Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımla kurulan Molecor Türkiye Üretim Tesisi törenle açıldı. İleri O-PVC teknolojisiyle su boruları üretilecek tesiste ilk etapta 44 kişiye istihdam sağlanırken, Türkiye’nin ithalatının azaltılması, ihracat kapasitesinin artırılması ve su iletiminde enerji tasarrufu hedefleniyor.
Molecor Türkiye tarafından hayata geçirilen üretim tesisinin açılış törenine Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Molecor Kurucu Ortağı ve CEO’su Ignacio Muoz de Juan, Molecor Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Attaroğlu, Molecor Türkiye CEO’su Fuat Attaroğlu, sektör temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Toplam 12 bin 500 metrekarelik alanda faaliyet gösterecek tesiste, ileri O-PVC teknolojisi kullanılarak yüksek performanslı TOM O-PVC borular üretilecek. DN 90’dan DN 800’e, PN 12,5’ten PN 25’e kadar farklı çap ve basınç sınıflarında üretilecek boruların içme suyu iletim ve dağıtım şebekeleri, tarımsal sulama, pompalama ve diğer basınçlı su sistemlerinde kullanılması planlanıyor. Yatırımın Türkiye’nin altyapı projelerinde yerli üretim çözümlerinin yaygınlaşmasına, teknoloji transferine, istihdama ve ihracata katkı sağlaması bekleniyor.
"Yalnızca boru üretmiyoruz"
Molecor Türkiye CEO’su Fuat Attaroğlu, açılışta yaptığı konuşmada su iletiminde maliyetin yalnızca borunun satın alma bedelinden ibaret olmadığını belirterek, enerji tüketimi, bakım, onarım ve su kayıplarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. O-PVC teknolojisinin su iletiminde hidrolik avantajlar sağladığını ifade eden Attaroğlu, "Bir borunun maliyeti yalnızca satın alırken ödediğimiz bedel değildir. Onlarca yıl boyunca pompalanan suyun enerjisi, bakım ve onarım, arızalar ve taşırken kaybedilen su da o maliyetin bir parçasıdır. Molecor O-PVC teknolojisi burada somut bir seçenek sunuyor" dedi.
Boruların geniş iç akış alanı ve pürüzsüz yüzeyinin suyun daha düşük hidrolik kayıpla iletilmesine yardımcı olduğunu kaydeden Attaroğlu, projeye ve sistem şartlarına bağlı olarak yüzde 40’a varan hidrolik kapasite avantajı ve uygun şartlarda yüzde 35’e varan enerji tasarrufu potansiyeli bulunduğunu dile getirdi. Attaroğlu, darbe ve korozyon direnci, sızdırmaz bağlantı yapısı ve kaynak gerektirmeyen montaj özellikleriyle arıza risklerinin ve su kayıplarının azaltılmasının hedeflendiğini belirterek, "Biz yalnızca boru üretmiyoruz. Biz belediyelerimizin suyunu, enerjisini ve kaynaklarını daha iyi yönetmesine yardımcı olmak istiyoruz" diye konuştu.
"44 kişilik istihdam sadece başlangıç"
Molecor Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Attaroğlu ise, Türkiye’nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına ulaşabilecek stratejik konumuna dikkat çekti. İleri İspanyol teknolojisini Türk mühendisliği ve emeğiyle buluşturduklarını ifade eden Attaroğlu, Alaşehir’de yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımla kurulan tesisin bu yaklaşımın somut bir sonucu olduğunu söyledi. İlk etapta 44 kişiye doğrudan istihdam sağlandığını belirten Attaroğlu, "Bu 44 kişi bizim ulaşmak istediğimiz nokta değil, sadece başlangıç. Önümüzdeki dönemde çok yakın bir süreçte Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Türk cumhuriyetlerine uzanan ihracat imkânlarımızla hep birlikte başaracağız" dedi.
Türkiye’de üretilen teknolojinin uluslararası pazarlarda değer kazanmasının yeni ekonomik katma değer oluşturacağını vurgulayan Attaroğlu, ihracat hedeflerinin yalnızca daha fazla ürün satmaktan ibaret olmadığını kaydetti.
