Uygulamalarımız appstore googleplay

#Kurumsal Yönetim

TTN TÜRK - Kurumsal Yönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal Yönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul katıldı Haber

Yıldız Holding Yönetim Kurulu’na Dr. R. Erdem Erkul ve Neslihan Tonbul katıldı

Yıldız Holding’in sürdürülebilir büyüme hedefleri ve kurumsal yönetim yaklaşımı doğrultusunda Yönetim Kurulu’na iki yeni üye katıldı. Yapay zekâ, dijital dönüşüm ve teknoloji yatırımları alanlarındaki birikimiyle Dr. R. Erdem Erkul; uluslararası finans, kurumsal yönetim ve aile şirketleri alanlarındaki deneyimiyle Neslihan Tonbul, Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi oldu. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, yeni Yönetim Kurulu üyelerine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yıldız Holding’de farklı alanlardan gelen bilgi ve uzmanlığın Yönetim Kurulumuzun çalışmalarına katkısını önemsiyoruz. Erdem Bey ve Neslihan Hanım’ın farklı sektör ve coğrafyalarda edindikleri birikimin Yönetim Kurulumuza farklı bakış açıları kazandıracağına inanıyorum. Kendilerine aramıza hoş geldiniz diyor, yeni görevlerinde başarılar diliyorum." Dr. R. Erdem Erkul hakkında Dr. R. Erdem Erkul, lisans eğitimini işletme, yüksek lisans eğitimini Kamu Yönetimi ve Yönetim Bilimleri alanında tamamladı. Doktorasını Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Yönetim Bilimi ve e-Devlet alanında yaptı. Akademik çalışmaları kapsamında University of Massachusetts bünyesindeki National Center for Digital Government’da doktora araştırmacısı olarak bulundu; Harvard Kennedy School’da kamu politikaları, inovasyon ve girişimcilik alanlarında eğitimlere katıldı. London School of Economics’te (LSE) Technological Disruption programını tamamladı. Profesyonel kariyerinde Microsoft Türkiye ve Microsoft Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nde çeşitli üst düzey görevler üstlenen Erkul, 2014-2018 yılları arasında Samsung Electronics Türkiye’de Kamu Sektörü ve Dış İlişkiler Direktörü ve şirket sözcüsü olarak görev yaptı. Kariyeri boyunca teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, inovasyon, kamu-özel sektör iş birlikleri ve uluslararası teknoloji ekosistemleri üzerine çalışmalar yürüttü. 2021 yılında yapay zekâ ve yeni nesil teknolojiler alanında faaliyet gösteren Cerebrum Tech’i kuran Erkul, şirketin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. Aynı zamanda Yataş Grup’ta Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olan Erkul, DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor ve DEİK Yönetim Kurulu’nda yer alıyor. Türkiye Bilişim Vakfı’nda yönetim görevleri bulunan Erkul, Forbes Technology Council üyesi. Mayıs 2024’ten bu yana Kore Cumhuriyeti’nin Sivas Fahri Konsolosu olarak görev yapan Erkul, DIGITALEUROPE’da Türkiye’nin teknoloji ekosistemini temsil ediyor. Neslihan Tonbul hakkında Neslihan Tonbul, Rutgers Üniversitesi’nden Ekonomi ve Siyasal Bilgiler alanında en yüksek dereceyle mezun oldu. Yüksek lisansını The Fletcher School of Law and Diplomacy - Tufts Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler ve Kalkınma Ekonomisi alanlarında tamamladı. 1983-2008 yılları arasında The Irving Trust Company, The Bank of New York ve BNY Mellon gibi uluslararası finans kuruluşlarında New York ve İstanbul’da üst düzey yöneticilik görevleri üstlenen Tonbul, son olarak Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri’ni kapsayan Bölge Müdürü olarak görev yaptı. 2008 yılından bu yana Türkiye’nin önde gelen holding ve kurumlarında yönetim kurulu üyelikleri üstlenen Tonbul, kurumsal yönetim ve finans alanlarındaki çalışmalarını sürdürüyor. Yeni Zelanda Kalkınma Ajansı’na (NZTE) danışmanlık yapan Tonbul, Harvard Business School’da eğitim aldı ve Boston merkezli CFEG ile aile şirketleri yönetimi konusunda uzmanlaştı. 2017 yılından bu yana Koç Üniversitesi Ekonomi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Görevlisi olarak aile şirketleri yönetimi ile etki yatırımcılığı ve sürdürülebilirlik konularında ders veriyor. Tonbul ayrıca EBRD bünyesinde kadın girişimcilere mentorluk yapıyor ve Yönetim Kurulunda Kadın Derneği kapsamında genç kadınların şirket yönetim kurullarına hazırlanmasına destek veriyor.

