Uygulamalarımız appstore googleplay

#Milletvekili

TTN TÜRK - Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vali Çeber: "Melih Meriç’in hayati tehlikesi yok, zanlı aranıyor" Haber

Vali Çeber: "Melih Meriç’in hayati tehlikesi yok, zanlı aranıyor"

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Yeni Parti Milletvekili Melih Meriç’e yönelik saldırıyla ilgili, "Milletvekilimiz Melih Meriç’in hayati tehlikesi yok, zanlı aranıyor" dedi. Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Şahinbey ilçesi İbni Sina Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Meriç, CHP Oğuzeli eski ilçe başkanı S.A.K. ile tartıştıktan sonra şahsın bıçaklı saldırısına uğradı. Olay sonrasında yaralanan milletvekili Melih Meriç, olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Gaziantep Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Karın bölgesinden bıçaklanan Meriç’in, hastanede ameliyata alındığı öğrenilirken Gaziantep Valisi Kemal Çeber de hastaneye gelerek Meriç’in durumu hakkında hastane yönetiminden bilgi aldı. "Melih Meriç’in hayati tehlikesi yok, zanlı aranıyor" Milletvekili Melih Meriç’in son durumu hakkında bilgi veren Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Öncelikle güzel haberden başlayayım. Vekilimizin durumu elhamdülillah iyi. Ameliyatı biraz önce tamamlandı. Biz de anlık olarak takip ettik. Başhekimimiz de yanımda ihtiyaç olursa teknik bilgileri verir. Ama yaklaşık bir buçuk saat önce Vekilimiz yine şehrimizin sokaklarındayken, vatandaşla beraberken yanına yaklaşan bir şahıs tarafından önce sohbet, sonra o sohbetin tartışmaya dönmesi, ondan sonra da şahsın Vekilimizi bıçaklaması şeklinde gelişen bir olay var. Şahıs bilinen bir şahıs, bir siyasi partimizin eski Oğuzeli ilçe başkanı inşallah yakın bir zamanda da emniyet güçlerimiz onu alacaklar. Yani şahıs tespitli kaçtığı bölgeyi biliyoruz. Kısa zamanda alacağımızı düşünüyoruz ama önceliğimiz tabii vekilimizin sağlık durumu. O da elhamdülillah çok kısa zamanda hastanemize intikal ettirildi. Sağ olsun kıymetli başhekimim, sağlık müdürüm tüm organizasyonu anında yaptı. Hızlıca ameliyata alındı. Korktuğumuz bazı senaryolar vardı. Hiçbirisi de olmadı, toparlandı. O süreç içerisinde de Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi, Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu çok yakından takip ettiler. Aileyle görüştüler. Bizlerden bilgi aldılar. Onlar da anlık olarak takip ediyor. Hepimiz çok üzüldük. Vekilimiz de hepimizin çok sevdiği, tüm şehrin çok sevdiği, çok güler yüzlü, sürekli insanlarla hakla iç içe olan bir vekildir. İnşallah sağlıkla çok kısa bir zamanda tekrar sevdiklerine ve inşallah şehrimizin hizmetine dönecektir" dedi. Zanlının yakalanması için çalışmaların sürdüğünü belirten Vali Çeber, "Olayın nedenini bilemiyoruz. Ama şahıs dediğim gibi bir siyasi partinin eski Oğuzeli ilçe başkanı artık hangi konuda tartışıyorlarsa görüntüde önce bir sohbet var ama sonra tartışmaya dönen bir görüntü takip ediliyor. Şahıs alındığında ona soracağız. Vekilimiz kendine geldiğinde, meseleyi anlatacaklar. Ama konu ne olursa olsun yani sonucunun bıçaklama, yaralanma kim olursa olsun olmaması tabii gerekiyor. Dediğim gibi şahsı biliyoruz. 27 tane suç kaydı olan bir şahıs ve bindiği araçtan indiği ve gittiği güzergah tespitli. Arkadaşlarımız tüm teknik imkanları, tüm fizik imkanları, insan kaynağı imkanlarını kullanarak kısa zamanda onu alacaklar. Şimdi bütün ekiplerimiz o bölgede çalışıyor. Elhamdülillah hayati risk yok. Onu kıymetli başhekimim daha iyi ifade eder" ifadelerini kullandı. Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan ise, "Şu anda durumu stabil. Ameliyatın büyük bir önemli olan kısmı yapıldı. Bir bağırsak yaralanması vardı. Orası tamir edildi. Şu anda son kontrolleri yapılıyor. Tansiyonlarımız, vitallerimiz şu an için stabil. Artık şu an en son aldığımız bilgiyle artık yavaş yavaş kapatma aşamasına geçildi" diye konuştu.

Edirne’de CHP’li milletvekilinin darbedildiği iddia edilen kavgada 3 şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı Haber

Edirne’de CHP’li milletvekilinin darbedildiği iddia edilen kavgada 3 şüpheli adli kontrolle serbest bırakıldı

Edirne’de CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan’ın darbedildiği iddia edilen kavgaya ilişkin gözaltına alınan 2’si kadın 3 kişi, adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı getirilerek serbest bırakıldı. Olay, Edirne merkez Cumhuriyet Mahallesi’ndeki bir apartmanda gece saatlerinde meydana geldi. İhbar üzerine adrese polis ekipleri sevk edilirken, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan darbedildiğini, cep telefonunun alındığını ve olay sırasında görüntülerinin çekildiğini belirterek şikayetçi oldu. Polis ekiplerinin yaptığı aramada Yazgan’ın cep telefonu buzdolabının altında bulunarak, kendisine teslim edildi. Olayla ilgili B.Ş. (33), T.A. (33) ve N.D. (39) gözaltına alındı. Şüpheliler ise, ifadelerinde doğum günü kutlamasının ardından T.A.’nın evine gittiklerini, burada CHP Milletvekili Yazgan ile alkol aldıklarını ve çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğünü öne sürdü. Tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak şikayetçi olduğu öğrenildi. Şüphelilerin Yazgan hakkında cinsel taciz, tehdit ve hakaret iddialarında bulunduğu, N.D.’nin ise cam parçasıyla elinden yaralandığını öne sürdüğü belirtildi. Olay anına ilişkin görüntülerin de soruşturma kapsamında incelendiği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medyada yayımlanan görüntülerin ardından Ahmet Baran Yazgan’ın olayın tüm yönleriyle araştırılması amacıyla CHP Genel Merkezi’ne çağrıldığını açıkladı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

Sokakta neler konuşuluyor? Kemal Kılıçdaroğlu mu, Özgür Özel mi? Haber

Sokakta neler konuşuluyor? Kemal Kılıçdaroğlu mu, Özgür Özel mi?

Gazeteci Yazar Mesut Demir, Bursa’da bir kahvehanede vatandaşların konuştuklarını kaleme aldı. Siyaset, ekonomi ve adalet üzerine yapılan konuşmalarda, “Kemal Kılıçdaroğlu mu, Özgür Özel mi haklı?” sorusunun yanıtı arandı. BURSA (İGFA) – İşte Gazeteci Yazar Mesut Demir’in köşe yazısı… Bursa’nın Nilüfer ilçesine bağlı Ataevler Mahallesi’nde kahve sohbeti dinlemeye, sokaktaki vatandaşın gündeminde neler olduğunu öğrenmeye, ülke gündemine ilişkin neler konuşulduğunu öğrenmeye gittim. Yaşları 50 ile 65 arası 4 kişi, çaylarını yudumlarken ülke gündemini değerlendiriyorlar. Aralarında biri inşaatçı olduğunu anladığım konuşmalarda siyaset, ekonomi ve adalet üzerine sohbet olunca başladım dinlemeye… İlk gündem maddesi siyasetti… A vatandaş: Özgür Özel yanlış yaptı. CHP’den ayrılmayacaktı. Atatürk’ün partisini bırakmak nedir? Mücadele edecekti parti içinde. B vatandaş: Bence en doğrusunu yaptı. Kılıçdaroğlu, CHP’ye kayyum yoluyla çöktü. Ne yapacaktı mücadele edip. Kılıçdaroğlu, kendi delegelerini seçip kurultaya gidecekti. Özgür Özel kaybedecekti. C vatandaş (inşaatçı): Özgür Özel kolayı seçti. Kurultayda kaybedeceğini anladı o yüzden gitti. Delegelere dağıtılan paralarla kurultayı kazanmıştı. Her şey ortaya çıktı. Bence başka hesaplar var. İngilizlerin oyunu bu. A vatandaş: Bence de öyle. Özgür Özel ve İmamoğlu bir proje. Baksanıza İstanbul Büyükşehir’den ne kadar paralar götürmüşler. Şuraya yazıyorum. Seçimlerde Özgür Özel’in alacağı oy oranı yüzde 10’u geçmez. D vatandaş: Bursa’da da öyle değil mi? Bozbey’e güvendik oy verdik. Sadece Nilüfer Belediye Başkanıyken 16 milyar götürmüş. Vakıf üzerinden para götürmüşler. Neymiş eğitime katkı. Benim çocuk için burs istedim vermediler. Kime verdiler eğitim burslarını? Büyükşehir’in bütçesi daha fazla. Bakalım Büyükşehir’den ne kadar götürmüşler çıkar yakında ortaya… C vatandaş (inşaatçı): Ben inşaat yapacaktım kendi arazime. Benim sokakta 3 kat imar veriyorlar. Arka sokağımızda 11 kat imar. 4 yıl önce Nilüfer Belediyesi’ne gittim, en azından 5 kat imar çıksın diye. “Vakıfa 200 bin lira bağış yapacaksın” dediler. D vatandaş: Yasal bir şey ise vakıfa falan bağış yapmana gerek yok. Yasal olmayan bir şey istiyorsan bağış yaparsın. Bunun adı aslında rüşvet. Resmi adı bağış. C vatandaş (inşaatçı): Yasal bir şey istesen de bağış istiyorlar anlamadım. A vatandaş: Kardeşim belediyelerden alacaksın imar izni yetkisini, vereceksin bakanlığa. Gör bak bakalım rüşvet dönüyor mu? Belediye başkanı olmak için seçimlerde milyonlar harcıyorlar. İmar izni yetkisini al bakalım belediye başkanı olacak birilerini buluyor musun? Ülkede adalet yeni işlemeye başladı. Yıllardır adalet mekanizması işlememiş bu ülkede. Hararetli konuşmalar arasında 4 çay daha söyleniyor. Kahveciye, “çaylar Alman usulü” deniliyor. Eskiden “ben ısmarlayacağım” kavgası yapılırdı. Şimdi maalesef, herkes kendi içtiğini ödüyor. Devamında bakın neler konuştu bizim Küçük Millet Meclisi grubu… B vatandaş: Adalet işliyor ama sadece muhalefete. Kendi adamlarına da adalet yapsınlar da görelim. A vatandaş: Yapıyorlar zaten. AKP’li kaç belediyeye operasyon yaptılar. Bazıları tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, nereden geldiyse iyi ki geldi. Bak bir sürü yolsuzlukları gördük. Sorun orada değil. Bozbey ve Turgay Erdem ile birlikte kaç kişiyi aldılar. Sonra serbest bırakıyorlar. Bu kısmı anlamıyorum. İtirafçı ol serbest kal. Böyle bir şey olamaz. Suç işlediyse cezasını çekmeli. Serbest kalmamalı. D vatandaş: Bu ekonomi şartlarında adaleti düşünemeyeceğim. O devletin işi. Ben cebimdeki paraya bakıyorum. 23 bin lira emekli maaşı ile ne yapayım? Allah’tan evim kirada değil. Yoksa perişandım. Allah kirada olan emeklilerin yardımcısı olsun. A vatandaş: Sorun şu aslında. Devletin kasasında para mı yok. Zenginden alsın. Gariban halktan ne isteniyor. Her şeye vergi koyuyorlar. Milletvekilleri, 2 yılda kıyak emekli oluyorlar. Tansu Çiller yüzünden çıktı bu milletvekiline kıyak emeklilik. Ömür boyu maaş alıyor. Kesin emekli milletvekili maaşlarını. 200 bin lira emekli milletvekili maaşı mı olur? Emekliye 23 bin lira, emekli milletvekiline 10 katı 200 bin lira. Adalet mi? C vatandaş (inşaatçı): Ekonomi bu şekilde düzelmez. Mehmet Şimşek milletin boynuna vergi urganı doladı. Zengin holdingler vergi ödemiyor, sonra vergi affı çıkıyor. Olan vatandaşa oluyor. Bursa siyaseti ile ilgili konuşmaları diğer yazılarımda paylaşacağım. Nilüfer ilçesindeki bir mahallede konuşulanlar bunlar… Bakalım diğer ilçelerde neler konuşuluyor? Sağlıklı ve esen kalın…

CHP Grup Başkanı Özel: "Türkiye'ye sandığı getirmiş olan partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil" Haber

CHP Grup Başkanı Özel: "Türkiye'ye sandığı getirmiş olan partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil"

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Türkiye'ye sandığı getirmiş olan Partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Sokaktaki yoğun tepkinin olumsuzluğa evrilmesinden korkarız" dedi. Özel, 16, 19 ve 20. dönem milletvekili Yusuf Fevzi Arıcı'nın TBMM'de yapılan cenaze törenine katıldı. Özel, cenaze töreninden sonra gazetecilerin sorularını cevapladı. Özel, olağanüstü kurultay ile ilgili soruya, Kayseri delegesinin ilk imzayı verdiğini söyledi. Özel, Rizanin imzalarının tamamlandığını belirterek, milletvekillerinin henüz imza vermediğini ifade etti. Özel, "550'nin biraz üstünde. Bu rakam çok hızlı şekilde toplanır. Ama olabilecek en yüksek sayı ile kurultay ile ilgili başvurumuzu yaparak, ilerlemek istiyoruz. Türkiye'ye sandığı getirmiş olan Partinin kendi içinde sandık sonucu olmaksızın yönetilmesi doğru değil. Sokaktaki yoğun tepkinin olumsuzluğa evrilmesinden korkarız. Hiçbir seçilmişin istifa etmesini istemeyiz. Hafta sonu yapılacak yerel seçimler var. 3 beldeye Cuma günü öğlen, akşam ve Cumartesi öğlen olmak üzere oralara gidip Gümüşhane, Tokat, Ürgüp partililerimizi oy vermeye teşvik edeceğim. Butlandan sonra parti bir başarı elde etmiş görünür diye sandığı protesto etmek gibi refleks gösterilebilir. Pazar günü yapılacak seçimlerde hem CHP'lilerle hem de CHP dayanışma göstermek isteyenlerle sandığın başına gitmeye ve CHP'ye oy kullanmaya davet ediyoruz. Herkes gidecek ve oy kullanacak" dedi. Özel, ‘Delegeden imza toplandıktan sonra Kemal Kılıçdaroğlu'nun önüne gidecek. Tüzükte de ‘Genel Başkan kurultayı çağırır' yazıyor. Bu durumda tedbir kararı ile gidilmeme durumu olur mu" sorusu üzerine, "Türkiye'deki çok önemli kamu hukukçuları, tedbirin asla kurultaya gidilmesine engel olmadığına dair ortak bir metinde imza toplamışlar. Bugün bana haber verdiler. Çok güçlü bir metin. İsimlerini sizin de bildiğiniz çok ünlü hukukçular hem de siyasi görüşleri ne olursa olsun diyorlar ki ‘Tedbir kurultaya engel değildir. Hatta aslında bir an önce kurultay yapılmasının dışında bir görevi de yoktur tedbirle gelenlerin. Çağrı heyeti hükmündedir.' Hele hele delegenin imzalarının ki burada Anayasa Mahkemesi kararı var. Delege karar verdiyse Olağanüstü Kurultaya, olağan kurultay takvimini bile kesebiliyor. Eskiden kestirmiyordu. Anayasa Mahkemesi ‘Yarıdan bir fazlası ne istiyorsa onu yapar' dedi. O yüzden herhalde artık ‘Genel Başkan bunu yapar' diyorsa ve Kemal Bey ‘Ben şu anda Genel Başkanlık yetkisi kullanıyorum' diyorsa bu amir hükme uyacak. Yok, o yapsın; buna engel olmaya çalışan örneğin saray yargısı varsa onu bir görürüz. Ama bütün kamu hukukçuları çok net bu konuda. Ümit ediyorum ki orada artık bir tereddüt yaşamadan gereğini yapar. Partinin bu krizden kendi gayretiyle çıkmasının önünde bir engel teşkil etme" şeklinde konuştu. Grup toplantısını yapılıp yapılmayacağına yönelik soruya Özel, "Meclis grup iç yönetmeliğimiz çok açık. ‘Grup başkanlığında herhangi bir boşalma olduğunda, ilk kapalı grup toplantısında derhal yeni Grup Başkanı seçilir' diyor. ‘Yenisi seçilene kadar eskisi devam eder' kuralı bir başka maddede var. Ben zaten mevcut Genel Başkan'ken Grup Başkanlığı görevini sürdürüyordum. Son seçilmiş Grup Başkanı da benim, üç yıl öncesinde seçilmiş. Bunun bir boşalma olarak yorumlanma ihtimaline karşı da usulüne uygun bir kapalı grup toplantısı tertip edilmişti. O toplantıda, ‘İlk toplantıda seçilir' hükmü gereğince 96 arkadaşımızın 95'inin oyuyla ve 15 arkadaşımızın da dilekçeleriyle bildirmesiyle 110 arkadaşımızın açık desteğiyle seçildik. Burada Meclis Başkanlığına bu yollandı. Meclis Başkanlığı da durumu inceleyerek seçimi tescil etti. Hatta genel merkezin başvurusunu da değerlendirdi. İkisini birden uygulamaya koydu. Benim Genel Başkan unvanımı kaldırdılar sitelerinden. Çünkü genel merkeze buraya o kararı yollamıştı. Grup Başkanı unvanımı da bu siteye işlediler tekrar. Burada herhangi bir tereddüt yok. Onun dışında bize gelmiş herhangi bir olumsuzluk da yok, olmaz da zaten. Bir de Cumhuriyet Halk Partisi grubu burada, milletvekilleri Grup kendiliğinden meclis çalışmaları sürerken bile sözlü çağrıyla da grup toplantısı yapabilir. Her zaman yapabilir. Saat 13.30'da sizlerin de ilgi gösterdiği açık grup toplantımız da ilan edildiği gibi yarın yapılacak" diye konuştu. Özel, ‘Grup başkanı Genel Başkan'a bağlı' ifadesinden kaynaklı olarak ‘Genel Başkan bir çağrı yapmadığı sürece toplanamaz' gibi bir argüman öne sürüldüğü iddialarına şöyle cevap verdi: "Bundan önce defalarca Grup Başkanının veya grup yönetim kurulunun çağrısıyla ya da çağrı beklemeksizin rutin toplantılarla bu işler hep yapılmıştır. Ayrıca esasen işin yapısı ve ruhu gereğince Meclis'te grupta dokunulmazlık kapsamında değerlendirilen konuşmalardır bunlar. Bu milletvekillerine özgü konuşmalardır. Normalde Grup Başkanı gruptaki konuşmayı yapar. Genel Başkan'ın Grup Başkanı olmadığı durumda Genel Başkan grup toplantısını onurlandırırsa Grup Başkanı tarafından kürsüye davet edilir, kürsü kendisine teklif edilir. Bu Genel Başkanların milletvekili olmadığı gibi saray rejiminin getirdiği ve kötü düzenlemelerden kaynaklanan bir mesele. Ama geçmişte de zaman zaman örneğin partinin başına milletvekili olmayan birisi Genel Başkan olmuştur ve grup başkanlığı seçiminde bazen ki SHP'de olmuştur, kurultayda yarışan iki kişiden birisi Genel Başkan seçilmiştir ama grupta diğeri Grup Başkanı seçilmiştir. Parlamento bunların hepsinin deneyimlenmiş olduğu bir yerdir. Parlamento tarihi bilinmeden, geçmiş yaşanmışlıklar bilinmeden ve bu konudaki parlamentonun daha önce aldığı kararlar bilinmeden Bu kararlar hep seçilmiş Grup Başkanı lehine olmuştur. Bu tip yaklaşımlar maalesef bu birikimlerden yoksun bir heyetin şu anda, bundan Kemal Bey'i kastetmiyorum, genel merkezde bulunuyor olması ve Meclis tecrübelerinin hiç olmaması ile olanların da Meclis'te devamlılık problemlerinin olmasından dolayı Meclis'i hiç bilmeyenlerin yaptığı açıklamalar. Siz o yüzden bunu mesleğiniz, göreviniz gereği tekrarladınız. Soruyu küçümsediğimden değil ama kaynak yeterli donanıma sahip değil." Özel, ‘Yaşananlar, devlet içindeki yapıların müdahalesi olabilir, değerlendirmesi var. Diyalog kapısının aralanması mümkün mü' sorusuna, "Sorunun bir kısmıyla ilgili, derin devlete meşruiyet tanımlayan ve Tom Barrack'ın tarif ettiği bir rejimi tarifleyen ve orada bir göreve talep açan yaklaşımı, tarihi olarak bir talihsizlik. Tarihi bir talihsizlik olarak ifade etmem lazım. Tom Barrack tarif ediyor bunu. Monarşi tarif ediyorlar. Batıcıların, milliyetçilerin ve İslamcıların Cumhuriyet kurulmadan önceki ittifakı diye de bir başka tarifin de peşinden gidiyor. Tarihi bir talihsizlik. CHP'ye yapılanın bir devlet darbesi olduğunu söylüyor ve derin devlete bir önem ve bir kutsiyet atfediyor. Parlamento çatısı altında bunları konuşmayı zül sayarım" ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan ara seçim açıklaması Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan ara seçim açıklaması

Ahmet Umur Öztürk ANKARA (İHA) - TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır" dedi. Parlamento muhabirleri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, 152. Parlamentolar Arası Birlik toplantısı hakkında bilgi verdi. Kurtulmuş, toplantının İstanbul'da gerçekleştirileceğini söyleyerek, "Dünyanın bu kadar önemli türlü hastalardan geçtiği, büyük değişimlerin yaşandığı, büyük gelişimlerin, büyük çalışmaların ortaya konulduğu bir noktada, dünyanın bundan sonraki dönemde ihtiyacı olan konuların altını çizilmesi ve bunu da ev sahipliği yapmak bakımında İstanbul'un en uygun lokasyonlardan birisi olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda İstanbul'daki bu toplantılar çerçevesinde, dünyanın geleceği için önemli bir parlamenter bir yolun ortaya çıkmasını da ümit ediyoruz. İstanbul bildiğimiz gibi bütün dünya biliyor ve takdirle karşılıyor, bir dünya markasıdır. Sadece büyük bir metropol değil, aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşadığı, büyük bir medeniyet birikimine, köklü bir medeniyet tecrübesine sahip olan bir şehirdir. Dolayısıyla tarih boyunca diyalogu, etkileşimi ve birlikte yaşamayı mümkün kılan bu şehirde, bu katip şehrimizde toplantının yapılmış olması, aynı zamanda geleceğe de anlamlı bir ev sahipliği yaptığımız anlamına gelir diye düşünüyorum. Gerçekleşecek bu büyük buluşma İstanbul'un sahip olduğu tarihi birikimin, günümüz dünyasında güçlü bir yansıması olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Nasip olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ev sahipliğinde 28-29 Haziran 2026 tarihinde, hemen bu toplantının bitiminde NATO Parlamento Başkanları zirvesini İstanbul'da gerçekleştireceğiz. Bu ev sahipliğinde Türkiye'nin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine büyük katkı sağlayacağını belirliyorum. PAB Genel Kurulu parlamenter diplomasi açısından özellikle son yıllarda en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi de İstanbul'da şahit olacak. PAB Sekreteryası'ndan aldığımız son bilgilere göre İstanbul'daki genel kurulu milletvekili ve parlamento başkanı düzeyinde rekor bir katılım beklenmektedir. Allah biliyor savaşın devam etmesi şartında özellikle Asya'daki parlamenterlerin Türkiye gelişine zorluk çekilebileceği gibi bir endişemiz vardır. Ama çok şükür büyük bir katılım bildirildi. 157 ülkeden 857 milletvekili, 86 parlamento başkanı, 56 parlamento başkan vekili, 169 farklı uluslararası kuruluşun temsilcileri, 46 farklı parlamentonun genel sekreteri, Türkiye'den katılanlar hariç 130 uluslararası basın mensubu olmak üzere toplam 2 bin 420 kişi katılımcı olarak kayıtlarını yaptırmıştır. Ben de PAB'ın toplantılarına katılmaya özellikle dikkat gösteriyorum. 2 bin 420 kişinin katılması Türkiye için de önemli bir avantajdır. Fikirlerimizi, görüşlerimizi çok daha rahat bir şekilde dünyaya yayma fırsatı bize verecektir." Toplantıda Birleşmiş Milletler Türkiye temsilciliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürütülen diyalog ve iş birliği hakkında katılımcılara bilgi vereceğini kaydeden Kurtulmuş, bu kapsamda ilgili kurumlarımızın desteğiyle Sultanbeyli'de bir göç merkezine de Birleşmiş Milletler heyetiyle ziyaret gerçekleştirileceğini ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bunun dışında PAB bünyesinde genel kurum arasında iki önemli etkinliği de düzenlemeyi planladıklarını aktararak, 2025 yılının Nisan ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Filistin'i destekleyen parlamentolar toplantısının ikincisini yapacaklarını iletti. "(Terörsüz Türkiye) Raporun gereklilerini yerine getirilmek Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir" Toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, terörsüz Türkiye konusundaki soruya, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunu olan terör meselesinin çözülebilmesi için bir komisyon oluşturuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi partilerin tamamının katılımıyla Türk siyaseti üzerine düşen sorumluluğu üstüne alarak eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirerek özellikle dünya ülkelerine de örnek olabilecek şekilde bir demokrasi dersi verdi. Kimse birbirine kalkıp saygısızlık etmedi, kavga etmedi. Herkes o mutlak fikrini ortaya koydu. Çok ayrı fikirler olmasına rağmen ortak bir zeminde buluştu. Ve bütün partiler üzerinde ittifak ettiği bir raporu ortaya çıkardı. Şimdi bu raporu gereklilerinin yerine getirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir, siyasi partilerin uhdesindedir" cevabını verdi "TBMM Başkanlığı'na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" Kurtulmuş, TBMM'nin işlevini yitirdiği iddialarına ilişkin soru üzerine ise "Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yapılmış olan büyük bir haksızlıktır. TBMM fevkalade önemli bir şekilde görevleri icra ediyor. Dolayısıyla bunun doğru olmadığı kanıtlanıyor" karşılığını verdi. Ara seçim konusunda Kurtulmuş, "Anayasamızda hangi şartlar altında ara seçime girebileceği çok net bir görev. Bu konudaki karar alma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir. Anayasa çerçevesinde de sadece iki kere bir ara seçim kararı alınmış. Bunlardan birisi 1986'da uygulanmış. 1994'te karar uygulanmamıştır. Çünkü o zaman Meclis'te kanunla bu iş yapılmış. Anayasa Mahkemesi de bunu iptal ettiği için 1994'teki seçim yapılamamıştır. Demokrasinin en önemli özelliği her şeyin açık olmasıdır. Kuralların açık olmasıdır. Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır. Yani burada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" değerlendirmesini yaptı. (AUÖ-BÇ-Y)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.