Uygulamalarımız appstore googleplay

#Dayanışma

TTN TÜRK - Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kurban Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla bir mesaj paylaştı. Erdoğan, "Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye süreci, bunlardan biridir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kurban Bayramı vesilesiyle bir mesaj paylaştı. Sözlerine vatandaşların bayramını kutlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Gazze başta olmak üzere, gönül coğrafyalarımızın farklı köşelerinde bu bayramı da hüzünle acıyla, kalplerinde ince bir sızı ile karşılayan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarını gönderiyor, kurban bayramlarını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Kurban bir ibadet olmanın yanı sıra, kelime anlamı itibariyle aynı zamanda yaklaşma, yakınlaşma, yakın olma demektir. İnanıyorum ki her bir vatandaşımız, gerek eş, dost ve akraba ziyaretleriyle gerekse yardım ve dayanışma faaliyetleriyle bu ruh şölenini en verimli surette değerlendirecek, böylece hem Allah'a yaklaşmış hem de birbirine daha sıkı bağlarla kenetlenmiş olacaktır. Şayet muhabbet ve diğergamlığın gönülleri sarıp sarmaladığı bu mübarek günleri, hakkıyla idrak edebilirsek işte o zaman kardeşliğimiz güçlenecek darlığın yerini ferahlık, dargınlığın yerini kucaklaşma alacaktır. Duam ve beklentim bu bayramın da kalplerin yumuşamasına, küskünlerin barışmasına kırgınlıkların giderilmesine ve sıkılı yumrukların tamamen açılmasına vesile olmasıdır. Aziz milletim İslam alemi olarak, bir huzur iklimine kavuşmanın sevincini yaşarken öte yandan bölgemiz ve dünyamız stres yükü yüksek bir düzeyden geçiyor" dedi. "İsrail saldırılarını pervasızca sürdürüyor" İsrail'in bölgedeki saldırılarını pervasızca sürdürdüğünü belirten Erdoğan, "İsrail, Gazze'den Batı Şeria'ya, Doğu Kudüs'ten Lübnan'a kadar, coğrafyamızın farklı noktalarında işgal, yıkım, katliam ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini pervasızca sürdürüyor. Yine İsrail'in tahrik ve tertipleriyle tetiklenen savaşın menfi etkileri enerjiden tarıma, ticaretten ulaşıma, ekonomiden güvenliğe birçok alanda hissediliyor. Bölgemizin savaş ve krizler silsilesiyle boğuştu bu dönemde, Türkiye ekonomisiyle altyapısıyla, tecrübeli kurumları liyakatli kadrolarıyla en önemlisi tahkip ettiği iç cephesiyle istikrar adası olarak, göz dolduruyor" şeklinde konuştu. "Ekonomide eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazdık" Türkiye'nin ekonomide bir başarı hikayesi yazdığını vurgulayan Erdoğan, "Eleştirilere ve engellere rağmen 23 yıldır güttüğümüz politikaların semeresini başta savunma sanayimiz olmak üzere her alanda topluyoruz. 238 milyar dolardan 1,6 trilyon doları aşan ekonomik büyüklüğü 36 milyar dolardan 276 milyar dolara çıkan yıllık ihracatı, 248 milyon dolardan 10 milyar doları geçen savunma ve havacılık ihracatı ile Türkiye dünyada eşine az rastlanır bir başarı hikayesi yazmaktadır" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye süreci" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, "Etrafımızdaki toz bulutu dağıldıktan sonra inşallah yeni dönemin parlayan yıldızlarından birisi Türkiye'miz olacaktır. Bunun için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Ülkemizin istikbali ile bölgemizin istikrarı açısından taşıdığı stratejik değer bugünlerde daha iyi anlaşılan terörsüz Türkiye süreci, bunlardan biridir. Sınırlarımız içinde, huzur ve güvenliğin güçlenmesine sınırlarımız dışında emperyalist oyunların bozulmasına katkı sunan bu tarihi süreci, çok büyük bir özenle sağduyu ve samimiyetle menziline doğru götürüyoruz. Türkiye'ye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten milletimizi kurtarma irademiz tamdır, sapasağlam hızla yola devam ediyoruz. Bu düşüncelerle Kurban Bayramı'nın ülkemiz, milletimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için bir kez daha hayırlar getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Son olarak Hac vazifesini yerine getirenlere ve yola çıkan vatandaşlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin dua ve ibadetlerini rabbim kabul buyursun diliyorum. Bayramda seyahat edecek vatandaşlarımızdan hız limitlerine ve trafik kurallarına uymalarını özellikle istirham ediyorum" şeklinde konuştu.

