanılan silah, anneannenin üzerine kayıtlı olup dedenin evinde bulunuyordu; çocuk silahı oradan alarak bu eylemi gerçekleştirmiş. Silahları çok daha güvenli yerlerde tutmamız gerekiyor. Bu, tamamen ailelerin alması gereken tedbirler kapsamındadır. İçişleri Bakanlığı olarak her çocuğun veya her ailenin başına bir polis görevlendirmemiz mümkün değildir. Bizim alabileceğimiz fiziki tedbirlerin bir sınırı vardır. Topyekun bir seferberlik anlayışıyla hareket eder ve hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelir, bu tür üzücü hadiseler de yaşanmaz" açıklamalarında bulundu. "14 Nisan’da Malatya ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen okul saldırılarından sonra siber devriyelerimiz ve istihbarat görevlilerimiz vasıtasıyla 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldık" diyen Bakan Çiftçi, "Benzer düşüncelere sahip olan ve benzer eylemler yapabileceğini ihsas eden kişilerle ilgili yürütülen bu operasyonlarda gözaltına alınanlardan 243’ü şu an tutuklanmış durumdadır. Polisimiz ve istihbaratımız görevini yapıyor; siber devriyelerimiz aynen sokaklarda olduğu gibi siber alemde de görevini titizlikle sürdürüyor. Toplumun her kesimine düşen görevler var. Bu görevler herkes tarafından yerine getirildiğinde ve gerekli tedbirler alındığında, inşallah bundan sonra bu tür üzücü hadiseleri yaşamayacağımızı ifade etmek isterim" dedi.

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel! Haber

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gardımızı indirdiğimiz, rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Güvenlik özellikle bizim milletimiz için ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer almaktadır. Şunu gayet iyi biliyoruz ki; gardımızı indirdiğimiz, rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur" dedi. Haberin devamı için tıkla CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir" dedi. Haberin devamı için tıkla MHP lideri Bahçeli’den Özel’e: "CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan vazgeçilmelidir" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada CHP’de yaşanan tartışmalar, Orta Doğu’daki gelişmeler ve Terörsüz Türkiye hedefi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Haberin devamı için tıkla Mansur Yavaş'tan Kılıçdaroğlu'na: CHP hepimizin ortak evidir Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, mutlak butlan kararı ile CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na hitaben yaptığı paylaşımda, partinin birliği ve kurumsal yapısının korunması çağrısında bulundu. Başkan Yavaş, yaşanan süreçte sağduyulu adımların CHP’ye güç katacağını vurguladı. Haberin devamı için tıkla CHP Grup Başkanı Özel: "AK Parti’nin kara düzeninin kötü planına kim alet olup yol veriyorsa hakkımı helal etmiyorum" Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, "AK Parti’nin kara düzeninin kötü planına kim alet olup yol veriyorsa hakkımı helal etmiyorum" dedi. Haberin devamı için tıkla Muharrem İnce "CHP'nin yanındayım" dedi ve ekledi: Arınmak yetmez, yüzleşmeliyiz Muharrem İnce, CHP'nin bölünmemesi gerektiğini vurgulayarak partinin Türkiye'nin sigortası olduğunu belirtti. Demokratik bir tüzük kurultayı çağrısı yapan İnce, Cumhuriyet değerlerinin savunulması ve partide üyelerin belirleyici olması gerektiğini söyledi. İnce, iki sayfalık yazılı açıklamasında, 'arınma' ve 'direnme' tartışmalarına da değindi. Haberin devamı için tıkla Atlas Çağlayan’ın acılı annesi: "Bu katillerin aileleriyle görüşmesini istemiyoruz" İstanbul’un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin dava öncesi acılı anne adliye önünde açıklamalarda bulundu. Haberin devamı için tıkla 12 Haziran okullar tatil mi, neden tatil? Cuma günü okul var mı? MEB duyurdu Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı resmi açıklamaya göre, 14 Haziran 2026 Pazar günü ülke genelinde uygulanacak olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınav öncesinde hazırlık sürecinin sorunsuz yürütülebilmesi için önemli bir karar alındı. Sınavın gerçekleştirileceği okul ve kurumlarda oturma düzeninin kurulması, optik cevap kağıtlarının hazırlanması ve tüm teknik ile fiziki kontrollerin eksiksiz şekilde tamamlanabilmesi amacıyla, 12 Haziran 2026 Cuma günü okulların tatil edilmesine karar verildi. Haberin devamı için tıkla

12 Haziran okullar tatil mi, neden tatil? Cuma günü okul var mı? MEB duyurdu Haber

12 Haziran okullar tatil mi, neden tatil? Cuma günü okul var mı? MEB duyurdu

12 HAZİRAN CUMA OKULLAR TATİL Mİ, NEDEN TATİL? Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı resmi açıklamaya göre, 14 Haziran 2026 Pazar günü ülke genelinde uygulanacak olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezî sınav öncesinde hazırlık sürecinin sorunsuz yürütülebilmesi için önemli bir karar alındı. Sınavın gerçekleştirileceği okul ve kurumlarda oturma düzeninin kurulması, optik cevap kağıtlarının hazırlanması ve tüm teknik ile fiziki kontrollerin eksiksiz şekilde tamamlanabilmesi amacıyla, 12 Haziran 2026 Cuma günü okulların tatil edilmesine karar verildi. MEB duyurusunda şu ifadeleri kullandı: "Öğrencilerimizin sınav öncesi süreçlerden etkilenmemesi adına sınavın gerçekleşeceği okul ve kurumlarda fiziki hazırlıkların tamamlanması amacıyla 12 Haziran 2026 Cuma günü örgün eğitim kurumlarında eğitim öğretime 1 gün süreyle ara verilecek ve bu tarihte öğretmenler 1 gün süreyle idari izinli sayılacaktır." 12 HAZİRAN RESMİ TATİL Mİ? 12 Haziran 2026 Cuma günü, resmi bir genel tatil değildir. Bu tatil, yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerini kapsayan ve LGS sınavına özel olarak alınan bir idari karardır. Dolayısıyla, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör çalışanları için normal mesai devam edecektir. YAZ TATİLİ NE ZAMAN? İkinci dönemin de bitişiyle birlikte, yaz tatili ve karnelerin alınması 26 Haziran 2026 tarihinde gerçekleşecek.

Bakan Tekin: "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Haber

Bakan Tekin: "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar"

Bakan Tekin, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) düzenlenen "İnsan Değer ve Teknoloji" temalı eğitim zirvesine katıldı. Eğitimde dijitalleşme, yapay zeka uygulamaları ve insan odaklı eğitim anlayışının ele alındığı programda konuşan Bakan Tekin, teknolojinin eğitim süreçlerinde önemli bir araç olduğunu ancak insan değerlerinin her zaman ön planda tutulması gerektiğini söyledi. ATO ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede eğitim dünyasının temsilcileri, akademisyenler ve sektör paydaşları bir araya geldi. Programda teknolojinin eğitim sistemine etkileri, dijital dönüşüm süreci ve geleceğin eğitim modelleri masaya yatırıldı. Yapay zeka ve dijital uygulamaların eğitim süreçlerine entegrasyonunun önemine değinen Tekin, öğrencilerin sadece akademik başarıyla değil; ahlaki, sosyal ve kültürel yönleriyle de desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca zirve kapsamında eğitimde teknoloji kullanımı, dijital okuryazarlık ve geleceğin öğrenme modellerine ilişkin çeşitli oturumlar gerçekleştirildi. "Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızı kolaylaştıracak birçok alanlar oluştuğunu belirten Bakan Tekin, "Bugün teknoloji başlığını ele aldığımızda ekranlarımızdaki yeni uygulamaları, hayatımızı kolaylaştıran araçları ve üretimi hızlandıran yazılımları aşan, insanlığın geleceğine doğrudan temas eden kritik bir eşiğin önünde bulunduğumuzu hep beraber görüyoruz. İnsan hayatına dair bilginin kimlerin elinde toplanacağı, bu bilginin hangi maksatla işleneceği, hangi karar süreçlerine yön vereceği, insanın mahrem alanına nerede temas edeceği ve nihayetinde insan iradesinin bu büyük dijital düzen içinde nasıl korunacağı gibi hayati başlıklarla karşı karşıyayız. Dolayısıyla teknoloji meselesi, çağımızın bugün en temel egemenlik başlıklarından birisi dönüşmüş durumda. Dün güç daha çok toprakta, sanayide, sermayede, orduda ve enerji kaynaklarında aranıyordu. Bugün bütün bunların yanına veri merkezleri, algoritmalar, yapay zeka modelleri, dijital platformlar ve göremediğimiz karar sistemleri eklenmiştir. İnsanlığın geleceğine dair mücadele artık ekranda görünen kolaylıkların arkasında, görünmeyen veri akışlarında, insan davranışlarını okuyan sistemlerde ve toplumların kaderine temas eden dijital iktidar alanlarında şekillenmekte" diye konuştu. "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar" Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak çocukların dijital dünyayla kurduğu ilişkiler için birçok proje geliştirdiklerinin altını çizen Bakan Tekin, "Teknolojiye yön verecek insanı yetiştiren ülkeler, geleceğin dilini de kendi değerleriyle kurma imkanına sahip olacaklar. Zira her teknoloji, arkasındaki insan tasavvurunun izini ve rengini taşıyacaktır. İnsana nasıl bakıyorsanız, kurduğunuz sistem, geliştirdiğiniz yazılım, kullandığınız veri, inşa ettiğiniz dijital düzen de o bakışın rengini taşır. İnsanı haysiyetiyle, iradesiyle, vicdanıyla ve anlam arayışıyla birlikte kavrayan bir akıl, teknolojiyi hayatı mamur kılan bir imkana dönüştürecektir. İnsanı araç eden bir zihin ise en parlak buluşları dahi insanlığın omzuna yüklenmiş ağır bir yük haline getirebilir. MEB olarak biz, evlatlarımızın dijital çağla kurduğu ilişkiyi dar bir kullanım becerisi alanına hapsetmeden ele almaya çaba gösteriyoruz. Çocuklarımızın teknolojiyle teması, ekran karşısında geçirdiği zamanla, kullandığı programla, öğrendiği kodla sınırlı görülmemeli. O temas, çocuklarımızın aynı zamanda düşünme biçimine, sabrına, dikkatine, mahremiyet duygusuna, vatan sevgisine doğruyu arama cesaretine ve insanla kurduğu ilişkinin ahlakına kadar uzanan çok geniş bir perspektifle ele alınmalıdır. Bizim için asıl mesele ise çocuklarımızın dijital dünyada hangi içerikle karşılaştığı kadar, o karşılaşma içinde kendi özgü muhakemesini, edebini, mahremiyetini ve iç bütünlüğünü koruyabilecek tedbirleri almaktır" şeklinde konuştu. "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız" Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yapay zekanın mesleklerde köklü bir değişim oluşturduğunu ifade eden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ise, "Büyük bir dönüşümün yaşandığı bir çağdayız. Dördüncü sanayi devrimi olarak tanımlanan dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon ve yeşil dönüşüm gibi başlıkları gündemimizi belirlediği bu süreçte hayatımız, üretim biçimimiz ve mesleklerimiz köklü bir şekilde yeniden şekilleniyor. Bu gelişmeler iş piyasalarında yeniden yapılanmaya itiyor. Yeni meslekler ortaya çıkarken bazı meslekler dönüşüyor. Bazıları ise tamamen ortadan kalkıyor. Böylesine hızlı ve derin bir dönüşümün yaşandığı bir çağda, insanı inşa etmenin en temel yolu olan eğitimin aynı kalması da elbette düşünülemez. Eğitim her ne kadar ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilere okumayı, yazmayı, matematiği, fiziği, kimyayı öğretmek bilgi aktarmak gibi görülse de esasen insanı yetiştirmek, toplumu inşa etmek demektir. Eğitim bilgiden başlar, pratikle gelişir. Onu tamamlayan ve anlamlı kılan şey ise değerlerle buluşmasıdır. Değerler olmadığı zaman topluma fayda sağlayan bir eğitimden bahsetmek mümkün değildir" dedi. "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız" MEB’in projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin teknoloji konusunda son derece önemli bir gelişim olduğunu vurgulayan Baran, "Düşünebilen, sorgulayabilen, çözüm üretebilen, değişime uyum sağlayabilen bireyler yetiştirmek zorundayız ama bunun ötesinde tüm bu yetkinlikleri güçlü bir değerler zemini üzerinde inşa etmek durumundayız. Çünkü ilk üç sanayi devrimi de dördüncüyü de gerçekleştiren ve yönlendiren unsur sadece insandır. İnsanı güçlü, hayatı anlamlı kılan ise sadece teknik bilgi değil, ahlak, vicdan ve sorumluluk bilincidir. Tam bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın hayata geçirdiği, bizzat sayın Bakanımızın projesi olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin son derece kıymetli bir yaklaşım olduğunu da özellikle ifade etmek isterim. Bu model bilgiyi, beceriyi ve değeri bir arada ele almasıyla sadece akademik bir başarıyı değil karakter ve şahsiyet inşasını merkezi koymasıyla çok önemli bir ihtiyaca da cevap veriyor" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanı sıra, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Özel Öğretim Derneği Başkanı Ahmet Akça, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, öğrenciler ve akademisyenler katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafları çekimi ile son buldu.

Günün Özeti- ÖZEL- Günün tüm gelişmeleri burada Haber

Günün Özeti- ÖZEL- Günün tüm gelişmeleri burada

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çalana çırpana, ’öğrenciler için burs topluyoruz’ diyerek yönettiği şehri haraca bağlayanlara ses çıkarmayıp, bu milletin evlatları için samimiyetle koşturanlara engel çıkaranları sadece maşeri vicdana havale ediyoruz" dedi. Haberin devamı için tıkla Cumhurbaşkanı Erdoğan: 202 vakıf eserini yeniden ayağa kaldırdık Cumhurbaşkanı Erdoğan, Vakıflar Haftası programında yurt içi ve yurt dışında restore edilen 202 eserin toplu açılışını gerçekleştireceklerini açıkladı. Haberin devamı için tıkla CHP lideri Özel: "CHP'nin kurultayı lekelenebilecek bir kurultay değil" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Cumhuriyet Halk Partisi'ninkurultayı, öyle lekelenebilecek bir kurultay değil" dedi. Haberin devamı için tıkla Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Haberin devamı için tıkla Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaportlara vize muafiyeti anlaşması imzalandı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al-Suud’un eş başkanlığında Ankara’da gerçekleştirilen Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi Üçüncü Toplantısı’nın ardından, iki ülke arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerine karşılıklı vize muafiyeti sağlayan anlaşma imzalandı. Haberin devamı için tıkla Bakan Tekin: "Gençlerimizin ruh dünyası, algoritmaların merhametine bırakılmamalı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çocukların ekranların insafına terk edilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Gençlerimizin ruh dünyası algoritmaların merhametine bırakılmamalı" dedi. Haberin devamı için tıkla Tanju Özcan’ın şantaj davasında ifadesi ortaya çıktı: "Eşime karşı bir özür borcum vardır" İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan’ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki ifadesi ortaya çıktı. Basına kapalı gerçekleştirilen ikinci celsede SEGBİS aracılığıyla savunma yapan Özcan, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir. Mesajlaşmalarda TCK’ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" dedi. Haberin devamı için tıkla Aziz Yıldırım, 2 yıl sonra yeniden aday Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 6-7 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı için başkan adaylığını açıkladı. Haberin devamı için tıkla Kübra Yapıcı cinayetinde suç aleti tabancayı da gömüp yerini işaretlemişler Burdur’da silahla vurularak öldürüldükten sonra cesedi yakılan Kübra Yapıcı cinayetinde suç aleti tabanca Ağlasun ilçesinde İlyas Umut D. tarafından yeri gösterilerek bulundu. Haberin devamı için tıkla Çöp evin altından dram çıktı: "Bir senedir dışarı çıkmıyorum" Kocaeli’nin Gebze ilçesinde icra yoluyla kaybettiği dairesinde yaşamaya devam eden 60 yaşındaki S.K., bir yıldır dışarı adım atmadığı evinde bir kamyon çöpün arasında bitkin halde bulundu. Belediye ekiplerince kurtarılarak barınma merkezine yerleştirilen S.K., "Ayakta uzun süre durunca bayılıyorum. Bir senedir dışarı çıkmıyorum. Allah razı olsun belediye ve komşular yemek getiriyor ama birçoğunu yiyemiyorum. Çöpe gidemiyorum" dedi. Edinilen bilgiye göre, Mustafapaşa Mahallesi’ndeki bir apartmanın sakinleri, ikinci kattaki daireden gelen ağır kokular ve daire sakini S.K.’den haber alamamaları üzerine durumu polis ekiplerine ve muhtara bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, kapıyı açtığında tavanı zorlayan çöp yığınları ve bu yığınların arasında bitkin düşmüş yaşlı adamla karşılaştı. Haberin devamı için tıkla BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor Biyoteknoloji firması BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini tamamen sonlandırarak, aşıların üretimini ABD’li iş ortağı Pfizer’a devredecek. Almanya merkezli biyoteknoloji firması BioNTech, köklü bir yeniden yapılanma sürecine gireceğini duyurdu. BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini tamamen sonlandırarak, aşıların üretimini ABD’li iş ortağı Pfizer’a devredecek. BioNTech Sözcüsü yaptığı açıklamada, "Bu yıl içinde Almanya’daki son dozları üretmiş olacağız" dedi. Haberin devamı için tıkla

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.