MİA Başkanı Köse: "NATO 3.0, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek anlamına gelmektedir"
MİA Başkanı Köse: "NATO 3.0, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek anlamına gelmektedir"
Haber Giriş Tarihi: 15.06.2026 15:29
Haber Güncellenme Tarihi: 15.06.2026 16:54
Kaynak:
İHA
Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Talha Köse, NATO Ankara Zirvesi’nin ittifakın değişen tehdit ortamına nasıl uyum sağlayacağının tartışılacağı kritik bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "NATO 3.0, geçmiş birikimini reddetmekten ziyade, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek, esnekleştirmek ve derinleştirmek anlamına gelmektedir" dedi.
Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından Ankara’da "NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık" başlıklı uluslararası bir program düzenlendi. Ankara’nın 7-8 Temmuz tarihlerinde ev sahipliği yapacağı 36. NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen programda, NATO’nun karşı karşıya bulunduğu temel sınamalar ve ortaya çıkan fırsatlar istihbarat ve dayanıklılık ekseninde ele alındı.
Küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği, jeopolitik rekabetin derinleştiği ve çok boyutlu tehditlerin giderek daha karmaşık hale geldiği bir dönemde düzenlenen programa, politika yapıcılar, akademisyenler, güvenlik uzmanları ve alanın öne çıkan isimleri katıldı.
Etkinlikte, günümüzde güvenliğin yalnızca askeri kapasiteyle değil, etkin istihbarat paylaşımı, ortak durumsal farkındalık, stratejik dayanıklılık ve müttefikler arasındaki güçlü iş birliğiyle şekillendiği anlayışından hareketle, İttifak’ın geleceği açısından kritik öneme sahip konular çok boyutlu biçimde değerlendirildi.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Milli İstihbarat Akademisi Talha Köse, dünya siyaseti ve güvenlik anlayışının alışılmış kalıpların, yerleşik kabullerin ve eski reflekslerin ötesine geçen köklü bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Köse, bu dönüşümün devletleri ve karar alıcıları daha derin bir stratejik muhakemeye ve farklı perspektifler geliştirmeye zorladığını ifade etti.
Güvenlik anlayışı köklü bir dönüşümden geçiyor
Günümüz güvenlik anlayışında istihbarat, dayanıklılık, teknoloji, toplumsal direnç ve ittifak dayanışmasının birbirinden ayrı başlıklar olmaktan çıktığını vurgulayan Köse, bu kavramların geleneksel güvenlik dinamiklerinin tamamlayıcı unsurları haline geldiğini belirtti.
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’nin, NATO’nun yeni dönemde nasıl bir yönelim kazanacağının tartışılacağı önemli bir eşik olacağını söyleyen Köse, "Bu çerçevede Milli İstihbarat Akademisi olarak düzenlediğimiz programımızın, istihbaratın değişen rolünü ve topyekun dayanıklılığın artan önemini ele alarak Ankara Zirvesi’ne fikri zeminde katkı sunacağına inanıyorum" dedi.
İçinden geçilen dönemin, "güvenliğin anlamının, araçlarının, aktörlerinin ve sınırlarının yeniden tanımlandığı bir paradigma değişimi" olarak okunması gerektiğini kaydeden Köse, "Teknoloji, hibrit tehditler ve bilişsel mücadele bu paradigma değişiminin merkezinde yer almaktadır. Bu da hem savaşın doğasını hem de barış zamanındaki caydırıcılık anlayışını dönüştürmektedir" ifadelerini kullandı.
Veriyi öngörüye dönüştürmek stratejik kabiliyet haline geliyor
Yeni güvenlik çağında daha fazla platforma sahip olmanın kritik öneme sahip olmaya devam ettiğini ancak üstünlük sağlamak için tek başına yeterli olmadığını belirten Köse, "Veriyi doğru işlemek, bilgiyi öngörüye dönüştürmek ve karar alma süreçlerini hızlandırmak stratejik kabiliyetler olarak gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu da devletleri adaptasyon kabiliyetlerini, kurumsal eşgüdümlerini, stratejik esnekliklerini ve toplumsal direnç kapasitelerini güçlendirmeye mecbur bırakmaktadır" dedi.
NATO 3.0 yeni tehdit ortamına uyumu ifade ediyor
Türkiye’nin 2004 yılında İstanbul’da ev sahipliği yaptığı zirvede NATO’nun kolektif savunma ittifakından küresel güvenlik aktörüne dönüşümüne şahitlik edildiğini hatırlatan Köse, bu yıl Ankara Zirvesi’nde ise NATO’nun güncel iç ve dış sınamalara yönelik kendini yeniden şekillendirmesinin beklendiğini ifade etti.
Artık İttifak’ın konvansiyonel tehditler kadar siber, enerji ve kritik altyapı güvenliği ile teknoloji temelli sınamalara da cevap üretmek durumunda olduğunu belirten Köse, "NATO 3.0, geçmiş birikimini reddetmekten ziyade, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek, esnekleştirmek ve derinleştirmek anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.
İstihbaratın kapsamı genişliyor
İstihbaratın bilgi toplama kadar, bilgiyi kıymetlendirme ve anlamlandırma, kritik süreçleri öngörme ve karar alıcıya stratejik yön gösterme kapasitesi olduğunu belirten Köse, istihbaratın kapsamının veri analizi, yapay zeka, siber güvenlik, açık kaynak takibi, sosyal dinamiklerin okunması ve stratejik öngörü üretimiyle birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Bu durumun NATO üyelerinin savunma, teknoloji, akademi ve kriz yönetimi mekanizmaları arasında daha güçlü bir eşgüdümü gerekli kıldığını ifade eden Köse, istihbarat alanının hem NATO’nun yeni güvenlik ortamına adaptasyon sürecinde hem de Türkiye’nin bütünleşik güvenlik mimarisinde merkezi bir rol üstlendiğini belirtti.
Yeni güvenlik paradigmasının en temel kavramlarından birinin "topyekun dayanıklılık" olduğunu vurgulayan Köse, dayanıklılığın devletin yukarıdan aşağıya inşa ettiği bir kapasite ile mümkün olmadığını ifade etti. Köse, "Aksine dayanıklılık ve direnç aileden okula, geleneksel ve dijital medyadan üniversiteye, özel sektörden sivil topluma kadar uzanan geniş bir güvenlik kültürünün ortak sonucu olarak tabandan inşa edilmeye başlanmalıdır" dedi.
NATO Ankara Zirvesi öncesinde istihbarat ve dayanıklılık başlıklarını birlikte ele almanın İttifak’ın geleceğini doğru okumak bakımından son derece önemli olduğunu belirten Köse, programın NATO’nun değişen rolüne, istihbaratın yeni mahiyetine ve dayanıklılık kavramının stratejik önemine dair ortak bir düşünce zemini oluşturacağına inandığını kaydetti.
Milli İstihbarat Akademisi olarak bu ihtiyacın farkında olduklarını belirten Köse, istihbarat çalışmalarını, güvenlik düşüncesini ve stratejik analiz kapasitesini daha ileri taşımaya gayret ettiklerini söyledi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MİA Başkanı Köse: "NATO 3.0, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek anlamına gelmektedir"
Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından Ankara’da "NATO Ankara Zirvesi: İstihbarat ve Dayanıklılık" başlıklı uluslararası bir program düzenlendi. Ankara’nın 7-8 Temmuz tarihlerinde ev sahipliği yapacağı 36. NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen programda, NATO’nun karşı karşıya bulunduğu temel sınamalar ve ortaya çıkan fırsatlar istihbarat ve dayanıklılık ekseninde ele alındı.
Küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği, jeopolitik rekabetin derinleştiği ve çok boyutlu tehditlerin giderek daha karmaşık hale geldiği bir dönemde düzenlenen programa, politika yapıcılar, akademisyenler, güvenlik uzmanları ve alanın öne çıkan isimleri katıldı.
Etkinlikte, günümüzde güvenliğin yalnızca askeri kapasiteyle değil, etkin istihbarat paylaşımı, ortak durumsal farkındalık, stratejik dayanıklılık ve müttefikler arasındaki güçlü iş birliğiyle şekillendiği anlayışından hareketle, İttifak’ın geleceği açısından kritik öneme sahip konular çok boyutlu biçimde değerlendirildi.
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Milli İstihbarat Akademisi Talha Köse, dünya siyaseti ve güvenlik anlayışının alışılmış kalıpların, yerleşik kabullerin ve eski reflekslerin ötesine geçen köklü bir dönüşümden geçtiğini belirtti. Köse, bu dönüşümün devletleri ve karar alıcıları daha derin bir stratejik muhakemeye ve farklı perspektifler geliştirmeye zorladığını ifade etti.
Güvenlik anlayışı köklü bir dönüşümden geçiyor
Günümüz güvenlik anlayışında istihbarat, dayanıklılık, teknoloji, toplumsal direnç ve ittifak dayanışmasının birbirinden ayrı başlıklar olmaktan çıktığını vurgulayan Köse, bu kavramların geleneksel güvenlik dinamiklerinin tamamlayıcı unsurları haline geldiğini belirtti.
Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’nin, NATO’nun yeni dönemde nasıl bir yönelim kazanacağının tartışılacağı önemli bir eşik olacağını söyleyen Köse, "Bu çerçevede Milli İstihbarat Akademisi olarak düzenlediğimiz programımızın, istihbaratın değişen rolünü ve topyekun dayanıklılığın artan önemini ele alarak Ankara Zirvesi’ne fikri zeminde katkı sunacağına inanıyorum" dedi.
İçinden geçilen dönemin, "güvenliğin anlamının, araçlarının, aktörlerinin ve sınırlarının yeniden tanımlandığı bir paradigma değişimi" olarak okunması gerektiğini kaydeden Köse, "Teknoloji, hibrit tehditler ve bilişsel mücadele bu paradigma değişiminin merkezinde yer almaktadır. Bu da hem savaşın doğasını hem de barış zamanındaki caydırıcılık anlayışını dönüştürmektedir" ifadelerini kullandı.
Veriyi öngörüye dönüştürmek stratejik kabiliyet haline geliyor
Yeni güvenlik çağında daha fazla platforma sahip olmanın kritik öneme sahip olmaya devam ettiğini ancak üstünlük sağlamak için tek başına yeterli olmadığını belirten Köse, "Veriyi doğru işlemek, bilgiyi öngörüye dönüştürmek ve karar alma süreçlerini hızlandırmak stratejik kabiliyetler olarak gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu da devletleri adaptasyon kabiliyetlerini, kurumsal eşgüdümlerini, stratejik esnekliklerini ve toplumsal direnç kapasitelerini güçlendirmeye mecbur bırakmaktadır" dedi.
NATO 3.0 yeni tehdit ortamına uyumu ifade ediyor
Türkiye’nin 2004 yılında İstanbul’da ev sahipliği yaptığı zirvede NATO’nun kolektif savunma ittifakından küresel güvenlik aktörüne dönüşümüne şahitlik edildiğini hatırlatan Köse, bu yıl Ankara Zirvesi’nde ise NATO’nun güncel iç ve dış sınamalara yönelik kendini yeniden şekillendirmesinin beklendiğini ifade etti.
Artık İttifak’ın konvansiyonel tehditler kadar siber, enerji ve kritik altyapı güvenliği ile teknoloji temelli sınamalara da cevap üretmek durumunda olduğunu belirten Köse, "NATO 3.0, geçmiş birikimini reddetmekten ziyade, ittifakı yeni tehdit ortamına uygun şekilde güncellemek, esnekleştirmek ve derinleştirmek anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.
İstihbaratın kapsamı genişliyor
İstihbaratın bilgi toplama kadar, bilgiyi kıymetlendirme ve anlamlandırma, kritik süreçleri öngörme ve karar alıcıya stratejik yön gösterme kapasitesi olduğunu belirten Köse, istihbaratın kapsamının veri analizi, yapay zeka, siber güvenlik, açık kaynak takibi, sosyal dinamiklerin okunması ve stratejik öngörü üretimiyle birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Bu durumun NATO üyelerinin savunma, teknoloji, akademi ve kriz yönetimi mekanizmaları arasında daha güçlü bir eşgüdümü gerekli kıldığını ifade eden Köse, istihbarat alanının hem NATO’nun yeni güvenlik ortamına adaptasyon sürecinde hem de Türkiye’nin bütünleşik güvenlik mimarisinde merkezi bir rol üstlendiğini belirtti.
Yeni güvenlik paradigmasının en temel kavramlarından birinin "topyekun dayanıklılık" olduğunu vurgulayan Köse, dayanıklılığın devletin yukarıdan aşağıya inşa ettiği bir kapasite ile mümkün olmadığını ifade etti. Köse, "Aksine dayanıklılık ve direnç aileden okula, geleneksel ve dijital medyadan üniversiteye, özel sektörden sivil topluma kadar uzanan geniş bir güvenlik kültürünün ortak sonucu olarak tabandan inşa edilmeye başlanmalıdır" dedi.
NATO Ankara Zirvesi öncesinde istihbarat ve dayanıklılık başlıklarını birlikte ele almanın İttifak’ın geleceğini doğru okumak bakımından son derece önemli olduğunu belirten Köse, programın NATO’nun değişen rolüne, istihbaratın yeni mahiyetine ve dayanıklılık kavramının stratejik önemine dair ortak bir düşünce zemini oluşturacağına inandığını kaydetti.
Milli İstihbarat Akademisi olarak bu ihtiyacın farkında olduklarını belirten Köse, istihbarat çalışmalarını, güvenlik düşüncesini ve stratejik analiz kapasitesini daha ileri taşımaya gayret ettiklerini söyledi.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler