Uygulamalarımız appstore googleplay

#Iş Dünyası

TTN TÜRK - Iş Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Iş Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sektörün Nabzı “Perakende Günleri 2026”da Attı:  Kapanış, Özcan Deniz ve Senfoni Orkestrası ile Yapıldı Haber

Sektörün Nabzı “Perakende Günleri 2026”da Attı: Kapanış, Özcan Deniz ve Senfoni Orkestrası ile Yapıldı

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Perakende Günleri 2026, 3-4 Haziran tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlendi. 25’incisi düzenlenen organizasyon bu yıl “Hızla Değişen Perakende Sektöründe Öncü Olmak” ana temasıyla yapıldı. Etkinlik; yapay zekâ, dijital dönüşüm, ödeme sistemleri ve yeni nesil müşteri deneyimi gibi başlıklarda sektörün dönüşümüne ışık tuttu. İki gün boyunca 10 bin 800’ü aşkın katılımcı ve 4 bin 500’ü aşkın firma etkinlikteydi. Konferans fuar alanı, B2B görüşmeler ve özel etkinlikler sayesinde perakende ve e-ticaret dünyasının farklı bileşenleri aynı çatı altında buluştu; sektörün gündemindeki konular çeşitli oturumlarda ele alındı. Etkinlik kapsamında konuşan sektör profesyonelleri çeşitli oturumlarda görüşlerini aktardı. Fersan Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürhan Güven görüşlerini şöyle paylaştı: “Markaları asıl farklılaştıran unsurun değer yaratmak olduğuna inanıyorum. Bu değer anlayışının ise yalnızca ürünlerle değil, insanların yaşamlarına bütünsel bir bakış açısıyla yaklaşmakla mümkün. Teknolojinin ve bilginin hiç olmadığı kadar erişilebilir olduğu bir çağda yaşıyoruz; ancak fark yaratan şey bilgiye sahip olmak değil, onu hayatımıza yansıtabilmek.” Watsons Türkiye Genel Müdürü Mete Yurddaş ise fiziksel mağazaların artık sadece ürün satılan noktalar olmaktan çıktığını ifade ederek sözlerine devam etti: "Mağazalar artık müşterilerin markayla bağ kurduğu, yeni trendleri keşfettiği ve ilham aldığı deneyim alanları haline geliyor. Perakendeciler için müşteri deneyimini zenginleştiren bir unsur olabilmek önemli. Geleceğin başarılı markaları, dijital dünyanın sunduğu hız ve erişilebilirliği fiziksel mağazaların sunduğu deneyim ve insan dokunuşuyla bir araya getirebilen markalar olacak.” Fiba Perakende Grubu Türkiye Genel Müdürü Batur Can ise görüşlerini şöyle aktardı: "Perakendenin geleceğinde başarı; dijital ve fiziksel dünyayı birbirinin alternatifi olarak görmekten değil, bu iki yapıyı müşterinin beklentileri doğrultusunda uyumlu ve kesintisiz bir deneyime dönüştürebilmekten geçiyor." Deloitte Türkiye Teknoloji ve Dönüşüm İş Birimi Lideri Hakan Göl, perakende sektöründe büyümenin sınırlı, rekabetin ise yoğun olduğu bir döneme girildiğine dikkati çekerek, “Yapay zekâ artık yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, perakendenin iş yapış biçimlerini dönüştüren temel bir unsur haline geliyor. Kişiselleştirilmiş kampanyalar ve müşteri deneyimi uygulamaları, yapay zekâ sayesinde daha hızlı ve daha etkili hale gelecek” dedi. ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz ise şunları ifade etti: “ebebek’in hikâyesi ‘yeni ebeveyn olmuş biri ne arar; ürün mü, fiyat mı, yoksa bilgi ve güven mi?' sorusuna verdiğimiz cevapla başladı. Bizim cevabımız her zaman bilgi ve güven oldu. Dünya değişiyor, aile yapıları farklılaşıyor, ancak ebeveynlerin güven arayışı değişmiyor. Biz de tüm çalışmalarımızı bu güven ilişkisini güçlendirmek üzerine kuruyoruz” FutureBright Kurucu Ortağı Başak Abdula güvenilirliğe vurgu yaparken sözlerine şöyle devam etti: “Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı ancak karar vermek de bir o kadar zor hale geldi. Ebeveynlerin ortak bir noktası var: Çocukları için doğru kararı almak istiyorlar. Bu nedenle bilgi kirliliğinin arttığı bir ortamda güvenilir, sadeleştirilmiş ve yol gösterici içeriklerin önemi her geçen gün artıyor.” Landor Global Müşteri Hizmetleri Direktörü Andrew Welch deneyimin önemine dair görüşlerini şöyle aktardı: “Şirketlerin yüzde 80’i çok iyi bir deneyim sunduklarını düşünüyorlar ama gerçekte müşterilerin küçük bir yüzdesi bu iddiaya katılıyor. Markalar kendi yankı odalarının içinde yaşıyorlar ve müşteriyle bağı, müşterinin kendilerini tavsiye etmesini sağlayan temelleri kuramıyorlar. Diyelim ki bir giyim markasısınız. Eğer pürüzsüz bir deneyimin yeterli olduğunu düşünüyorsanız bu etkili değil, zira diğer markalar da bunu yapıyor. Müşteri ihtiyaç duyduğu kıyafetleri ararken markayla kurduğu bağın ne olduğuna bakmak gerekiyor. Çünkü marka sempatisinin yüzde 75’i o müşteri bağıyla kuruluyor. İşte yapay zekâ tüm bu pürüzleri ortadan kaldırıyor. Geriye kalan müşteriyi şaşırttığınız, onunla etkileşime girdiğiniz, zirve deneyimler oluyor.” Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, görüşlerini şöyle aktardı: “Koton’un dünyasını tek bir kavramla anlatamayız. Ama gitmek istediği yer daha özgür bir alan, zaten tasarımda fark yaratıyoruz.” Penti Yönetim Kurulu Başkanı Sami Kariyo ise, “Penti’de bizim için en önemli odaklarımız kitlesellik, kalite ve inovasyon. Son dönemlerde konu fiyat odaklı ilerliyor. Ama biz inovasyonu eksik etmeden kalitemizden de vazgeçmiyoruz” dedi. Kumsmall AVM Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Sarıkaya da şöyle konuştu: “Dünyada yaklaşık 300 milyar dolarlık bir mobilya pazarı var, Türkiye’nin payı ise yaklaşık yüzde 1,5 seviyesinde. Bu payı artırabileceğimizi düşündük. 2020’de mobilya alışveriş merkezimizi açtık. Aylık 400 binin üzerinde ziyaretçi ağırlıyoruz. Mobilyayla klasik AVM’yi birleştiren dünyadaki tek örneğiz.” Encore Genel Müdürü Ercan Caymaz moderatörlüğünde geçen oturumda ise “Perakendede Self-Checkout Hizmeti” konuşuldu. LC Waikiki Süreç Geliştirme Direktörü Cengiz Dörtoluk, konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “LC Waikiki olarak self-checkout hizmetini veren öncü şirketlerden biriyiz. Müşterimizin memnuniyet skorlarına baktığımızda en yüksek payı self-checkout kasaların aldığını görüyoruz. Çünkü müşterinin peşinde olduğu şey, teknolojinin kendisinden ziyade hayatını kolaylaştıran ürün ve servislere ulaşabilmek aslında. 2027 yılı yaz mevsimine doğru globaldeki 1500’e yakın mağazamızda self-checkout sistemlerimizi daha fazla konuşmaya devam edeceğiz.” Migros BT Operasyonları ve Ödeme Sistemleri Direktörü Atilla Övündür ise konuyla ilgili görüşlerini şöyle aktardı: “Migros olarak kasiyersiz kasayı Avrupa’da ilk kuran şirketiz. Bu inovasyona 1998 yılında başladık. Müşterimiz başlarda alışmadıkları için hiç memnun değildi ama biz ısrarla bu dijital dönüşüme devam ederek kullanıcıların hayatını kolaylaştırdık. Self servis uygulamalar perakendenin bir gerçeği. Şirketimizdeki tüm departmanın katkısıyla bugünlere geldik. Yapılan araştırmalara göre bu gibi sistemlerdeki suistimallerin ise yüzde 0,42 gibi çok az yüzdelerde olduğunu görüyoruz.” Human Design ve BG5 İş Kariyer Analiz Uzmanı Ceyda Latrous Hibardiyan ise özgün olmanın gücüne şöyle değindi: “Bir şirketi güçlü yapan şey, insanların birbirine benzemesi değil, birbirinden farklı olmasıdır. Hatta bana göre bir şirket sadece kurucularına ya da yöneticilerine ait değildir. O şirket, içinde bulunan herkesin kendine özgü bakış açısının, deneyiminin ve genetik imzasının toplamıdır. Liderliğin görünmez gücü de tam burada başlıyor. Çünkü insanlar kendi güçlü yanlarıyla katkı verebildiklerinde hem daha yaratıcı hem de daha üretken oluyorlar. Bu yüzden geleceğin başarılı şirketleri, farklılıkları bastıran değil; onları görünür kılan ve ortak bir amaç etrafında buluşturabilen liderler tarafından inşa edilecek.” Perakende Güneşi Ödülleri de Sahiplerini Buldu Program kapsamında gelenekselleşen Perakende Güneşi Ödülleri de sahiplerini buldu. Dijital pazarlama ve yenilikçi uygulamalar alanında öne çıkan şirketler, 14 derneğin temsilcilerinden oluşan jüri tarafından değerlendirildi. Perakende Günleri’nin 25’inci yılına özel olarak, daha önce Yaşam Boyu Başarı Ödülü almış sektörün önde gelen isimleri için “25. Yıl Onur Ödülü” töreni de Beyazıt Öztürk’ün sunumuyla düzenlendi. Perakende Günleri 2026, her yıl olduğu gibi bu yıl da coşkulu bir finalle tamamlandı; Türkiye’nin en güçlü seslerinden Özcan Deniz, senfoni orkestrası eşliğindeki kapanış konseriyle unutulmaz anlara imza attı. Güçlü yorumu ve sahne performansıyla katılımcılara unutulmaz bir müzik ziyafeti sunan Özcan Deniz, uzun süre alkışlandı.

