Uygulamalarımız appstore googleplay

#Enflasyon

TTN TÜRK - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu Haber

Perakende Sektörünün Geleceği İçin "Ortak Akıl" Vurgusu

Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün en önemli buluşmalarından Perakende Günleri, 25. yılında sektörü değerlendirmek üzere 8 dernek başkanını bir araya getirdi. Markalardan AVM'lere, gıda perakendecilerinden e-ticarete uzanan sektör temsilcisi başkanlar, perakendenin dönüşümüne ve geleceğine dair öngörülerini paylaştı, birlik mesajı verdi. Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen ve perakendeden e-ticarete, e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar sektöre yön veren tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Günleri yoğun katılımla başladı. Etkinliğin ilk gününde, Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Arın Saydam moderatörlüğünde düzenlenen ortak basın toplantısı, sektörün önde gelen 8 sivil toplum kuruluşu temsilcilerini aynı masada buluşturdu. Toplantıda, son iki yılda hazır giyimin kan kaybettiğini, üretim gücünün zayıfladığını, yurt dışından gelen turistlerin harcamalarının azaldığını belirten Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel sözlerine şöyle devam etti: “Üyelerimizin büyük problemi kira artış oranları. Yapılan cironun içindeki indirimli satış oranı her ankette artıyor. Satışların yüzde 70-80'inin indirimli dönemde yapılmaya başlanması tedirgin edici bir durum. Maliyet kalemleri neden artıyor, buna ayrıca bakmak gerekiyor. Hazır giyim son iki yıllık periyotta kan kaybetti. Üretim gücümüz zayıfladı. Yurt dışı turist harcamalarında da sürekli bir azalış var; bu da tedirgin edici. Bu durum dövize karşı gelir kaybı olduğunu gösteriyor. Perakendeci TL üzerinden satış yaptığı için etkileniyor. Öte yandan perakende sektöründe yaşanan daralmanın alınacak kararlarla ve coğrafyamız sayesinde hızlı bir şekilde değişeceğine inanıyorum.” Öncel, 25 yıldır bu başarıyı aynı heyecanla tutkuyla sürdüren Suat Soysal’ın perakende vizyonuna katkıda bulunmasını sektör için büyük bir şans olarak adlandırıp, tüm Soysal Danışmanlık ekibine teşekkürlerini iletti. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise, sektördeki durumu anlamak için perakendecilere, yatırımcılara ve tüketicilere ayrı ayrı bakmak gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: “Sene başında beklediğimiz toparlanma beklentisi maalesef 2027’ye kaydı. AYD olarak bizim bakış açımız çok net: Perakendeci ile AVM yatırımcısı birbirinin rakibi değil, iş ortağıdır. Perakende güçlü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü yönetmek için ihtiyacımız olan şey ortak akıldır. Sektörümüz önümüzdeki dönemde daha seçici bir büyüme sürecine girecek. Perakendeci ve yatırımcılar için sınırlı ancak doğru segmentlere odaklanan yatırımlar ve operasyonel disiplin ön plana çıkacak. Tüketici tarafında ise bir süre daha satın alma gücünün belirleyici olduğu bir dönem devam edecek. Bu süreçte başarılı olacak yapılar; müşteri deneyimini, veriyi ve dijital ile fiziksel dünyayı birlikte yönetebilen markalar ve alışveriş merkezleri olacak. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi, ancak adil ve dengeli bir sektör yapısıyla mümkündür.” Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe yaşanan uluslararası ve ulusal gelişmelerin iç talebi engellediğinden bahsetti ve sözlerine şöyle devam etti: “Sektörün gelir bacağı engellendi. Gider tarafında ise yaşanan yüksek enflasyon, kiralar, çalışan giderleri vb. para kazanmamızı olanaksız hale getiriyor. E-ticaret gelişmeye devam ediyor, ivmesi pandemi sonrasında da düşmedi, yüzde 20’leri geçen bir yükselişi var. Bunun sebebi perakende mağazacılığının gelişemiyor oluşu, mağaza açılmaması… Bu döngüyü kırmamız lazım. Eğer sektör büyümezse işsizlik çözülemez, ihracat bacağı çözülemez ve yabancı yatırımcı gelmez… Son 10 yıldır Türkiye’den marka çıkmıyor, çıkıp da 40-50 mağaza açmış bir mağaza yok, bu çok üzüntü verici bir durum… Enflasyon ve faiz konusunda gelişmekte olan ülkelerle aynı seviyeye gelirsek bu mümkün olabilir.” Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, ise gıda perakendesinin ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen gıda perakendesi kaliteli, güvenilir, erişilir fiyatla hizmet sunmaya devam ediyor. GPD olarak tüketici refahını artırma amacı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak gerek belediyeler gerekse mevzuat kaynaklı ek maliyetlere katlanıyoruz. Diğer yandan BM verilerine göre gıdanın 3’te biri kaybediliyor. Bu da 23 milyon tona denk geliyor. Bu önemli ve büyük bir sorun. Tüm zinciri veriye dayalı ve şeffaf yönetmenin gerekliliğine inanıyor; gıda güvenliği ve kaybı için izlenebilirliğin şart olduğunu düşünüyoruz. Tüm sektör için yapıcı diyalogla birlikte hareket etmenin altını çiziyoruz.” Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehbi Kahveci, Türkiye’de taklit markalar pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu ve Türkiye’nin dünyada Çin’den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Bu pazarın yüzde 5’i ancak yakalanabiliyor. İthalata konulan vergiler taklidi en çok artıran unsur. Gümrük, polis ve jandarmanın katkısıyla bunu önlemeye çalışıyoruz. Uluslararası platformlarda Kapalı Çarşı en çok bilinen değerimiz. Kapalı Çarşı’nın itibarını düzeltip, ‘Türk Malı’nın orijinal olduğunu vurgulamamız lazım. Öte yandan ülkemizde yaşayıp daha sonra kendi ülkelerine dönenler, ‘Türk Malı’ ürünleri deneyimledikleri için oralarda bizim markalarımızın mağazalarını açıyorlar. Dünya’nın pek çok yerinde de ‘Türk Malı’ tescil yapar hale geldi…” Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, 25 yıldır Perakende Günleri’ni sürdürülebilir kıldığı için Soysal Danışmanlık’a teşekkürlerini ileterek sözlerine şöyle devam etti: “Susuzluk geliyor, alternatif gıdalar bulmak lazım, küresel değişimler mevcut. Ülkenin kendi kendine yetmesi bir güvenlik meselesi ve savunma sanayii kadar önemli. Öncelikli yatırımların bu alanda yapılmasına olanak tanınması lazım. Öte yandan büyük bir gıda enflasyonu da var ama ülkemizin potansiyeli yüksek, ilişkilerimizi doğru kullanarak, güzel gelişmeler yaşanabilir.” Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı Kaya Demirer ise yeme içme sektörünün boynu bükük diyerek, görüşlerini şöyle ifade etti: “2 milyon istihdamımız var. Turizm içinde gastronominin payı yüzde 20. 200 marka, 3 bin 500 işletme ve 1 trilyon lira ile varlığımızı sürdürüyoruz. Ancak 2-3 yıldır artan hammadde maliyetleri, tarihi rekorla artan çalışan maliyetleri ile mücadele ediyoruz. Kısa süreli yurt dışına tatile giden vatandaşlarımızın sayısı da harcadığı para da yüksek. Ülkemize gelen ziyaretçilerin kalma süresi ise daha uzun ama sağladığı gelir daha az. Bu denklem oldukça üzücü. Asıl önemli olan yaz mevsimi geldi. En azından vergisel avantajlar sağlanmasına ve körfez ülkelerinden, BAE’den gelecek firmalarla yeni fırsatlar yaratmanın önemine dikkat çekmek istiyoruz.” Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek de Dünyanın bir denge problemi yaşadığından bahsetti ve şunları ifade etti: “Ciro - kira dengesi, işçilik, kiralar vb. sorunları yönetmekte zorlanıyoruz. Vasıflı eleman bulmak sıkıntılı bir durum oldu. Ayrıca sektörümüzün bahşiş sıkıntısı var. Kredi kartı ile ödemeler çoğunlukta olduğu için bahşiş alamıyoruz. 2000’lerden sonra yaşanan zorlukların, krizlerin, salgınların ve teknolojik gelişmelerin değiştirdiği dönemin geçiş sancılarını yaşıyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel ! Haber

GÜNÜN ÖZETi - TTN TÜRK, Günün özeti özel !

