Mermer ustasının turşu bidonuyla başlayan müzik serüveni
Mermer ustasının turşu bidonuyla başlayan müzik serüveni
Haber Giriş Tarihi: 01.11.2026 11:39
Haber Güncellenme Tarihi: 01.11.2026 11:39
Kaynak:
İHA
Sakarya’nın Karasu ilçesinde yaşayan mermer ustası, çocuk yaşlarda turşu bidonuyla başladığı müzik yolculuğunda bugün keman, cümbüş, klarnet ve darbuka başta olmak üzere birçok enstrümanı çalıyor. Hiçbir müzik eğitimi almadan, tamamen kulaktan öğrenerek kendini geliştiren Kıvanç, müziğe olan tutkusuyla dikkati çekiyor.
Karasu ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki mermer ustası Semih Kıvanç’ın müzikle tanışması henüz 5-6 yaşlarındayken başladı. Babasının düğünlerde keman ve zurna çalmasıyla müziğin içinde büyüyen Kıvanç’ın ilk enstrümanı ise alışılmışın dışındaydı. Babası evde keman çalarken ona eşlik etmek isteyen Kıvanç, turşu bidonuyla darbuka çalmayı öğrendi.
Zamanla farklı enstrümanlara ilgi duymaya başlayan Kıvanç; parmak zili, darbuka, keman, cümbüş ve klarnet gibi birçok enstrümanı kendi çabasıyla öğrenerek müzik yeteneğini geliştirdi. Nota bilgisi ve herhangi bir müzik eğitimi bulunmayan Kıvanç, duyduğu sesleri taklit ederek ve enstrümanların yapısını keşfederek kendini geliştirdi.
"İlk müzik aletim turşu bidonuydu"
Müzik yolculuğunu anlatan Semih Kıvanç, "43 yaşındayım, evliyim ve iki çocuk babasıyım. İnşaatlarda mermer ustalığı yapıyorum. 5-6 yaşımdan beri müzikle ilgileniyorum. Babam düğünlere gider, keman ve zurna çalardı. Babam evde keman çalarken benim de ilk müzik aletim turşu bidonu oldu. Darbuka çalmayı onunla öğrendim. Onun yanında ona eşlik ederdim. Her enstrümandan bir şeyler çıkarmaya başladım. Bu merak beni daha da heveslendirdi ve kendimi yavaş yavaş geliştirdim ancak hiçbir eğitim almadım, nota bilgim de yok. Kulaktan duyma çalıyorum. Hala başka enstrümanlara merakım var. İnsana bir kere bulaştığı zaman bırakamıyorsunuz" dedi.
"En zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet"
Her enstrümanın kendine özgü zorlukları olduğunu ifade eden Kıvanç, klarnet ve keman öğrenmenin kolay olmadığını söyledi. Kıvanç, "Bugüne kadar en zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet oldu. Gerek üflemesi gerekse tuşeleri dolayısıyla kendi kendine kolay öğrenilecek bir şey değil. Keman da çok zor ama babamdan dolayı sürekli çalışma yaptığım için benim için daha kolay oldu" diye konuştu.
"Bilmediğim enstrümanı kurcalar çalarım"
Hiç tanımadığı enstrümanları bile kısa sürede çözmeye çalıştığını anlatan Kıvanç, "Hiç bilmediğim yabancı bir enstrümanı elime aldığımda, biraz kurcalayıp yapısını öğrendiğimde ondan bir şeyler çıkarabiliyorum. Bazen videolardan izliyorum ama ellerine bakmam, sadece sesi dinlerim. O mevkiden çıkarabildiğimi çıkarmaya çalışırım. Ailem de küçük kızım da müziğe meraklı. Gitar, keman ve darbukaya hevesi var. Ben onun profesyonel olarak eğitim alarak öğrenmesinden yanayım. Bu yüzden ona pek bir şey göstermek istemiyorum. Bence her insan bir enstrüman çalmalı. Çok güzel bir şey. Anlatılmaz, yaşanır" şeklinde konuştu.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mermer ustasının turşu bidonuyla başlayan müzik serüveni
Karasu ilçesinde yaşayan 43 yaşındaki mermer ustası Semih Kıvanç’ın müzikle tanışması henüz 5-6 yaşlarındayken başladı. Babasının düğünlerde keman ve zurna çalmasıyla müziğin içinde büyüyen Kıvanç’ın ilk enstrümanı ise alışılmışın dışındaydı. Babası evde keman çalarken ona eşlik etmek isteyen Kıvanç, turşu bidonuyla darbuka çalmayı öğrendi.
Zamanla farklı enstrümanlara ilgi duymaya başlayan Kıvanç; parmak zili, darbuka, keman, cümbüş ve klarnet gibi birçok enstrümanı kendi çabasıyla öğrenerek müzik yeteneğini geliştirdi. Nota bilgisi ve herhangi bir müzik eğitimi bulunmayan Kıvanç, duyduğu sesleri taklit ederek ve enstrümanların yapısını keşfederek kendini geliştirdi.
"İlk müzik aletim turşu bidonuydu"
Müzik yolculuğunu anlatan Semih Kıvanç, "43 yaşındayım, evliyim ve iki çocuk babasıyım. İnşaatlarda mermer ustalığı yapıyorum. 5-6 yaşımdan beri müzikle ilgileniyorum. Babam düğünlere gider, keman ve zurna çalardı. Babam evde keman çalarken benim de ilk müzik aletim turşu bidonu oldu. Darbuka çalmayı onunla öğrendim. Onun yanında ona eşlik ederdim. Her enstrümandan bir şeyler çıkarmaya başladım. Bu merak beni daha da heveslendirdi ve kendimi yavaş yavaş geliştirdim ancak hiçbir eğitim almadım, nota bilgim de yok. Kulaktan duyma çalıyorum. Hala başka enstrümanlara merakım var. İnsana bir kere bulaştığı zaman bırakamıyorsunuz" dedi.
"En zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet"
Her enstrümanın kendine özgü zorlukları olduğunu ifade eden Kıvanç, klarnet ve keman öğrenmenin kolay olmadığını söyledi. Kıvanç, "Bugüne kadar en zorlandığım enstrümanlardan biri klarnet oldu. Gerek üflemesi gerekse tuşeleri dolayısıyla kendi kendine kolay öğrenilecek bir şey değil. Keman da çok zor ama babamdan dolayı sürekli çalışma yaptığım için benim için daha kolay oldu" diye konuştu.
"Bilmediğim enstrümanı kurcalar çalarım"
Hiç tanımadığı enstrümanları bile kısa sürede çözmeye çalıştığını anlatan Kıvanç, "Hiç bilmediğim yabancı bir enstrümanı elime aldığımda, biraz kurcalayıp yapısını öğrendiğimde ondan bir şeyler çıkarabiliyorum. Bazen videolardan izliyorum ama ellerine bakmam, sadece sesi dinlerim. O mevkiden çıkarabildiğimi çıkarmaya çalışırım. Ailem de küçük kızım da müziğe meraklı. Gitar, keman ve darbukaya hevesi var. Ben onun profesyonel olarak eğitim alarak öğrenmesinden yanayım. Bu yüzden ona pek bir şey göstermek istemiyorum. Bence her insan bir enstrüman çalmalı. Çok güzel bir şey. Anlatılmaz, yaşanır" şeklinde konuştu.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler