Uygulamalarımız appstore googleplay

#Hukuk

TTN TÜRK - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel, yeni partiyi duyurdu Haber

Özgür Özel, yeni partiyi duyurdu

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Bugün seçilmiş il başkanlarımızla yarın seçilmiş parti meclisimiz MYK'mızla ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizin milletimizin seçtiği ona yetkisine emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz" dedi. Özgür Özel partisinin grup toplantısında son kez konuştu. Özel tarihi bir kavşakta olduklarını belirterek, "Bugün buradan tarihi bir konuşma, bugün buradan çok sıra dışı bir konuşma değil. Bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan, samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldik. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte, hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum" ifadelerini kullandı. Özel, CHP'yi bölemeyeceklerini belirterek, "Partinin adı değişir. Partinin logosu değişir. Gün gelir devran değişir. Ayrı düşenler birleşir ama bizi bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya karpuz gibiyiz. Yarıdan ikiye, altmışa, otuza yetmiş. Biz bir bütünüz. Bu bütünü asla bozamazlar. Çünkü bu bütün yüz üç yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür. Ve değerli yol arkadaşlarım, hepiniz şahitsiniz ki kurultayımızın altından ilk yerel seçimler için önümüzde sadece dört ay vardı. Sadece dört ay. Zaman kısaydı. Yol uzundu. Ve esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceği, burada yapılan işin millet tarafından bir öz eleştiriye sayılıp sayılmayacağı milletin yeni bir kredi verip vermeyeceği orada belli olacak. İşte o dört ayda hepiniz şahitsiniz ki oradan buradan biz odur budur o dört ayda kadınlara önem verildi, gençlere önem verildi, ölçme değerlendirmeye önem verildi. En yakınımız en yakınımızda duran başka adayı desteklemesine rağmen ankette çıkmayan o liste olmadı. En yakınımızda duran bir şey istediğinde bir rasyonalitesi yoksa hatta ve hatta her şey eşitse değişim görüntüsünü, umudunu, sözünü kim verecekse o adaylara yön edin. İzmir gibi yerde Cumhuriyet tarihinde bütün partiler 6 kadın belediye başkanı seçtirmişken 9 aday gösterilip 8 seçtirildi. 14 genç aday gösterilip 13'ü seçtirildi. 31'de 29, İzmir gibi yerde hem de seçimden sonra İzmir'i kaybedeceksiniz denilen yerde böyle bir şey gerçekleşti. Eldekiler kazanıldı. Türkiye'nin yüzde 65'i kazanıldı. Ufak tefek adaların bedelleri ödendi. Hatay'da ödendi ama doğru yapılan samimiyetle arkasında durulan ve tek tek göstergenin başarı olan çünkü o gün salonda Genel Başkan adaylığı sırasında sadece kendi adıma değil yeni yönetim anlayışı adına şunu söylemiştim. ‘Artık bize kimse bir kez daha yenilgiyle tanıştıramayacak. Nasıl Bülent Ecevit 70'lerde girdiği 2'si yerel, 2'si genel 4 seçimden birinci parti çıktıysa, girdiğimiz her hangi bir seçimde 2. parti çıkarsak ertesi gün kurultayı toplayacağım ve bir daha aday olmayacağım' dedim. ‘Dur' dediler. ‘Yeni seçildin' dediler. ‘4 ayda nereye gidiyorsun' dediler. Birileri 1 Nisancılar başarısızlık olsun gitsin diye bakarken sevenler bu kadar erken veda mı olur? Ya birinci parti olamazsan dediler. Ama ben siyasetin kararlılık işi olduğunu, biz siyasetin ekip işi olduğunu hepimiz artık bu partinin muhalefette kalmaya, yenilgiye doyduğunu, hedefinin iktidar olduğunu biliyoruz biz. Bunu söyledik biz. Şükürler olsun 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi Cumhuriyet Halk Partisi birinci partiydi" şeklinde konuştu. Özel, belediye başkanlarına art arda operasyonlar yapıldığını kaydederek, "Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma ve lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı. Cumhurbaşkanı adayımızı alıp tutukladılar. Belediye başkanlarımızı, meclis üyelerimizi, kıymetli bürokratlarımızı aldılar tutukladılar. O noktada millete bunlar casus, bunlar hırsız, bunlar yolsuz bunlar terörist damgaları vurmaya çalıştılar. Türkiye'nin en büyük belediyesini Esenyurt'u kazanmışız. Kayyum atayarak işe başladık. Operasyonlarla Ekrem İmamoğlu gibi girdiği tüm seçimleri AK Parti'ye karşı kazanmış birisinin başarılarını kendisine de terör yolsuzluk hırsızlık hızını alamayıp casus ve gayriahlaki suçlamalarla bir buçuk yıl boyunca devletin televizyonu dahil birkaç muhalif birkaç özgür yayıncılık yapan televizyon ve gazeteler dışında her türlü haysiyet suikastını servis ederek önemli bir kısmında da özel ekiplerle üstünde tepinerek arkadaşlarımızı perişan etmeye çalışıyor" diye konuştu. Özel şöyle konuştu: "Yol ayrımı AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği ana kademesinden umudunun olmadığı siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu temiz evlatlarını kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım? Kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararını verildiği gündür. Kurultayı kaybedip hazmedemeyenlerle, yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin büyük kurguyu yakıp yapıp içinde bir memur çocuğuna bir parasız yatılı öğrenciye arkasında lobilerin olmadığı arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine ana muhalefeti ki durmaz ki o zaman onlara muhalefetle yarının iktidarını verecek miyiz, yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak bir iş birliği mi yapacağı sorusuna verilmiş cevaptır bizim yürüyüşümüz. O yüzden butlan kararının üstünden 61 gün geçti. Bayram geçsin tepki durur diyenler. Bayramdan önce strateji yaptık. 3 gün konuşulur, 4. gün durulur. Sonra geçilir partinin başına oturulur diyenlerin bugün içinde bulundukları durumda sahadaki enerji de salondaki beklenti de memleketin geleceğe dair umutları da tam bu noktada bu kör düğümün olduğu yerde ya biz bu kör düğüme oturup susacağız milletin mahkumiyetine mahcubiyetle cevap vereceğiz ya bu kör düğümleri teker teker koparıp atacağız. Memleketin önünü açacağız. Tam buradayız. Hani tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak. İnceldiği yerden kopacaksa burada kopacak. Kimse bana particilik oynamayacak. Ya Cumhuriyet Halk Partili gibi davranılacak ya da saraydan alınan talimatlar unutulacak. Başkası yoktur. Böyle bir şey yok. Dünyanın lafını duyduk senelerce bir kelime cevap vermedik. Ama milletin partililerin gözünün önüne geçip de böyle bir şey yok. Ha şaşıyor musunuz? Sokakta şaşarsınız. Çünkü orada akan duygu adalet duygusudur. Taşan duygu yenilgiye isyan duygusudur. Kabaran duygu iktidara yürüme duygusudur. O yüzden biz akıp gidiyoruz. Siz dört kişiyle davul zurna tedbirli esnaf ziyareti yapmaya kalkıyorsunuz. Şükürler olsun ki bugün istikameti millete soran ve doğru yolu milletle bulan bir yolda ilerliyoruz. Bütün başvuruları yaptık. Delege imzalarını veriyoruz yapmıyor. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gidiyoruz. Haksızsın demiyor. Biliyor yapılacak o kongre. 3 Kasım'da, 3 Ekim'de görüşeceğim başvurunu diyor. O dün görüşmesi gerekirken. Yargıtay karar verecek, istinaf mahkemesi yedi günde alacak kararı 59 gün tutuyor. Ne zaman adli tatil başlayacak? Pazartesi, Cuma günü öğlen yolluyor. Talimatı bakanlıktan alıyor. Yargıtay'ın yetkisini gasp ediyor." Özel, meşruiyetin kendilerinde olduğuna işaret ederek, "Cumhuriyeti kuran geleneğin bugünkü kuşakları ve anlayışı bizimle birliktedir. Biz asla ve asla 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan AK Parti'ye ilk yenilgisini tattıran, Ankara'da partinin işgaline direnen parti işgal edildiğinde direnen partiyi işgale gelenlerin, kriminal tiplerle girişine göğüsleriyle direnen devletin polisi gelip üzerine gaz sıkılan, cop vurulan Atatürk'ün emaneti tarumar edilen odada her bir çekmecesi açılıp açılıp yere atılan o günden sonra milletvekillerimizle, üyelerimizle, Türkiye'nin dört bir yanından gelen il başkanlarımızla parti meclisi üyelerimizle birlikte o binadan çıktık. Geride yenilgileri teslimiyetleri hüzünleri geride bıraktık ve karşımıza umuda yürüyüşü iktidara yürüyüşü aldık. Bir rahmet başladı, bir yağmur başladı, doluya döndü" ifadelerini kullandı. "Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz" Özel şunları kaydetti: "Biz oradan buraya yaptığımız yürüyüşte o günden bugüne yaptığımız yürüyüşte ve bugünden sonra yapacağımız yürüyüşte her adımda eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış siyaseti geride bırakıyoruz. Eski nesil siyaseti geride bırakıyoruz. Yeni nesil siyaseti, yeni bir rekabet ahlakını, özgür ve onurlu insanların ülkesini kurmak için yola çıkan ve bu konuda kararlılıkla yürüyen bir anlayışı hayata geçiriyoruz. Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Kısır tartışmaları, bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, devleti partiye dönüştüren anlayışı, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini ve bunun oluşturduğu korkuyu, sessizliği ve umutsuzluğu geride bırakıyor. Bunları yapanları cesaretle karşımıza alıyoruz. Bu bir ayrılık değil. Bu bir vazgeçiş değil. Bu Türkiye'de daha güçlü şekilde değişimi sürdürme ve iktidara yürüyüşün kararlı adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir siyasi parti kurucusunun gösterdiği hedefe ulaşma azmini terk edemez. Hiçbir makam demokrasiden ileride hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemli değildir. Biz dün olduğu gibi bugün de milletin emrindeyiz. Dosta olmayana yanımızda olanlara güne kadar karşımızda olanlara ilan ederiz ki biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için siyasette ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz. Bugün seçilmiş il başkanlarımızla yarın seçilmiş parti meclisimiz MYK'mızla ardından milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizin milletimizin seçtiği ona yetkisine emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Teknik işlemlerin, teknik işlemlerin ardından milletvekillerimizle birlikte yeni kuracağımız partimizde hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla Türkiye Büyük Milletvekili Meclisi'nin ana muhalefet partisi oluyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz. Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına kuruluş kodlarına ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. 15 ay önce yüzde 5 parti, yüzde 25 oy aldığımız yerden yüzde 38 oya giderken nasıl aslan sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları, sosyalist demokratları, liberal demokratları kucaklamışsak onlarla birlikte Türkiye ittifakını kurmuşsak Atatürk'le sorunu olmayan, misafir milli sınırlarıyla sorunu olmayan, cumhuriyetle sorunu olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı'nda kucaklamaya birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum. Bugünlerde izim bu partiyi milletvekilleriyle kurmamızla birlikte doğru bir takvimlendirme ve ölçeklendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Yarın sabah kimse belediye başkanına sen niye geçmedin? Belediye meclis üyesine hala niye buradasın? Filanca kişiye halen daha niye orada değilsin demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Bu iktidar yürüyüşünde bizler, sizler, biz hepimiz ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş'ı ne Zeydan Karalar Adana'da ne Vahap Seçer Mersin'de. Tarihin önünde, milletin gönlünde ayrışabilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir. İktidar yürüyüşündedir. Sahipsiz vatanın batması haktır. Sen siz böyle sahip çıktıktan sonra bu vatan batmayacaktır. Bu büyük yürüyüşe bu yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapadılar. Yeni bir yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye var mısınız? Hadi bakalım. Yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz. İktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar."

Özel, CHP grup toplantısında konuştu Haber

Özel, CHP grup toplantısında konuştu

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Bin 4 delegemizin iradelerini teslim eden ıslak imzaları götürdüler. 'İstanbul'u düşelim, şunu düşelim bunu düşelim.' 833 resmiyet kazandığını söyledikleri imza teslim edildi. O günden itibaren de kurultayı bekliyoruz" dedi. Özel partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, kurultayı beklediklerini söyleyerek, "Geçen hafta 74 il başkanımız, 81 ilden gelen delege imzalarımızı o illerin delegeleri ile birlikte, il başkanlarımızın olmadığı 7 ilin delegeleri ile birlikte Cumhuriyet Halk Partimizin şu an butlan yönetiminde olan Genel Merkezine götürdüler. Büyük bir özenle, büyük bir titizlikle görevlerini yerine getirdiler. Orada çok önemli ve çok tarihi, çok güçlü de bir açıklama yaptılar. Bin 4 delegemizin iradelerini teslim eden ıslak imzaları götürdüler. ‘İstanbul'u düşelim, şunu düşelim bunu düşelim.' 833 resmiyet kazandığını söyledikleri imza teslim edildi. O günden itibaren de kurultayı bekliyoruz. Tabii, ‘Bir tedbir kararı var. Bu kurultayı yapamayız, normalini yaparız, biraz inceleriz, sonra söyleriz.' Bu tip kamuoyunun hiç tahammül edemediği, partililerimizin hiç tahammül edemediği delege mi? Delege. İmza mı? İmza. Onu alıp gereğini yapıp, İlçe Seçim Kurulu'na bildirmek görev. Ondan sonrasını İlçe Seçim Kurulu söyleyecek. Ama bununla ilgili bir sürü zorluk çıkarmak, esas niyetin, hani ‘Kurultayı yapabilecek olsak hemen yaparız' sözü gerçek olsa, samimi olsa, derhal bunun yapılması, kurultayı yapmayan, yaptırmayan bir irade varsa ona karşı hep bir ve bütün mücadele verilmesi gerekirken bir takım bahanelerle, engellemelerle, ‘Efendim sorduk, kurultay yapamıyoruz' gibi yaklaşımlarla karşı karşıyayız" dedi. Özel, Türkiye'nin önde gelen hukukçularının tedbir kararının kurultay yapmaya engel olmadığını ifade ettiğini belirterek, "Özel hukuk alanında çalışan ve bu kanun yapılırken ‘Medeni Usul Hukuku'ndaki bu tedbir, Medeni Kanun'un usulle ilgili kısımlarında konmuş, tarif edilmiş bir uygulama. Bu kanun yapılırken Meclis'e gelip bu kanunun yapımına katkı veren hocalarımız Hakan Pekcanıtez ve Muhammet Özekez bu konuda hakemli bir dergiye yayın yolladılar. Ayrıca resmi bir mütalaa verdiler. Onu da genel merkeze yolladık. Diyorlar ki bu kanunu yapanlar, oraya ‘tedbir' lafını yazanlar, Medeni Kanun'a bunu yazanlar ki oraya gidiyor bu kanun ‘Tedbir kurultaya engel değildir. Aksine sonuç doğuracak bir tedbir kararı uygulandı, uygulanmamalı. Derhal kurultay yapılmalıdır' diyorlar. Şimdi Türkiye'de aksini savunan tek bir hukukçu yok. Çıkıp da ‘Hayır, bu böyle olmaz' diyen, sözüne güvenilir, bu konuda çalışmış, uluslararası ya da akademide Türkiye'de kabul görmüş bir hoca yok bunu söyleyen. Ama maalesef burada buna rağmen imzaları elde tutup, İlçe Seçim Kurulu'na yollayıp da ‘Bakalım İlçe Seçim Kurulu ne diyor? Yüksek Seçim Kurulu ne diyor?' Buna bile mani olmaya çalışan bir tutum var. Bu tutumu dikkatle, sabırla, ibretle takip ediyoruz. Ancak Türkiye'ye sandığı getirmiş partinin yaptığı son dört kurultayda seçilmiş, mazbatasını almış Genel Başkanı'nın altı yıl önceki bir seçime girip aradaki dört seçimin sonucunu saymayarak partiyi bir atamayla yönetmeye çalışmanın izah edilebilir hiçbir tarafı yok" ifadelerini kullandı. Özel, konuşmasına şöyle devam etti: "Orada seçilmiş olan yönetimler hatta ve hatta en ayıplısı bizim Kadın Kolları il ve ilçe başkanlarımızı sadece kadın üyeler seçiyorlar, ayrı bir prosedür ve ayrı bir takvimle. Gençlik Kolları'nı sadece 30 yaş altı üyeler seçiyorlar, ayrı bir prosedür ve ayrı bir takvimle. O seçilmiş Kadın ve Gençlik Kolları'nın başkanlarına erkekler atama yapıyor. ‘Kadınların hepsinin seçtiği değil, bizim seçtiğimiz yönetecek' diye. 30 yaşın altındaki üyelerin kendi seçtikleri başkanlara tamamı 30 yaşın üstünde bulunan kişilerden oluşmuş bir MYK atama yapıyor, görevden alıyor, görev teklif ediyor bazı gençlere. O yüzden bu ülkeye sandığı getirmiş, demokrasiyi getirmiş, bu ülkeyi yeniden demokrasiye taşımayı vaat eden bir partinin bu ayıptan derhal ama derhal kurutulması lazımdır. Bunu bir tarihi çağrı olarak 2 milyon üyemiz adına, gençlerin umutları adına, bu ülkede yaşayan ve yaşamından memnun olmayan, iktidarı değiştirmek isteyen herkes adına, her yönüyle, hocaların görüşleriyle, delegenin imzasıyla, sokağın öfkesiyle, inancıyla, kararlılığıyla ama bu partinin bir evladı olarak Kemal beyi bugün bu tarihi kararı almaya, ülkeyi ve partiyi bu cenderenin içinde daha fazla tutmamaya davet ediyorum." Özel, Denizli ve Burdur'u ziyaret ettiğini hatırlatarak, milletin ağır bir ekonomik kriz girdabında sürüklendiğini söyledi. Özel, "Borcu borçla kapatmaya çabalıyor, kapatamıyor. İşçi, ay sonunu getiremiyor. Emekli geçinemiyor. Üretici kazanamıyor. Tüketici pazarda filesini dolduramıyor. Pazarcı, o sattığıyla evini geçindiremiyor. Millet bir çıkmazın, AK Parti'nin kötü yönetiminin sonucunda oluşan bir kara düzenin içine sıkışmış durumda. Millet bizden aslında kaldığımız yerden devam etmemizi istiyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi grubu olarak ilan edilmiş, hazırlanmış programlarla mayıs, haziran aylarında, temmuz ve ağustos ortak tek bir programla, eylül ve ekim ayında iktidar programımızı, vaatlerimizi, çok iyi bildiğimiz sorunları nasıl çözeceğimizi anlatmak üzere masa masa, öbek öbek, grup grup, şehir şehir Denizli'den, Gaziantep'ten, Bursa'dan, Kocaeli'den başlayarak 81 ilde nasıl yöneteceğimizi, bu ülkeyi nasıl düze çıkaracağımızı, emeklinin yüzünü nasıl güldüreceğimizi, hem emekçinin hakkını nasıl koruyup hem de çalıştığı KOBİ'yi nasıl ayakta tutacağımızı, nasıl yeni bir kalkınmayı, mor kalkınmayı, yeşil kalkınmayı, adil kalkınmayı, adil bölüşmeyi yapacağımızı konuşurken, ‘İktidar yolculuğunu, tarihin en büyük seçim maratonunu başlatmışız' derken son 60 gün sorulan ya son 60 gün, ‘Sandık görevlileri var mı? İyi yazdınız mı? Sandıkları tutabilecek miyiz?' sorusuna 2,5 yıl önceden 186 bin sandık görevlisini yazmışken, yazmak yetmez tek tek telefonla iki kez aramışken, aramak yetmez ‘Benim Sandığım' uygulamasını telefona yükletmişken onları seçime kadar en az altı kez ‘Oy kullanacağın sandığı gezeceksin, onlar seni bilecek, sen onları tanıyacaksın' demişken bu sene Eylül'de madem ki bu yıl seçim yok, varmış gibi seçim tatbikatını hazırlamış, sabahın altısında bütün sandık görevlilerine o gün yapılacak seçime, bugünden okulun önüne gönderip kalkanı kalkmayanı, uyananı uyanmayanı, sandığı tutup tutmayanı şimdiden görüp ‘Tatbikatta parça kıranı o gün seçim sandığına yollamayacağız' diye karar vermişken bu yapılır mı bu partiye ya? Bu yapılır mı" şeklinde konuştu. Özel, asgari ücret konusunda ise, "Bakın yılın ortasına geldik. Geçtiğimiz haftalarda yüksek tansiyonlu kürsü tartışmaları, sonra bir hafta burada Meclis'e seyirci yasağı bilmem ne falan derken buralara geldik. Biz olmazsak kim konuşacak, beş aylık enflasyonun yüzde 16'ya çıktığını, Avrupa'da birinci ve dünyada en yüksek beşinci enflasyonun halen Türkiye'de olduğunu, Avrupa'daki, dünyadaki 100 ülkeden onların bir yıllık enflasyondan fazlasını bizde bir ayda yaşandığını ve 28 bin lira verilen asgari ücretin verildiği günkü haliyle 23 bin 400 liraya gerilediğini, açlık sınırının 35 bin liraya çıktığını ve yoksulluk sınırının 114 bin 500 lira olduğunu, büyük şehirlerde ortalama ev kirasının 26 bin liraya çıktığını ve bu şartlarda halen daha işçiye 28 bin lira asgari ücret verildiğini ve şimdi yılın ortasına gelindiğini kim söyleyecek? Tayyip Erdoğan'a kim söyleyecek? Sen son seçildiğin seçimden bir ay önce ‘Asgari ücret eğer enflasyon tek hanenin üstünde ise yani yüzde 10 ve üzerinde ise yılda dört ayarlama yapılabilir, marttta, temmuzda, kasım'a enflasyon ayarlaması yapılabilir' deyip milletten oy isteyip şimdi seçildiğinden beri yılda bir kez sadece asgari ücretin ayarlandığını, şu anda asgari ücretin 5 bin lira kaybettiğini kim söyleyip, ara zam taleplerini kim dile getirecek" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.