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu Haber

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından Perakende Günleri, 25. yılında sektörü değerlendirmek üzere 8 dernek başkanını bir araya getirdi. Markalardan AVM'lere, gıda perakendecilerinden e-ticarete uzanan sektör temsilcisi başkanlar, perakendenin dönüşümüne ve geleceğine dair öngörülerini paylaştı, birlik mesajı verdi. Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen ve perakendeden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektöre yön veren tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Günleri yoğun katılımla başladı. Etkinliğin ilk gününde, Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Arın Saydam moderatörlüğünde düzenlenen ortak basın toplantısı, sektörün önde gelen 8 sivil toplum kuruluşu temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Toplantıda, son iki yılda hazır giyimin kan kaybettiğini, üretim gücünün zayıfladığını, yurt dışından gelen turistlerin harcamalarının azaldığını belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel sözlerine şöyle devam etti: “Üyelerimizin büyük problemi kira artış oranları. Yapılan cironun içindeki indirimli satış oranı her ankette artıyor. Satışların yüzde 70-80'inin indirimli dönemde yapılmaya başlanması tedirgin edici bir durum. Maliyet kalemleri neden artıyor, buna ayrıca bakmak gerekiyor. Hazır giyim son iki yıllık periyotta kan kaybetti. Üretim gücümüz zayıfladı. Yurt dışı turist harcamalarında da sürekli bir azalış var; bu da tedirgin edici. Bu durum dövize karşı gelir kaybı olduğunu gösteriyor. Perakendeci TL üzerinden satış yaptığı için etkileniyor. Öte yandan perakende sektöründe yaşanan daralmanın alınacak kararlarla ve coğrafyamız sayesinde hızlı bir şekilde değişeceğine inanıyorum.” Öncel, 25 yıldır bu başarıyı aynı heyecanla tutkuyla sürdüren Suat Soysal’ın perakende vizyonuna katkıda bulunmasını sektör için büyük bir şans olarak adlandırıp, tüm Soysal Danışmanlık ekibine teşekkürlerini iletti. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise, sektördeki durumu anlamak için perakendecilere, yatırımcılara ve tüketicilere ayrı ayrı bakmak gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Sene başında beklediğimiz toparlanma beklentisi maalesef 2027’ye kaydı. AYD olarak bizim bakış açımız çok net: Perakendeci ile AVM yatırımcısı birbirinin rakibi değil, iş ortağıdır. Perakende güçlü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü yönetmek için ihtiyacımız olan şey ortak akıldır. Sektörümüz önümüzdeki dönemde daha seçici bir büyüme sürecine girecek. Perakendeci ve yatırımcılar için sınırlı ancak doğru segmentlere odaklanan yatırımlar ve operasyonel disiplin ön plana çıkacak. Tüketici tarafında ise bir süre daha satın alma gücünün belirleyici olduğu bir dönem devam edecek. Bu süreçte başarılı olacak yapılar; müşteri deneyimini, veriyi ve dijital ile fiziksel dünyayı birlikte yönetebilen markalar ve alışveriş merkezleri olacak. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi, ancak adil ve dengeli bir sektör yapısıyla mümkündür.” Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe yaşanan uluslararası ve ulusal gelişmelerin iç talebi engellediğinden bahsetti ve sözlerine şöyle devam etti: “Sektörün gelir bacağı engellendi. Gider tarafında ise yaşanan yüksek enflasyon, kiralar, çalışan giderleri vb. para kazanmamızı olanaksız hale getiriyor. E-ticaret gelişmeye devam ediyor, ivmesi pandemi sonrasında da düşmedi, yüzde 20’leri geçen bir yükselişi var. Bunun sebebi perakende mağazacılığının gelişemiyor oluşu, mağaza açılmaması… Bu döngüyü kırmamız lazım. Eğer sektör büyümezse işsizlik çözülemez, ihracat bacağı çözülemez ve yabancı yatırımcı gelmez… Son 10 yıldır Türkiye’den marka çıkmıyor, çıkıp da 40-50 mağaza açmış bir mağaza yok, bu çok üzüntü verici bir durum… Enflasyon ve faiz konusunda gelişmekte olan ülkelerle aynı seviyeye gelirsek bu mümkün olabilir.” Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, ise gıda perakendesinin ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen gıda perakendesi kaliteli, güvenilir, erişilir fiyatla hizmet sunmaya devam ediyor. GPD olarak tüketici refahını artırma amacı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak gerek belediyeler gerekse mevzuat kaynaklı ek maliyetlere katlanıyoruz. Diğer yandan BM verilerine göre gıdanın 3’te biri kaybediliyor. Bu da 23 milyon tona denk geliyor. Bu önemli ve büyük bir sorun. Tüm zinciri veriye dayalı ve şeffaf yönetmenin gerekliliğine inanıyor; gıda güvenliği ve kaybı için izlenebilirliğin şart olduğunu düşünüyoruz. Tüm sektör için yapıcı diyalogla birlikte hareket etmenin altını çiziyoruz.” Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehbi Kahveci, Türkiye’de taklit markalar pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Bu pazarın yüzde 5’i ancak yakalanabiliyor. İthalata konulan vergiler taklidi en çok artıran unsur. Gümrük, polis ve jandarmanın katkısıyla bunu önlemeye çalışıyoruz. Uluslararası platformlarda Kapalı Çarşı en çok bilinen değerimiz. Kapalı Çarşı’nın itibarını düzeltip, ‘Türk Malı’nın orijinal olduğunu vurgulamamız lazım. Öte yandan ülkemizde yaşayıp daha sonra kendi ülkelerine dönenler, ‘Türk Malı’ ürünleri deneyimledikleri için oralarda bizim markalarımızın mağazalarını açıyorlar. Dünya’nın pek çok yerinde de ‘Türk Malı’ tescil yapar hale geldi…” Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, 25 yıldır Perakende Günleri’ni sürdürülebilir kıldığı için Soysal Danışmanlık’a teşekkürlerini ileterek sözlerine şöyle devam etti: “Susuzluk geliyor, alternatif gıdalar bulmak lazım, küresel değişimler mevcut. Ülkenin kendi kendine yetmesi bir güvenlik meselesi ve savunma sanayii kadar önemli. Öncelikli yatırımların bu alanda yapılmasına olanak tanınması lazım. Öte yandan büyük bir gıda enflasyonu da var ama ülkemizin potansiyeli yüksek, ilişkilerimizi doğru kullanarak, güzel gelişmeler yaşanabilir.” Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer ise yeme içme sektörünün boynu bükük diyerek, görüşlerini şöyle ifade etti: “2 milyon istihdamımız var. Turizm içinde gastronominin payı yüzde 20. 200 marka, 3 bin 500 işletme ve 1 trilyon lira ile varlığımızı sürdürüyoruz. Ancak 2-3 yıldır artan hammadde maliyetleri, tarihi rekorla artan çalışan maliyetleri ile mücadele ediyoruz. Kısa süreli yurt dışına tatile giden vatandaşlarımızın sayısı da harcadığı para da yüksek. Ülkemize gelen ziyaretçilerin kalma süresi ise daha uzun ama sağladığı gelir daha az. Bu denklem oldukça üzücü. Asıl önemli olan yaz mevsimi geldi. En azından vergisel avantajlar sağlanmasına ve körfez ülkelerinden, BAE’den gelecek firmalarla yeni fırsatlar yaratmanın önemine dikkat çekmek istiyoruz.” Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek de Dünyanın bir denge problemi yaşadığından bahsetti ve şunları ifade etti: “Ciro - kira dengesi, işçilik, kiralar vb. sorunları yönetmekte zorlanıyoruz. Vasıflı eleman bulmak sıkıntılı bir durum oldu. Ayrıca sektörümüzün bahşiş sıkıntısı var. Kredi kartı ile ödemeler çoğunlukta olduğu için bahşiş alamıyoruz. 2000’lerden sonra yaşanan zorlukların, krizlerin, salgınların ve teknolojik gelişmelerin değiştirdiği dönemin geçiş sancılarını yaşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.