Günün Özeti ÖZEL HABER PROGRAMI Hafta içi her gün TTN TÜRK Youtube Kanalında ! Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye-Kazakistan İş Forumu kapanışında konuştu:"Hazar Geçişli Orta Koridor’un ihyası için çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu Kapanış Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Hazar Geçişli Orta Koridor’un ihyası için çalışıyoruz" dedi. Haberin devamı için tıkla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana ziyareti çerçevesinde Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in huzurunda iki ülke arasında savunmadan enerjiye, eğitimden yatırımlara kadar birçok alanda 13 anlaşmaya imza atıldı. Haberin devamı için tıkla Okul saldırılarını araştıran TBMM Araştırma Komisyonu Başkanı Yusuf Beyazıt: "Bu acı sadece Maraş’ın değil tüm milletimizin acısı" Kahramanmaraş’taki Aysel Çalık Ortaokulu’nda yaşanan saldırıya ilişkin Kahramanmaraş’ta incelemelerde bulunan TBMM Meclis Araştırma Komisyonu Başkanı Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt, "Milletimizin başı sağ olsun. Sadece bu ailelerimiz, Maraş’ımız, Urfa’mız değil, tüm milletimizin başı sağ olsun. Bu çok büyük bir hadisedir. Bunların önüne geçeceğiz" dedi. Haberin devamı için tıkla Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Enflasyonun 2027’de yüzde 15 ve 2028’de yüzde 9 olacağı tahmin edilmektedir" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan, "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9'a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz" dedi. Global Sumud filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru yola çıktı İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kırmak amacıyla oluşturulan Global Sumud Filosu, Muğla’nın Marmaris ilçesinden Gazze’ye hareket etti. Haberin devamı için tıkla Demet Özdemir Cannes kırmızı halısında Online moda platformlarından Trendyolmilla’nın marka yüzü olan ünlü oyuncu Demet Özdemir, markanın kendisi için hazırladığı özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında yürüdü. Haberin devamı için tıkla ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile resmi devlet yemeğine katıldı. Xi, buradaki konuşmasında Çin ve ABD'nin rakip değil, ortak olması gerektiğini ifade etti.

Bakan Bolat: "İstikrarına gıptayla bakılan ve rol model alınan bir ülke konumundayız" Haber

Bakan Bolat: "İstikrarına gıptayla bakılan ve rol model alınan bir ülke konumundayız"

İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen "Ticarette Türkiye Yüzyılı Zirvesi", Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirildi. İş dünyası temsilcileri, ekonomistler ve sektör uzmanlarını bir araya getiren zirvede, Türkiye’nin ihracattaki büyüme hedefleri, küresel ticaretteki yeni stratejileri ve bölgesel ekonomik gelişmeler ele alındı. Türkiye’nin her yıl artış gösteren ihracat rakamları ve stratejik ticari hamlelerinin ana gündem maddeleri arasında yer aldığı zirvede, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda ekonomide kaydedilen ilerlemeler değerlendirildi. Türkiye’nin küresel pazardaki rekabet gücü, yeni ticaret adımları ve dış ticarette izlenecek yol haritası uzman isimlerin katkılarıyla masaya yatırıldı. Özellikle küresel ticaret savaşları, enerji arz güvenliği, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel gelişmelerin ekonomiye etkilerinin ele alındığı oturumda, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmelerin ardından enerji ve lojistik hatlarının güvenliği küresel ticaretin en kritik başlıkları arasında değerlendirildi. İran, ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilimlerin bölge ekonomisine etkileri ile enerji piyasalarında oluşabilecek riskler de zirvede geniş kapsamlı şekilde münazara edildi. Programda ayrıca Türkiye’nin ihracat vizyonu, yeni pazarlara açılım stratejileri ve değişen küresel ekonomik dengeler çerçevesinde iş dünyasının önündeki fırsatlar ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’nin jeopolitik konumu sayesinde bölgesel ticaret ve lojistikte stratejik bir merkez olma konumunu güçlendirdiğine dikkat çekti. Zirve kapsamında gerçekleştirilen özel oturumda Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Bolat, Hürmüz Boğazı ve İran, İsrail, Amerika çatışmasına gelinceye kadar dünya resmine bakıldığında çok çalkantılı bir süreçten geçildiğini aktararak, " 2008-2009 dünya finans ve ekonomi krizi, ardından egemen borç krizi, Türkiye’de yaşadığımız Gezi olayları, darbe girişimleri, kanlı darbe girişimleri, ardından COVID krizi dünyayı sarstı. COVID’den bir yıl sonra enflasyon patlaması yaşandı bütün dünyada. Bir yıl sonra Rusya-Ukrayna savaşı patlak verdi, bu büyük bir enerji fiyat ve arz krizine yol açtı, gıda fiyat ve arz krizine yol açtı. Bir yıl sonra biz tarihimizin en yıkıcı iki deprem felaketiyle maruz kaldık ve büyük bir 53 bin can kaybı ve 11 vilayetimizin ağır fiziki yıkımı, 120 milyar dolarlık bir bütçe ihtiyacı ve kısa sürede 13.5 milyon insanın rahatlatılması, ev ve iş yerlerine kavuşturulması. Derken geçen yılın başından bu yana da emtia fiyatlarında büyük artışlar ve ticaret savaşları, gümrük vergisi savaşları, ticaretteki korumacılık rüzgarının çok hızlı esmesi, buna karşı ülkelerin içine kapanması, ülke gruplarının bloklaşması, Birleşmiş Milletler, NATO ve Avrupa Birliği’ndeki çalkantılar ve bu süreçte Dünya Ticaret Örgütü’nün etkisizleşmesi ve geçen yıldan itibaren başlayan Hindistan-Pakistan, Pakistan-Afganistan, İsrail’in İran’a saldırıları, ondan sonra da 70 gün önce patlak veren ABD-İsrail ortaklaşa İran’a saldırılar, İran’ın bu saldırılara mukabele etmesi, direnç göstermesi ve bunu Ortadoğu ülkelerine, Körfez ülkelerine de yayarak ve de Hürmüz Boğazı’nı da kapatarak büyük bir çalkantıya yol açması" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız barışı sağlamak için büyük uğraş verdi" ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının 1973 birinci petrol krizi, 1979 ikinci petrol krizi ve 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının getirdiği enerji arz ve fiyat krizleri hepsinin toplamından daha yıkıcı, daha büyük bir krize yol açtığının altını çizen Bolat, " Dünyadaki doğalgazın yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçerek dünyaya satılıyordu. Dünyadaki gübre arzının, petrokimya ürünlerinin yaklaşık üçte birine yakın bir kısmı Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu ve dünyaya satılıyordu. Şimdi Hürmüz Boğazı’nda gemilere saldırılar başlayıp ve Hürmüz Boğazı’nı İran kendi direnişi için bir koz olarak kullanmaya başlayınca piyasalarda aniden arz krizi endişesi ve fiyatlarda yukarı doğru hızlı tırmanış başladı. Petrol varili 63-64 dolardı geçen yılın sonlarında, 117-120 dolara kadar yükseldi neredeyse yüzde 80-90 yüze yakın artış. Bunu aynı şekilde doğalgaz izliyor. Gübre fiyatları, petrokimya fiyatlarında yüzde 70-80 artışlar var. Bugün her ürünün üretiminde kimyasal ürün vardır. Petrokimya ürünleri de birçok sektöre hammadde ve girdi oluşturur. Gübre ise yediğimiz içtiğimiz her şeyin temel ihtiyacı olan bir madde. Dolayısıyla etkiler olarak bir; enflasyona maalesef olumsuz artış etkisi. İkincisi; piyasada bulunamama arz sorunu etkisi dünya için konuşuyorum, biz de onun bir parçasıyız. Üçüncüsü de; özellikle ülkeler arasında ticaretin zayıflaması, azalması ve ekonomik büyümenin azalması gibi olumsuz etkileri beraberinde getirdi. Önce şöyle zannedilmişti; ABD, İsrail, İran’da birkaç gün içinde rejimi düşürür veya iki taraf bir iki hafta vuruşur sonra ateşkes sağlanır gibi kısa sürer umuduyla bakılıyordu. Türkiye bu dönemde Sayın Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımız ve ekipleriyle beraber barışı sağlamak için, ateşkes sağlamak için gerçekten büyük uğraş verdi, hala da vermeye devam ediyor. Türkiye, Pakistan, Mısır gibi dost ve kardeş ülkeler. Şu anda gelinen noktada işte müzakereler ya da diğer adıyla pazarlıklar devam ediyor." dedi. "İstikrarına gıptayla bakılan ve rol model alınan bir ülke konumundayız" Hürmüz Boğazında yaşananların Türkiye üstündeki etkilerine de değinen Bakan Bolat, "Biz bu ülkelere komşu ülkeyiz ve öyle bir coğrafyada yaşıyoruz ki, herkes şöyle haritayı zihninde canlandırsın: Kuzeyinde mini bir dünya savaşı Rusya-Ukrayna, batıda yıllarca sürmüş bir Balkan savaşları, doğuda Azerbaycan ile Ermenistan arasında, Azerbaycan’ın Karabağ toprağını kurtarmak için 32 yıllık işgal ve sonrasında kurtarılması, güneyimizde Suriye, Irak’ta geçmiş, yakın geçmişte yaşananlar; İsrail’in Filistin’deki, Gazze’deki, Batı Şeria’daki katliamları, soykırımı; Suriye’ye, Yemen’e, Lübnan’a saldırıları, Katar’a gidip orada bombalama yapması vesaire. Böyle bir coğrafyada bir ülke yıldız gibi parlıyor. Gerçekten Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve dirayetli yönetimiyle 23 senede 40 yıllık terörü yok etmiş ve Türkiye topraklarında vatandaşlarımızın tırnağına zarar gelmeden bu savaşlardan Türkiye’yi ve halkımızı ayrı tutmuş, korumuş, terörü yok etmiş, huzur ve asayişi sağlamış ve yılda da ortalama yüzde 5.4 büyüme sağlamış bir ülke. Ve milli gelirini 238 milyar dolardan 1.6 trilyon dolara 6 kat çıkarmış, kişi başına milli gelirini 3.600 dolardan 18.040 dolara çıkarmış, 5 katından fazla. İhracatını da mal ve hizmet toplamı olarak 2002’deki 50 milyar dolardan 396 milyar dolara geçen yıl taşımış bir ülke. Ve de dış politikasıyla, savunma sanayisiyle, güçlü ordusuyla herkesin kendisini ortak görmek istediği, müttefik görmek istediği, istikrarına gıptayla baktığı ve rol model aldığı, almaya çalıştığı bir ülke konumundayız" değerlendirmesinde bulundu. "Allah’a çok şükür ürünlerde kimse bir arz sorunu yaşamadı" Savaşın başlamasıyla beraber birçok ülkede benzin kuyrukları, mazot kuyrukları, elektrik kesintileri, gübre arz paniği ve home ofis , home eğitim çalışmalarına dönüşler gibi uygulamaların yaşandığına dikkat çeken Bolat şunları söyledi: "Biz de hükümetimizin bu dirayetli, güven verici politikaları ve arz tedariğinde önceden yaptığı tedarikler nedeniyle Allah’a çok şükür ne mazotta, benzinde, uçak yakıtında, elektrikte, doğalgazda, gübrede, petrokimya ürünlerinde kimse bir arz sorunu yaşamadı. Fiyat artışları bu saydığımız ürünlerde dünyadaki fiyatların artışlarından dolayı yaşanan bir durum. Kendi malımız değil sonuçta, ithal ederek almak zorundayız ve üretimimizin yetmediği yerde de ithal etmek zorunda kaldığımızda dünya fiyatlarını ödemek zorundayız. Bunu alanlar da buradaki maliyetleri fiyata yansıtmaya çalışıyor o anlamda. Ve biz ihracatta gübre ihracatını durdurduk hemen dakika bir bu savaş başlar başlamaz. Tarım ve Orman Bakanlığımızla koordine hareket ettik, Ekonomi Koordinasyon Kurulu sürekli tedbirler, aksiyonlarla ilgili toplantılar yaptı ve gübre ithalatında gümrük vergisini sıfırladık. Kim bulabiliyorsa, alabiliyorsa dünyanın değişik yerlerinden sıfır gümrükle getirsin olarak. Antrepolarda 350 bin ton gübre vardı, bunların da yurt dışına çıkışını yasakladık ve içeriye satışına izin verdik. Bu tedbirlerle gübrede, petrokimya ürünlerinde, akaryakıtta, uçak benzininde hiçbir sıkıntı olmadı. Birçok hava yolları uçak benzin maliyetlerinden dolayı seferlerini çok azaltıyor ve kimi kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalırken bizim hava yollarımız çalışmaya devam ediyorlar." "Cumhuriyet tarihinin ikinci en yüksek aylık rekorunu elde ettik" Körfez Ülkeleri ile olan ticarette yaşananları da aktaran Bolat, "Körfez ülkeleriyle ticaretimizde de şunu gördük; ilk ay bir şok ayıydı Mart ayı, orada yüzde 35 bir ihracat azalması yaşadık o ve Körfez ülkelerine yaptığımız ihracat 1.5 milyar dolara geriledi. Ama Körfez ülkelerinin ihtiyaçları arttığı için ve birçok başka ülkelerden de Hürmüz Boğazı’nı geçip tedarik edemedikleri için Türkiye’den siparişler arttı. Avrupa’dakiler Uzak Doğu’dan ya da Körfez’den alamadıkları ürünler olunca oradan siparişler artmaya başladı. Harika bir Nisan ayı geçirdik ve ihracatımız Nisan ayında yüzde 22.5 artışla ve nette de 4.8 milyar dolar artışla 25.6 milyar dolara yükseldi. Haziran rekoru kırdık, Cumhuriyet tarihinin ikinci en yüksek aylık rekorunu elde ettik. Geçen Aralık ayında da 26.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihi 103 yılın, 1230 ayın rekorunu kırmıştık" dedi. Bakan Bolat, perşembe ve cuma günlerinin en önemli ihracat günleri olduğunu söyleyerek şunları kaydetti: "Bu yılın önemli bir özelliği; milli bayramlar, dini bayramlar hep hafta ortasına geldi, bizim iş günlerimiz gidiyor. Arada da bir iki gün olduğunda köprü yapıyorlar, birleştirme tatil yapıyorlar; bayağı bir zarar görüyoruz. Ocak ayı 1-2 Ocak öyle oldu, Perşembe Cuma bizim en önemli ihracat günlerimiz. Derken Ramazan Bayramı yine hafta arasına geldi. Şimdi biz Haziran’da bütün ilk üç ayı izale ettik, artı yüzde 3 artışa geçtik dört aylıkta rekordayız 88.6 milyar dolarla. Ama Mayıs böyle bizim için biraz zor geçecek gibi. Geçen yıl Mayıs’ta 20 iş günü vardı, bu yıl Mayıs’ta sadece 14 iş günü var. 1 Mayıs Cuma’ya geldi, bizim 1.5 milyar dolar ihracat yaptığımız gün gitti. 19 Mayıs Salı’ya geliyor, Kurban Bayramı 9 gün tatil; bize kalıyor 14 iş günü. Geçen yıl da o zamanın rekor ayı 24.8 milyar dolardı Mayıs rekorumuz ve Cumhuriyet rekoruydu. Ama talepteki bu canlılıkla kesinlikle altta kalacağımız mukadder ama biz Haziran ayında bunun acısını çıkaracağız. Haziran ayında milli bayram, dini bayram yok bu sene. Geçen yıl Kurban Bayramı Haziran’a gelmişti, baz etkisi bu defa lehimize çalışacak. İnşallah 25-26 milyar dolarla Mayıs’taki kaybı telafi edeceğiz ve yani yıllık hedeflerimiz doğrultusunda devam edeceğiz."

Merkez Bankası faizi yüzde 37’de sabit tuttu! Haber

Merkez Bankası faizi yüzde 37’de sabit tuttu!

İSTANBUL (İHA) - Merkez Bankası faizi değiştirmedi. Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ''Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.