Uygulamalarımız appstore googleplay

#Ebeveynlik

TTN TÜRK - Ebeveynlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ebeveynlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İletişim Başkanı Duran: "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti, sosyal medyadaki beğeni sayımızdan daha değerli olmak durumundadır" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti, sosyal medyadaki beğeni sayımızdan daha değerli olmak durumundadır"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti sosyal medyadaki like (beğeni) sayımızdan daha değerli olmak durumundadır. Bugün İletişim Başkanlığı olarak kamuoyuyla paylaştığımız ‘Yeni İletişim Teknolojileri ve Ebeveynlik' kitabımız, bu ve bunun gibi meseleler hakkında ebeveynlere yaptığımız hatırlatmaları içeren bir gayretin ürünüdür" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile Paneli' Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Panel kapsamında Başkanlık tarafından hazırlanan, dijital ortamlarda karşılaşılabilecek risklere karşı toplumsal farkındalığın artırılması, aile içi iletişimin güçlendirilmesi, çocukların dijital ortamlarda korunması ve ebeveynlere rehberlik etmesi amacıyla ‘Yeni İletişim Teknolojileri ve Aile El Kitabı'nın tanıtımı da yapıldı. Ailenin merkezi rolünün pekiştirilmesi, dijital dünyada ailenin rolü gibi konuların ele alınacağı panelde konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kamu kurumlarını yeni çağa hazırlamak için önemli gayretler sergilediklerini kaydetti. "Dijital dünyayı kapatılacak bir pencere değil, birlikte çerçeveleyeceğimiz bir manzara bir imkan olarak görmeliyiz " Duran, ebeveynlerin alışkanlıklarını gözden geçirmeden, kendi dönüşümünü fark etmeden çocukların ekran başında geçirdiği zamanı sorgulamasının eksik olacağını vurgulayarak, "Akademisyenler, uzmanlar bu sorunun eksik olduğunu söylüyorlar. Asıl mesele ekran süresi değil, çocuğun ekranda kurduğu ilişkinin ekrandan değiştirilen mananın niteliğidir. Böyle baktığımızda aslında teknoloji sadece teknoloji olarak, araç olarak kalmıyor. Bize bir dünya görüşü de getiriyor. Bunu fark etmek kendi değerlerimiz, kendi milli medeniyet değerlerimiz çerçevesinde bu teknolojiyi kullanmak durumundayız. Nitekim çocuklarımızın bugün onların baktıkları ekranların onlara önerdiği bir anlam dünyası içerisinde yetiştiğini görüyoruz. Bu anlam dünyası onların gerçeği oluyor. Bu gerçekliği anlamak, cihazları yönetmekten ziyade cihazların ürettiği anlamı yönetmekten geçiyor. İçinde bulunduğumuz çağ belki de en çok yasaklayıcılığın değil yol göstericiliğin etkili olduğu ve bu şekilde davranan ebeveynlere ihtiyacımızın olduğu bir dönem. Bu minvalde bizler dijital dünyayı kapatılacak bir pencere değil birlikte çerçeveleyeceğimiz bir manzara bir imkan olarak görmeliyiz" açıklamasında bulundu. Ebeveynlerin çocuklarının her hallerini, başarılarını, günlük hayatlarının, hatta öfkeli kısımlarını bile mahrem kısımlarını bile paylaşma eğilimi olduğunu ve bunun her geçen gün arttığını kaydeden Duran, "Ebeveynlerin çocukların hallerini paylaşmaları masum bir hissiyatla yapılıyor elbette. Ancak bizler profesyonel hayatta kişisel verileri kontrol etmeye, kişisel verilerimizin paylaşılmasını korumak için olağanüstü tedbirler alıyoruz. Güvenlik duvarları örüyoruz, geniş hukuki metinler inşa ediyoruz, veri etiği üzerine konuşup politikalar geliştiriyoruz. Peki ya kendi çocuklarımızın verileri, onların onayı olmadan oluşturduğumuz bu dijital kimlikler yarın onların karşısına nasıl çıkacak? Bizler dijital benlik, dijital kimlik denilen olguyu henüz yeni tecrübe ediyoruz. Ama bu çocuklarımız için çok daha önemli bir konu olacak. Önümüzdeki 10'lu yıllar, her dijital izin çocuğumuz adına verdiğimiz bir karar ve taşıdığımız bir sorumluluk olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti, sosyal medyadaki like (beğeni) sayımızdan daha değerli olmak durumundadır" Yeni yayımlanan kitabın ebeveynlere çeşitli hatırlatmalar içerdiğini dile getiren Duran, "Çocuklarımızın dijital alandaki mahremiyeti sosyal medyadaki like sayımızdan daha değerli olmak durumundadır. Bugün İletişim Başkanlığı olarak kamuoyuyla paylaştığımız ‘Yeni İletişim Teknolojileri ve Ebeveynlik' kitabımız, bu ve bunun gibi meseleler hakkında ebeveynlere yaptığımız hatırlatmaları içeren bir gayretin ürünüdür. Başkanlığımızın asıl gayesi, teknoloji ve çocuk ilişkisinde ebeveynlere dengeli ve bilinçli bir istikamet konusunda rehber ortaya koymaktır" şeklinde konuştu. "Bizim kuşağımızın dünyası ile çocuklarımızın dünyaları arasında büyük uçurumlar var" Çocuklara yapılan uyarılardan önce ailelerin kendilerinin de dijital mecralar konusunda temkinli davranmaları gerektiğine dikkati çeken Duran, "Bizler çocuklarımıza odaklanma ve anda kalma telkinleri veriyoruz. Ancak zaman zaman asıl anda kalması gereken biziz ve anda kalmamız gereken yer akşam eve döndüğümüzde bize gününü anlatmak için bekleyen çocuğumuzun gözlerinin içidir. Her şeyden önce şunu kabul etmeliyiz; bu çocuklar dijital yerli olarak adlandırılan bir kuşağın mensubu. Dijital dönüşümle birlikte bizim kuşağımızın dünyası ile çocuklarımızın dünyaları arasında büyük uçurumlar var. Bu yeni olgu, onlar için doğal" ifadelerine yer verdi. "Çocuklarımızı bilinçli birer dijital vatandaş yapabilmek için en güçlü şifre aile içindeki güven ortamıdır" Çocukların dijital dünyayı bilinçli olarak kullanmaları için ailelere büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayan Duran, "Bizim çocuklarımızla iletişimde kalmamız, onları olası tehditlerden korumak ve rehberlik etmek için en temel sorumluluklarımızdan birisidir. Dijital dünyanın kapısını kapatamayız. Kendimizi bunun dışında bırakamayız. Bizim bu dijital dünyayı yönetmek için elimizdeki en önemli şeylerden bir tanesi aile sofralarımızdır, aile masalarımızdır. Çocuklarımızı bilinçli birer dijital vatandaş yapabilmek için en güçlü şifre aile içindeki güven ortamıdır. Bize de ebeveynler olarak çok önemli görevler düşüyor. Bu dünyanın risklerini ve tehditlerini tespit etmekle yetinmeyip alternatifler üretmek ve harekete geçmek durumundayız" dedi. "Ailenin ve çocuklarımızın dijital dünyada korunması mücadelesi, güçlü bir millet-devlet iş birliğini zorunlu kılmaktadır" Dijital dünyanın çeşitli sorunları da beraberinde getirdiğini söyleyen Duran, "Siber zorbalık, dijital şiddet gibi tehditler çocuklarımızı kendilerini en güvende hissedecekleri yerler olan evlerine kadar takip etmektedir. Dijital ortamda karşılaştıkları bir olumsuzlukla kafalarını yastığa koydukları anda bile yüzleşmeye devam ediyorlar. Bununla birlikte ailenin ve bilhassa çocuklarımızın dijital dünyada korunması mücadelesi güçlü bir millet-devlet iş birliğini zorunlu kılmaktadır. Dezenformasyonda güçlü mücadele ederken tam da buna dikkat çekiyoruz. Hem ailelerimiz hem de çocuklarımız için dijital dünyayı daha güvenli hale getirmeye gayret ediyoruz" diye konuştu. Duran, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın çalışmalarına değinerek "15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesi, dijital dünyada çocukların güçlendirilmesine yönelik eylem planı, dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesi kampanyası ve bakanlıkça yayınlanan dijital ebeveynlik rehberleri hem ailelerimize hem de gençlerimize yönelik çok önemli çalışmalardır" değerlendirmesinde bulundu. Program, ‘Yeni İletişim Teknolojilerinin Aileye Etkisi' konulu panelle devam etti.

Veliler de öğrenci oldu Haber

Veliler de öğrenci oldu

Çocuğun gelişimini desteklemek, artık yalnızca öğrencinin sınıf içindeki performansına odaklanmakla açıklanmıyor. Uzmanlar, aile içi iletişimden ebeveyn tutumlarına, kaygı düzeyinden sınır koyma biçimine kadar pek çok unsurun çocukların akademik ve duygusal gelişiminde doğrudan etkili olduğuna dikkat çekiyor. Bu doğrultuda velilere yönelik geliştirilen bilim temelli atölyeler, eğitim sürecine farklı bir boyut kazandırıyor. Çocukların gelişim dönemleri, öğrenme biçimleri, dikkat ve planlama becerileri, psikolojik sağlamlık, bilinçli ebeveynlik ve ergenlik süreci gibi başlıklarda hazırlanan çalışmalar, ebeveynlerin çocuklarıyla kurdukları ilişkiyi daha bilinçli ve güçlü bir zeminde yeniden ele almalarını amaçlıyor. Günümüzde ebeveynlerin en çok zorlandığı konuların başında çocukla iletişim kurmak, sınır koymak ve kaygıyı yönetmek geliyor. Ergenlik ve sınav dönemlerinde ise bu zorluklar daha da belirginleşiyor. Ebeveynlerin yoğun iş temposu ve artan beklentiler, aile içi dengeyi zorlaştırırken; bu durum doğrudan çocukların gelişimine de yansıyor. FMV Işık Okulları ise bu tabloya farklı bir perspektiften yaklaşarak odağı yalnızca öğrenciye değil, ebeveyne de çeviriyor. Uzun yıllardır sürdürülen “veli atölyeleri” ile ebeveynlik; kontrol, yönlendirme ve akademik başarı desteğinin ötesinde, iletişim, farkındalık ve duygusal denge ekseninde yeniden ele alınıyor. Rehberlikte Veliler Artık Sürecin Aktif Parçası FMV Ispartakule Işık İlkokulu ve Ortaokulu Rehberlik ve Psikolojik Danışma Bölümü, “Bilim Temelli Rehberlik” çalışmaları kapsamında düzenlediği veli atölyeleriyle ebeveynliği yeniden ele alıyor: Bu atölyelerde, velilere yalnızca “çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiği” anlatılmıyor; ebeveynlerin kendi duygu durumları, otomatik tepkileri, çocukluk deneyimleri, kaygı biçimleri ve ilişki kalıpları da kapsamlı biçimde ele alınıyor. Bu sayede çocukla kurulan ilişkinin yalnızca gözlenen davranışlar üzerinden değil, ebeveynin içsel dünyasıyla bağlantılı olarak değerlendirilmesi hedefleniyor. Klasik seminer anlayışının ötesine geçen bu modelde veliler yalnızca dinleyici değil, sürecin aktif bir parçası. Deneyim paylaşımı ve farkındalık temelli ilerleyen atölyeler, ebeveynlerin kendi tutumlarını yeniden değerlendirmelerine olanak tanırken, çocuklarıyla kurdukları ilişkinin daha güçlü ve sağlıklı bir zemine taşınmasına katkı sağlıyor. Düzenlenen bu atölyeler, okulun veliye dönük yaklaşımının yüzeysel bir bilgilendirme çalışmasıyla sınırlı olmadığını, güncel ihtiyaçları gözeten, gelişim psikolojisi ve psikolojik danışmanlık temelli bir içerik planlaması yürüttüğünü güçlü biçimde ortaya koyuyor. Bazı atölyeler tek oturumluk planlanırken, bazıları iki, üç ya da dört haftaya yayılan grup çalışmaları olarak yürütülüyor. “Yalnız Olmadığımızı Görmek İyi Hissettiriyor” Ebeveynler veli atölyelerinde kendileriyle benzer deneyimler yaşayan ailelerle bir araya gelmenin, “yalnız olmadıklarını fark etmeleri” açısından önemli bir destek sağladığını vurguluyor. Atölyelerle birlikte anne babalar, yalnızca çocuklarına yönelik yaklaşımlarını değil; kendi duygu ve davranışlarını da fark ederek daha sakin, dengeli ve güven veren bir ebeveynlik yaklaşımı geliştirdiklerini dile getiriyor. Bu yaklaşım okul genelinde bütüncül bir şekilde uygulanıyor. Öğretmenler de öz şefkat, psikolojik sağlamlık, ergen gelişimi ve kaygı yönetimi gibi başlıklarda düzenlenen benzer atölyelerle destekleniyor. “Kontrolcü” Ebeveynlikten “Rehber” Ebeveynliğe Veliler, atölye süreciyle birlikte çocuklarıyla kurdukları ilişkinin belirgin biçimde değiştiğini ifade ediyor. Daha önce çoğu zaman “yapma”, “öyle davranma” gibi yönlendirici ve kontrol odaklı tepkilerin yerini artık “seni anlıyorum”, “ne hissettiğini fark ediyorum” gibi daha kapsayıcı ve anlayışlı bir dilin aldığını vurguluyorlar. Çocuklara daha fazla alan tanımanın hem onların özgüvenini artırdığını hem de aile içi ilişkileri daha sağlıklı bir zemine taşıdığını ifade eden veliler, bu dönüşümle birlikte kendi kaygılarının da azaldığını dile getiriyor. Veliler de “Mezun” Oldu: Atölye Sonunda Sertifikalarını Aldılar FMV Ispartakule Işık İlkokulu ve Ortaokulu’nda hayata geçirilen veli atölyeleri, program sonunda düzenlenen sertifika töreniyle tamamlandı. Veliler, katılım sertifikalarını okul müdürü Damla Gül Sapmaz’ın takdimiyle alırken, bu anlar hem gurur hem de duygusal bir kapanışa sahne oldu. Bu süreçte veliler yalnızca bilgi edinen değil; kendi gelişim yolculuğunu tamamlayan birer “öğrenci” olarak sürece dahil oldu. Sertifika töreni ise bu dönüşümün somut bir göstergesi haline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.