Özgür Özel: "Milletimizi, sevenlerimizi Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum" Haber

Özgür Özel: "Milletimizi, sevenlerimizi Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum"

Özgür Özel yaptığı videolu açıklamada, "Milletimizi, sevenlerimizi sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine, dayanışma göstermelerine, tüm Türkiye’de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum" dedi. Özgür Özel, resmi sosyal medya hesabından gündeme dair açıklama yaptığı görüntülü bir paylaşım yaptı. Gün içerisinde yaşadıklarına değinen Özgür Özel, "Baba ocağındayız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel merkezindeyiz. Atatürk’ün emaneti makamındayız. Bir saldırı altındayız. Suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak. Suçumuz AK Parti’yi yenmek. Suçumuz Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir parti içi yarışa girip son seçimlerin kaybından sonra iktidar değişikliğine direnenlere karşı değişim deyip o değişim iradesiyle gençlerle, kadınlarla ve değişimi isteyen herkesle birlikte partimizi birinci yapmak. İki; sonucu hazmedemeyenler, partideki başarımızı hazmedemeyenlerle 31 Mart seçim başarımızı hazmedemeyenlerin ittifakı var. Yani AK Parti’nin yargı kollarıyla butlan ittifakı var. Şimdi o hukuksuz kararı almaları yetmezmiş gibi kapıya dayandılar. Önce sabahın yedisinde hiçbirisi CHP’li olmayan, önde yürüyen birkaç milletvekili dışında arkada yürüyenlerin CHP’li olmadığı ve işi gücü kavga etmek olan bir grupla kapımıza dayandılar. Gençler püskürttü. Tekrar geldiler. Daha kalabalık geldiler. Kapılar kapandı, direniş başladı. Şimdi polisle geldiler ve binaya girmek, gazla girmek, copla girmek, polisle birlikte girmek bu binayı tahrip etmek istiyorlar. Bu binayı ele geçirmek istiyorlar. Buradan çıkmayacağız. Ne kadar dayanabiliriz bilmiyorum. Sonuçta devletin polisine el kaldıracak halimiz yok ama delegenin oturttuğu bu koltuklardan delegeden başkası bizi kaldıramaz dedik. Kaldırabilirler, söküp atabilirler. Sokağa atabilirler ama zaten biz bu binada oturarak partiyi birinci parti yapmadık. Bu binada oturmakla seçim kazanılmıyor. Bunu en iyi birileri bilir. Seçim sokakta, meydanda kazanılıyor" ifadelerini kullandı. Sonuna kadar direneceklerini belirten ve iktidar yürüyüşünü meydanlarda sürdüreceğini vurgulayan Özel, "Kimse unutmasın. Bu parti kurulduğunda bir Genel Merkezi yoktu. Önce savaş meydanlarında çadırlarda kuruldu. Sonra Cumhuriyet Halk Partisi birinci meclisteki bir odayı kendine Genel Merkez kabul etti. Bize bir oda, bir çadır yeter. Bize milletimiz yeter ama bu darbecilerin de milletimize yaptığı yeter. Milletimizi, sevenlerimizi buna tepki göstermeye, sözle tepki göstermeye, sosyal medyadan tepki göstermeye, gelebilenlerin gelmesine dayanışma göstermelerine, tüm Türkiye’de il başkanlıklarımıza sahip çıkmalarına, Genel Merkezimize sahip çıkmalarına davet ediyorum. Biz sonuna kadar mücadele edeceğiz. Sonunda da ne olursa olsun bedenimizi teslim alırlar ama mücadelemizi teslim olamayacaklar" diye konuştu.

Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı Haber

Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı

Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından karşılandı. Gazze’ye insani yardım götürmek için Global Sumud Filosu ile çıktığı yolculuğunda İsrail saldırısıyl alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, diplomatik girişimler sonucunda Türkiye’ye getirildi. HAK-İŞ’e bağlı sendika başkanları ve üyeleri tarafından karşılanan Arslan, yaptığı konuşmada, dünyanın Sumud Filosu’nda yaşananları bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Arslan, "Bunu teşkilatlarımızın dünyanın bilmesi gerekiyor. Gerçekten Sumud için Siyonist devletinin yapmış olduğu hazırlıklar bir plan dahilinde yapılmış. Gemilere müdahaleden başlayarak sınır dışı edildiğimiz saate kadar her şey planlanmıştı. Bir dakikası bile boş geçmeyen işkenceler, hakaretler, aşağılanmalar, bir insana yapılmaması gereken ne varsa hepimize uygulandığı bir süreç yaşadık. Bunların böyle olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Geçen yıl Sumud 1’de yaşananların on katı değil yüz katını yaşattılar. Neden? Sumud onlar için büyük bir baş belası. Sumud bir ateşkesin kısmen de olsa sağlanmasını gerçekleştirmişti. Yardımların kısmen de olsa gitmesini sağlamıştı. Uluslararası toplumun Filistin konusunda inanılmaz duyarlılık oluşturmuştu. Ve bütün dünya ayağa kalkmıştı" dedi. "Amacımız, bir duruş ortaya koymak ve bunun karşılığında onurumuzu, yerlere süründürmeden dik durabilmekti" Sumud’un İsrail güçlerine karşı olan duruşuna değinen Arslan, "Ama Sumud’un ilkesi şu; ‘asla karşılık vermeyeceğiz, asla şiddete eğilim göstermeyeceğiz, asla gözlerine bakmayacağız, asla onlarla bir münakaşaya girmeyeceğiz’. Çünkü bunları yaparsanız Fatma gibi daha çok dayak yiyorsunuz. Daha fazla hakaret görüyorsunuz. Daha fazla işkence görüyorsunuz. Bizim oradaki amacımız, bir duruş ortaya koymak, o duruşumuzun karşılığında onurumuzu, haysiyetimizi, kişiliğimizi asla yerlere süründürmeden dik durabilmekti" ifadelerine yer verdi. Sumud 2 misyonunun daha Gazze’ye ulaşamadan uluslararası kamuoyunda büyük etki oluşturduğunu ifade eden Arslan, dünyanın birçok ülkesinde halkların Filistin için meydanlara çıktığını söyledi. Arslan, Batılı halkların hükümetlerinin baskılarına rağmen Filistin için ses yükselttiğini belirterek, Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığına dikkati çekti. "Şov yapmak için değil, Filistin için gittik" Arslan, Sumud yolculuğunun herhangi bir gösteri amacı taşımadığını ve kamuoyuyla önceden paylaşmadığını söyleyerek, "Amacımız Filistinli kardeşlerimizin acılarını dindirmek. Onların yaşadığı zorlukları görüp bunu sizinle paylaşıp daha fazlasını yapmayı istemek. Derdimiz bu, şov yapmak değil. Şov yapmak istesek bir ay önceden propaganda yapardık. Ailemin dışında kimseye paylaşmadık. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza son gün söyledim. Neden? Çünkü bu istismar edilsin istemedik" diye konuştu. "Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" Filistin halkının yaşadığı zulmün tüm insanlığın ortak meselesi olduğunun altını çizen Arslan, "Filistin için kim bir tuğla koymuşsa kendimizi ondan ayrı görmüyoruz. Ama HAK-İŞ herkesten daha fazlasını yapmak zorunda. Herkesten daha fazla fedakarlık, herkesten daha fazla mücadele etmek zorunda. Çünkü konfederasyonumuzun bu konuda kararları var. Bulunduğumuz illerde, il başkanlıklarımızda, şube başkanlıklarımızda, sendikalarımızda Filistin’i ve Gazze’yi girinti gündeminiz yapın. Gazze tamamen düşerse biliniz İstanbul düşer arkadaşlar. Bu siyonist katillerin esas hedefi Türkiye. O yüzden Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramının yalnızca konuşularak geçiştirilemeyeceğini belirterek, herkesin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananların yerinde görüldüğünde çok daha derinden hissedilebildiğini söyleyen Arslan, "Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları yerinde görünce daha fazlasını yapmamız gerektiğini anladık. Lafla değil, bizzat mücadele ederek Filistin davasının yanında olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Filistin konusunda dünyanın birçok ülkesinde büyük bir vicdani uyanış yaşandığını kaydeden Arslan, özellikle Batı toplumlarında Filistin’e destek gösterilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Arslan, Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığını ve Batılı halkların kendi hükümetlerinin baskılarına rağmen Gazze halkının yanında durduğunu söyledi. Ayrıca Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığını ifade eden Arslan, farklı inanç ve kültürlerden insanların Gazze için ortak vicdanda buluştuğunu belirtti. Arslan, Gazze halkının Türkiye’ye büyük umut bağladığını belirterek, "Türkiye bu sorumluluğunun farkında olmak zorunda. Biz farkındayız çok şükür. Devletimiz farkında, milletimiz farkında daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Onun için biz Sumud’a katılarak bu hainlerin, bu katillerin Gazzeli, Filistinli kardeşlerimize 80 yıldır neler yaptıklarını deneyimledik. Bizi iki gün dayanamayan arkadaşlarımız iki üç gün sabredemeyen arkadaşlarımızın yerinde 80 yıllık Gazze’de yaşayan biri olsanız nasıl olur?" dedi. Arslan, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu diplomatik irade ve dayanışmanın uluslararası aktivistler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Ketziot Hapishanesi’nden çıkarıldıktan sonra havalimanında ilk olarak Türk Hava Yolları uçaklarını gördüklerini ifade eden Arslan, bu tablonun kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. Türk Hava Yolları’nın yalnızca Türkiye vatandaşlarını değil yüzlerce aktivisti ülkelerine ulaştırdığını belirten Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türk Hava Yolları’na bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Filistin meselesindeki tarihi sorumluluğuna dikkat çeken Arslan, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani anlamda daha güçlü olması gerektiğini ifade etti. HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin ise, yaklaşık 40 gün önce İtalya’dan yola çıktığını belirterek, Sumud misyonunun sabır, direniş ve kararlılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce aktivistle birlikte Filistin halkına destek olmak için mücadele ettiklerini söyleyen Zengin, bu süreçte vicdan sahibi insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak bir dayanışma ortaya koyduğunu belirtti. Zengin, süreç boyunca uluslararası aktivistlerin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun dünya kamuoyunda büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerden aktivistlerin, "Ne olursa olsun Türkiye bizi kurtarır" diyerek Türkiye’ye duydukları güveni dile getirdiklerini ifade etti. Türk Hava Yolları uçaklarını gördükleri an büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Zengin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet yetkililerine ve Türk milletine teşekkür etti.

CHP'li iki belediyeden AK Parti'ye katılım... Rozetlerini Erdoğan taktı Haber

CHP'li iki belediyeden AK Parti'ye katılım... Rozetlerini Erdoğan taktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda CHP’den istifa eden Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ile Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu’ya parti rozeti taktı. Erdoğan, CHP yönetimine yönelik sert mesajlar verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Toplantıda CHP’den istifa eden Burcu Köksal ile Veysel Topçu’nun AK Parti’ye katılımı da resmiyet kazandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından iki belediye başkanına AK Parti rozetlerini takarak, “Türkiye’ye hizmet mücadelesini bugünden itibaren AK Parti çatısı altında yürütecek Afyonkarahisar ve Dinar Belediye Başkanlarına aramıza hoş geldiniz diyorum” ifadelerini kullandı. AK Parti’nin kuruluşunun 25’inci yılına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin 14 Ağustos 2001’de “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sloganıyla çıktığı yolda milletin desteğiyle kararlılıkla yürüdüğünü söyledi. CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunan Erdoğan, “İyice muvazeneyi yitiren CHP yönetiminin kirli siyaseti bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Siyasi üslup kişinin aynasıdır. Karakter suikastı yapanlar, karakter fukaralarının ta kendileridir” dedi. "MEYHANE JARGONUYLA KAPASİTE AÇIĞI KAPATILAMAZ" CHP’nin siyaset dilini de eleştiren Erdoğan, “Meyhane jargonuyla ona buna saldırarak, hakaret ederek siyasetteki kapasite açığı kapatılamaz. CHP yönetimi vatandaşın aklıyla alay etmeyi bırakmalı, başkalarını suçlama kurnazlığından vazgeçmelidir” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin hatalarıyla yüzleşmesi gerektiğini belirterek, “CHP yönetimi bahane, bühtan ve fitne üretmeye harcadığı enerjiyi kendi yanlışlarını düzeltmeye ayırmalıdır. Şayet cesaretleri varsa bunları düzeltmek için çaba harcamalıdır” ifadelerini kullandı. https://twitter.com/Akparti/status/2054192128645828944 Afyonkarahisar ile ilgili birlik mesajı da veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni arkadaşlarımızla el ele verecek, tam bir dayanışma içinde Afyon’un daha da gelişmesi için birlikte çalışacağız” dedi. AK Parti’nin siyaset anlayışına da vurgu yapan Erdoğan, “Biz makamda şeref bulan değil, şerefi millete hizmet etmekte gören bir kadroyuz. Bizde kibir, böbürlenme ve millete tepeden bakma yoktur. Hizmet ve eser yarışı vardır” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda “Türkiye Yüzyılı” hedefini yineleyen Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı’nı inşa edene kadar durmadan, dinlenmeden çalışacağız” mesajını verdi.

Odeabank’ın “Eşit Masallar” tiyatro oyunu  23 Nisan kapsamında İstanbul’da sahnelenecek Haber

Odeabank’ın “Eşit Masallar” tiyatro oyunu 23 Nisan kapsamında İstanbul’da sahnelenecek

Odeabank’ın, eşitlikçi bir dille dünya klasiklerini yeniden yorumladığı Eşit Masallar, 2021 yılından bu yana tiyatro sahnesine de uyarlanıyor. Eşit Masallar oyunu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında İstanbul’da çocuklar ve aileleriyle buluşuyor. Çocuklara erken yaşta eşitlik, dayanışma ve çevre bilinci kazandırmayı hedefleyen oyun, klasik masalları eşitlikçi bir bakış açısıyla ele alıyor. Oyun, 19 Nisan’da Üsküdar Bağlarbaşı Kültür Merkezi Çamlıca Salonu’nda saat 14.00’te; 26 Nisan’da ise Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi Kardelen 2 Salonu’nda saat 11.00 ve 13.00’te ücretsiz olarak sahnelenecek.Tüm çocukların kültür ve sanatla eşit koşullarda buluşmasını destekleyen Eşit Masallar, eşitlik fikrini sade ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Doğaya saygı ve birlikte hareket etme gibi değerler ise sahnede güçlü bir anlatımla hayat buluyor. Odeabank, Can Yayınları iş birliğinde hazırladığı “Eşit Masallar” ile çocukların hayal dünyasına dokunurken, kapsayıcı yaklaşımıyla toplumsal farkındalığın gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor. Ayrıca, Odeabank’ın “her çocuk masal dinleme hakkına sahip” yaklaşımıyla, Erişilebilir Her Şey iş birliğiyle masalların dijital versiyonlarında yer verilen sesli betimleme ve işaret dili desteğiyle görme ve işitme farklılığı olan çocuklara da erişim sağlanıyor. Masallara eklenen sesli betimleme metinleri, karakter ve mekanların daha iyi anlaşılmasını sağlarken; işaret dili tercümesiyle içerikler herkes için erişilebilir hale geliyor. Proje kapsamında hazırlanan masal kitaplarına Odeabank şubelerinden ücretsiz olarak ulaşılabilirken, dijital versiyonlara da Odeabank’ın internet sitesi ile YouTube ve Spotify hesabı üzerinden erişilebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.