Ressam Nurhan Ağartan: "Sanat, insanın ruhundaki izleri görünür kılmaktır"

Haber Giriş Tarihi: 05.09.2026 12:39
Haber Güncellenme Tarihi: 05.09.2026 12:39
https://www.ttnturk.com/
Kütahyalı ressam Nurhan Ağartan, sanatın insanın duygu, düşünce ve hayal gücünü özgün bir yorumla dışa aktarma biçimi olduğunu belirterek, yeni projesinde insanın genetik hafızasını ve atalarından taşıdığı izleri sanatın diliyle tuvale aktarmaya hazırlanıyor.
Sanatın yalnızca görüneni resmetmekten ibaret olmadığını ifade eden Ağartan, sanatçının kendi duygu ve düşünce dünyasını özgün bir biçimde ortaya koymasının önemine dikkat çekti. Ağartan, "Sanat; insanın duygu, düşünce ve hayal gücünü, kendi ruhundan süzerek özgün bir yorumla dışa aktarmasıdır. Sanatçıyı zanaatçıdan ayıran en önemli özellik, oluşturuculuğu ve özgün anlatımıdır" dedi.

Resim tutkusu çocukluk yıllarında başladı
Ağartan’ın resimle tanışması çocukluk yıllarına dayanıyor. Kütahyalı ressam Ömer Ağartan’ın eserlerinin kendisi için ilk ilham kaynaklarından biri olduğunu anlatan Ağartan, evinde gördüğü resimlerden etkilenerek zaman içerisinde sanata olan ilgisinin arttığını söyledi.
16 yaşında usta ressam Ahmet Yakupoğlu’nun atölyesinde eğitim almaya başlayan Ağartan, burada üç yıl boyunca yağlı boya, karakalem ve sulu boya üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.
Yakupoğlu’nun atölyesinde geçirdiği yılların sanat yaşamında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ağartan, bu dönemde yalnızca teknik anlamda değil, sanat anlayışı açısından da önemli kazanımlar elde ettiğini ifade etti.

Kütahya’dan Eskişehir’e uzanan sanat yolculuğu
Ahmet Yakupoğlu’nun atölyesindeki eğitimin ardından Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni kazanan Ağartan, Eskişehir’de aldığı akademik eğitimle sanat anlayışını daha da geliştirdi.
Ustasından edindiği bilgi ve birikimi koruyarak kendi sanat dilini oluşturma yolunda ilerleyen Ağartan, zaman içerisinde eserlerinde özgün bir anlatım geliştirdi. Sanatçı, doğrudan gözleme dayalı çalışmalarından daha soyut ve duygusal bir anlatıma doğru yöneldi.

"Gördüğüm dünyadan çok hissettiğim dünyayı anlatıyorum"
Sanatının ilk dönemlerinde ağırlıklı olarak manzara resimleri yaptığını belirten Ağartan, zamanla doğayı olduğu gibi aktarmak yerine doğanın kendisinde bıraktığı duyguları resmetmeye başladığını söyledi.
Nurhan Ağartan, sanatındaki dönüşümü şu sözlerle anlattı: "Bir ağaç artık benim için sadece ağaç değil; ışığın, hücrenin ve yaşamın farklı katmanlarını hissettiren bir varlık. Resimlerimde gördüğüm dünyadan çok hissettiğim dünyayı anlatıyorum."
Bu anlayışla birlikte eserlerinde insan figürlerine ve soyut anlatıma daha fazla yer vermeye başlayan Ağartan, resimlerinde görünen dünyanın ötesindeki duygu ve düşünceleri izleyiciye aktarmayı amaçlıyor.

Yeni projesi "Genlerin İzleri"
Sanatçı Nurhan Ağartan, üçüncü kişisel sergisinde ise insanın genetik hafızasını konu almayı hedefliyor. Hazırlıkları devam eden "Genlerin İzleri" adlı projede, insanların atalarından taşıdığı genetik izlerin sanat yoluyla görünür hale getirilmesi amaçlanıyor.
Projenin kendisi açısından özel bir anlam taşıdığını belirten Ağartan, "Atalarımızdan bize aktarılan genetik izleri sanatın diliyle görünür kılmak istiyorum. Bu proje benim için sadece bir sergi değil, geçmiş ile bugün arasında kurulan duygusal ve sanatsal bir köprü" diye konuştu.
Ağartan, "Genlerin İzleri" projesiyle insanın geçmişiyle olan bağını, genetik aktarımın bıraktığı izleri ve kuşaklar arasında taşınan duygusal mirası kendi özgün sanat diliyle ele almayı planlıyor.
Hazırlık süreci devam eden projenin, Ağartan’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği çalışmalar arasında en kişisel ve özgün projelerinden biri olması hedefleniyor.