ŞA-RA ENERJİ’DE ÜST DÜZEY ATAMA CFO GÖREVİNE ALİ AR GETİRİLDİ Haber

ŞA-RA ENERJİ’DE ÜST DÜZEY ATAMA CFO GÖREVİNE ALİ AR GETİRİLDİ

Türkiye’nin sanayi ve enerji sektöründeki öne çıkan şirketlerinden ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin üst yönetim organizasyonunda önemli bir atama gerçekleştirildi. Son olarak ŞA-RA Şirketler Grubu’nda Grup Finans Direktörü olarak görev yapan sektörünün tecrübeli isimlerinden Ali Ar, ŞA-RA Enerji’de CFO görevini üstlendi. ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş., üst yönetim organizasyonundaki değişikliğe ilişkin bu önemli atamayı, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yaptığı şu açıklama ile duyurdu: “Şirketimizin yeni organizasyonel yapılanması kapsamında, daha önce Grup Finans Direktörü olarak görev yapmakta olan Sayın Ali Ar, 17.09.2026 tarihi itibarıyla Şirketimiz CFO görevine atanmıştır.” ALİ AR HAKKINDA TED Ankara Koleji Lise Kısmından 1992 yılında, Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden 1997 yılında mezun olan Ali Ar, çalışma hayatına DenizBank’ın ilk dönem Yönetici Adayı programı ile kurumsal bankacılık alanında başladı. Profesyonel kariyeri boyunca finans, strateji ve kurumsal yönetim alanlarında çeşitli sorumluluklar üstlenen Ali Ar, aralarında Leonardo ve Thales’in de bulunduğu çok uluslu teknoloji ve savunma sanayi şirketlerinde üst düzey görevler üstlendi. Avrupa’nın ilk tam dikey entegre güneş enerjisi paneli üreticisi Kalyon PV’de Finans Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Ar, 2023–2026 yılları arasında şirketin büyüme, yatırım, Turquality ve halka arz süreçlerinde aktif rol aldı. Mart 2026 itibarıyla enerji iletim hatları ve altyapı projeleri alanında faaliyet gösteren ŞA-RA Şirketler Grubu’nda Grup Finans Direktörü olarak görev yapan Ali Ar, ŞA-RA Enerji’nin halka arz sürecinde de aktif rol oynamıştı. Ali Ar, 17 Eylül 2026 itibari ile de ŞA-RA Enerji İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş.’de CFO görevini üstlendi. İyi derecede İngilizce, orta derecede İspanyolca bilen Ali Ar, evli ve iki çocuk babasıdır.

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi Haber

İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu Değerlendirildi

UN Global Compact Türkiye tarafından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu iş birliğiyle hazırlanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin bulguları, “Belém’den Antalya’ya: Verilerle İş Dünyasının Sürdürülebilirlik Yolculuğu” etkinliğinde paylaşıldı. Türkiye’de sürdürülebilirlik verisi alanında bir ilk olma niteliği taşıyan analiz, UN Global Compact katılımcısı şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini Avrupa ve küresel verilerle karşılaştırmalı olarak ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye tarafından 17 Haziran’da Hilton İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen etkinlik; iş dünyası, kamu, akademi, sivil toplum ve Birleşmiş Milletler temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte, Türkiye’den 250 şirket dahil olmak üzere küresel ölçekte 153 ülkeden 11.435 şirketin sürdürülebilirlik verilerine dayanan UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin sonuçları paylaşıldı. Analiz; dünya, Avrupa ve Türkiye ortalamalarının yanı sıra Türkiye’deki büyük şirketler ve KOBİ’lerin sürdürülebilirlik performanslarına ilişkin karşılaştırmalı bir görünüm ortaya koydu. UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk’ün açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte, UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ve UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da video mesajlarıyla katılımcılara seslendi. Ardından Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu tarafından raporun bulguları paylaşıldı. Türkiye İş Dünyası Sürdürülebilirlikte Önemli Bir Gelişim İvmesi Yakaladı Açılış konuşmasında sürdürülebilirliğin günümüzde şirketler için stratejik bir yönetim alanına dönüştüğünü vurgulayan Güliz Öztürk, şunları söyledi: “Türkiye iş dünyası sürdürülebilirliği artık isteğe bağlı bir sosyal sorumluluk faaliyeti olarak değil, stratejik bir risk ve fırsat yönetimi alanı olarak konumlandırıyor. Yönetişimden çevreye, insan haklarından yolsuzlukla mücadeleye kadar birçok göstergede küresel ve Avrupa ortalamalarına yaklaşan, hatta bazı alanlarda öne geçen bir performans görüyoruz.” Öztürk, raporun ortaya koyduğu bulguların Türkiye iş dünyasının önemli bir gelişim ivmesi yakaladığını gösterdiğini belirtirken, uygulama ve değer zinciri odaklı dönüşümün önemine de dikkat çekti: “Veriler bize politika sahipliğinde güçlü olduğumuzu ancak uygulama derinliği ve değer zinciri genelinde hesap verebilirlik alanlarında gelişim fırsatları bulunduğunu gösteriyor. Önümüzdeki dönemde başarıyı belirleyecek unsur, bu yapıların operasyonel süreçlere ve değer zincirlerine ne ölçüde yansıtılacağı olacak.” Raporda KOBİ'lerin sürdürülebilirlik dönüşümündeki rolüne de dikkat çeken Öztürk, şunları kaydetti: “Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan KOBİ'lerimiz veri olgunluğu, bütçe ve uzman insan kaynağı gibi alanlarda yapısal zorluklarla karşı karşıya. Ancak KOBİ'lerimizin dönüşüm konusundaki isteği ve uyum hazırlıkları geleceğe dair önemli bir potansiyeli ortaya koyuyor. Bu dönüşümün başarısı, büyük şirketlerin değer zincirlerindeki işletmeleri desteklemesine de bağlı.” COP31’e Giden Yolda İş Dünyasının Rolü COP31’e giden süreçte iş dünyasının rolüne de değinen Öztürk, şöyle konuştu: “COP31’e yalnızca birkaç ay kalmışken, iş dünyasının iklim eylemindeki rolü her zamankinden daha kritik. Üretim kararları, yatırım tercihleri, teknoloji geliştirme kapasitesi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle özel sektör dönüşümün merkezinde yer alıyor.” UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo ise video mesajında, UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi’nin Türkiye’deki şirketlerin insan hakları, adil çalışma standartları, iklim eylemi ve yolsuzlukla mücadele alanlarında kaydettikleri ilerlemeyi ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu verilerin stratejilere yön vermek, dayanıklılığı güçlendirmek ve uygulamayı hızlandırmak için kullanılması gerekiyor. COP31’e yaklaşırken kaybedecek zamanımız yok. COP31; uygulamanın, cesur ve yenilikçi iş dünyası liderliğinin ve somut sonuçların COP’u olmalıdır.” UN Global Compact Avustralya Genel Sekreteri Kate Dundas da COP31’in Türkiye ve Avustralya arasında güçlü bir iş birliği zemini sunduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “COP31; Türkiye ve Avustralya arasında iş dünyasını, hükümetleri ve sivil toplumu ortak hedefler etrafında buluşturacak önemli bir iş birliği platformu sunuyor. İhtiyacımız olan şey, şirketlerin tek başlarına değil, COP taahhütlerinin hayata geçirilmesini destekleyen güvenilir bir ağın parçası olarak birlikte hareket etmesidir.” Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda, raporun ortaya koyduğu veri temelli içgörüler doğrultusunda şirketlerin sürdürülebilirlik stratejileri, düzenleyici uyum süreçleri ve rekabet avantajı yaratma alanları ele alındı. HBR Türkiye Yazı İşleri Müdürü Beliz Kudat’ın moderatörlüğündeki oturuma TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Finansmanı ve Teşvikler Dairesi Başkanı Mürsel Akbulut, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanlık Müşaviri Sevgi Kılıç Er ve UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı. Günün ikinci oturumunda ise CNBC-e’den Gazeteci ve Televizyon Sunucusu Şafak Tükle moderatörlüğünde Anadolu Efes CEO’su Onur Altürk, Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş ve Vanelli Tekstil Strateji Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Sadi Cem Türkün, COP31’e giden süreçte iş dünyasının iklim yol haritasını değerlendirdi. UN Global Compact Türkiye 2025 İlerleme Bildirimi Analizi; yönetişim, insan hakları ve çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında Türkiye’deki şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki ilerlemelerini ortaya koyarken önümüzdeki dönemde odaklanılması gereken alanlara ilişkin önemli içgörüler sundu. RAPORUN ORTAYA KOYDUĞU 8 ÖNCELİKLİ EYLEM ALANI Analiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik performansını daha ileri taşımak amacıyla sekiz öncelikli eylem alanı öneriyor: 1. Ölçülebilir hedefler ve yıllık ilerleme göstergeleri belirlemek Sürdürülebilirlik alanlarında politika ve taahhütlerinin olması önemli bir başlangıç olmakla birlikte, taahhütlerin zamana bağlı, sorumluları tanımlanmış ve performans göstergeleriyle ilişkilendirilmiş biçimde kurgulanması gerekmektedir. Çevre, insan hakları, çalışma standartları, yolsuzlukla mücadele ve yönetişim alanlarındaki taahhütlerin kamuya açık paylaşılması ve yıllık ilerlemenin raporlanması hesap verebilirlik kültürünü güçlendirecektir. 2. Sürdürülebilirlik yönetişimini operasyonel karar alma süreçlerine derinleştirmek Üst yönetim düzeyindeki sahiplik; sürdürülebilirlik performansının iş stratejisi, yatırım kararları, risk yönetimi, tedarikçi seçim kriterleri, insan kaynakları ve ücretlendirme sistemleriyle ilişkilendirilmesiyle güçlendirilmelidir. Sürdürülebilirlik hedeflerinin üst düzey yöneticilerin performans göstergelerine entegre edilmesi bu alanın kurumsal öncelik olarak kalıcı olmasını ve gelişmesini sağlayacaktır. 3. Değer zinciri yaklaşımını güçlendirmek Şirketlerin kendi operasyonlarındaki uygulama kapasitesi görece güçlüdür; ancak tedarikçiler ve iş ortakları düzeyinde izleme, eğitim, denetim ve düzeltici eylem mekanizmaları sınırlı kalmaktadır. Yönetişim çerçevesi içinde insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında tedarikçi davranış kuralları, risk bazlı ön değerlendirme süreçleri, sürdürülebilir satın alma kriterleri ve izleme-denetim mekanizmaları yaygınlaştırılmalıdır. Şirketler değer zincirindeki dönüşümü uyum beklentileriyle değil; kapasite geliştirme, finansal destek ve ortak öğrenme mekanizmalarıyla desteklemelidir. 4. İnsan hakları ve çalışma standartlarında durum tespiti süreçlerini kurumsallaştırmak Çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, örgütlenme özgürlüğü, cinsiyet eşitliği, ayrımcılıkla mücadele, iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında politika beyanlarıyla yetinilmemeli; riskleri proaktif biçimde tespit eden, önleyen, azaltan ve telafi eden mekanizmalar kurulmalıdır. Şikâyet mekanizmaları, erişilebilir, misilleme riskini önleyen ve etkili önleme ve telafi sağlayan yapılar olarak tasarlanmalıdır. 5. Çevre alanında taahhütlerden sistematik uygulamaya geçmek Enerji, atık, iklim ve su başlıklarındaki güçlü politika zemini; bilim temelli hedefler, net sıfır geçiş planları, fiziksel iklim riski ve senaryo analizleri, su stresi ve havza bazlı risk değerlendirmeleri, biyoçeşitlilik etkilerinin ölçülmesi ve döngüsel ekonomi uygulamalarıyla güçlendirilmelidir. 6. İklim eyleminden dayanıklı dönüşüme geçmek İklim eylemi yalnızca emisyon azaltımıyla sınırlı şekilde değil; uyum, dayanıklılık, doğa ve değer zinciri dönüşümüyle birlikte ele alınmalıdır. Bu yaklaşım, şirketlerin artan iklim ve doğa kaynaklı risklere karşı uzun vadeli rekabetçiliklerini korumalarını ve değişen piyasa beklentilerine daha etkin uyum sağlamalarını destekleyecektir. 7. Yolsuzlukla mücadelede iç mekanizmaları dış denetimle desteklemek İş etiği, şirket içi uyum konusu olmanın ötesinde; adil rekabet ve sürdürülebilir değer zincirleri için kolektif bir sorumluluk alanı olarak ele alınmalıdır. 8. Veri kalitesi, doğrulama ve şeffaflığı güçlendirmek Veri toplama altyapılarının geliştirilmesi, ölçülen verilerin tutarlı biçimde raporlanması ve mümkün olan alanlarda bağımsız doğrulama süreçlerinin devreye alınması gerekmektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı ücret farkı, iş kazaları, değer zinciri insan hakları riskleri, su ve biyoçeşitlilik göstergeleri, sera gazı emisyonları gibi alanlardaki veri eksikliklerinin giderilmesi hesap verebilirliği artıracaktır. Verinin mevcudiyeti ve kalitesi artık sürdürülebilir finansmana erişimin de ön koşullarından biri haline gelmektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.