Yüzyıllardır sarayları süsleyen tezhip sanatı, altının incelikli zarafetiyle günümüzde de yaşatılıyor

Haber Giriş Tarihi: 10.09.2026 10:20
Haber Güncellenme Tarihi: 10.09.2026 10:20
https://www.ttnturk.com/
Yüzyıllardır süregelen geleneksel Türk süsleme sanatlarından tezhip, sabır ve ince işçilikle hazırlanan motifleriyle günümüzde de yaşatılıyor. Yaklaşık 15 yıldır tezhip sanatıyla ilgilenen sanatçı Asuman Kaya, altınla işlenen eserlerini Altındağ Belediyesi Sanat Sokağı’ndaki atölyesinde sanatseverlerle buluşturuyor.
Altının zarifliğini ortaya koyan yüzyıllardır süregelen geleneksel Türk süsleme sanatlarından Tezhip, ince çizgiler, sabırla işlenen motifleriyle günümüzde de yaşatılmaya devam ediyor. İnce işçilikli eserleriyle sanatçıların ellerinde kağıt üzerinde adeta görsel bir şölene dönüşüyor. Uzun süren emek ve sabırla hazırlanan eserler, sanatçıların ellerinde birbirinden renkli kompozisyonlara dönüşüyor. Ankara’da tezhip sanatını yaklaşık 15 yıldır sürdüren sanatçı Asuman Kaya ise sabır ve gönül işi olarak nitelendirdiği sanatını Altındağ Belediyesi Sanat Sokağı’ndaki atölyesinde yaşatıyor.

"Sokaktan ayrılamadım, hala burada devam ediyorum"
Yaklaşık 15 yıldır Tezhip sanatıyla ilgilendiğini belirten Tezhip sanatçısı Asuman Kaya, "Bu mesleği öğrenmek için 7-8 yıl kadar öğrenciliğim oldu. Sonrasında hocamızdan artık icazetimizi alıp ‘tamam sen oldun, artık eğitim verebilirsin ’dediğinde Altındağ Belediyesi’nin açmış olduğu bu sanat sokağına başvurdum. Buradan bana bir yer tahsis ettiler. Sokaktan ayrılamadım, hala burada devam ediyorum" diye konuştu.

"Tezhip bir saray süslemesidir"
Tezhip sanatını hat sanatından ayıran en büyük özelliğin Hat sanatının yazı, Tezhip sanatının da süsleme olduğunu dile getiren Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Tesiri zerden gelir, zer kökeninden gelir. Zer demek altın, altınlamak demektir. Biri yazı, bir diğeri de süsleme işçiliği. Altınlarımızı da kendimiz ezeriz veya hazır alırız. Genel de ezilmiş olarak alırız. Çok işlemli, çok emekli, çok ince bir iştir. Hakikaten bir sanat dalıdır. Zaten bu saray süslemesidir."

"Masaya bir kere oturduğunda en az 3 saat oturman gerekiyor"
Tezhip sanatında yapılan işlerin süresinin kompozisyona göre değiştiğini dile getiren Kaya, "On beş günde de, bir ayda da, bir yılda da çıkartabilirsiniz" bilgisini verdi.
Yapılan her işin her birinin hikayesi olduğunu vurgulayan Kaya, hikayeleştirmeden, hayal gücünü kullanmadan kompozisyonun çıkmayacağını belirtti.
Tezhip sanatında eserin üretimi esnasında karşılaşılan en büyük zorluğun vakit ayırmak olduğuna dikkat çeken Kaya, "Bir kere oturduğunda en az 3 saat oturman gerekiyor. Bu el dediğimiz, el yumuşaklığı dediğimiz elimizi bir ısıtmamız gerekiyor. Isındı diyene kadar zaten bir 3 saat geçiyor. Ne kadar profesyonel olursanız olun. İlk aşamada buraya oturduğunuzda, bu fırçayı aldığınızda bir süreç geçirmeniz gerekiyor" şeklinde konuştu.

"Kağıdın üstünde gözyaşım da var"
Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş tezhip sanatına gönül vererek yaşatmaya çalıştığını dile getiren Kaya, şu açıklamalarda bulundu:
"Bu işin zorluklarını, zahmetlerini, maddi manevi kaldırabilmek de bir cesaret. Gönül verdikten sonra hakikaten ilerliyor. Bizler yaptık, artık bir hoca sıfatı kazandık. Şimdi artık öğrencilerimizi aktarmaya çalışıyoruz. Gençlerin ilgisi ilk baktıklarında zaten çok zor bu iş. Birazcık gönül işi. Sonra sevdiğinde de zaten bırakmak istemiyorsunuz. Çünkü insanın ruhuyla alakalı bir şey. Birkaç tane özel çalışmam var. Kağıdın üstünde gözyaşım da var. Bayağı belirgin bir şekilde ağladığım da var. Çok mutlu olarak yaptıklarım da var. Mesela bu lalelerin adı kırık lale. Zeytin lalesi olarak geçer. Burada bir tane bulundurabildim. Birkaç tane daha var, onlar evimdeler. Zorluğundan mı? sabırdan mı? Çünkü; yaparken başka şeyler düşünüyorsunuz. Atmosfer, Alem değiştiriyorsunuz."