"Suyun lüks olmaması gerektiğine inanıyoruz"
Molecor Kurucu Ortağı ve CEO’su Ignacio Muoz de Juan ise, Alaşehir’deki tesisin iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendireceğini söyledi. Şirketin temel hedeflerinden birinin yenilikçi, verimli ve sürdürülebilir çözümler aracılığıyla insanların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirten Muoz de Juan, suya erişimin önemini vurgulayarak, "Suyun bir lüks olmaması, hatta insanlığın ilerlemesinin önünde bir engel teşkil etmemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Üretimde çevre dostu süreçlere, teknolojiye ve çalışanların gelişimine önem verdiklerini dile getiren Muoz de Juan, tesisin Türkiye ile İspanya arasında yeni bir sanayi ve iş birliği köprüsü oluşturacağını ifade etti.
"Türkiye’nin cari açığına katkı sağlayacak bir yatırım"
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da yatırımın Türkiye’nin ekonomik hedefleriyle örtüştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde cari açığa olumlu katkı sağlayan, istihdam oluşturan ve teknoloji transferi gerçekleştiren yatırımları desteklediklerini ifade eden Dağlıoğlu, "Baktığımız zaman bu proje bütün bu ilkelerle, prensiplerle birebir örtüşen bir proje. Özellikle yerelde sağladıkları, İspanya’dan gelerek Manisa’nın Alaşehir ilçesinde istihdam sağladıkları için teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu.
Tesisin altyapı projelerinde önemli fayda sağlayabilecek bir teknolojiyle üretim yapacağını belirten Dağlıoğlu, bugüne kadar ithal edilen ürünlerin artık Türkiye’de üretilecek olmasının önemine dikkat çekti. Dağlıoğlu, önümüzdeki yıllarda yerli üretimle birlikte ihracatın da artırılmasını beklediklerini ifade etti.
"Türkiye’deki İspanyol yatırımı 15 milyar doların üzerinde"
Türkiye’deki İspanyol yatırımlarına ilişkin bilgiler de paylaşan Dağlıoğlu, İspanyol yatırımcıların toplam yatırım stokunun 15 milyar doların üzerinde olduğunu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 20 milyar doları aştığını söyledi. Türkiye’de yaklaşık 785 İspanyol sermayeli şirket bulunduğunu belirten Dağlıoğlu, bu şirketlerin geçen yıl Türkiye’den yaklaşık 2,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve 50 binden fazla kişiye istihdam sağladığını kaydetti.
Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. Törene katılan davetliler, daha sonra üretim tesisini gezerek, yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Manisa’ya 25 milyon avroluk yatırım
Molecor Türkiye tarafından hayata geçirilen üretim tesisinin açılış törenine Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Molecor Kurucu Ortağı ve CEO’su Ignacio Muoz de Juan, Molecor Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Attaroğlu, Molecor Türkiye CEO’su Fuat Attaroğlu, sektör temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Toplam 12 bin 500 metrekarelik alanda faaliyet gösterecek tesiste, ileri O-PVC teknolojisi kullanılarak yüksek performanslı TOM O-PVC borular üretilecek. DN 90’dan DN 800’e, PN 12,5’ten PN 25’e kadar farklı çap ve basınç sınıflarında üretilecek boruların içme suyu iletim ve dağıtım şebekeleri, tarımsal sulama, pompalama ve diğer basınçlı su sistemlerinde kullanılması planlanıyor. Yatırımın Türkiye’nin altyapı projelerinde yerli üretim çözümlerinin yaygınlaşmasına, teknoloji transferine, istihdama ve ihracata katkı sağlaması bekleniyor.
"Yalnızca boru üretmiyoruz"
Molecor Türkiye CEO’su Fuat Attaroğlu, açılışta yaptığı konuşmada su iletiminde maliyetin yalnızca borunun satın alma bedelinden ibaret olmadığını belirterek, enerji tüketimi, bakım, onarım ve su kayıplarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. O-PVC teknolojisinin su iletiminde hidrolik avantajlar sağladığını ifade eden Attaroğlu, "Bir borunun maliyeti yalnızca satın alırken ödediğimiz bedel değildir. Onlarca yıl boyunca pompalanan suyun enerjisi, bakım ve onarım, arızalar ve taşırken kaybedilen su da o maliyetin bir parçasıdır. Molecor O-PVC teknolojisi burada somut bir seçenek sunuyor" dedi.
Boruların geniş iç akış alanı ve pürüzsüz yüzeyinin suyun daha düşük hidrolik kayıpla iletilmesine yardımcı olduğunu kaydeden Attaroğlu, projeye ve sistem şartlarına bağlı olarak yüzde 40’a varan hidrolik kapasite avantajı ve uygun şartlarda yüzde 35’e varan enerji tasarrufu potansiyeli bulunduğunu dile getirdi. Attaroğlu, darbe ve korozyon direnci, sızdırmaz bağlantı yapısı ve kaynak gerektirmeyen montaj özellikleriyle arıza risklerinin ve su kayıplarının azaltılmasının hedeflendiğini belirterek, "Biz yalnızca boru üretmiyoruz. Biz belediyelerimizin suyunu, enerjisini ve kaynaklarını daha iyi yönetmesine yardımcı olmak istiyoruz" diye konuştu.
"44 kişilik istihdam sadece başlangıç"
Molecor Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Attaroğlu ise, Türkiye’nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına ulaşabilecek stratejik konumuna dikkat çekti. İleri İspanyol teknolojisini Türk mühendisliği ve emeğiyle buluşturduklarını ifade eden Attaroğlu, Alaşehir’de yaklaşık 25 milyon avroluk yatırımla kurulan tesisin bu yaklaşımın somut bir sonucu olduğunu söyledi. İlk etapta 44 kişiye doğrudan istihdam sağlandığını belirten Attaroğlu, "Bu 44 kişi bizim ulaşmak istediğimiz nokta değil, sadece başlangıç. Önümüzdeki dönemde çok yakın bir süreçte Kuzey Afrika’ya, Orta Doğu’ya, Türk cumhuriyetlerine uzanan ihracat imkânlarımızla hep birlikte başaracağız" dedi.
Türkiye’de üretilen teknolojinin uluslararası pazarlarda değer kazanmasının yeni ekonomik katma değer oluşturacağını vurgulayan Attaroğlu, ihracat hedeflerinin yalnızca daha fazla ürün satmaktan ibaret olmadığını kaydetti.
"Suyun lüks olmaması gerektiğine inanıyoruz"
Molecor Kurucu Ortağı ve CEO’su Ignacio Muoz de Juan ise, Alaşehir’deki tesisin iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendireceğini söyledi. Şirketin temel hedeflerinden birinin yenilikçi, verimli ve sürdürülebilir çözümler aracılığıyla insanların yaşam kalitesini artırmak olduğunu belirten Muoz de Juan, suya erişimin önemini vurgulayarak, "Suyun bir lüks olmaması, hatta insanlığın ilerlemesinin önünde bir engel teşkil etmemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Üretimde çevre dostu süreçlere, teknolojiye ve çalışanların gelişimine önem verdiklerini dile getiren Muoz de Juan, tesisin Türkiye ile İspanya arasında yeni bir sanayi ve iş birliği köprüsü oluşturacağını ifade etti.
"Türkiye’nin cari açığına katkı sağlayacak bir yatırım"
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da yatırımın Türkiye’nin ekonomik hedefleriyle örtüştüğünü belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde cari açığa olumlu katkı sağlayan, istihdam oluşturan ve teknoloji transferi gerçekleştiren yatırımları desteklediklerini ifade eden Dağlıoğlu, "Baktığımız zaman bu proje bütün bu ilkelerle, prensiplerle birebir örtüşen bir proje. Özellikle yerelde sağladıkları, İspanya’dan gelerek Manisa’nın Alaşehir ilçesinde istihdam sağladıkları için teşekkür etmek istiyorum" diye konuştu.
Tesisin altyapı projelerinde önemli fayda sağlayabilecek bir teknolojiyle üretim yapacağını belirten Dağlıoğlu, bugüne kadar ithal edilen ürünlerin artık Türkiye’de üretilecek olmasının önemine dikkat çekti. Dağlıoğlu, önümüzdeki yıllarda yerli üretimle birlikte ihracatın da artırılmasını beklediklerini ifade etti.
"Türkiye’deki İspanyol yatırımı 15 milyar doların üzerinde"
Türkiye’deki İspanyol yatırımlarına ilişkin bilgiler de paylaşan Dağlıoğlu, İspanyol yatırımcıların toplam yatırım stokunun 15 milyar doların üzerinde olduğunu, iki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 20 milyar doları aştığını söyledi. Türkiye’de yaklaşık 785 İspanyol sermayeli şirket bulunduğunu belirten Dağlıoğlu, bu şirketlerin geçen yıl Türkiye’den yaklaşık 2,4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini ve 50 binden fazla kişiye istihdam sağladığını kaydetti.
Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. Törene katılan davetliler, daha sonra üretim tesisini gezerek, yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler